Mala Zarar Verme Suçu Cezası ve Tazminat (TCK 151-152): Şikâyet, İspat ve Zararın Giderilmesi
Hızlı cevap
Mala zarar verme, başkasının taşınır veya taşınmaz malının kısmen ya da tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesidir. TCK 151/1’e göre temel hâlin cezası dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suç şikâyete tabidir. TCK 152’deki nitelikli hâllerde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir ve şikâyet aranmaz. Zararın giderilmesi TCK 168 uyarınca indirim sağlayabilir.
İçindekiler
- Mala zarar verme suçu nedir? (TCK 151)
- Suçun unsurları: konu, fiil, kast ve hukuka aykırılık
- Mala zarar verme cezası: TCK 151-152 tablosu
- Nitelikli hâller ve kamu malına zarar verme (TCK 152)
- Taksirle mala zarar verme suç mu?
- Sahipli ve sahipsiz hayvanlara zarar verilmesi
- Zararın giderilmesi ve etkin pişmanlık (TCK 168)
- Şahsi cezasızlık ve ceza indirimi (TCK 167)
- Şikâyet, uzlaştırma, zamanaşımı ve görevli mahkeme
- Mala zarar verme nasıl ispatlanır?
- Hırsızlık, zincirleme suç ve içtima ilişkisi
- Soruşturma ve kovuşturma süreci
- HAGB, erteleme ve adli para cezası
- Mala zarar verme tazminat davası
- Sıkça sorulan sorular
- Ceza yargılamasında müdafi ile temsil
- Şişli-Nişantaşı konumu ve iletişim
Mala Zarar Verme Suçu Nedir? (TCK 151)
Mala zarar verme suçu, bir kimsenin başkasına ait taşınır veya taşınmaz malı kısmen ya da tamamen yıkması, tahrip etmesi, yok etmesi, bozması, kullanılamaz hâle getirmesi veya kirletmesidir. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde, TCK madde 151 altında düzenlenmiştir. Kanun, fiilin hangi yöntemle işlendiğine değil, mal üzerinde meydana gelen olumsuz değişikliğe odaklanır.
Korunan hukuki değer mülkiyet hakkı ve malın ekonomik değeridir. Anayasa’nın 35. maddesi herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu güvence altına alır; bu hakkın fiilî saldırılara karşı korunması ceza hukuku yoluyla sağlanır. Suçun mağduru, zarar gören malın maliki ya da mal üzerinde zilyetlik gibi ayni veya şahsi bir hakkı bulunan kişidir.
Uygulamada bu suça çok farklı olaylarda rastlanır: park hâlindeki aracın çizilmesi veya aynasının kırılması, komşuluk uyuşmazlığında kapının tekmelenmesi, kiralanan iş yerinin camının kırılması, tarladaki fidanların sökülmesi, bina cephesine boya sıkılması. Fiilin küçük ya da büyük olması suçun oluşmasını değil, temel cezanın TCK 61’e göre belirlenmesini etkiler.
(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Suç künyesi: bir bakışta TCK 151
| Başlık | Durum |
|---|---|
| Kanuni dayanak | 5237 sayılı TCK m. 151 (temel hâl), m. 152 (nitelikli hâller) |
| Temel hâlin cezası | 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası (seçimlik) |
| Nitelikli hâlin cezası | TCK 152/1’de 1 yıldan 4 yıla kadar hapis; 152/2’de ceza iki katına kadar artırılır |
| Şikâyete tabi mi? | Temel hâlde evet (TCK 151/1); TCK 152’deki nitelikli hâllerde hayır, re’sen soruşturulur |
| Şikâyet süresi | Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay (TCK m. 73/1) |
| Uzlaştırmaya tabi mi? | Temel hâlde evet, şikâyete bağlı olduğu için (CMK m. 253/1-a); nitelikli hâllerde hayır |
| Etkin pişmanlık | Evet; zararın giderilmesi hâlinde TCK m. 168 uygulanır |
| Şahsi cezasızlık | Evet; belirli akrabalar bakımından TCK m. 167 uygulanır |
| Teşebbüs | Mümkündür (TCK m. 35); netice hareketten ayrılabilir |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl (TCK m. 66/1-e); nitelikli hâllerde artan üst sınıra göre değişir (TCK m. 66/3) |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi (5235 sayılı Kanun m. 11) |
| Yetkili mahkeme | Suçun işlendiği yer mahkemesi (CMK m. 12) |
Teyit uyarısı: Ceza alt-üst sınırları, şikâyet ve zamanaşımı süreleri kanun değişiklikleriyle güncellenmektedir. Bu sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır; işlem tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.
Suçun Unsurları: Konu, Fiil, Kast ve Hukuka Aykırılık
Suçun oluşabilmesi için maddi ve manevi unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Aşağıdaki başlıklar, mala zarar verme bakımından bu unsurların nasıl değerlendirildiğini özetler.
Suçun konusu: başkasına ait mal
Suçun konusu başkasına ait bir taşınır veya taşınmaz maldır. Kişinin kendi malına zarar vermesi kural olarak suç oluşturmaz; ancak mal üzerinde başkasının da mülkiyet ya da sınırlı ayni hakkı varsa durum değişir. Paylı veya elbirliği mülkiyete konu bir mala zarar verilmesi, diğer paydaşlar bakımından bu suçu oluşturabilir.
Malın ekonomik değerinin bulunması gerekir; ancak değerin çok düşük olması mala zarar verme fiilini suç olmaktan çıkarmaz. Sahipsiz mallar suçun konusu olmaz. Taşınmazlar bakımından bina, duvar, çit, ekili arazi, dikili ağaç ve fidan; taşınırlar bakımından araç, cep telefonu, mobilya, makine ve benzeri her türlü eşya suçun konusunu oluşturabilir.
Fiil biçimleri: yıkma, tahrip, yok etme, bozma, kullanılamaz hâle getirme, kirletme
Kanun altı hareket biçimi saymıştır. Yıkma, genellikle taşınmazlar bakımından söz konusu olur ve yapının bütünlüğünün bozulmasını ifade eder. Tahrip etme, malın maddi varlığına zarar verilerek eski hâline getirilmesi güç ya da imkânsız bir değişiklik yaratılmasıdır. Yok etme, malın maddi varlığının tamamen ortadan kaldırılmasıdır.
Bozma, malın işlevini yerine getiremez duruma sokulmasıdır; bir makinenin parçasının sökülmesi bu kapsamdadır. Kullanılamaz hâle getirme, malın fiziki bütünlüğü korunsa bile amacına uygun kullanımının engellenmesidir. Kirletme ise malın görünümünü ya da kullanım değerini düşüren maddelerin bulaştırılmasıdır; bina cephesine boya sıkılması tipik örnektir.
Suç, serbest hareketli bir suçtur: sayılan neticelerden biri gerçekleştiği sürece hareketin şekli önemli değildir. İcrai davranışla işlenebileceği gibi, hukuken yükümlü olunan bir davranışın yapılmaması suretiyle ihmali olarak da işlenebilir. Örneğin bakım yükümlüsünün suyu kasten akıttırıp alt kattaki malı zarara uğratması bu kapsamda değerlendirilir.
Manevi unsur: kast
Mala zarar verme yalnızca kastla işlenebilir. Failin, zarar verdiği malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve zarar neticesini istemesi gerekir. Genel kast yeterlidir; failin ayrıca özel bir saikle hareket etmesi aranmaz. Olası kastla işlenmesi de mümkündür; bu hâlde TCK 21/2 uyarınca ceza indirilir.
Malın başkasına ait olduğu konusunda yanılgıya düşülmesi, TCK 30 kapsamında hata hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir. Kendi malı sandığı bir eşyaya zarar veren kişide, suçun maddi unsurlarına ilişkin bilgisizlik nedeniyle kast bulunmadığı kabul edilir.
Hukuka aykırılık ve hukuka uygunluk sebepleri
Fiilin suç oluşturması için hukuka aykırı olması gerekir. Meşru savunma (TCK 25/1) ve zorunluluk hâli (TCK 25/2) bu suçta sıkça gündeme gelir: kendisine saldıran köpeğe zarar verilmesi ya da yangından kaçmak için kapının kırılması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hakkın kullanılması (TCK 26/1) da önemli bir hukuka uygunluk sebebidir. Türk Medeni Kanunu’nun 740. maddesi, komşu taşınmazdan taşan dal ve kökler bakımından malike belirli koşullarla kesme yetkisi tanır. Bu yetkinin kanuni sınırları içinde kullanılması hâlinde fiil suç oluşturmaz; sınırın aşılması hâlinde ise sorumluluk doğar. İlgilinin rızası (TCK 26/2) da, mal üzerinde tasarruf yetkisi bulunan kişinin geçerli rızası varsa fiili hukuka uygun hâle getirir.
Mala Zarar Verme Cezası: TCK 151-152 Tablosu
Mala zarar verme cezası, fiilin temel hâlde mi yoksa nitelikli hâllerden biriyle mi işlendiğine göre değişir. Temel hâlde kanun seçimlik yaptırım öngörmüştür: hâkim ya hapis cezasına ya da adli para cezasına hükmeder. Nitelikli hâllerde ise yalnızca hapis cezası uygulanır. Aşağıdaki tablo kanundaki alt ve üst sınırları gösterir; somut olayda hangi cezaya hükmedileceğinin takdiri mahkemeye aittir.
| Hâl | Dayanak | Kanuni ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl (taşınır veya taşınmaz mal) | TCK 151/1 | 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Sahipli hayvanın öldürülmesi, işe yaramaz hâle getirilmesi veya değerinin azaltılması | TCK 151/2 | 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Nitelikli hâller (kamu malı, dikili ağaç, sulama tesisi vb.) | TCK 152/1 | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak işlenmesi | TCK 152/2-a | Verilecek ceza iki katına kadar artırılır |
| Toprak kayması, çığ, sel veya taşkına neden olarak işlenmesi | TCK 152/2-b | Verilecek ceza iki katına kadar artırılır |
| Radyasyona maruz bırakarak; nükleer, biyolojik veya kimyasal silahla işlenmesi | TCK 152/2-c | Verilecek ceza iki katına kadar artırılır |
| Haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımında kamu hizmetinin aksaması | TCK 152/3 | Verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır |
| Olası kastla işlenmesi | TCK 21/2 | Ceza üçte birden yarısına kadar indirilir |
| Teşebbüs aşamasında kalması | TCK 35/2 | Ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir |
| Zincirleme biçimde işlenmesi | TCK 43/1 | Ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır |
Seçimlik ceza öngörülmesinin pratik sonucu önemlidir. Hâkim temel hâlde adli para cezasını tercih ederse, TCK 52 uyarınca gün karşılığı adli para cezası hesaplanır ve sonuç doğrudan para cezası olur. Hapis cezası tercih edilirse, ceza bir yıl veya altında kaldığında TCK 50 kapsamında kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu seçeneklerin ayrıntısı için kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlığı incelenebilir.
Rakip içeriklerde zaman zaman “mala zarar vermenin cezası kesin olarak şu kadardır” biçiminde tek bir rakam verildiği görülmektedir. Bu yaklaşım hatalıdır: kanun alt ve üst sınır belirler, temel ceza TCK 61’deki ölçütlere göre bu aralıkta saptanır, ardından indirim ve artırım nedenleri uygulanır. Bu nedenle bu sayfada kesin ceza tahmini yapılmamış, yalnızca kanuni sınırlar aktarılmıştır.
Nitelikli Hâller ve Kamu Malına Zarar Verme (TCK 152)
TCK 152, fiili daha ağır bir görünüme büründüren hâlleri iki fıkrada toplamıştır. Birinci fıkradaki hâllerde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapis olarak yeniden belirlenir; ikinci fıkradaki hâllerde ise verilecek ceza iki katına kadar artırılır. Bu hâllerde suç şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı re’sen soruşturma başlatır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
| Bent | Nitelikli hâl | Tipik örnek |
|---|---|---|
| 152/1-a | Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında | Okul camının kırılması, otobüs durağının tahrip edilmesi |
| 152/1-b | Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında | Yangın hidrantının veya sel bariyerinin tahrip edilmesi |
| 152/1-c | Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında | Bahçedeki meyve ağaçlarının kesilmesi |
| 152/1-d | Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında | Sulama kanalının veya su deposunun tahrip edilmesi |
| 152/1-e | Grev veya lokavt hâllerinde işverenlerin, işçilerin ya da sendika veya konfederasyonların maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis veya eşya hakkında | Grev sürecinde iş yeri tesisine zarar verilmesi |
| 152/1-f | Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis veya eşya hakkında | Parti binasının veya oda binasının tahrip edilmesi |
| 152/1-g | Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak | Görevi nedeniyle kamu görevlisinin aracına zarar verilmesi |
Kamu malına zarar verme cezası
Uygulamada en sık karşılaşılan nitelikli hâl, kamu malına zarar vermedir. TCK 152/1-a, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan, kamu hizmetine tahsis edilen veya kamunun yararlanmasına ayrılan yer, bina, tesis ve eşyayı koruma altına alır. Belediye otobüsü, okul binası, hastane eşyası, park bankı, aydınlatma direği ve trafik levhası bu kapsamdadır. Kamu malına zarar verme cezası bu hâlde bir yıldan dört yıla kadar hapistir.
Bu hâlde malın kamuya ait olması, suçu şikâyetten bağımsız hâle getirir. Zarar gören kurumun uzlaşma veya feragat yönünde irade açıklaması davayı sona erdirmez; yalnızca zararın giderilmesi bakımından TCK 168 değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Banka ATM’si gibi özel hukuk tüzel kişilerine ait cihazlar ise kamu malı sayılmaz; bu tür fiiller kural olarak temel hâlden değerlendirilir. Yerleşik uygulamada belirleyici ölçüt, malın mülkiyeti ile kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğidir.
Yakarak mala zarar verme
TCK 152/2-a, fiilin yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmesini artırım nedeni saymıştır. Bu hâlde verilecek ceza iki katına kadar artırılır. Aracın ateşe verilmesi ya da iş yerine yanıcı madde atılması tipik örneklerdir.
Yakma fiili, aynı zamanda genel güvenliği tehlikeye sokan bir sonuç doğurmuşsa ayrıca değerlendirme gerekir. Yangının başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut tehlike yaratması hâlinde TCK’nın “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” bölümündeki hükümler gündeme gelebilir. Böyle durumlarda hangi suçun oluştuğu ve içtima kuralları, somut olaydaki tehlikenin niteliğine göre belirlenir.
Taksirle Mala Zarar Verme Suç mu?
En çok yanlış bilinen konulardan biri, taksirle mala zarar verme hâlidir. TCK 22/1’e göre taksirle işlenen fiiller, yalnızca kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır. TCK 151 ve 152 taksirli hâli düzenlememiştir. Bu nedenle dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu başkasının malına zarar verilmesi suç oluşturmaz.
Bunun pratik karşılığı büyüktür. Trafik kazasında karşı aracın hasarlanması, inşaatta düşen malzemenin otomobile zarar vermesi ya da ihmalle çıkan yangının komşu daireyi etkilemesi, kural olarak ceza soruşturmasına değil tazminat sorumluluğuna yol açar. Sorumluluk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil hükümlerine dayanır.
Rakip içeriklerde görülen hata: Bazı kaynaklar “taksirle mala zarar verme suçu” başlığı altında ceza öngörüldüğü izlenimi vermektedir. Kanunda böyle bir suç tipi bulunmamaktadır. Taksirli davranışla mala verilen zarar, ceza hukuku bakımından değil, yalnızca özel hukuk bakımından sonuç doğurur. Bu ayrım, hangi mahkemede hangi talebin ileri sürüleceğini doğrudan belirlediği için önemlidir.
| Ölçüt | Kasten mala zarar verme | Taksirle zarar verilmesi |
|---|---|---|
| Suç oluşur mu? | Evet (TCK 151-152) | Hayır; kanunda taksirli hâl düzenlenmemiştir (TCK 22/1) |
| Başvurulacak yol | Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet | Hukuk mahkemesinde tazminat davası |
| Hukuki dayanak | 5237 sayılı TCK | 6098 sayılı TBK m. 49 vd. |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | Asliye hukuk mahkemesi |
| Talep edilebilecek sonuç | Hapis veya adli para cezası; ayrıca ayrı davada tazminat | Maddi tazminat |
| Sigorta ilişkisi | Kasıt hâlinde sigorta teminatı dışında kalabilir | Trafik ve konut sigortası teminatı gündeme gelebilir |
Sahipli ve Sahipsiz Hayvanlara Zarar Verilmesi
TCK 151/2, haklı bir neden olmaksızın sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanacağını düzenler. Bu hükümde hayvan, mülkiyet ilişkisi içinde bir malvarlığı değeri olarak korunur; ceza dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
“Haklı neden” kaydı önemlidir. Saldıran bir hayvana karşı korunma amacıyla hareket edilmesi ya da veteriner hekimlikte zorunlu tıbbi müdahaleler bu kapsamda değerlendirilebilir. Haklı nedenin bulunup bulunmadığı, somut olayın koşullarına göre mahkemece takdir edilir.
Sahipsiz hayvanlar bakımından durum farklıdır: bu hayvanlar TCK 151/2 anlamında bir malvarlığı değeri oluşturmadığından, fiil 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 28/A maddesinde sahipsiz hayvanlara yönelik kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı gibi fiiller için hapis cezaları öngörülmüştür. Bu maddedeki alt ve üst sınırlar sonraki kanun değişiklikleriyle güncellendiğinden, başvuru öncesinde yürürlükteki metnin teyit edilmesi gerekir.
Zararın Giderilmesi ve Etkin Pişmanlık (TCK 168)
Mala zarar verme suçu zararın giderilmesi konusu, dosyanın sonucunu en çok etkileyen başlıklardan biridir. TCK 168, malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlığı düzenler ve mala zarar verme bu maddede sayılan suçlar arasındadır. Failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde ceza indirilir.
| Zararın giderildiği aşama | İndirim oranı | Dayanak |
|---|---|---|
| Suç tamamlandıktan sonra, kovuşturma başlamadan önce (soruşturma evresi) | Verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir | TCK m. 168/1 |
| Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce | Verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir | TCK m. 168/2 |
| Zararın kısmen giderilmesi | Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır | TCK m. 168/4 |
| Hüküm verildikten sonra ödeme | Etkin pişmanlık indirimi uygulanmaz; infaz ve tazminat boyutunda sonuç doğurabilir | TCK m. 168/1-2 karşıt anlam |
İndirimin uygulanabilmesi için zararın miktarının belirlenmiş olması gerekir. Yerleşik uygulamada, zarar miktarı tespit edilmeden yapılan ödemelerin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi sorun yaratmakta; bu nedenle dosyada bilirkişi incelemesi veya keşif yoluyla zararın saptanması yoluna gidilmektedir. Mağdurun ödemeyi kabul etmemesi hâlinde, uygulamada zararın mahkeme veznesine ya da icra dosyasına depo edilmesi yöntemine başvurulduğu görülmektedir. Bu, kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelen bir yöntemdir ve somut dosyada mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Etkin pişmanlık ile uzlaştırma birbirine karıştırılmamalıdır. Uzlaştırma, tarafların anlaşmasıyla kamu davasının açılmaması veya düşmesi sonucunu doğuran bir usul kurumudur. Etkin pişmanlık ise dava devam ederken cezada indirim sağlayan bir maddi ceza hukuku kurumudur. Temel hâlde her ikisi de gündeme gelebilirken, nitelikli hâllerde yalnızca etkin pişmanlık uygulanabilir.
Şahsi Cezasızlık ve Ceza İndirimi (TCK 167)
TCK 167, malvarlığına karşı suçların belirli akrabalar arasında işlenmesi hâlinde özel bir düzenleme getirir. Amaç, aile içi ilişkilerin ceza yargılamasıyla daha da zedelenmesini önlemektir. Bu hüküm mala zarar verme bakımından da uygulanır.
| Mağdur ile fail arasındaki ilişki | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri | Cezaya hükmolunmaz (şahsi cezasızlık) | TCK m. 167/1-a |
| Üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık | Cezaya hükmolunmaz | TCK m. 167/1-b |
| Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri | Cezaya hükmolunmaz | TCK m. 167/1-c |
| Haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden biri | Şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir | TCK m. 167/2 |
| Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden biri | Şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir | TCK m. 167/2 |
| Aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısımları | Şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir | TCK m. 167/2 |
Şahsi cezasızlık sebebi, suçun oluşmasını değil cezalandırılabilirliği ortadan kaldırır. Fiil hukuka aykırı olmaya devam eder; bu nedenle suça iştirak eden ve sayılan akrabalık ilişkisi içinde bulunmayan kişiler hakkında ceza verilir. İndirim ve cezasızlık, yalnızca ilgili akraba bakımından uygulanır.
Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Temel hâl şikâyete tabidir. TCK 151/1 açıkça “mağdurun şikâyeti üzerine” ifadesini kullanır. TCK 73/1’e göre şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; geçirilmesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Şikâyetten vazgeçilmesi davanın düşmesine yol açar.
TCK 152’deki nitelikli hâller şikâyete bağlı değildir; savcılık öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır. Bu fark, başvuru stratejisini doğrudan etkiler: temel hâlde altı aylık sürenin kaçırılması hak kaybı doğururken, nitelikli hâlde yalnızca dava zamanaşımı süresi işler.
Uzlaştırma bakımından da aynı ayrım geçerlidir. CMK 253/1-a uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır; temel hâl bu nedenle uzlaştırmaya tabidir. Uzlaşma sağlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir. Nitelikli hâller şikâyete bağlı olmadığından ve CMK 253’te ayrıca sayılmadığından uzlaştırma kapsamı dışındadır.
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi (temel hâl) | Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay | TCK m. 73/1 |
| Dava zamanaşımı (TCK 151) | 8 yıl | TCK m. 66/1-e |
| Dava zamanaşımı (TCK 152/1) | 8 yıl | TCK m. 66/1-e |
| Dava zamanaşımı (TCK 152/2-3 artırımlı hâller) | Artan üst sınıra göre belirlenir; nitelikli hâller hesaba katılır | TCK m. 66/3 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün, sulh ceza hâkimliğine | CMK m. 173 |
| İstinaf başvurusu | Hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün | CMK m. 273 |
| Temyiz (kanun yolu açıksa) | Bölge adliye mahkemesi kararının tefhim/tebliğinden itibaren 15 gün | CMK m. 291 |
| Tazminat davası zamanaşımı | Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl | TBK m. 72 |
Görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesidir; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar dışında kalan işler bu mahkemede görülür. TCK 151 ve 152’deki ceza sınırları ağır ceza mahkemesinin görev ölçütünü aşmadığından, mala zarar verme dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme ise CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir.
İstinaf sınırı notu: Hükmedilen cezanın türü ve miktarına göre bazı kararlar bakımından kanun yolları sınırlıdır; CMK’daki kesinlik sınırları kanun değişiklikleriyle güncellenmektedir. Başvuru öncesinde kararın kanun yolu bilgisi ve süresi dosya üzerinden kontrol edilmelidir.
Mala Zarar Verme Nasıl İspatlanır?
Mala zarar verme ispat başlığı, uygulamada şikâyetlerin sonuçsuz kalmasının başlıca nedenidir. Ceza yargılamasında delil serbestisi ilkesi geçerlidir (CMK m. 217): hukuka uygun elde edilen her türlü delille ispat yapılabilir. Ancak iki ayrı hususun ayrı ayrı ortaya konması gerekir: fiilin fail tarafından işlendiği ve zararın miktarı.
| Delil | Ne için kullanılır? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Güvenlik kamerası kayıtları | Failin ve fiilin tespiti | Kayıt saklama süreleri kısadır; gecikmeden savcılıktan talep edilmesi gerekir |
| Olay yeri inceleme ve fotoğraflar | Zararın niteliğinin belirlenmesi | Kolluğa bildirimin gecikmesi delil değerini zayıflatır |
| Tanık beyanları | Fiilin görgüye dayalı tespiti | Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri şikâyette belirtilmelidir |
| Bilirkişi raporu ve keşif | Zarar miktarının belirlenmesi | Etkin pişmanlık ve tazminat hesabı için belirleyicidir |
| Fatura, servis ve ekspertiz kayıtları | Onarım bedelinin belgelenmesi | Onarım öncesi hasarın fotoğraflanması önem taşır |
| HTS ve baz istasyonu kayıtları | Failin olay yerinde bulunduğunun değerlendirilmesi | Ancak savcılık veya mahkeme kararıyla temin edilir |
| Şüphelinin beyanı | Olayın aydınlatılması | Tek başına mahkûmiyete esas alınamaz; başka delillerle desteklenmelidir |
Kişinin kendi başına delil toplaması bakımından sınırlar vardır. Kamuya açık alanda çekilen görüntüler kural olarak kullanılabilirken, başkasının konutunu veya özel alanını hedef alan kayıtlar ayrı suçlar oluşturabilir. Bu sınırların ayrıntısı için özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile izinsiz ses kaydı alınmasının hukuki sonuçları başlıkları incelenebilir.
Mala zarar verme dosyalarında zarar miktarının belirlenmesi yalnızca tazminat açısından değil, ceza yargılaması açısından da gereklidir. Yerleşik uygulamada, zarar miktarı saptanmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve hükmün bu yönüyle denetlenmesi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle dosyaya onarım faturası, ekspertiz raporu veya keşif talebi sunulması pratik önem taşır.
Hırsızlık, Zincirleme Suç ve İçtima İlişkisi
Mala zarar verme fiili çoğu zaman tek başına değil, başka bir suçla birlikte gerçekleşir. Bu durumda hangi suçtan ve kaç kez ceza verileceği içtima kurallarına göre belirlenir.
Hırsızlık sırasında verilen zarar
Hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında kilidin kırılması, kapının zorlanması ya da camın kırılması sık karşılaşılan bir durumdur. Yerleşik uygulamada, bu davranışlar hırsızlık suçunun nitelikli hâlini oluşturuyorsa ayrıca mala zarar vermeden ceza verilmez; zira zarar verici hareket, nitelikli hırsızlığın unsuru olarak değerlendirilir. Bu mantık, birden çok fiilin tek suç içinde erimesini ifade eden bileşik suç yapısıyla yakından ilgilidir; konunun genel çerçevesi TCK 42 bileşik suç başlığında ele alınmıştır.
Buna karşılık çalınan malın daha sonra tahrip edilmesi ya da yakılması, hırsızlıktan bağımsız yeni bir irade ürünü olduğundan ayrı bir suç olarak değerlendirilmektedir. Aynı şekilde, çalınan mal dışındaki üçüncü kişiye ait mallara verilen zarar da ayrıca cezalandırılır.
Zincirleme mala zarar verme
Aynı kişiye karşı, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında ve değişik zamanlarda birden fazla kez mala zarar verilmesi hâlinde TCK 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek ceza verilerek dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Aynı olayda birden fazla kişinin malına zarar verilmişse TCK 43/2 uyarınca yine zincirleme suç hükümleri gündeme gelir.
Diğer suç tipleriyle birlikte işlenmesi
Mala zarar verme, konuta girilerek işlenmişse ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir. Fiil sırasında kişiye yönelik şiddet uygulanmışsa kasten yaralama suçu ayrıca değerlendirilir. Zarar verme, bir kimseyi belirli bir davranışa zorlamak amacıyla tehdit aracı olarak kullanılmışsa şantaj suçu gündeme gelebilir. Bu hâllerde fiiller ayrı suçlar oluşturduğundan, her biri için ayrı ceza verilir.
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Mala zarar verme soruşturması, temel hâlde mağdurun şikâyetiyle; nitelikli hâllerde ise ihbar veya kolluğun tespitiyle başlar. Aşağıdaki adımlar dosyanın izlediği tipik seyri özetler.
- Şikâyet veya ihbarMağdur, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı veya sözlü şikâyette bulunur. Dilekçede olayın tarihi, yeri, zarar gören mal, tanıklar ve varsa kamera kayıtlarının bulunduğu yer açıkça belirtilir. Temel hâlde altı aylık şikâyet süresi bu aşamada kritik önemdedir.
- Delillerin toplanmasıSavcılık, kolluk aracılığıyla olay yeri incelemesi yaptırır, kamera kayıtlarını ister, tanıkları ve şüpheliyi dinler. Zarar miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi veya keşif yoluna başvurulabilir. Şüpheliye susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı bildirilir.
- Uzlaştırma bürosuna göndermeSuç şikâyete bağlı ise dosya, CMK m. 253 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaştırmacı taraflarla görüşür; anlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Anlaşma sağlanmazsa dosya savcılığa döner.
- İddianame veya takipsizlikYeterli şüphe varsa savcılık iddianame düzenleyerek asliye ceza mahkemesine sunar. Şüphe yeterli değilse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; bu karara tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
- Yargılama, hüküm ve kanun yollarıMahkeme duruşmada delilleri tartışır, tanıkları dinler, sanığın savunmasını alır. Mağdur CMK m. 237 uyarınca davaya katılabilir. Hükme karşı yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir; kanun yolu açık ise istinaf kararına karşı temyiz mümkündür.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Mala zarar verme dosyalarında hükmedilen cezalar genellikle alt sınıra yakın olduğundan, cezanın nasıl infaz edileceğine ilişkin kurumlar sıkça gündeme gelir. Aşağıdaki tablo bu kurumları karşılaştırmalı olarak gösterir.
| Kurum | Dayanak | Temel koşul | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Adli para cezasına çevirme | TCK m. 50 | Kısa süreli hapis cezası (bir yıl veya daha az) | Hapis cezası seçenek yaptırıma dönüştürülür |
| Seçenek yaptırımlar (kamuya yararlı işte çalışma vb.) | TCK m. 50/1 | Kısa süreli hapis cezası | Hapis yerine belirlenen yaptırım uygulanır |
| Hapis cezasının ertelenmesi | TCK m. 51 | İki yıl veya daha az hapis; belirli koşulların bulunması | Denetim süresi belirlenir; iyi hâl hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) | CMK m. 231 | İki yıl veya daha az hapis; zararın giderilmesi dâhil koşullar | Hüküm açıklanmaz; denetim süresi sonunda dava düşer |
| Doğrudan adli para cezası | TCK m. 52 | Kanunun seçimlik ceza öngörmesi | Gün karşılığı adli para cezası hesaplanır |
Önemli uyarı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK 231 düzenlemesi, Anayasa Mahkemesi kararı ve sonraki kanun değişiklikleriyle önemli ölçüde değişmiştir. Bu kurumun somut dosyada uygulanıp uygulanmayacağı, karar tarihinde yürürlükte olan metne göre belirlenir ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.
HAGB bakımından dikkat çeken nokta, zararın giderilmiş olması koşuludur. Mala zarar verme dosyalarında zarar somut ve ölçülebilir olduğundan, bu koşul çoğu zaman belirleyici hâle gelir. Zararın giderilmesi hem TCK 168 kapsamında indirim hem de CMK 231 kapsamında değerlendirme bakımından sonuç doğurabilir; ancak iki kurumun koşulları ve sonuçları birbirinden bağımsızdır.
Mala Zarar Verme Tazminat Davası
Ceza davası ile tazminat davası birbirinden ayrıdır. Yürürlükteki ceza muhakemesi sisteminde şahsi hak talebi ceza mahkemesinde ileri sürülemez; mağdur, zararının karşılanması için hukuk mahkemesinde ayrı dava açmalıdır. Ceza dosyasına katılan sıfatıyla dâhil olmak, tazminat talebini ileri sürmek anlamına gelmez; katılma yalnızca usuli haklar sağlar.
Tazminat sorumluluğunun dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil hükmüdür. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 50 ve 51, zararın ve tazminatın belirlenmesine ilişkin ölçütleri düzenler; hâkim, zararın miktarını tam olarak ispat edilemediği hâllerde olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak takdir edebilir.
| Talep | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| Maddi tazminat — onarım bedeli | Malın eski hâline getirilmesi için gereken gider | TBK m. 49, 50 |
| Maddi tazminat — değer kaybı | Onarıma rağmen malda kalan değer azalması | TBK m. 49, 50 |
| Maddi tazminat — yoksun kalınan kazanç | Malın kullanılamamasından doğan gelir kaybı | TBK m. 49, 50 |
| Manevi tazminat | Kural olarak salt malvarlığı zararı için istenemez; kişilik hakkı da zedelenmişse istisnai olarak gündeme gelir | TBK m. 58 |
| Faiz | Haksız fiil tarihinden itibaren talep edilebilir | TBK m. 117 vd. |
| Görevli ve yetkili mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi; davalının yerleşim yeri veya fiilin işlendiği yer | HMK m. 2, 6, 16 |
Manevi tazminat konusunda yerleşik uygulama nettir: mala zarar verme kural olarak malvarlığı zararı doğurduğundan, tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminat ancak fiilin aynı zamanda kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı istisnai hâllerde gündeme gelir. Örneğin zarar verme fiili aşağılayıcı ifadeler veya kişiye yönelik saldırıyla birlikte gerçekleşmişse, ayrı bir değerlendirme yapılır.
Zamanaşımı bakımından TBK 72 uygulanır: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da uygulanır. Tazminat sürecinin genel işleyişi için tazminat davalarına ilişkin sayfa incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mala zarar verme suçunun cezası ne kadar?
TCK 151/1’e göre temel hâlin cezası dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kanun seçimlik yaptırım öngörmüştür. TCK 152/1’deki nitelikli hâllerde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapse yükselir. Somut olayda hangi cezaya hükmedileceğinin takdiri mahkemeye aittir.
Mala zarar verme şikâyete tabi mi?
Temel hâl şikâyete tabidir; TCK 151/1 açıkça “mağdurun şikâyeti üzerine” ifadesini kullanır. Şikâyetten vazgeçilmesi davanın düşmesine yol açar. Buna karşılık TCK 152’de sayılan nitelikli hâller şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma başlatır ve vazgeçme davayı düşürmez.
Mala zarar verme suçunda şikâyet süresi ne kadar?
TCK 73/1 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve geçirilmesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Nitelikli hâllerde şikâyet aranmadığından bu süre işlemez; yalnızca dava zamanaşımı uygulanır.
Kamu malına zarar verme cezası nedir?
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış mal hakkında işlenen fiil TCK 152/1-a kapsamındadır ve ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Bu hâlde suç şikâyete bağlı değildir; kurumun feragati davayı sona erdirmez.
Taksirle mala zarar verme suç mu?
Hayır. TCK 22/1’e göre taksirle işlenen fiiller yalnızca kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır; TCK 151 ve 152 taksirli hâli düzenlememiştir. Dikkatsizlik sonucu başkasının malına verilen zarar ceza sorumluluğu değil, TBK 49 uyarınca tazminat sorumluluğu doğurur.
Mala zarar verme nasıl ispatlanır?
Ceza yargılamasında delil serbestisi geçerlidir; hukuka uygun elde edilen her delil kullanılabilir. Uygulamada kamera kayıtları, olay yeri inceleme tutanağı, fotoğraflar, tanık beyanları, fatura ve ekspertiz kayıtları ile bilirkişi raporu kullanılır. Hem fiilin faili hem de zararın miktarı ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
Mala zarar verme suçunda zararın giderilmesi cezayı düşürür mü?
Evet. TCK 168 uyarınca zararın tamamen giderilmesi hâlinde ceza indirilir: kovuşturma başlamadan önce giderilirse üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar. Kısmi ödemede etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.
Mala zarar verme suçu uzlaşmaya tabi mi?
Temel hâl şikâyete bağlı olduğundan CMK 253/1-a uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanırsa soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada davanın düşmesine karar verilir. TCK 152’deki nitelikli hâller şikâyete bağlı olmadığı ve ayrıca sayılmadığı için uzlaştırmaya tabi değildir.
Mala zarar verme suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
TCK 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. TCK 152/2 ve 152/3 kapsamındaki artırım nedenleri üst sınırı yükselttiğinden, bu hâllerde TCK 66/3 gereği nitelikli hâller de dikkate alınarak daha uzun bir süre uygulanabilir. Süre kural olarak fiilin işlendiği günden başlar.
Mala zarar verme suçunda görevli mahkeme hangisidir?
5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; kanundaki ceza sınırları ağır ceza mahkemesinin görev ölçütünü aşmaz. Yetkili mahkeme CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Tazminat talebi ise asliye hukuk mahkemesinde ayrı dava ile ileri sürülür.
Araç çizme mala zarar verme suçu oluşturur mu?
Evet. Başkasına ait aracın boyasının çizilmesi, malın bozulması ve değerinin azalması sonucunu doğurduğundan TCK 151/1 kapsamında değerlendirilir. Fiilin kasten işlenmiş olması gerekir; park hâlinde kazara temas eden bir aracın sürücüsü bakımından ceza sorumluluğu değil tazminat sorumluluğu doğar.
Sahipli hayvana zarar verilmesi hangi suçu oluşturur?
TCK 151/2 uyarınca haklı bir neden olmaksızın sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişiye birinci fıkradaki ceza uygulanır. Sahipsiz hayvanlara yönelik fiiller ise 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesi kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Mala zarar verme tazminat davası nerede açılır?
Tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir; haksız fiillerde HMK 16 uyarınca fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Ceza mahkemesinde şahsi hak talebi ileri sürülemez.
Mala zarar verme nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?
Kural olarak istenemez; mala zarar verme malvarlığı zararı doğurur ve yerleşik uygulamada tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Ancak fiil aynı zamanda kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyorsa TBK 58 uyarınca istisnai olarak manevi tazminat gündeme gelebilir; takdir mahkemeye aittir.
Hırsızlık sırasında kilit kırmak ayrı suç mu?
Yerleşik uygulamada, kilit kırma veya kapı zorlama hırsızlık suçunun nitelikli hâlini oluşturuyorsa ayrıca mala zarar vermeden ceza verilmez. Buna karşılık çalınan malın sonradan tahrip edilmesi ya da üçüncü kişiye ait mallara zarar verilmesi bağımsız bir irade ürünü sayılır ve ayrı suç oluşturur.
Aile bireyinin malına zarar verilmesi cezalandırılır mı?
TCK 167/1 uyarınca ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen, evlatlık ve aynı konutta yaşayan kardeş zararına işlenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz. TCK 167/2’deki daha uzak akrabalık ilişkilerinde ise şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Ceza Yargılamasında Müdafi ile Temsil
Savunma hakkı Anayasa’nın 36. maddesinde ve CMK’da güvence altına alınmıştır. Mala zarar verme dosyalarında CMK 150/3 anlamında zorunlu müdafi hâli kural olarak bulunmaz; çünkü bu hüküm alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlar için öngörülmüştür. Buna karşılık şüpheli veya sanık, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir; talep hâlinde barodan müdafi görevlendirilmesi istenebilir. Şüphelinin on sekiz yaşını doldurmamış olması gibi CMK 150/2 kapsamındaki hâllerde ise müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
Bu suç tipinde hukuki değerlendirme birkaç eksende yürür: fiilin kasten mi taksirle mi gerçekleştiği, malın başkasına ait olup olmadığı, hukuka uygunluk sebeplerinin bulunup bulunmadığı, fiilin temel hâlde mi nitelikli hâlde mi kaldığı, zararın miktarının doğru belirlenip belirlenmediği ve etkin pişmanlık ile uzlaştırma imkânlarının süresinde değerlendirilip değerlendirilmediği. Her biri ayrı delil ve usul incelemesi gerektirir.
Mağdur tarafında ise altı aylık şikâyet süresinin kaçırılmaması, delillerin gecikmeden talep edilmesi, zararın belgelenmesi ve tazminat boyutunun zamanaşımı gözetilerek planlanması önem taşır. Vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenir. Ceza yargılamasının genel çerçevesi ve diğer suç tipleri için ceza hukuku alanındaki içerikler incelenebilir.
Şişli-Nişantaşı Konumu ve İletişim
Büro, İstanbul’un Şişli ilçesinde, Nişantaşı bölgesinde yer almaktadır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan) ve Şişli Adliyesi’ne yakındır.
Av. Malik Enes Kaplan — Hukuk Bürosu
Halaskargazi Mahallesi, Halaskargazi Caddesi No:38-66 E/215, Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr
İlgili Konular
Hukuki Denetim ve Kaynaklar
Dayanılan kanun maddeleri
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21, 22, 25, 26, 30, 35, 43, 50, 51, 52, 61, 66, 73, 151, 152, 167, 168
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 150, 173, 217, 231, 237, 253, 273, 291
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 11
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 50, 51, 58, 72, 117
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 6, 16
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 740
- 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu m. 28/A
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35, 36
Resmî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama
- Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı
- UYAP Vatandaş Portal
Değişebilecek verilere ilişkin teyit uyarısı
Ceza alt-üst sınırları, şikâyet ve dava zamanaşımı süreleri, uzlaştırma kapsamı, HAGB ve erteleme koşulları ile 5199 sayılı Kanundaki yaptırımlar kanun değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla güncellenebilmektedir. Sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır ve işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir. “Uygulamada” ve “yerleşik uygulama” ibaresiyle aktarılan hususlar kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelir; karar numarası verilmeksizin genel düzeyde aktarılmıştır ve zaman içinde değişebilir.
Hazırlayan
Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026
Yasal uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir ve okunması yahut paylaşılması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Devam eden somut dosyalara ilişkin değerlendirme içermez. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada hizmet tanıtımı, sonuç vaadi veya dava sonucu bilgisi yer almaz.
