Evlenme Vaadiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026
Evlenme Vaadiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık, failin gerçekte evlenme niyeti olmadığı halde mağduru evleneceklerine inandırarak para, altın veya maddi menfaat elde etmesidir. TCK 157 kapsamında 1-5 yıl hapis, nitelikli hallerde TCK 158 kapsamında 3-10 yıl hapis cezası öngörülmektedir.
Evlenme Vaadiyle Dolandırıcılık Suçu Özet Tablosu 2026
| Kriter | Basit Dolandırıcılık (TCK 157) | Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) |
|---|---|---|
| Hapis Cezası | 1-5 yıl | 3-10 yıl |
| Adli Para Cezası | 5.000 güne kadar | 5.000 güne kadar |
| Nitelikli Hal Örnekleri | Yüz yüze kandırma | İnternet/sosyal medya, dini istismar |
| Uzlaşma | Var | Yok |
| Şikayete Bağlılık | Hayır | Hayır |
| Dava Zamanaşımı | 8 yıl | 15 yıl |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesi | Ağır Ceza Mahkemesi |

Evlenme Vaadiyle Dolandırıcılık Nedir?
Evlenme Vaadiyle Dolandırıcılık Nedir?
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık, failin gerçekte evlenme niyeti olmadığı halde mağduru evleneceklerine dair inandırıp kandırarak ondan para, ziynet eşyası veya başkaca maddi menfaatler temin etmesidir.
Türk Ceza Kanunu‘nda “evlenme vaadiyle dolandırıcılık” adında ayrı bir suç tipi bulunmamaktadır. Bu eylem, TCK 157. maddedeki dolandırıcılık veya TCK 158. maddedeki nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir.
TCK 157 – Dolandırıcılık Suçu
Kanun Metni
“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.”
TCK 158 – Nitelikli Dolandırıcılık
Kanun Metni
Dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerde işlenmesi durumunda üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık suçunda sıklıkla uygulanan nitelikli haller:
- TCK 158/1-f: Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması (arkadaşlık uygulamaları, sosyal medya)
- TCK 158/1-a: Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi (kısmet açma, büyü bozma)
- TCK 158/1-d: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması
Suçun Unsurları
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık suçunun oluşması için dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir:
| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Hileli Davranış | Fail, mağduru kandıracak nitelikte yalanlar söylemeli ve bunu çeşitli davranışlarla desteklemelidir |
| Aldatma | Mağdur, failin hileli davranışlarına inanmalı ve iradesi sakatlanmalıdır |
| Haksız Menfaat | Fail, kandırma sonucunda para, altın, ev gibi maddi değer elde etmelidir |
| Zarar ve Nedensellik | Mağdurun zararı ile failin hileli davranışı arasında sebep-sonuç ilişkisi olmalıdır |
Hile Kavramı ve Yargıtay Uygulaması
Yargıtay kararlarına göre dolandırıcılık suçundaki “hile”, basit bir yalandan fazlasıdır. Hile; nitelikli, yoğun ve mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıracak boyutta olmalıdır.
Evlenme vaadiyle dolandırıcılıkta hile genellikle şu şekillerde karşımıza çıkar:
- Failin kendini zengin, kariyer sahibi veya farklı bir statüde tanıtması
- “Ev alacağız”, “Düğün yapacağız”, “Borçlarımı kapatıp hemen evleneceğiz” gibi bahanelerle para istenmesi
- Sahte aile tanışması düzenlenmesi veya sahte düğün hazırlıkları yapılması
- Evli olduğu halde bekar görünmesi

Yargıtay Emsal Kararları
Yargıtay Emsal Kararları
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – Esas: 2013/723, Karar: 2014/14637
“Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kendisine uygun bir bayan bulması için sanıklardan T.’i telefonla aradığı, konuşma sırasında sanık T.’in katılanı Uşak iline çağırdığı, bir süre sonra katılanın buraya gittiği, katılanın evlenmek amacıyla bayan aradığını öğrenen sanıkların onu evlenmek vaadiyle dolandırmaya karar verdikleri, bu karar çerçevesinde Uşak’a giden katılanın sanıklardan T. tarafından karşılandığı, sanığın katılanı diğer sanıklar A. ve M.’in birlikte oturdukları eve götürdüğü, burada katılanın sanıklardan M. ile görüşüp konuştuğu, onunla evlenmeye karar verdiği, sanığın da katılan ile evlenmeyi kabul etmiş göründüğü, evleneceğini düşünen katılanın sanığa ait 600 TL kira borcunu ödediği, daha sonra katılan ile sanık M.’in Salihli ilçe merkezine gittikleri, burada da katılanın bu sanığa toplam 4.858,66 TL’lik altın ve ziynet eşyası satın alıp evlilik hediyesi olarak verdiği, sanığın katılan ile ona ait Salihli ilçesi Beylikli köyünde 5 gün kaldıktan sonra katılanın bulunmadığı bir zamanda köyü terk ettiğinin iddia edildiği olayda;
Sanıklar haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; M. Y.’ın aşamalardaki tüm beyanlarında katılanla evlenme niyetinde olduklarını, ancak oğlunun rahatsızlanması üzerine katılanın kendisini götürmemesi nedeniyle gitmek zorunda kaldığını beyan etmesi, diğer sanıkların ise savunmalarında, M.’in evlenme amacıyla gittiğini, evlenmekten vazgeçtiğini daha sonradan duyduklarını belirterek suçlamaları kabul etmemeleri, resmiyet kazanmamış olsa da beş gün kadar aynı evde karı-koca gibi birlikte yaşamaları, sanık M.’e alınıp verilen ziynet ve diğer eşyaların harici evlilik hediyesi kapsamında olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların baştan beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip haksız menfaat temin ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli delilin bulunmaması, M.’in aynı evde birkaç gün kaldıktan sonra katılanın evinden ayrılarak gitmesinin suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair tek başına yeterli delil oluşturmayacağının anlaşılması ve bu kabul dışında olaya karıştıklarına yönelik delil bulunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanıklar T. ve A.’nin beraatlarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine verilmesi, Bozmayı gerektirmiş…”
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – Esas: 2012/17920, Karar: 2014/10942
“Karar: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar H. ve M.’un, müştekiyi sanık F. ile tanıştırdıkları, müştekinin sanık F. ile evlenme hususunda anlaşmaları üzerine müştekiden 1000 TL başlık parası ve 3500 TL altın takı aldıktan sonra müştekiyi ekmek alma bahanesi ile araçtan indirip kaçtıkları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.”
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – Esas: 2013/3388, Karar: 2014/14520
“Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın ikinci eşi olan M. Ş.’ın satın alıp kendisine verdiği evin, eşinin ölümü üzerine ilk evliliğinden olan çocukları tarafından elinden alınmasından korktuğu, o dönemde kızının erkek arkadaşı olup daha sonra evlendiği sanık D. U.’ın ev üzerinde kendisi ya da ortağı olan diğer sanık S. İ. Ö. lehine ipotek kurulması halinde M. Ş.’ın ilk eşinden olan çocuklarının ev üzerinde hak iddia edemeyeceklerini söyleyip katılandan üç adet alacaklısı sanık S. İ. Ö. olan 150.000,00 TL bedelindeki senetleri aldıkları, katılanın aleyhine icra takibi başlattıkları, sanık S. İ. Ö.’ın alacağını diğer sanık D. U.’a devrettiği, onun da bir süre sonra alacağını eski eşi olan sanık N. Ö.’a devrettiğinin iddia edildiği somut olayda; katılanın kandırıldığına yönelik anlatımlarına karşın sanıklardan D. U.’ın katılanın eşinin rahatsızlığı nedeni ile ihtiyacı olan parayı borç olarak verip karşılığında evleneceği bayanın ailesinden kendi adına senet almaktan çekindiği için sanık S. İ. Ö.’ın alacaklısı olarak gösterildiği senetleri aldığına yönelik savunmalarına karşın katılanın güvence olarak kendisine verildiğini söylediği ve dosyaya birer suretini ibraz ettiği, borçlusu S. İ. Ö. olarak görünen fakat içeriğinde sadece borçlu imzası bulunan senetlerin sanığa gösterilerek katılana kendisi tarafından verilip verilmedikleri, neden senedin diğer kısımlarının boş bırakıldığı sorulup, senet üzerinde grafoloji uzmanı bilirkişiye imza ve yazı incelemesi yaptırılarak, katılanın aleyhine yürütülen icra takibinin konusu olan senetlerin alınması sırasında güven telkin etmeye yönelik hileli bir hareketin bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş…”
Nişan Bozulması ile Dolandırıcılık Ayrımı
Hukuki pratikte en çok karıştırılan husus, nişan bozulması ile dolandırıcılık suçu arasındaki ayrımdır.
| Durum | Nişan Bozulması | Dolandırıcılık Suçu |
|---|---|---|
| Evlenme Niyeti | Başlangıçta gerçek niyet var | Baştan itibaren niyet yok |
| İlişki Süreci | Gerçek duygusal ilişki yaşanmış | İlişki sadece kandırma aracı |
| Ayrılma Nedeni | Anlaşmazlık, geçimsizlik | Maddi menfaat elde edildikten sonra kaybolma |
| Hukuki Yol | Hukuk Mahkemesi (tazminat) | Ceza Mahkemesi (hapis cezası) |
Mağdurun Hakları
Evlenme vaadiyle dolandırılan kişiler hem cezai hem hukuki yollara başvurabilir:
- Ceza Davası: Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunma
- Tazminat Davası: Hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat talebi
- Katılma: Ceza davasına “katılan” sıfatıyla dahil olma

Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık şikayete tabi olmayan, savcılığın resen soruşturduğu suçlardandır.
| Aşama | Açıklama |
|---|---|
| Şikayet ve İfade | Mağdur elindeki delillerle savcılığa başvurur |
| Delil Toplama | Yazışmalar, dekontlar, tanık beyanları, HTS kayıtları incelenir |
| İddianame | Savcı yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenler |
| Mahkeme | Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi yargılama yapar |
Uzman Avukat Desteği Alın
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık mağduru oldunuz veya bu suçlamayla karşı karşıyasınız? Hukuki haklarınızı korumak için profesyonel destek alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Hukuki Destek İçin İletişime Geçin
Evlenme vaadiyle dolandırıcılık suçuyla ilgili tüm hukuki süreçlerinizde yanınızdayız.