Türkiye’ye Giriş Yasağı ve Kaldırılması

Yabancılar Hukuku · Sınır Dışı ve Güvenlik

Türkiye’ye Giriş Yasağı ve Kaldırılması: Sorgulama, Kodlar ve Dava Yolu

Türkiye’ye giriş yasağı, Göç İdaresi Başkanlığı’nın (Kanundaki adıyla Genel Müdürlük) veya valiliklerin, bir yabancının belirli bir süre boyunca Türkiye’ye girmesini engelleyen idari kararıdır. Dayanağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 9. maddesidir. Bu rehber; yasağın türlerini, kanuni sürelerini, nasıl sorgulanacağını, kod meselesini ve yasağın idari başvuru ya da iptal davasıyla nasıl kaldırılabileceğini sade bir dille açıklar.

Hazırlayan: Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu · Güncelleme: Eylül 2026

Hızlı cevap

Giriş yasağı, YUKK m.9 uyarınca kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gerekçesiyle ya da sınır dışı edilen yabancılar hakkında verilir. Süresi en fazla beş yıldır; ciddi tehditte on yıla kadar artırılabilir. Yasak, Göç İdaresi Başkanlığı’na yapılacak kaldırma başvurusuyla veya öğrenmeden itibaren 60 gün içinde açılacak iptal davasıyla kaldırılabilir. Kaldırma kararı idarenin takdirindedir.

İçindekiler[Göster][Gizle]
  1. Giriş yasağı nedir?
  2. Yasak türleri
  3. Giriş yasağı süresi
  4. Nedenler ve önleyici adımlar
  5. Deport, vize reddi ve çıkış yasağından farkı
  6. Giriş yasağı kodları ve Ç kodu
  7. Giriş yasağı sorgulama
  8. Schengen giriş yasağı
  9. Giriş yasağı kaldırma yolları
  10. Gerekli belgeler
  11. İptal davası
  12. Adım adım süreç
  13. Yurt dışından vekâletname ile süreç
  14. Yaygın yanlış bilgiler
  15. Neden avukatla çalışılır?
  16. Sık sorulan sorular
  17. Ofis ve konum

Giriş Yasağı Nedir? Hukuki Dayanak ve Karar Mercii

Bu tedbir, yabancının Türkiye sınır kapılarından ülkeye girişini belirli bir süre engelleyen ve sistemlere kayıt edilen bir idari işlemdir. Kural YUKK m.9’da düzenlenmiştir; maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ise Kanun gereği İçişleri Bakanlığı belirler (m.9/8). Bu nedenle yasağın kanuni çerçevesi ile idarenin uygulama ayrıntıları birbirinden ayrı düşünülmelidir. Kanun üst sınırları ve karar mercilerini sayar; ihlal süresine göre hangi sürenin uygulanacağı gibi ayrıntılar ise idari düzenlemelere bırakılmıştır.

Yasak, yabancı Türkiye dışındayken de, Türkiye’den çıkarken ya da sınır dışı edilirken de verilebilir. Yabancı çoğu zaman yasağı kararı tebliğ aldığında değil; havalimanında girişi reddedildiğinde, konsolosluktan vize alamadığında veya e-Vize başvurusu sonuçsuz kaldığında öğrenir. Bu durum, dava açma süresinin ne zaman başladığı sorusunu da doğrudan etkiler; bu konuya aşağıda iptal davası bölümünde değinilmiştir.

Kanundaki “Genel Müdürlük” bugün hangi kurumdur?

YUKK metninde yasağı veren makam “Genel Müdürlük” olarak geçer. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü sonradan Göç İdaresi Başkanlığı adını almıştır; bu nedenle metinde Genel Müdürlük denilen yerde bugün Başkanlık anlaşılmalıdır. Kanun, sınır dışı edilen yabancılar bakımından yasak yetkisini valiliklere de tanımıştır (m.9/2). Valiliklerin yerel teşkilatı ise İl Göç İdaresi Müdürlükleridir. Kararı hangi makamın verdiği, itiraz ve dava aşamasında kime karşı başvurulacağını belirlediği için önemlidir.

Ceza değil, idari tedbir

Yasak bir mahkeme cezası değildir; idarenin kamu düzenini korumak amacıyla aldığı bir tedbirdir. Bu nedenle ceza yargılamasındaki “suç ve cezanın kanuniliği” ilkeleri doğrudan uygulanmaz, ancak işlem idare hukukunun genel ilkelerine bağlıdır. İdare kararını somut bilgi ve belgeye dayandırmak, ölçülü davranmak ve kamu yararını gözetmek zorundadır. Bu ilkelere aykırı bir yasak, idare mahkemesinde iptal edilebilir.

Yasak Türleri ve Karar Mercileri

YUKK m.9, tek bir yasak türü değil, birbirinden farklı sonuçlar doğuran birkaç tedbir öngörür. Bunları ayırt etmek, hangi yolun izleneceğini belirlemek için ilk adımdır. Örneğin sınır dışı edilen bir yabancı hakkındaki yasak kanun gereği verilirken, ön izin şartı aslında bir yasak değil, girişin önceden onaya bağlanmasıdır. Aşağıdaki tablo, türleri dayanakları ve karar mercileriyle özetler.

Tablo 1 — YUKK m.9’a göre yasak ve benzeri tedbirler
TedbirDayanakKarar merciiNiteliği
Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gerekçeli yasakm.9/1Göç İdaresi Başkanlığı (gerektiğinde ilgili kurumların görüşüyle)Takdiri; “yasaklayabilir”
Sınır dışı edilen yabancıya yasakm.9/2Başkanlık veya valiliklerKanun gereği; “yasaklanır”
Ciddi tehdit hâlinde süre artırımım.9/3BaşkanlıkBeş yıla ek olarak en fazla on yıl
Yasak saklı kalmak kaydıyla belirli süreli giriş iznim.9/6BaşkanlıkYasak devam eder; geçici izin verilir
Ön izin şartım.9/7Kamu düzeni, güvenlik, sağlık: Başkanlık · İdari para cezası ve kamu alacağı: valiliklerYasak değildir; giriş onaya bağlanır

Uygulamada “yasak” diye adlandırılan pek çok kayıt, teknik olarak ön izin şartıdır. Özellikle ödenmemiş bir idari para cezası veya kamu alacağı nedeniyle konan kayıtlar, borç ödendikten sonra kaldırılabilir. Buna karşılık kamu güvenliği gerekçeli bir kayıt için yalnızca borç ödemek yeterli olmaz; yasağın dayanağı olan değerlendirmenin değişmesi gerekir.

Giriş Yasağı Süresi Ne Kadardır?

Kanun, yasak süresi için bir üst sınır koyar: en fazla beş yıl (m.9/3). Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi bir tehdit bulunması hâlinde Başkanlık bu süreyi en fazla on yıl daha artırabilir. Yani kanuni azami süre, artırım dâhil on beş yıla ulaşabilir. Beş yıllık sınır bir tavandır; her yasağın beş yıl olacağı anlamına gelmez.

Tablo 2 — Yasak süreleri ve kanuni istisnalar
DurumKanundaki kuralDayanak
Genel azami süreEn fazla 5 yılYUKK m.9/3
Ciddi tehditBaşkanlıkça en fazla 10 yıl daha artırılabilirYUKK m.9/3
İhlali tespit edilmeden önce çıkmak için valiliğe başvuran yabancıİdari para cezasını ödemiş ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamışsa yasak kararı alınmayabilirYUKK m.9/4
Terke davet edilip süresinde ülkeyi terk edenYasak kararı alınmayabilirYUKK m.9/5, m.56
İhlal süresine göre uygulanan kademelerKanunda sayılmaz; Bakanlık belirler (uygulamada)YUKK m.9/4, m.9/8 — işlem tarihinde teyit edilmelidir

Vize ihlali giriş yasağı ve m.9/4 istisnası

Vize veya ikamet izni süresi dolduktan sonra Türkiye’de kalan yabancılar için en önemli hüküm m.9/4’tür. Bu hükme göre, ihlali yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye’den çıkmak için valiliğe başvuran yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmış olsa bile; idari para cezasını ödemiş olması ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamış olması kaydıyla yasak kararı alınmayabilir. Hükümdeki “alınmayabilir” ifadesi, idareye bir takdir alanı bırakır; bu bir hak değildir.

İnternette ihlal süresine göre “şu kadar ay ihlale şu kadar yıl yasak” biçiminde dolaşan tablolar kanun hükmü değildir. Bu kademeler Kanun’un 9. maddesinin verdiği yetkiyle idarece belirlenir ve değiştirilebilir. Bu nedenle kendi durumunuza hangi sürenin uygulanacağı, işlem tarihinde İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nden teyit edilmelidir. İhlal cezasının hangi kalemlerden oluştuğu ve nasıl hesaplandığı vize ihlali cezasının hesaplanmasını anlatan rehberde ayrıca ele alınmıştır. Vize ihlali giriş yasağı riskini azaltmanın en etkili yolu, ihlal fark edilir edilmez ve tespitten önce valiliğe başvurmaktır.

Terke davet ve m.9/5

YUKK m.56 uyarınca hakkında sınır dışı etme kararı alınan bazı yabancılara, on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre verilerek Türkiye’yi terk etmeleri istenir. Bu sürede ülkeyi terk eden yabancılar hakkında yasak kararı alınmayabilir (m.9/5). Burada da hüküm takdirî olduğu için, terke davet belgesini alan kişinin çıkıştan sonra kendi kaydını kontrol ettirmesi yerinde olur.

Yasak süresi ne zaman başlar?

Kanun, yasak süresinin hangi tarihten itibaren işlemeye başlayacağını açıkça düzenlememiştir. Uygulamada süre genellikle yabancının Türkiye’den çıkış tarihi veya kararın sisteme işlendiği tarih esas alınarak hesaplanmaktadır; ancak bu bir idari uygulamadır ve işlem tarihinde teyit edilmelidir. Süre dolduğunda kaydın sistemden kendiliğinden düşüp düşmediği de, özellikle ön izin şartı gibi ayrı bir kayıt varsa, seyahatten önce kontrol edilmelidir.

Yasağa Yol Açan Nedenler ve Önleyici Adımlar

Yasağın en yaygın nedeni, vize veya ikamet izni süresinin aşılmasıdır. Bunun yanında YUKK m.54’te sayılan sınır dışı etme sebeplerinden biriyle sınır dışı edilen her yabancı hakkında, m.9/2 gereği yasak da verilir. Örneğin çalışma izni olmadan çalışmak, sahte belge kullanmak veya ikamet izninin iptal edilmesi sınır dışı kararına ve dolayısıyla yasağa yol açabilir. Kamu güvenliği değerlendirmesine dayanan yasaklar ise çoğu zaman yabancıya ayrıntılı gerekçe bildirilmeden sisteme işlenir.

Tablo 3 — Sık görülen yasak nedenleri ve önleyici adımlar
NedenOlası sonuçÖnleyici adım
Vize veya vize muafiyeti süresinin aşılmasıİdari para cezası; sınır dışı ve yasak riskiSüre dolmadan ikamet başvurusu; ihlal olduysa tespitten önce valiliğe başvuru (m.9/4)
İkamet izni süresinin dolmasıİhlal, ceza ve yasak riskiBitişten önceki 60 günlük pencerede uzatma başvurusu (m.24)
İkamet izni başvurusunun reddiÜlkeyi terk yükümlülüğü; kalışta ihlalKararın incelenmesi; süresi içinde idari başvuru veya dava
Çalışma izni olmadan çalışmaSınır dışı kararı ve yasak (m.54)Çalışmaya başlamadan önce çalışma izni alınması
Ödenmemiş idari para cezası veya kamu alacağıValilikçe ön izin şartı (m.9/7)Borcun çıkıştan önce veya sonradan ödenip kaydın sorulması
Kamu düzeni veya güvenlik değerlendirmesiBaşkanlıkça yasak (m.9/1)Kararın gerekçesinin öğrenilmesi; somut belge ile itiraz veya dava

Bu nedenlerin büyük bölümü önlenebilir niteliktedir. İkamet izni sahipleri için en kritik tarih, iznin bitiş tarihidir; ikamet izninin süresinde uzatılması ihlal riskini baştan ortadan kaldırır. Başvurusu reddedilen yabancılar için ise kararın gerekçesi ve verilen çıkış süresi dikkatle incelenmelidir; ikamet izni ret kararına karşı başvuru yolları ayrı bir rehberde anlatılmıştır. Türkiye’de çalışmak isteyenlerin de işe başlamadan çalışma izni başvurusunu tamamlaması gerekir.

Deport, Vize Reddi ve Çıkış Yasağından Farkı

Bu kavramlar günlük dilde sık karıştırılır, ancak hukuki sonuçları ve başvuru yolları farklıdır. Sınır dışı (deport) kararı yabancının Türkiye’den çıkarılmasına ilişkindir; yasak ise tekrar girişini engeller. Vize reddi tek bir başvurunun reddidir ve kalıcı bir kayıt anlamına gelmeyebilir. Yurt dışı çıkış yasağı ise çoğunlukla Türk vatandaşlarını veya ceza soruşturması kapsamındaki kişileri ilgilendirir ve tamamen farklı bir mevzuata dayanır.

Tablo 4 — Yasak ile benzer kavramların karşılaştırması
KavramNe yapar?DayanakBaşlıca başvuru yolu
Giriş yasağıBelirli süre Türkiye’ye girişi engellerYUKK m.9Kaldırma başvurusu, 60 günlük iptal davası
Sınır dışı (deport) kararıYabancıyı Türkiye’den çıkarırYUKK m.52-54Tebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesi (m.53/3)
Ön izin şartıGirişi önceden onaya bağlarYUKK m.9/7Borcun ödenmesi veya Başkanlığa başvuru
Vize reddiTek bir vize başvurusunu reddederYUKK m.15Gerekçe öğrenilerek yeniden başvuru veya dava
Sınırda girişin reddiO anki girişi engellerYUKK m.7Kararın bildirimi ve itiraz
Yurt dışı çıkış yasağıTürkiye’den çıkışı engellerCMK m.109 (adli kontrol) ve ilgili mevzuatKararı veren yargı merciine itiraz

Sınır dışı kararına karşı dava açma süresinin yalnızca 7 gün olduğu unutulmamalıdır. Türkiye’de bulunan ve hakkında sınır dışı kararı tebliğ edilen bir yabancı, yasağın ileride kaldırılmasını beklemek yerine önce bu kısa süreyi değerlendirmelidir. YUKK m.53/3 uyarınca yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Giriş Yasağı Kodları: Ç Kodlu Giriş Yasağı Ne Demek?

Sistemlerde yasaklar ve kısıtlamalar, harf ve rakamdan oluşan kısaltmalarla işaretlenir; bunlara halk arasında “tahdit kodu” veya “yasak kodu” denir. Ç kodlu giriş yasağı ifadesi, uygulamada “Ç” harfiyle başlayan ve genellikle vize ya da ikamet ihlali veya sınır dışı işlemi sonrasında konan kayıtlar için kullanılmaktadır. Ancak bu kodlar kanunda düzenlenmemiştir, resmî ve kamuya açık bir listesi yayımlanmamıştır ve anlamları idarece değiştirilebilir.

İnternette dolaşan “Ç-101 şu anlama gelir, N-82 bu anlama gelir” biçimindeki listeler bu nedenle güvenilir bir kaynak kabul edilemez. Aynı kodun farklı dönemlerde farklı kapsam taşıyabildiği, bazı kodların yasak değil ön izin veya harç borcu kaydı olabildiği uygulamada görülmektedir. Kodların kapsamı ve etkisi, işlem tarihinde ilgili makamdan teyit edilmelidir.

Önemli olan kod değil, arkasındaki karardır

Hukuken itiraz ve dava konusu olan şey, kodun kendisi değil, o kodun sisteme işlenmesine yol açan idari karardır. Bu nedenle bir yabancı veya vekili, “hakkımda hangi kod var” sorusundan çok, “bu kayıt hangi tarihte, hangi makamca, hangi gerekçeyle ve ne kadar süreyle konuldu” sorusunun cevabını aramalıdır. Kaldırma başvurusu ve iptal davası, bu bilgiler üzerine kurulur. Kodun anlamını tahmin ederek yapılan bir başvuru, kararın gerçek dayanağını karşılamadığı için sonuçsuz kalabilir.

Giriş Yasağı Sorgulama: Hakkımda Yasak Var mı?

Giriş yasağı sorgulama konusunda bilinmesi gereken ilk nokta şudur: Yabancıların hakkındaki yasak kaydını kendi başlarına ayrıntılı biçimde görebilecekleri, kanunda öngörülmüş genel bir çevrim içi sorgulama ekranı bulunmamaktadır. İnternette “pasaport numarasıyla anında sorgulama” vaat eden siteler resmî kanal değildir ve kişisel veri güvenliği açısından risk taşır. Uygulamada sorgulama aşağıdaki kanallardan yapılmaktadır; kanallar zaman içinde değişebildiğinden işlem tarihinde teyit edilmelidir.

  1. İl Göç İdaresi Müdürlüğü: Türkiye’de bulunan yabancı veya vekili, kayıt durumunu dilekçeyle sorabilir.
  2. Göç İdaresi Başkanlığı’na yazılı başvuru: Yurt dışındaki yabancı, vekili aracılığıyla hakkındaki kaydın tarihini, dayanağını ve süresini talep edebilir.
  3. Kişisel veri başvurusu: 6698 sayılı KVKK m.11 kapsamında veri sorumlusuna başvurulabilir; ancak m.28’deki kamu güvenliği istisnaları nedeniyle her bilgi verilmeyebilir.
  4. Türk dış temsilcilikleri: Konsolosluğa yapılan vize başvurusu yasak nedeniyle reddedilirse bu durum dolaylı olarak öğrenilir.
  5. Vekil avukat: Vekâletname ile yetkilendirilen avukat, idari başvuruyu ve gerekirse dava dosyasındaki belge talebini yürütebilir.

Sınır kapısında girişin reddedilmesi

YUKK m.7, Türkiye’ye girişi yasak olanlar da dâhil olmak üzere belirli yabancıların sınırda girişinin reddedileceğini düzenler. Girişi reddedilen yabancıya ret kararı ve itiraz yolları hakkında bilgi verilmesi gerekir. Havalimanında girişi reddedilen kişi, bu noktada kararın bir örneğini veya en azından tarih ve gerekçe bilgisini istemelidir. Bu bilgi, hem dava açma süresinin başlangıcını belirlemek hem de sonraki başvurunun içeriğini hazırlamak için önemlidir.

e-Vize veya konsolosluk başvurusunun reddi

YUKK m.15, Türkiye’ye girişi yasak olan yabancılara vize verilmeyeceğini düzenler. Bu nedenle daha önce sorunsuz alınan e-Vize’nin bir anda verilmemesi veya konsolosluk başvurusunun reddedilmesi, bir kayıt bulunduğunun işareti olabilir. Ancak vize reddinin başka sebepleri de olabileceğinden, tek başına yasak varlığına kesin kanıt sayılmaz. Kesin bilgi, yetkili makamdan alınacak cevapla elde edilir; giriş yasağı sorgulama talebinde pasaport bilgileri ve varsa eski yabancı kimlik numarası belirtilmelidir.

Schengen Giriş Yasağı Sorgulama Türkiye’den Farklıdır

Türkiye, Schengen alanının üyesi değildir. Bu nedenle Türkiye’nin verdiği yasak Schengen ülkelerine girişi kendiliğinden engellemez; bir Schengen ülkesinin koyduğu yasak da Türkiye’ye girişi doğrudan etkilemez. Schengen ülkelerine yönelik yasaklar, Schengen Bilgi Sistemi’ne (SIS) işlenen kayıtlarla bütün Schengen alanında etkili olur. Bu kayıtlar Avrupa Birliği mevzuatına tabidir ve Türk makamlarının yetki alanında değildir.

Schengen giriş yasağı sorgulama, bu nedenle kaydı koyan Schengen ülkesinin yetkili makamına veya o ülkenin kişisel veri koruma otoritesine yapılacak başvuruyla yürütülür. Kişiler, SIS’teki verilerine erişim ve düzeltme haklarını kural olarak herhangi bir Schengen ülkesinde kullanabilir; usul ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Türkiye’deki bir başvuru veya dava, Schengen kaydını kaldırmaz; iki süreç birbirinden bağımsız yürütülmelidir.

Giriş Yasağı Kaldırma Yolları

Giriş yasağı kaldırma bakımından kanunda dört yol öne çıkar: idari kaldırma başvurusu, yasak saklı kalmak kaydıyla belirli süreli giriş izni, iptal davası ve yasak süresinin dolmasının beklenmesi. Hangi yolun uygun olduğu; yasağın türüne, gerekçesine, kararın ne zaman öğrenildiğine ve yabancının Türkiye ile bağlarına göre değişir. Bazı dosyalarda idari başvuru ile dava birlikte değerlendirilir; bu durumda sürelerin kaçırılmaması belirleyicidir. Giriş yasağı kaldırıldığında da yabancının Türkiye’ye girişi ayrıca vize ve genel giriş şartlarına bağlı kalır.

Tablo 5 — Yasağın kaldırılması: yollar, mercii ve süreler
YolDayanakBaşvuru merciiSüre
Yasağın kaldırılması talebiYUKK m.9/6Göç İdaresi BaşkanlığıKanunda süre yok; dava süresini korumak için İYUK m.11 süresi içinde yapılması önerilir
Belirli süreli giriş izni (şerhli giriş)YUKK m.9/6Başkanlık; vize için dış temsilcilikSeyahat tarihinden önce, makul süre bırakılarak
İdari itiraz (dava öncesi)İYUK m.11Kararı veren makam veya üst makamDava açma süresi içinde; dava süresini durdurur
İptal davası (ve yürütmenin durdurulması)İYUK m.2, 7, 27İşlemi tesis eden makamın bulunduğu yer idare mahkemesiTebliğ veya öğrenmeden itibaren 60 gün
Ön izin kaydının kaldırılmasıYUKK m.9/7Valilik (alacak) veya Başkanlık (güvenlik)Borç ödendikten sonra
Sürenin dolmasını beklemekYUKK m.9/3—Yasak süresi sonunda kaydın kontrolü önerilir

İdari başvuru: m.9/6 uyarınca kaldırma talebi

YUKK m.9/6, Başkanlığa yasağı kaldırma yetkisi verir. Bu yetki takdirîdir; yani şartlar sağlandığında yasağın kaldırılması zorunlu değildir, ancak idare talebi ölçülülük ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirmek zorundadır. Başvuruda yasağın dayanağının artık ortadan kalktığı, ihlalin kısa süreli ve iyi niyetli olduğu, cezanın ödendiği veya Türkiye ile güçlü aile bağları bulunduğu gibi somut hususlar belgeyle ortaya konulmalıdır. Başvuruya İYUK m.10 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren dava açılabilir.

Yasak saklı kalmak kaydıyla giriş izni (şerhli / meşruhatlı vize)

Aynı fıkra, yasağın kaldırılmadan, yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verilmesine de olanak tanır. Uygulamada bu yol, bir duruşmaya katılmak, ağır hasta bir yakını ziyaret etmek, tedavi görmek veya zorunlu bir iş için kısa süreli giriş gerektiğinde kullanılır. Yabancı, dış temsilciliğe vize başvurusu yapar ve Başkanlığın onayı istenir; buna halk arasında “meşruhatlı vize” de denir. Bu izin yasağı ortadan kaldırmaz; izin süresi sona erdiğinde yasak kaldığı yerden devam eder.

Yasak süresinin dolmasını beklemek

Kısa süreli ve ihlal kaynaklı bir yasakta süreyi beklemek, bazen en az masraflı yoldur. Ancak süre dolduğunda kaydın kendiliğinden düştüğünden emin olunmadan seyahat planlanmamalıdır. Ödenmemiş bir para cezası nedeniyle ayrı bir ön izin kaydı varsa, yasak süresi dolsa bile girişte sorun yaşanabilir. Uzun süreli veya güvenlik gerekçeli yasaklarda ise beklemek, aile birliği ya da iş ilişkileri bakımından telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Kaldırma Başvurusu ve Dava İçin Gerekli Belgeler

Giriş yasağı kaldırma başvurusunun ve davanın gücü, dosyaya konulan belgelere bağlıdır. İdare ve mahkeme, soyut beyanlardan çok belgelenmiş olgulara ağırlık verir. Aşağıdaki tablo, dosyanın niteliğine göre sık kullanılan belgeleri gösterir; her dosyada hepsinin gerekmediği, yurt dışında düzenlenen belgelerin ise apostil veya konsolosluk onayı ile yeminli tercüme gerektirebileceği unutulmamalıdır.

Tablo 6 — Kaldırma başvurusu ve iptal davası için belge listesi
BelgeNe işe yarar?Not
Pasaport ve varsa eski ikamet kartı fotokopisiKimlik ve geçmiş yasal kalışın ispatıGiriş-çıkış kayıtlarıyla birlikte
Yasak kararı, girişin reddi tutanağı veya sınır dışı kararıİşlemin tarih, makam ve gerekçesinin tespitiYoksa idareden istenir
İdari para cezası ödeme belgeleriİhlal borcunun kapandığının ispatım.9/4 ve m.9/7 bakımından önemli
Evlilik, doğum ve nüfus kayıt belgeleriTürkiye’deki aile bağlarının ispatıYabancı belgeler apostilli ve tercümeli
Tapu, şirket, çalışma veya öğrenci kaydı belgeleriTürkiye ile ekonomik ve sosyal bağların ispatıGüncel tarihli olmalı
Sağlık raporları, duruşma davetiyesi vb.Kısa süreli giriş izni talebinin gerekçesiŞerhli giriş talebinde
VekâletnameAvukatın temsil yetkisiNoter veya konsolosluk; apostil gerekebilir

Türk vatandaşı eşi bulunan yabancılar için aile bağlarının belgelenmesi özellikle önemlidir; çünkü aile birliği, idarenin ölçülülük değerlendirmesinde ağırlıklı bir unsurdur. Yasağın kaldırılmasından sonra Türkiye’de eşiyle yaşamak isteyen yabancı, aile ikamet izni şartlarını da önceden değerlendirmelidir. Evlilik üç yılı aşmışsa, ileride evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda geçmiş yasak ve ihlal kayıtlarının kamu düzeni değerlendirmesine konu olabileceği de akılda tutulmalıdır.

Giriş Yasağının İptali Davası

Yasak bir idari işlem olduğu için, hukuka aykırı olduğu düşünülen yasağa karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. YUKK, sınır dışı kararından farklı olarak bu işlem için özel ve kısa bir dava süresi öngörmemiştir. Bu nedenle genel hüküm olan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uygulanır. Dava, kararın hukuka uygunluğunu denetler; mahkeme idarenin yerine geçerek yeni bir karar vermez, hukuka aykırı bulduğu işlemi iptal eder.

Dava açma süresi kaç gündür?

İYUK m.7 uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi 60 gündür ve süre, yazılı bildirim (tebliğ) tarihinden başlar. Yasak çoğu zaman yabancıya tebliğ edilmediği için, yerleşik içtihatta kişinin işlemi öğrendiği tarih esas alınmaktadır; örneğin sınırda girişin reddedildiği veya idarenin başvuruya cevap verdiği tarih. Öğrenme tarihinin tartışmalı olmaması için bu tarihi gösteren belgenin saklanması önemlidir. İYUK m.11 uyarınca dava açma süresi içinde üst makama veya kararı veren makama yapılan başvuru, işleyen süreyi durdurur.

Görevli ve yetkili mahkeme, davalı idare

Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme, İYUK m.32 uyarınca kural olarak işlemi tesis eden makamın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Başkanlık tarafından verilen yasaklarda dava İçişleri Bakanlığı (Göç İdaresi Başkanlığı) aleyhine; valilikçe verilen yasaklarda ise ilgili valilik aleyhine açılır. Davalının yanlış gösterilmesi davanın reddine değil, genellikle düzeltme ara kararına yol açar; ancak yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi zaman kaybını önler.

Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

Evet. İYUK m.27 uyarınca dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Mahkeme bu talebi iki şartın birlikte varlığında kabul eder: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması. Bu dosyalarda telafisi güç zarar, çoğunlukla aile birliğinin bozulması, çocuktan ayrı kalma, tedavinin veya işin aksaması şeklinde ortaya konulur. Mahkeme, yürütmenin durdurulması kararını teminat şartına bağlayabilir.

Mahkeme hangi hususları inceler?

  • Kararı veren makamın yetkili olup olmadığı ve işlemin şekil kurallarına uyup uymadığı,
  • Yasağın somut bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığı; güvenlik gerekçeli dosyalarda idarenin mahkemeye sunduğu bilgilerin yeterliliği,
  • Yasak süresinin kanuni üst sınıra ve ihlalin ağırlığına uygun olup olmadığı (ölçülülük),
  • Yabancının Türkiye’deki eşi, çocukları ve yerleşik düzeni bakımından aile hayatına saygı hakkının gözetilip gözetilmediği,
  • m.9/4 ve m.9/5 kapsamındaki takdir yetkisinin kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığı.

Güvenlik gerekçeli yasaklarda idare, dayanak bilgileri “gizli” olarak nitelendirebilir. Bu durumda mahkeme ara kararla belgeleri isteyebilir ve inceleyebilir. İdari yargı içtihatlarında genel olarak, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve somut bir olguya dayanmayan kararların hukuka aykırı bulunabileceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir; dava sonucunu önceden kesin olarak söylemek mümkün değildir.

Dava ne kadar sürer, kazanılırsa ne olur?

İptal davası için kanunda bir karar süresi öngörülmemiştir; süre mahkemenin iş yüküne ve dosyanın gerektirdiği yazışmalara göre değişir. Sınır dışı kararına karşı m.53 uyarınca açılan davalarda verilen kararlar kesindir; genel hükümlere göre açılan iptal davalarında ise kanun yolları İYUK’un genel hükümlerine tabidir. Mahkeme yasağı iptal ederse, İYUK m.28 uyarınca idare kararı en geç otuz gün içinde uygulamak zorundadır. Uygulamada kararın kesinleşmesinden sonra kaydın sistemden kaldırıldığının ayrıca teyit edilmesi yerinde olur.

Sınır dışı kararı ile yasak birlikte verildiyse

Sınır dışı kararı ile yasak aynı anda verildiyse iki ayrı işlem söz konusudur. Sınır dışı kararına karşı 7 günlük dava süresi (m.53/3) çok kısadır ve yabancı Türkiye’deyse öncelik bu süredir. Uygulamada iki işlemin aynı dava dilekçesinde birlikte dava konusu yapıldığı görülmektedir; bu durumda en kısa süre esas alınarak hareket edilmelidir. Sınır dışı edildikten sonra ise yasağa karşı genel hükümlere göre başvuru ve dava yolu açık kalır.

Kaldırma Süreci: Adım Adım

Aşağıdaki beş adım, yurt içinde veya yurt dışında bulunan bir yabancının izleyebileceği genel akışı gösterir. Adımların sırası dosyaya göre değişebilir; özellikle dava süresinin işlemeye başlamış olduğu durumlarda idari başvuru ve dava hazırlığı eş zamanlı yürütülür.

  1. Kaydın tespitiYasağın varlığı, tarihi, süresi ve karar mercii öğrenilir.
  2. Gerekçenin incelenmesiYasağın ihlal, sınır dışı veya güvenlik kaynaklı olup olmadığı belirlenir.
  3. Belgelerin toplanmasıÖdeme, aile bağı ve Türkiye ile bağ belgeleri hazırlanır.
  4. İdari başvuruBaşkanlığa m.9/6 uyarınca kaldırma veya giriş izni talebi yapılır.
  5. İptal davasıRet veya cevapsızlıkta 60 gün içinde idare mahkemesine başvurulur.

Uygulamada en sık yapılan hata, idari başvuruyu yapıp cevap beklerken dava süresini kaçırmaktır. İYUK m.11 uyarınca süresi içinde yapılan başvuru süreyi durdurur; ancak durdurulan süre, cevabın tebliğinden veya zımni ret tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle başvuru tarihi ve cevap tarihi mutlaka kayıt altında tutulmalıdır.

Yurt Dışından Vekâletname ile Süreç

Yasaklı kişi, tanımı gereği Türkiye’ye gelemediği için süreç çoğu zaman yurt dışından yürütülür. Sorgulama, kaldırma başvurusu ve iptal davası, yabancının bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda veya o ülke noterinde düzenlenen vekâletname ile avukat aracılığıyla takip edilebilir. Yabancı noterde düzenlenen vekâletname için apostil şerhi ve Türkçeye yeminli tercüme gerekebilir. Vekâletnamede idari başvuru, dava açma ve feragat gibi yetkilerin açıkça yazılması, sonradan yeni bir vekâletname gereksinimini önler.

İstanbul’da yakını bulunmayan yabancılar için bu yöntem, Türkiye’ye gelmeden sürecin yürütülmesini mümkün kılar. Duruşma gerekmeyen dosyalarda yabancının kişisel katılımına genellikle ihtiyaç duyulmaz. İdari yargılama yazılı bir usul olduğundan, belgelerin eksiksiz ve zamanında sunulması, dosyanın seyri bakımından en belirleyici unsurdur.

Yaygın Yanlış Bilgiler ve Aracı Vaatleri

  • “Her yasak beş yıldır.” Yanlış. Beş yıl kanuni üst sınırdır; ciddi tehditte artırım mümkündür, ihlal kaynaklı yasaklarda ise daha kısa süreler uygulanabilir.
  • “Cezayı öderseniz yasak kendiliğinden kalkar.” Her zaman değil. Ödeme, ön izin kaydında ve m.9/4 değerlendirmesinde etkilidir; kamu güvenliği gerekçeli yasakları kaldırmaz.
  • “Kod listesine bakarak yasağın ne olduğunu anlarsınız.” Kodlar kanunda yer almaz ve değişebilir; belirleyici olan kararın kendisidir.
  • “Başka pasaportla girerseniz sorun olmaz.” Yanlış ve risklidir. Biyometrik kayıtlar nedeniyle tespit hâlinde yeni bir sınır dışı ve daha ağır sonuçlar doğabilir.
  • “Belli bir ücret karşılığında yasak kesin olarak kaldırılır.” Hukuken böyle bir yol yoktur. Kaldırma, Başkanlığın takdirine veya mahkeme kararına bağlıdır; “yüzde yüz sonuç” ya da “şu kadar günde kaldırma” vaatlerinin hukuki bir karşılığı bulunmaz.

Yasağın kalkmasından sonra Türkiye’ye dönüş de ayrı bir planlama gerektirir. Uzun süre kalmak isteyen yabancının, girişten sonraki ilk yasal kalış süresi içinde uygun ikamet türüne başvurması gerekir; örneğin kısa dönem ikamet izni türleri ve şartları bu aşamada değerlendirilebilir. Önceki ihlal kaydının yeni ikamet başvurusunda dikkate alınabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Neden Yabancılar Hukuku Avukatıyla Çalışılır?

Bu başvurularda ve davalarda avukatla temsil zorunlu değildir; yabancı veya kanuni temsilcisi başvuruyu ve davayı kendisi de yürütebilir. Bununla birlikte bu alanda süreler kısa, karar mercileri farklı ve idari uygulama sık değişkendir. Kişinin Türkçe bilmemesi, yurt dışında bulunması ve kararın kendisine tebliğ edilmemiş olması, sürelerin kaçırılma riskini artırır. Bu nedenle bazı kişiler süreci vekil aracılığıyla takip etmeyi tercih eder.

Vekil, kararın dayanağının öğrenilmesi, belgelerin tercüme ve onay işlemlerinin düzenlenmesi, sürelerin hesaplanması ve yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilmesi gibi usul işlerini yürütür. Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak serbestçe kararlaştırılır. Hiçbir vekil, idarenin takdirine veya mahkemenin kararına bağlı bir sonucu önceden taahhüt edemez.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye’ye giriş yasağı kaç yıl olur?

Giriş yasağı YUKK m.9/3 uyarınca en fazla beş yıldır. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit varsa Göç İdaresi Başkanlığı bu süreyi en fazla on yıl daha artırabilir. Vize ihlalinde ihlal süresine göre uygulanan kısa kademeler kanunda değil, idari düzenlemede yer alır ve işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Giriş yasağı olup olmadığı nasıl öğrenilir?

Yabancıların yasak kaydını ayrıntılı görebildiği genel bir çevrim içi sorgulama ekranı kanunda öngörülmemiştir. Uygulamada kayıt, İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne veya Göç İdaresi Başkanlığı’na yazılı başvuruyla, vekâletname verilen avukat aracılığıyla ya da konsolosluk vize işlemleri sırasında öğrenilir. Kanallar değişebildiğinden teyit edilmelidir.

Giriş yasağı nasıl kaldırılır?

Giriş yasağı, YUKK m.9/6 uyarınca Göç İdaresi Başkanlığı’na yapılacak kaldırma başvurusuyla veya idare mahkemesinde açılacak iptal davasıyla kaldırılabilir. İdari başvuru takdire bağlıdır; ret veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde 60 gün içinde dava açılabilir. Borç kaynaklı ön izin kayıtları ödemeyle kaldırılabilir.

Giriş yasağına karşı dava açma süresi kaç gündür?

Giriş yasağına karşı dava açma süresi İYUK m.7 uyarınca 60 gündür. Süre, kararın tebliğinden; tebliğ yapılmamışsa yerleşik içtihada göre işlemin öğrenildiği tarihten başlar. Aynı anda sınır dışı kararı da verilmişse, o karara karşı süre YUKK m.53/3 uyarınca yalnızca 7 gündür.

Giriş yasağı davası hangi mahkemede açılır?

Giriş yasağı davası idare mahkemesinde açılır. İYUK m.32 uyarınca yetkili mahkeme, kural olarak işlemi tesis eden makamın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Başkanlıkça verilen yasakta davalı İçişleri Bakanlığı (Göç İdaresi Başkanlığı), valilikçe verilen yasakta ise ilgili valiliktir. Yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi zaman kaybını önler.

Ç kodlu giriş yasağı ne demek?

Ç kodlu giriş yasağı, uygulamada “Ç” harfiyle başlayan ve genellikle ihlal veya sınır dışı işlemi sonrasında sisteme işlenen kayıtlar için kullanılan bir ifadedir. Bu kodlar kanunda düzenlenmemiştir, resmî bir listesi yayımlanmamıştır ve kapsamları değişebilir. Hukuken belirleyici olan, kodun arkasındaki idari karardır.

Vize ihlali giriş yasağı nasıl kaldırılır?

Vize ihlali kaynaklı yasakta önce idari para cezasının ödendiği belgelenir, ardından Başkanlığa kaldırma başvurusu yapılır veya 60 gün içinde dava açılır. İhlali tespit edilmeden önce çıkmak için valiliğe başvuran ve cezasını ödeyen yabancı hakkında YUKK m.9/4 uyarınca yasak kararı alınmayabilir; bu takdire bağlıdır.

Giriş yasağı varken Türkiye’ye gelinebilir mi?

Kural olarak gelinemez; girişi yasak olan yabancının girişi sınırda reddedilir (YUKK m.7). Ancak m.9/6 uyarınca Başkanlık, yasak saklı kalmak kaydıyla belirli süreli giriş izni verebilir. Bu izin; duruşma, tedavi veya ağır hasta yakını ziyareti gibi somut gerekçelerle konsolosluk vize başvurusu üzerinden talep edilir.

Giriş yasağı süresi dolunca kendiliğinden kalkar mı?

Yasak süresi dolduğunda yasağın hukuki etkisi sona erer; ancak kaydın sistemden kendiliğinden düşüp düşmediği ayrıca kontrol edilmelidir. Özellikle ödenmemiş bir idari para cezası nedeniyle ayrı bir ön izin kaydı varsa, yasak süresi bitse bile girişte sorun yaşanabilir. Seyahatten önce kaydın sorulması önerilir.

Deport ile giriş yasağı aynı şey mi?

Hayır. Sınır dışı (deport) kararı yabancının Türkiye’den çıkarılmasına ilişkindir; giriş yasağı ise tekrar girişini belirli süre engeller. Sınır dışı edilen yabancı hakkında YUKK m.9/2 uyarınca yasak da verilir. İki işleme karşı dava süreleri farklıdır: sınır dışında 7 gün, yasakta 60 gün.

Schengen giriş yasağı Türkiye’ye girişi etkiler mi?

Hayır, doğrudan etkilemez. Türkiye Schengen alanında yer almaz; Schengen Bilgi Sistemi’ne işlenen yasaklar yalnızca Schengen ülkelerine girişi engeller. Aynı şekilde Türkiye’nin verdiği yasak da Schengen’e girişi kendiliğinden engellemez. Schengen kaydı, kaydı koyan ülkenin yetkili makamına veya veri koruma otoritesine başvurularak sorgulanır; Türkiye’deki başvuru bu kaydı kaldırmaz.

Giriş yasağı davası ne kadar sürer?

Giriş yasağının iptali davası için kanunda belirli bir karar süresi öngörülmemiştir. Süre, mahkemenin iş yüküne, idareden istenen belgelere ve dosyanın niteliğine göre değişir. Acil durumlarda dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenebilir; mahkeme bu talebi İYUK m.27’deki iki şartı birlikte ararak değerlendirir.

Yurt dışındayken giriş yasağına itiraz edilebilir mi?

Evet. Kaldırma başvurusu ve iptal davası, Türk konsolosluğunda veya bulunulan ülke noterinde düzenlenen vekâletname ile avukat aracılığıyla yürütülebilir. Yabancı noter vekâletnamelerinde apostil şerhi ve yeminli tercüme gerekebilir. İdari yargılama yazılı yürüdüğü için kişinin Türkiye’ye gelmesi genellikle gerekmez; belgelerin eksiksiz ve süresinde sunulması belirleyicidir.

Giriş yasağı kaldırılınca vize veya ikamet izni alınabilir mi?

Yasak kaldırıldıktan sonra yabancı, genel şartlara göre vize ve ikamet izni başvurusunda bulunabilir. Ancak idare, önceki ihlal ve sınır dışı kayıtlarını yeni başvurunun değerlendirmesinde dikkate alabilir. Bu nedenle dönüşten önce hangi ikamet türüne başvurulacağı, gerekli belgeler ve başvuru süresi planlanmalıdır.

Nişantaşı / Şişli Ofis ve Konum

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu, İstanbul Şişli’de Nişantaşı bölgesinde, Halaskargazi Caddesi üzerindeki Lotus Nişantaşı binasında yer almaktadır. Yurt dışında bulunan yabancılar ve İstanbul’da yakını olmayan kişiler için görüşmeler, dosyanın niteliğine göre çevrim içi olarak da yapılabilmektedir.

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu
Halaskargazi Cad. No:38-66 E/215 Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Tel: 0553 774 30 80 · 0212 401 58 63

Yasak kaydınızın dayanağı, süresi ve başvuru yolları hakkında bilgi almak için iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.

İletişim Bilgileri

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir