Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu (TCK 116)
Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu (TCK 116): Cezası, Unsurları ve Nitelikli Hâlleri
Hızlı cevap
Konut dokunulmazlığını ihlal, bir kimsenin konutuna veya konut eklentisine rızasına aykırı olarak girmek ya da rıza ile girdikten sonra oradan çıkmamaktır. TCK 116/1 uyarınca ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir ve suç şikâyete bağlıdır. Fiil cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenirse TCK 116/4 uyarınca ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapse yükselir ve bu hâlde şikâyet aranmaz. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
İçindekiler
- Konut dokunulmazlığını ihlal suçu nedir? (TCK 116)
- Anayasal temel ve korunan hukuki değer
- Ceza hukukunda konut nedir?
- Konut eklentisi nedir?
- Konut sayılmayan yerler
- İşyeri dokunulmazlığının ihlali (TCK 116/2)
- Suçun unsurları: girmek, çıkmamak, rıza ve kast
- Rıza açıklamaya yetkili kişiler
- Ortak kullanım ve aile bireylerinin rızası (TCK 116/3)
- Fail ve mağdur
- Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun cezası
- Nitelikli hâller: TCK 116/4 ve TCK 119
- Hukuka uygunluk hâlleri: arama, icra ve zorunluluk
- Teşebbüs, iştirak ve içtima
- Sık karşılaşılan durumlar: eski eş, kiracı, ev sahibi, misafir
- Şikâyet, zamanaşımı, uzlaştırma ve görevli mahkeme
- Soruşturma ve kovuşturma süreci: 5 adım
- Deliller ve beraat kararı verilebilen hâller
- HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme
- Mağdurun hakları ve başvuru yolları
- Şüpheli ve sanığın hakları
- Yargıtay uygulamasında öne çıkan ölçütler
- Sıkça sorulan sorular
- Ceza yargılamasında müdafi ile temsil
- Şişli-Nişantaşı konumu ve iletişim
Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu Nedir? (TCK 116)
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu, bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girmek ya da rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamaktır. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde TCK madde 116‘da düzenlenmiştir. Halk arasında aynı fiil haneye tecavüz, ev basma veya izinsiz eve girme olarak da anılır; hukuki karşılığı TCK 116’daki tek suç tipidir.
Madde, konutun yanında işyerlerini ve eklentilerini de koruma altına almıştır. Mülga 765 sayılı Ceza Kanunu döneminde işyerleri madde metninde sayılmadığından, avukatlık bürosu veya muayenehane gibi yerlere yapılan tecavüzler başka bir suça vücut vermedikçe cezalandırılamıyordu. 5237 sayılı Kanun bu boşluğu kapatmış, ayrıca kamu görevlisi tarafından işlenen hâli ayrı bir suç tipi olarak değil, TCK 119’daki ortak hüküm içinde nitelikli hâl olarak düzenlemiştir.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Teyit uyarısı: Kanun metni değişebildiğinden maddenin güncel hâli, işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden teyit edilmelidir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları 5328 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup, TCK 7 uyarınca fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan metin esas alınır.
TCK 116/1 ne demek?
TCK 116/1, suçun temel şeklini düzenler. Bu fıkra bakımından üç unsur birlikte aranır: fiilin bir konut veya konut eklentisi üzerinde gerçekleşmesi, hak sahibinin rızasına aykırılık ve failin girmek ya da çıkmamak hareketlerinden birini yapması. Fıkra, suçun takibini mağdurun şikâyetine bağlamıştır.
Aramalarda sık kullanılan “tck 116 1” ve “tck 116 madde” ifadeleri bu temel hükmü işaret eder. Fiilin cebir, tehdit veya gece vakti unsurunu taşıması hâlinde ise değerlendirme dördüncü fıkraya kayar ve hem ceza hem takip usulü değişir.
Anayasal Temel ve Korunan Hukuki Değer
Konut dokunulmazlığı, ilk kuşak temel haklardandır ve Anayasa’nın 21. maddesinde “Kimsenin konutuna dokunulamaz” biçiminde güvenceye alınmıştır. Anayasa, bu dokunulmazlığın ancak millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerine bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle sınırlanabileceğini düzenler.
Hak, uluslararası belgelerde de karşılık bulur: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 12, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8 ve Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme m. 17, kişinin konutuna keyfî ya da hukuka aykırı müdahaleyi yasaklar. Türkiye, AİHS’i 1954’te onaylamış, 1987’de bireysel başvuru hakkını tanımıştır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun korunan hukuki değeri öğretide tartışmalıdır. Bir görüş, korunanın mülkiyet veya zilyetlik olduğunu ileri sürerken; bugün hâkim olan görüş, korunanın kişi hürriyeti — kişinin konutunda huzur ve güven duygusuyla, dilediği gibi yaşama özgürlüğü — olduğudur. Kanun koyucu da suçu “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümüne yerleştirerek bu tercihi ortaya koymuştur. Bu tercih pratik bir sonuç doğurur: korunan mülkiyet olmadığından, malik bile kendi taşınmazına ilişkin bu suçun faili olabilir.
Ceza Hukukunda Konut Nedir?
Konut, ceza hukuku anlamında “bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her yer” olarak tanımlanır. Ne 5237 sayılı TCK ne de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu konut kavramını tanımlamıştır; Medeni Kanun’un yerleşim yeri (ikametgâh) tanımı ise ceza hukuku bakımından dar kalır. Zira Medeni Kanun anlamındaki yerleşim yeri “fiilen orada oturma” ve “sürekli kalma niyeti” ölçütlerine dayanır; ceza hukukunda ise geçici barınma yerleri de korunur.
Bu geniş yorum sayesinde otel ve han odaları, yazlıklar, birkaç haftalığına kamp amacıyla kurulmuş çadır ve hatta karavan konut sayılabilir. Bir yerin konut sayılabilmesi için üç ölçüt birlikte değerlendirilir:
- Tahsis iradesi: Yerin, kişi tarafından barınma amacıyla tahsis edilmiş olması gerekir. Bu iradenin dışarıdan anlaşılabilir olması, yerin dış âlemden ayrıldığının belli olması yeterlidir; yüksek duvar veya güçlü engel aranmaz.
- Tahsisin devamı: Tahsis iradesi devam etmelidir. İnşaatı bitmiş ancak henüz taşınılmamış ya da kiracısı çıkmış boş yerler, tahsis iradesi bulunmadığından konut sayılmaz. Buna karşılık suç anında konutta kimsenin bulunmaması suçun oluşmasına engel değildir.
- Tahsisin meşruluğu: Konut sakininin orada hukuka uygun biçimde oturma hakkı bulunmalıdır. Boş bir yeri işgal eden kişi, asıl hak sahibine karşı konut dokunulmazlığından yararlanamaz; ancak üçüncü kişilere karşı korunup korunmayacağı öğretide tartışmalıdır.
Yerleşik uygulamada, oturmaya hazır hâle getirilmiş yerler konut kabul edilirken, yalnızca eşya muhafaza edilen ve fiilen oturulmayan yerler konut sayılmamaktadır. Bu ayrım, aynı fiilin konut dokunulmazlığını ihlal suçu mu yoksa yalnızca hırsızlık ya da mala zarar verme suçu mu oluşturacağını doğrudan etkiler.
Konut Eklentisi Nedir?
Kanun, konutun yanında konut eklentisini de korumuştur ancak eklenti kavramını tanımlamamıştır. Öğreti ve yerleşik uygulamada eklenti, “konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek, konuta bağlı veya pek yakın yapı yahut yerler” olarak tanımlanır.
Bir yerin eklenti sayılması için konuta bitişik olması şart değildir; konutun huzur ve sükununu bozacak yakınlıkta olması yeterlidir. Buna karşılık eklentinin bağımsız bir yapı niteliği taşımaması gerekir. Uygulamada eklenti olarak kabul edilen yerlere örnek olarak avlu, ahır, samanlık, kömürlük, odunluk, balkon, taraça, evin bahçesi ve bahçe içindeki müştemilat, evin ambarı, evin garajı, apartman merdiveni, apartman boşluğu ve apartman asansörü önü gösterilebilir.
| Yer | Nitelik | Değerlendirmede aranan |
|---|---|---|
| Daire, müstakil ev, yazlık | Konut | Barınma amacıyla tahsis ve tahsisin devamı |
| Otel odası, han odası, pansiyon odası | Konut | Geçici de olsa barınmaya ayrılmış olması |
| Çadır, karavan, yazlık baraka | Konut | Fiilen barınma amacıyla kullanılması |
| Bahçe, avlu, garaj, kömürlük, balkon | Konut eklentisi | Konuta bağlı veya pek yakın olması, bağımsız yapı olmaması |
| Apartman merdiveni, asansör önü, apartman boşluğu | Eklenti | Ortak kullanım alanı olsa da konuta bağlılık |
| Avukatlık bürosu, muayenehane, atölye, fabrika | İşyeri | Herkesin dilediğince giremeyeceği yer olması |
| Mağaza, kafe, sinema (açık olduğu saatlerde) | Korunmayan yer | Açık rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olması |
| Araba, otobüs, uçak (salt ulaşım işlevi) | Konut değil | Kişisel kullanıma ve barınmaya ayrılmamış olması |
Konut Sayılmayan Yerler
Konut dokunulmazlığını ihlal bakımından her kapalı yer konut değildir. Salt ulaşım işlevi gören araç, otobüs ve uçak gibi yerler kişisel kullanıma tahsis edilmediğinden konut sayılmaz. Bununla birlikte kişi aracını barınma ihtiyacını karşılamak için kullanıyorsa, öğretide o aracın da konut sayılması gerektiği kabul edilir.
Umuma açık yerler bakımından ölçüt zaman dilimidir: bu yerler yalnızca umuma açık oldukları saatlerde konut ya da korunan işyeri sayılmaz. Kapanış saatinden sonra veya açılış saatinden önce girilmesi, rızaya aykırılık koşuluyla suçun oluşmasına yol açabilir. Resmî daireler ise TCK 116 kapsamında ayrı bir hükümle korunmuş değildir; bu yerlere ilişkin fiiller çoğunlukla başka suç tipleri çerçevesinde değerlendirilir.
Cezaevi ve tutukevi gibi, kamu hukuku gereği zorunlu ikamete tabi tutulan yerler de konut sayılmaz. Kanun konut dokunulmazlığını bireysel özgürlüğün yansıması olarak koruduğundan, hürriyetin kısıtlandığı yerlerde bu korumanın dayanağı ortadan kalkar. Aynı gerekçeyle kışla gibi girişleri bir amir iznine tabi yerler de kural olarak madde kapsamı dışında kalır.
İşyeri Dokunulmazlığının İhlali (TCK 116/2)
TCK 116/2, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun koruma alanını işyerlerine de genişletir; ancak koruma tüm işyerleri bakımından geçerli değildir. Fıkra, korumayı “açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan” işyerleri ve eklentileriyle sınırlamıştır. Yani halka açık yerler, açık oldukları sürece bu korumadan yararlanmaz.
Sinema, tiyatro, kafe, restoran, market ve alışveriş merkezi gibi yerler herkesin girebileceği yerlerdir; bu yerlere mesai saatleri içinde girmek işyeri dokunulmazlığını ihlal etmez. Buna karşılık avukatlık bürosu, özel muayenehane, mali müşavir ofisi, fabrika ve atölye gibi herkesin dilediğince giremeyeceği yerler koruma altındadır. İşyeri eklentileri de aynı korumadan yararlanır; işyerine uzak, yakın veya etrafı çevrili olsun ya da olmasın, eklenti özelliği dıştan belirlenebilir kılınmışsa işyerinin eklentisi sayılır.
İşyeri bakımından ceza konuta göre daha hafiftir: 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası. Kanun koyucu burada seçimlik yaptırım öngörerek, konut ve eklentisine tanıdığı korumayı işyerine göre daha ağır tutmuştur. İşyerinin bir bölümünün fiilen konut olarak kullanılması hâlinde ise o bölüm bakımından konut hükümleri uygulanır.
Suçun Unsurları: Girmek, Çıkmamak, Rıza ve Kast
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurları, maddi unsur (hareket), rıza unsuru, hukuka aykırılık ve manevi unsur (kast) başlıklarında incelenir. Bu unsurlardan biri gerçekleşmediğinde suç oluşmaz.
Girmek
Konut dokunulmazlığını ihlal, seçimlik hareketli bir suçtur: girmek veya çıkmamak hareketlerinden birinin yapılması yeterlidir. Girmek, hak sahibinin konutuna girilmesini istememesine rağmen, onun iradesine aykırı olarak konuta yahut eklentisine girmektir. Girme fiilinin tamamlanmış sayılması için failin tüm vücuduyla konut veya eklentiye girmiş olması aranır.
Bu nedenle failin yalnızca elini pencereden içeri sokması, kapı aralığına ayağını sıkıştırması ya da boşluktan kafasını uzatması gibi hâllerde fiil tamamlanmamış sayılır ve koşulları varsa teşebbüs hükümleri gündeme gelir. Konuta nereden ve nasıl girildiğinin önemi yoktur; girmek için zor kullanılması da suçun kurucu unsuru değildir, yalnızca nitelikli hâl bakımından değerlendirilir.
Çıkmamak
Çıkmamak, konuta veya eklentisine hak sahibinin rızasıyla girildikten sonra, hak sahibinin çıkılması yönündeki irade beyanına rağmen bu beyana aykırı olarak orada kalmaktır. Girme eylemi icrai nitelik taşırken çıkmama hâli ihmali bir görünüme bürünür; buna rağmen kanun her iki hareketi de aynı yaptırıma bağlamıştır.
Çıkmama hâlinin ne kadar sürmesi gerektiği kanunda gösterilmemiştir. Suçun oluşması için hukuka aykırı durumun belli bir süre devam etmesi aranır. Failin konutta bir süre kalmasının zorunlu olduğu hâllerde — eşyalarını toplamak, giyinmek gibi — çıkmama unsurunun oluşmadığı kabul edilir.
Rıza unsuru
Rıza, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda hukuka uygunluk sebebi değil, doğrudan suç tipinin maddi unsurlarındandır. Bu nedenle geçerli rızanın bulunduğu hâllerde tipiklik gerçekleşmez ve suç en baştan oluşmaz. “Rızasına aykırı olarak” ifadesi, konuta izinsiz girmek anlamına gelmez; günlük hayatta konuta girmek için her defasında izin alınması beklenmediğinden, bu kavram failin hak sahibinin kendisine izin vermeyeceğini tasavvur etmesi anlamına gelir.
Kişinin konuta girilmemesi yönündeki iradesi net biçimde ortaya konulmalıdır; bu irade açık ya da örtülü olabilir. Hak sahibinin iradesi hile ile elde edilmiş olmadıkça, rızayı hangi amaçla açıkladığının önemi bulunmaz. Mülga 765 sayılı TCK’da yer alan “hile ile veya gizlice” ifadeleri 5237 sayılı Kanun’a alınmamıştır; çünkü bu ifadeler zaten rızanın bulunmadığı anlamına geldiğinden tekrardan kaçınılmıştır.
Manevi unsur: kast
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi cezalandırılmaz. Failin belirli bir amaçla hareket etmesi aranmaz, genel kast yeterlidir. Bir kimse hak sahibinin rızasının olmadığını tasavvur etmesine rağmen konuta girer yahut rıza ile girdikten sonra çıkmazsa manevi unsur gerçekleşmiş sayılır; bu nedenle suç olası kastla da işlenebilir.
Buna karşılık hata hâlinde durum değişir. Fail, konutun veya eklentinin başkasına ait olduğu ya da rızanın bulunmadığı konusunda yanılmışsa, taksir derecesinde kusuru bulunsa dahi konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşmaz (TCK 30). Kimliğinin karıştırılması sonucu rıza verilen hâllerde de aynı sonuç doğar.
Rıza Açıklamaya Yetkili Kişiler
Kanun, rıza açıklamaya yetkili kişileri “kendisini oradan çıkartmak hakkına haiz olan kimse” ölçütüyle belirlemiştir. Korunan değer mülkiyet değil ferdi hürriyet ve huzur olduğundan, rıza açıklamaya yetkili olan konutta fiilen oturan kişidir; malik olup olmaması belirleyici değildir.
Konutta tek kişinin oturması hâlinde yetki sorunu doğmaz. Birden fazla kişinin oturduğu konutlarda ise rıza beyanında bulunacak kişinin tespiti önem taşır ve bu noktada TCK 116/3 devreye girer. Bir meskenin farklı odalarının, o meskenin sahibi tarafından aile bireylerinden birden fazla kimseye konut olarak tahsis edilmesi hâlinde ise her oda, o odayı kullananlar bakımından ayrı bir konut sayılır: ortak alanlara girme bakımından her sakinin rızası yeterli olurken, bir kişinin münhasır kullanımındaki odaya girme bakımından yalnızca o kişinin rızası aranır.
Ortak Kullanım ve Aile Bireylerinin Rızası (TCK 116/3)
Üçüncü fıkra, günümüzde sık rastlanan bir durumu — konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılmasını — açıkça düzenlemiştir. Buna göre evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da ortak kullanan kişilerden birinin rızası varsa yukarıdaki fıkralar uygulanmaz. Ancak hükmün uygulanabilmesi için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
Bu düzenleme sayesinde, konutta yaşayanlardan birinin gösterdiği rıza kural olarak suçun oluşmasını engeller. Örneğin eşlerden birinin karşı çıkmasına rağmen diğerinin akrabalarını eve kabul etme hakkı bulunur. Aile yanına misafir olarak gelen kişinin konuta girmesine rıza gösteren hizmetçi bakımından ise bu yetki söz konusu olmaz; hizmetçi, o yer kendisi bakımından da konut sayıldığından ancak kendi kullanımına ilişkin alanlarda rıza açıklayabilir.
Meşru amaç şartı: Rıza açıklaması meşru bir amaca yönelik değilse üçüncü fıkra uygulanmaz ve suç oluşur. Öğretide ve yerleşik uygulamada, eşlerden birinin diğerini aldatmak amacıyla üçüncü kişiyi konuta alması bu kapsamda değerlendirilir; evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğü bulunduğundan aldatılan eşin bu yönde bir rızasının varlığı düşünülemez. Aynı ölçüt, ortak kullanılan işyerlerinde de geçerlidir.
Fail ve Mağdur
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu özgü suç değildir; fail herkes olabilir. Failin kamu görevlisi olması suç tipini değiştirmez, yalnızca TCK 119/1-e kapsamında nitelikli hâl oluşturur. Korunan değer mülkiyet olmadığından, kiraya verilen evin maliki de kiracı aleyhine bu suçu işleyebilir.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda mağdur, konutta veya işyerinde oturan ya da orayı kullanan kişidir. Aile fertleri aynı konutta birlikte yaşıyorsa, kanun konutu bir bütün olarak ve aynı yerde yaşayan bütün fertler bakımından koruduğundan, birbirlerine karşı bu suçu işlemeleri kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık aile bireyi olmakla birlikte aynı konutu paylaşmayan kişiler bu suçun faili olabilir; ancak bunun için konut sahibinin, konutuna girilmesine rıza göstermediğini açıkça belirtmiş olması aranır, zira örf ve âdet gereği aile bireylerinin birbirlerinin konutuna girmesi olağan kabul edilir.
Eşler bakımından ölçüt evlilik birliğinin fiilen devam edip etmediğidir. Evlilik birliği devam ediyorsa ve eşler aynı konutu paylaşıyorsa birbirlerine karşı bu suçun faili olmazlar. Hâkim tarafından ayrılık kararı verilmiş, birlikte yaşamaya ara verilmiş yahut eşler fiilen ayrı konutlarda yaşıyorsa, eşlerden birinin diğerinin konutuna rızası hilafına girmesi konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur.
Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçunun Cezası
Konut dokunulmazlığı ihlal ceza aralıkları, fiilin hangi fıkra kapsamında kaldığına göre değişir. Temel hâlde ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir (TCK 116/1). İşyeri ve eklentileri bakımından ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK 116/2). Fiil cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmişse ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapse yükselir (TCK 116/4).
TCK 119’da sayılan nitelikli hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda ise verilecek ceza bir kat artırılır. Aşağıdaki tablo, kanun metninden doğan teorik alt ve üst sınırları gösterir.
| Hâl | Dayanak | Yaptırım (alt-üst sınır) |
|---|---|---|
| Konut veya konut eklentisi — temel hâl | TCK 116/1 | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
| İşyeri veya işyeri eklentisi | TCK 116/2 | 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Cebir veya tehdit kullanılması | TCK 116/4 | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| Gece vakti işlenmesi | TCK 116/4 | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| Temel hâl + TCK 119 nitelikli hâli | TCK 116/1 ve 119/1 | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| İşyeri + TCK 119 nitelikli hâli | TCK 116/2 ve 119/1 | 1 yıldan 2 yıla kadar hapis veya artırılmış adli para cezası |
| Cebir, tehdit veya gece vakti + TCK 119 nitelikli hâli | TCK 116/4 ve 119/1 | 2 yıldan 6 yıla kadar hapis |
| Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli | TCK 119/2 | Ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır |
Önemli: Tablodaki değerler kanun metninden doğan teorik sınırlardır. Somut olayda hangi cezaya hükmedileceği, TCK 61’deki ölçütler (fiilin işleniş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu) çerçevesinde mahkemenin takdirindedir; kesin bir ceza tahmini yapılamaz. Artırım ve indirim nedenleri TCK 61/5’teki sıraya göre uygulanır.
Nitelikli Hâller: TCK 116/4 ve TCK 119
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda cezayı artıran hâller iki ayrı hükümde düzenlenmiştir: maddenin kendi dördüncü fıkrasında ve hürriyete karşı bazı suçlara ilişkin ortak hüküm niteliğindeki TCK 119’da.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Cebir veya tehdit kullanılması (TCK 116/4)
Cebir, maddi zor kullanmayı; tehdit ise kişiye ileride gerçekleştirilecek bir saldırı veya kötülüğün bildirilerek korkutulması ve böylece huzurun bozulmasının hedeflenmesini ifade eder. Maddenin gerekçesinde, bu fıkra bakımından söz konusu olan cebrin kasten yaralamanın TCK 86/2’de düzenlenen “basit tıbbi müdahale” sınırını geçmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Bunun sonucu şudur: cebir bu sınırın ötesine geçtiğinde, yani kasten yaralamanın temel şekli veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleştiğinde, faile ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verilir. Kasten yaralamanın ayrıca cezalandırılmadığı bir yorum, eylemin haksızlık içeriğini tam olarak karşılamayacaktır. Bu konudaki ayrıntılar için kasten yaralama suçu ve cezası başlığı incelenebilir.
Cebrin kişiye yöneltilmesi gerekir; eşyaya yönelen zor kullanma bu fıkra kapsamında değerlendirilmez. Kapının veya kilidin kırılması suretiyle konuta girilmesi hâlinde fiil, cebir nitelikli hâli değil, koşulları varsa ayrıca mala zarar verme suçunu (TCK 151) gündeme getirir.
Gece vakti işlenmesi (TCK 116/4)
Gece vakti kavramı TCK 6/1-e’de tanımlanmıştır: güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi. Fiilin bu zaman diliminde işlenmesi, hem failin fark edilmesini güçleştirdiği hem de konutun huzur ve sükununu daha fazla bozduğu için ağırlaştırıcı neden sayılmıştır.
Uygulamada belirleyici olan, girişin veya kalmanın hangi zaman dilimine denk geldiğidir. Konuta gündüz girildikten sonra gece vaktine kadar çıkılmaması hâlinde, suç konuttan çıkmayla tamamlanacağından nitelikli hâlin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Gece vaktinin başlangıç ve bitiş saatleri, olay tarihine ve yerine göre resmî verilerle belirlenir; dosyalarda bu husus çoğunlukla güneşin doğuş ve batış çizelgesi getirtilerek saptanır.
Silahla işlenmesi (TCK 119/1-a)
Silah, konut dokunulmazlığını ihlal fiilinin işlenmesini kolaylaştırdığı ve mağdurun direncini kırdığı için ağırlaştırıcı neden sayılmıştır. TCK 6/1-f silah kavramını geniş tanımlar: ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aletler ile fiilen saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler bu kapsamdadır.
Silahın gerçek olması şart değildir. Ancak yalnızca failin üstünde bulunması bu nitelikli hâl için yeterli değildir; silahın fiilin işlenmesi sırasında kullanılmış olması aranır. Vücut kısımları silah sayılmaz.
Tanınmayacak hâle koyma, imzasız mektup ve özel işaretler (TCK 119/1-b)
Failin maske takması, makyaj yapması, takma sakal veya bıyık kullanması yahut kılık değiştirmesi gibi yöntemlerle kendisini tanınmayacak hâle sokması bu bent kapsamındadır. Mağdurun, alınan bu tedbire rağmen faili tanımış olması ağırlaştırıcı nedenin uygulanmasını engellemez.
Aynı bentte düzenlenen imzasız mektup ve özel işaretler, failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerinde baskı kurmasını hedefleyen yöntemleri kapsar. Bu yöntemler, mağdurun kendisini savunma ve failin tespit edilmesi olanağını azalttığı için cezayı ağırlaştırır.
Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (TCK 119/1-c)
Bu bendin öngörülme nedeni, mağdurun korunma olanağının azalması ve fiilin işlenmesindeki kolaylıktır. Bent metninde “birden fazla kişi” denildiğinden en az iki kişinin müşterek fail sıfatıyla birlikte hareket etmesi gerekir (TCK 37).
Kişilerin daha önceden anlaşmış olmaları gerekmez; faillerde iştirak iradesinin bulunması ve eylemin işlendiği zaman birlikte hareket etmeleri yeterlidir. Buna karşılık iki kişiden birinin yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katkıda bulunması hâlinde bu nitelikli hâl uygulanmaz.
Suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılması (TCK 119/1-d)
Bu bentte örgütün gizli olması şart olmadığı gibi failin örgüt üyesi olması da gerekmez. Hatta örgütün gerçekten var olması dahi şart değildir; önemli olan, ilgili örgütün oluşturduğu korkutucu etkiden yararlanılarak suçun daha kolay işlenmiş olmasıdır.
Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması (TCK 119/1-e)
5237 sayılı Kanun, mülga 765 sayılı TCK’dan farklı olarak memur tarafından işlenen konut dokunulmazlığı ihlalini ayrı bir suç tipi olarak düzenlememiş; bu sıfatın kullanılması suretiyle sağlanan nüfuzun kötüye kullanılmasını nitelikli hâl olarak kabul etmiştir. Ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için failin kamu görevlisi olması tek başına yetmez; kamu görevlisi olmanın kendisine sağladığı egemenliği, manevi gücü yani nüfuzu suçun işlenmesinde kullanması gerekir.
Kamu görevlisi olmadığı hâlde kendini öyle tanıtarak suç işleyen kişi ise bu bentten değil, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun basit şeklinden ve ayrıca kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan sorumlu olur. Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisi bakımından ise TCK 120’de ayrı bir suç düzenlenmiştir.
| Nitelikli hâl | Dayanak | Etkisi |
|---|---|---|
| Cebir veya tehdit kullanılması | TCK 116/4 | Ceza 1-3 yıl olarak belirlenir |
| Gece vakti işlenmesi | TCK 116/4 | Ceza 1-3 yıl olarak belirlenir |
| Silahla işlenmesi | TCK 119/1-a | Ceza bir kat artırılır |
| Kendini tanınmayacak hâle koyma, imzasız mektup, özel işaretler | TCK 119/1-b | Ceza bir kat artırılır |
| Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi | TCK 119/1-c | Ceza bir kat artırılır |
| Suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılması | TCK 119/1-d | Ceza bir kat artırılır |
| Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması | TCK 119/1-e | Ceza bir kat artırılır |
| Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri | TCK 119/2 | Ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır |
| İşyeri ve eklentisinde işlenmesi | TCK 116/2 | Cezayı azaltan hâl; seçimlik yaptırım |
| Ortak kullananlardan birinin meşru amaçlı rızası | TCK 116/3 | Suç oluşmaz |
Hukuka Uygunluk Hâlleri: Arama, İcra ve Zorunluluk
Konuta rıza dışında girilen her hâlde konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşmaz. Anayasa m. 21 ve ceza muhakemesi hükümleri, konut dokunulmazlığına belirli koşullarla müdahale edilmesine izin verir. Bu hâllerde fiil hukuka uygun sayıldığından cezalandırma söz konusu olmaz.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca konutta arama, kural olarak hâkim kararı; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. CMK 118 uyarınca konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz; bu yasağın istisnaları suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup firar eden kişinin yahut tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalardır.
| Hâl | Dayanak | Sınırı |
|---|---|---|
| Usulüne uygun konut araması | Anayasa m. 21, CMK 116-119 | Hâkim kararı veya yetkili merciin yazılı emri; kapsamın aşılmaması |
| Gece vakti arama istisnaları | CMK 118/2 | Suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâl, firarinin yakalanması |
| İcra ve tahliye işlemleri | 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu | İcra dairesince ve usulüne uygun biçimde yürütülmesi |
| Kanun hükmünü yerine getirme | TCK 24/1 | Görevin ve yetkinin sınırları içinde kalınması |
| Meşru savunma | TCK 25/1 | Haksız ve devam eden saldırı, orantılılık |
| Zorunluluk hâli | TCK 25/2 | Yangın, sel, tıbbi acil durum gibi ağır ve muhakkak tehlike |
| İlgilinin rızası | TCK 116/1 (tipiklik), TCK 26/2 | Rızanın hile ile elde edilmemiş olması |
| Hakkın kullanılması | TCK 26/1 | Hakkın sınırlarının aşılmaması |
Kolluğun ihbar üzerine veya suçüstü hâlinde konuta girmesi, koşulları gerçekleştiği ölçüde hukuka uygundur. Buna karşılık yetkinin sınırlarının aşılması hâlinde kamu görevlisi bakımından konut dokunulmazlığını ihlal suçu, TCK 119/1-e nitelikli hâli ile birlikte gündeme gelebilir. Cezalandırmanın genel çerçevesi için TCK madde 1 ve ceza kanununun amacı başlığı incelenebilir.
Teşebbüs, İştirak ve İçtima
Teşebbüs
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu, girmek veya çıkmamak hareketlerinden birinin gerçekleştirilmesiyle tamamlanır. Girmek suretiyle işlenmesi hâlinde hareket parçalara bölünebildiğinden teşebbüs mümkündür (TCK 35). Failin elini pencereden içeri sokması, kapı aralığına ayağını sıkıştırması ya da bahçe duvarına tırmanıp henüz içeri girememesi gibi hâllerde fiil teşebbüs aşamasında kalır.
Buna karşılık çıkmamak suretiyle işlenmesi hâlinde, bu durumun ne kadar devam etmesi gerektiği kanunda gösterilmediğinden teşebbüsün mümkün olmadığı yönünde baskın bir görüş bulunmaktadır. Konut dokunulmazlığını ihlal ayrıca kesintisiz (mütemadi) niteliktedir: hukuka aykırı durum devam ettiği sürece suç işlenmeye devam eder.
İştirak
Konut dokunulmazlığını ihlal suçuna iştirakin her türü mümkündür (TCK 37-39). Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse TCK 119/1-c uyarınca nitelikli hâl oluşur. Konutta birlikte yaşayanlar birbirlerine karşı bu suçun faili olamayacaklarından, kural olarak şerik de olamazlar; ancak meşru olmayan bir amaçla, eşlerden birinin azmettirmesiyle konuta giren failin eyleminde bu eş, azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
İçtima ve diğer suçlarla ilişki
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu, çoğu zaman başka bir suçun işlenmesi için araç ya da ilk adım olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle içtima kuralları uygulamada belirleyici önem taşır:
- Hırsızlık: Hırsızlık fiilinin konut veya konut eklentisine girilerek işlenmesi hâlinde, yerleşik uygulamada failin nitelikli hırsızlık suçunun yanında ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da yargılanması gerektiği kabul edilmektedir. Öğretide bunun bileşik suç oluşturduğu ve tek suçtan ceza verilmesi gerektiği yönünde karşı görüş de bulunmaktadır. Suç sayısına ilişkin genel ölçütler için TCK 42 bileşik suç başlığı incelenebilir.
- Kasten yaralama: Cebrin basit tıbbi müdahale sınırını aşması hâlinde ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK 119/2).
- Mala zarar verme: Konuta girmek için kapının, kilidin veya camın kırılması hâlinde ayrıca mala zarar verme suçu (TCK 151) gündeme gelir.
- Tehdit: Tehdit TCK 116/4’te nitelikli hâl sayıldığından, bu kapsamda kalan tehdit bakımından faile ayrıca TCK 106’dan ceza verilmez.
- Zincirleme suç: Aynı konuta, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla girilmesi hâlinde TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri değerlendirilir.
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma: Fiilen konuta girilmediği, yalnızca kapının önünde ısrarla beklenildiği veya rahatsızlık verildiği hâllerde koşulları varsa TCK 123 kapsamında değerlendirme yapılır.
Sık Karşılaşılan Durumlar: Eski Eş, Kiracı, Ev Sahibi, Misafir
Konut dokunulmazlığını ihlal iddiaları uygulamada çoğunlukla aile ilişkileri, kira ilişkileri ve komşuluk uyuşmazlıklarından doğar. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan senaryolarda değerlendirmenin hangi ölçüte göre yapıldığını özetler.
| Durum | Değerlendirme | Belirleyici ölçüt |
|---|---|---|
| Ev sahibinin kiracının evine izinsiz girmesi | Suç oluşabilir | Korunan değer mülkiyet değil, oturanın huzur ve hürriyetidir |
| Fiilen ayrı yaşayan eşin diğerinin konutuna girmesi | Suç oluşabilir | Evlilik birliğinin fiilen devam edip etmediği |
| Boşanmış eşin eski müşterek konuta girmesi | Suç oluşabilir | Konutun artık münhasıran diğer tarafa tahsis edilmiş olması |
| Aynı konutu paylaşan aile bireyleri arasında | Kural olarak suç oluşmaz | Konutun bir bütün olarak tüm fertler için korunması |
| Ortak kullananlardan birinin rızasıyla girme | Kural olarak suç oluşmaz | Rızanın meşru bir amaca yönelik olması (TCK 116/3) |
| Aldatma amacıyla eşlerden birinin rızasıyla girme | Suç oluşabilir | Meşru amaç şartının gerçekleşmemesi |
| Misafirin gitmesi istendiği hâlde çıkmaması | Suç oluşabilir | Çıkma iradesinin açıkça bildirilmesi ve makul sürenin geçmesi |
| Apartman merdiveni veya bahçesine girme | Eklenti kapsamında değerlendirilir | Yerin konuta bağlılığı ve huzuru bozma niteliği |
| Alışveriş merkezine mesai saatinde girme | Suç oluşmaz | Açık rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat yer olması |
| Kapanış saatinden sonra işyerine girme | Suç oluşabilir | Girişin mutat olmadığı zaman diliminde gerçekleşmesi |
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, tarafların sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri ile ceza sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilir. Kiraya verenin denetim veya tadilat amacıyla taşınmaza girmesi dahi, kiracının rızası olmadan gerçekleştiğinde ceza hukuku bakımından sonuç doğurabilir. Sözleşme düzenine ilişkin ayrıntılar için konut kira sözleşmesi örneği sayfasındaki açıklamalar incelenebilir.
Aile içi şiddet boyutu: Hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma veya konuta yaklaşmama tedbiri bulunan kişinin konuta girmesi, tedbir kararına aykırılık nedeniyle zorlama hapsi sonucunu doğurabileceği gibi, koşulları varsa ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturabilir. Koruma tedbiri süreci, ceza soruşturmasından bağımsız yürür.
Şikâyet, Zamanaşımı, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme
Konut dokunulmazlığını ihlal şikâyete tabi mi?
Cevap fıkraya göre değişir. TCK 116/1 ve 116/2’de düzenlenen hâllerde suçun takibi açıkça mağdurun şikâyetine bağlanmıştır. Buna karşılık dördüncü fıkrada — cebir, tehdit veya gece vakti hâllerinde — madde metninde şikâyet koşuluna yer verilmediğinden, bu hâl re’sen (kendiliğinden) soruşturulur.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda şikâyet hakkı, suçtan zarar gören herkese aittir. Şikâyete bağlı hâllerde şikâyet süresi TCK 73 uyarınca, fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren 6 aydır. Bu süre içinde şikâyet hakkı kullanılmazsa soruşturma yapılamaz. Şikâyetten vazgeçme hâlinde ise şikâyete bağlı suçlarda dava düşer; dördüncü fıkra kapsamındaki hâlde vazgeçme davayı düşürmez.
Uzlaştırma kapsamında mıdır?
Evet. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (madde 116), CMK 253/1-b’de sayılan uzlaştırma kapsamındaki katalog suçlar arasında madde numarası verilerek düzenlenmiştir. Ayrıca 116/1 ve 116/2 şikâyete bağlı olduğundan CMK 253/1-a kapsamına da girer. Bu nedenle soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Kanun iki önemli sınır getirmiştir. Birincisi, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. İkincisi, CMK 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Konut dokunulmazlığını ihlal fiilinin bu tür suçlarla birlikte işlendiği dosyalarda uzlaştırma gündeme gelmeyebilir.
Dava zamanaşımı süresi
TCK 116’nın birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında öngörülen cezaların üst sınırı beş yılı aşmadığından, dava zamanaşımı süresi TCK 66/1-e uyarınca 8 yıldır. Buna karşılık TCK 116/4 ile TCK 119/1’deki nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesi durumunda üst sınır altı yıla çıkacağından, süre TCK 66/1-d uyarınca 15 yıla yükselir.
TCK 66/3 uyarınca zamanaşımı süresi belirlenirken, dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. Suç kesintisiz nitelikte olduğundan zamanaşımı, TCK 66/6 uyarınca kesintinin gerçekleştiği günden işlemeye başlar; yani failin konuttan ayrıldığı ya da çıkarıldığı tarih esas alınır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemeleri kaldırıldığından, eski tarihli kaynaklarda yer alan “sulh ceza mahkemesi görevlidir” yönündeki bilgi güncelliğini yitirmiştir. 5235 sayılı Kanun uyarınca mahkemelerin görevi belirlenirken ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanundaki üst sınır esas alınır; TCK 116’daki üst sınırlar on yılın altında kaldığından görev asliye ceza mahkemesindedir. Yetkili mahkeme ise CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir.
| Konu | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Ceza (konut ve eklentisi) | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | TCK 116/1 |
| Ceza (işyeri ve eklentisi) | 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası | TCK 116/2 |
| Ceza (cebir, tehdit veya gece vakti) | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis | TCK 116/4 |
| Şikâyete tabi mi? (116/1 ve 116/2) | Evet | TCK 116/1, 116/2 |
| Şikâyete tabi mi? (116/4) | Hayır, re’sen soruşturulur | TCK 116/4 (şikâyet koşulu öngörülmemiştir) |
| Şikâyet süresi | Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay | TCK 73 |
| Uzlaştırmaya tabi mi? | Evet, katalog suçtur | CMK 253/1-a ve 253/1-b |
| Dava zamanaşımı (temel ve dördüncü fıkra) | 8 yıl | TCK 66/1-e |
| Dava zamanaşımı (116/4 + TCK 119) | 15 yıl | TCK 66/1-d, 66/3 |
| Zamanaşımının başlangıcı | Kesintinin gerçekleştiği gün | TCK 66/6 |
| Teşebbüs | Girmek suretiyle işlenmesinde mümkündür | TCK 35 |
| Etkin pişmanlık | Bu suça özgü hüküm yoktur | TCK 116 (özel hüküm bulunmaması) |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | 5235 sayılı Kanun m. 11, 14 |
| Yetkili mahkeme | Suçun işlendiği yer mahkemesi | CMK 12 |
Teyit uyarısı: Zamanaşımı süreleri, şikâyet kuralları, uzlaştırma kapsamı ve ceza miktarları kanun değişiklikleriyle güncellenmektedir. Tablodaki verilerin güncel karşılıkları işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci: 5 Adım
Konut dokunulmazlığını ihlal dosyaları çoğunlukla mağdurun şikâyeti, komşu ihbarı veya kolluğun olay yerine intikaliyle başlar. Aşağıdaki şema sürecin genel işleyişini gösterir.
- Şikâyet veya ihbarBaşvuru Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır (CMK m. 158). Şikâyete bağlı hâllerde altı aylık süre, fiilin ve failin öğrenildiği günden işlemeye başlar; TCK 116/4 kapsamındaki hâlde ise savcılık olayı öğrendiğinde soruşturmayı re’sen başlatır.
- Delillerin toplanmasıSavcılık; olay yeri inceleme tutanağı, apartman ve sokak güvenlik kamerası görüntüleri, kapı ve kilit üzerindeki iz incelemesi, tanık beyanları, mesaj ve çağrı kayıtları ile gerektiğinde adli muayene raporu yoluyla delilleri toplar. Gece vakti iddiasında güneşin doğuş ve batış saatlerine ilişkin resmî veriler getirtilir.
- UzlaştırmaSuç uzlaştırma kapsamında olduğundan, koşulları varsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve taraflara uzlaştırmacı aracılığıyla teklif iletilir. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; sağlanamazsa soruşturma kaldığı yerden sürdürülür.
- İfade ve soruşturma sonucu kararŞüpheli, müdafi hazır bulunabilecek şekilde ifadeye çağrılır. Yeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; bu karara tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173). Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir.
- Kovuşturma ve kanun yoluYargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Mahkeme aşamasında da uzlaştırma yoluna gidilebilir (CMK m. 254). Hükme karşı tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 273); temyiz ise ancak CMK 286’daki koşulların varlığı hâlinde mümkündür.
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi | Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay | TCK 73/1 |
| Gözaltı süresi (toplu suç dışında) | Yakalama anından itibaren en çok 24 saat | CMK 91/1 |
| Yakalama yerinden hâkim önüne götürülme yolu | Azami 12 saat (gözaltı süresine dâhil değildir) | CMK 91/1 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün | CMK 173/1 |
| Tutuklama ve adli kontrol kararına itiraz | Kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün | CMK 268/1 |
| İstinaf başvurusu | Tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün | CMK 273/1 |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl; nitelikli hâllerin birleşmesinde 15 yıl | TCK 66/1-d, 66/1-e |
Tutuklama bakımından: TCK 116/1 ve 116/2’de öngörülen cezaların üst sınırı iki yıl veya altında kaldığından, CMK 100/4’teki tutuklama yasağı bu fıkralar bakımından gündeme gelir. TCK 116/4 kapsamındaki hâlde üst sınır üç yıl olduğundan bu yasak uygulanmaz; tutuklama, CMK 100’deki genel koşulların varlığı hâlinde değerlendirilir. Bu değerlendirme her dosyada somut koşullara göre yapılır.
Deliller ve Beraat Kararı Verilebilen Hâller
Konut dokunulmazlığını ihlal dosyalarında ispatın ağırlığı iki noktada toplanır: failin konuta veya eklentiye fiilen girdiğinin ve bunun hak sahibinin rızasına aykırı olduğunun ortaya konulması. Delil zinciri bu iki halkayı birlikte kurmalıdır.
| Delil türü | Ne gösterir? | Nasıl temin edilir? |
|---|---|---|
| Apartman ve sokak kamera görüntüleri | Girişin gerçekleştiği anı ve saati | Kayıt süresi dolmadan savcılık talebiyle |
| Olay yeri inceleme tutanağı | Zorlama, kırılma veya giriş izlerini | Kolluk tutanağıyla |
| Kilit ve kapı üzerindeki iz incelemesi | Girişin biçimini ve mala zarar verme boyutunu | Kriminal inceleme raporuyla |
| Tanık beyanları (komşu, kapıcı, ev halkı) | Rızanın bulunup bulunmadığını | Dilekçeyle tanık listesi sunularak |
| Mesaj, çağrı ve yazışma kayıtları | Rıza, davet veya tehdit unsurunu | Ekran görüntüsü ve operatör kayıtlarıyla |
| HTS ve baz istasyonu kayıtları | Failin olay saatindeki konumunu | Hâkim veya savcılık kararıyla |
| Güneşin doğuş ve batış çizelgesi | Gece vakti unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğini | İlgili kurumdan yazı ile |
| Adli muayene ve darp raporu | Cebir kullanıldığını ve derecesini | Adli tıp veya hastane raporuyla |
| Kira sözleşmesi, tapu ve ikametgâh kaydı | Konutun kime tahsis edildiğini | İlgili kurum kayıtlarından |
Hangi hâllerde beraat kararı verilebilir?
Konut dokunulmazlığını ihlal iddiasında beraat sonucunu doğurabilecek hukuki durumlar, kanuni dayanakları itibarıyla şu başlıklarda toplanır:
- Geçerli rızanın bulunması: Rıza bu suçta tipikliğin unsurudur; hak sahibinin rızası varsa suç en baştan oluşmaz.
- Ortak kullananlardan birinin meşru amaçlı rızası: TCK 116/3 uyarınca yukarıdaki fıkralar uygulanmaz.
- Yerin konut veya korunan işyeri sayılmaması: Fiilen oturulmayan, tahsis iradesi bulunmayan yerler ile açık rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat yerler bu kapsamdadır.
- Fiilen içeri girilmemiş olması: Tüm vücutla girme gerçekleşmemişse suç tamamlanmaz; koşulları varsa yalnızca teşebbüs söz konusu olur.
- Hukuka uygunluk sebebi: Usulüne uygun arama, kanun hükmünü yerine getirme, meşru savunma veya zorunluluk hâli.
- Hata: Failin konutun başkasına ait olduğu veya rızanın bulunmadığı konusunda yanılması (TCK 30).
- Şikâyet yokluğu veya süre aşımı: Şikâyete bağlı hâllerde şikâyetin bulunmaması ya da altı aylık sürenin geçmiş olması — bu hâlde beraat değil, düşme veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
- Delil yetersizliği: Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca yeterli ve kesin delil bulunmadığında beraat kararı verilir (CMK 223/2-e).
Önemli hatırlatma: Kamera kayıtlarının silinmesi, tanıkların etkilenmesi veya delillerin karartılması ayrı suçlar oluşturabildiği gibi, CMK m. 100 uyarınca tutuklama nedeni sayılan delil karartma şüphesini de doğurur. Bu sayfa yalnızca hakların ve usulün anlatımıyla sınırlıdır.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edilip edilmeyeceği, birbirinden bağımsız kurumların koşullarına bağlıdır. Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda ceza aralıkları görece düşük olduğundan bu kurumların uygulama alanı geniştir.
| Kurum | Dayanak | Ceza sınırı | TCK 116 bakımından değerlendirme |
|---|---|---|---|
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | CMK 231 | 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası | Koşulları varsa tüm fıkralar bakımından gündeme gelebilir |
| Hapis cezasının ertelenmesi | TCK 51 | 2 yıl veya daha az hapis | Koşulları varsa mümkündür |
| Adli para cezasına çevirme | TCK 50 | Kısa süreli hapis (1 yıl veya daha az) | Alt sınırdan ceza verilen dosyalarda gündeme gelebilir |
| Seçenek yaptırımlar | TCK 50 | Kısa süreli hapis | Kamuya yararlı işte çalıştırma, belirli yerlere gitmekten yasaklanma gibi |
| Uzlaşma sonucu düşme | CMK 253, 254 | Aşama farkı gözetilmeksizin | Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde kamu davası düşer |
| Denetimli serbestlik | 5275 sayılı Kanun m. 105/A | İnfaz aşamasında | Koşulların infaz hâkimliğince değerlendirilmesine bağlıdır |
Kısa süreli hapis cezasına bağlanan sonuçlar ve seçenek yaptırımların kapsamı için kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlığı incelenebilir.
Mevzuat uyarısı: CMK 231, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve yeni rejim 1 Haziran 2024‘te yürürlüğe girmiştir. İnfaz oranları da 5275 sayılı Kanun’un geçici maddeleriyle suç tarihine göre farklılık gösterebilir; koşullar işlem tarihinde güncel kanun metninden teyit edilmelidir.
Mağdurun Hakları ve Başvuru Yolları
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda mağdurun usul hakları, suçun büyük ölçüde şikâyete bağlı olması nedeniyle sürecin başlangıcından itibaren belirleyicidir.
- Şikâyet hakkı: Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir; altı aylık sürenin kaçırılmaması önemlidir.
- Vekil yardımından yararlanma: CMK m. 234 uyarınca mağdur, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında vekilin hukuki yardımından yararlanabilir; vekil görevlendirmesi barodan istenebilir.
- Davaya katılma (müdahillik): Suçtan zarar gören, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar davaya katılabilir (CMK m. 237).
- Delil sunma ve talepte bulunma: Kamera görüntülerinin kayıt süresi dolmadan getirtilmesi, tanıkların dinlenmesi ve olay yeri incelemesi talep edilebilir.
- Uzlaştırma sürecinde irade: Uzlaştırma teklifi mağdura da yapılır; teklifin reddedilmesi hâlinde soruşturma olağan biçimde sürer.
- Koruma tedbirleri: Aile içi veya kadına yönelik şiddet boyutu bulunan olaylarda 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve konuta yaklaşmama tedbirleri talep edilebilir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) barınma ve psikososyal destek sunar; acil durumlarda Sosyal Destek Hattı ALO 183 ve KADES uygulaması başvuru kanalıdır.
- Tazminat: Konut dokunulmazlığının ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar için genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde dava açılabilir.
Mağdur hakları ve başvuru yolları hakkında ayrıntılı bilgi, Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı sayfasından edinilebilir.
Şüpheli ve Sanığın Hakları
Konut dokunulmazlığını ihlal iddiasıyla soruşturma başlatılan kişi de şüpheli sıfatıyla CMK’nın tanıdığı haklara sahiptir; bu haklar ifade alınmadan önce kendisine bildirilir.
| Hak | Kapsamı | Dayanak |
|---|---|---|
| Müdafi yardımından yararlanma | Her aşamada; seçme imkânı yoksa barodan görevlendirme | CMK 149, 150 |
| Susma hakkı | Açıklamada bulunmama; susma aleyhe yorumlanamaz | CMK 147/1-e |
| İsnadı öğrenme | Hangi suçtan şüpheli olduğunun bildirilmesi | CMK 147/1-b |
| Yakınlarına haber verilmesi | Yakalama ve gözaltında bir yakınına bildirim | CMK 95 |
| Lehe delillerin toplanmasını isteme | Rızaya, davete ve saate ilişkin kayıtların getirtilmesi | CMK 147/1-f |
| Uzlaştırma teklifini değerlendirme | Teklifin şüpheliye de yapılması | CMK 253 |
| Koruma tedbirlerine itiraz | Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz | CMK 267-271 |
| Dosya inceleme | Müdafi aracılığıyla soruşturma dosyasının incelenmesi | CMK 153 |
Savunmanın odağı dört noktadadır: girilen yerin konut, eklenti veya korunan işyeri sayılıp sayılmayacağı, rızanın bulunup bulunmadığı, fiilen girme unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve nitelendirmenin hangi fıkraya göre yapılacağı. Nitelendirme farkı hem ceza aralığını hem takip usulünü değiştirir.
Yargıtay Uygulamasında Öne Çıkan Ölçütler
Aşağıdaki başlıklar, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uygulanmasında yol gösterici olan yerleşik ölçütleri özetler. Karar künyeleri, içtihadın zaman içinde değişebilmesi nedeniyle verilmemiş; ölçütler yerleşik uygulama düzeyinde aktarılmıştır.
- Fiilen girme aranır: İşyeri veya konuta fiilen girilmedikçe suç tamamlanmış sayılmaz; kapı önünde bekleme veya elini uzatma tamamlanmamış fiil olarak değerlendirilir.
- Oturmaya hazır hâle getirilen yer konuttur: Fiilen taşınılmamış olsa bile oturmaya hazır hâle getirilmiş yerler konut sayılmaktadır.
- Salt eşya muhafaza edilen yer konut değildir: İçinde yalnızca eşya bulunan ve fiilen oturulmayan eve girilmesi bu suçu oluşturmaz.
- Cebir kişiye yönelmelidir: Eşyaya yönelen zor kullanma TCK 116/4 anlamında cebir sayılmaz.
- İşyerinin konut olarak kullanılan bölümü: İşyerinin bir bölümü fiilen konut olarak kullanılıyorsa o bölüm bakımından konut hükümleri uygulanır.
- Alışveriş merkezi ve umuma açık yerler: Açık oldukları saatlerde bu yerlere girmek işyeri dokunulmazlığını ihlal etmez.
- Kamu binaları: Devlet hastanesi, adliye, belediye binası ve emniyet birimleri gibi yerlerde işlenen fiiller, yerin niteliği ve girişin mutat olup olmadığı ölçütüyle ayrıca değerlendirilir.
- Eklenti değerlendirmesi: Apartman sahanlığı, koridor ve bahçe gibi yerlere hukuka aykırı nitelikte girilmesiyle suçun tamamlandığı kabul edilmektedir.
- Gece vaktinin belirlenmesi: Gece vakti iddiasında TCK 6/1-e’deki tanım esas alınır ve olay tarihindeki güneşin doğuş-batış saatleri resmî verilerle saptanır.
İçtihat teyidi: Yukarıdaki ölçütler hakemli bir akademik çalışmadaki değerlendirmelerden ve yerleşik uygulama aktarımlarından derlenmiştir. Güncel içtihat durumu Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden teyit edilmelidir. İçtihat zaman içinde değişebileceğinden, kanun kuralı ile yargısal uygulama aynı kesinlikte değerlendirilmemelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun cezası ne kadar?
Konut ve eklentisi bakımından TCK 116/1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. İşyeri ve eklentileri bakımından ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiil cebir, tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmişse ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapse yükselir. Somut olayda takdir mahkemeye aittir.
Konut dokunulmazlığını ihlal şikâyete tabi mi?
TCK 116/1 ve 116/2’deki hâllerde suçun takibi mağdurun şikâyetine bağlıdır. Buna karşılık cebir, tehdit veya gece vakti işlenen ve TCK 116/4’te düzenlenen hâlde madde metninde şikâyet koşuluna yer verilmediğinden suç re’sen soruşturulur. Şikâyete bağlı hâllerde şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyete bağlı hâllerde süre, TCK 73 uyarınca fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren 6 aydır. Bu süre içinde şikâyet hakkı kullanılmazsa soruşturma yapılamaz. TCK 116/4 kapsamındaki hâlde şikâyet aranmadığından süre işlemez; sınır dava zamanaşımıdır.
Gece vakti eve girmenin cezası nedir?
Fiilin gece vakti işlenmesi TCK 116/4’te nitelikli hâl sayılmış ve ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Gece vakti, TCK 6/1-e’ye göre güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evveline kadar süren zaman dilimidir. Ayrıca TCK 119’daki bir hâl varsa ceza bir kat artırılır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), CMK 253/1-b’de sayılan uzlaştırma kapsamındaki katalog suçlar arasında yer alır. Ayrıca 116/1 ve 116/2 şikâyete bağlı olduğundan CMK 253/1-a kapsamına da girer. Uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Ev sahibi kiracının evine izinsiz girerse suç olur mu?
Evet, koşulları varsa konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bu suçta korunan hukuki değer mülkiyet değil, konutta oturanın huzuru ve kişi hürriyetidir. Bu nedenle kiraya verilen evin maliki de kiracının rızası olmadan konuta girerse bu suçun faili olabilir. Denetim veya tadilat gerekçesi tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.
Eski eşin veya ayrı yaşayan eşin eve girmesi suç mudur?
Evlilik birliği fiilen devam ediyor ve eşler aynı konutu paylaşıyorsa kural olarak konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşmaz. Ayrılık kararı verilmiş, birlikte yaşamaya ara verilmiş ya da taraflar fiilen ayrı konutlarda yaşıyorsa, eşlerden birinin diğerinin konutuna rızası hilafına girmesi suç oluşturabilir. Boşanmış eş bakımından da aynı ölçüt geçerlidir.
Apartman bahçesine veya merdivenine girmek suç mudur?
Bu yerler konut dokunulmazlığını ihlal bakımından yerleşik uygulamada konut eklentisi sayılmaktadır. Eklentinin konuta bitişik olması şart değildir; konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek yakınlıkta olması yeterlidir. Apartman merdiveni, sahanlık, koridor, bahçe ve garaj gibi yerlere hukuka aykırı biçimde girilmesi suçu oluşturabilir.
İşyerine izinsiz girmenin cezası nedir?
TCK 116/2 uyarınca 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak koruma tüm işyerlerini kapsamaz: açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler kapsam dışıdır. Mağaza, kafe ve alışveriş merkezi açık olduğu saatlerde korunmazken avukatlık bürosu, muayenehane ve fabrika koruma altındadır.
Kapıya dayanmak veya kapı önünde beklemek suç mudur?
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşması için fiilen içeri girilmesi gerekir; kapı önünde beklemek tek başına bu suçu oluşturmaz. Failin yalnızca elini veya ayağını uzatması hâlinde fiil tamamlanmamış sayılır. Israrlı biçimde rahatsızlık verilmesi hâlinde koşulları varsa TCK 123’teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu değerlendirilir.
Eve girmek için kapıyı kırmak ayrı bir suç oluşturur mu?
Evet. Kapının, kilidin veya camın kırılması eşyaya yönelen bir zor kullanma olduğundan TCK 116/4 anlamında cebir sayılmaz; ancak koşulları varsa ayrıca mala zarar verme suçu (TCK 151) gündeme gelir. Cebir kişiye yöneldiğinde ve basit tıbbi müdahale sınırını aştığında ise ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.
Hırsızlık için eve girenler ayrıca konut dokunulmazlığından ceza alır mı?
Yerleşik uygulamada, hırsızlık fiilinin konut veya konut eklentisine girilerek işlenmesi hâlinde failin nitelikli hırsızlık suçunun yanında ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da yargılanması gerektiği kabul edilmektedir. Öğretide bunun bileşik suç oluşturduğu ve tek suçtan ceza verilmesi gerektiği yönünde karşı görüş bulunmaktadır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda zamanaşımı ne kadar?
TCK 116’nın birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında üst sınır beş yılı aşmadığından dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca 8 yıldır. TCK 116/4 ile TCK 119’daki nitelikli hâllerin birlikte gerçekleşmesi durumunda üst sınır altı yıla çıktığından süre TCK 66/1-d uyarınca 15 yıla yükselir. Süre, kesintinin gerçekleştiği günden işlemeye başlar.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemeleri kaldırıldığından eski kaynaklardaki sulh ceza bilgisi güncel değildir. 5235 sayılı Kanun uyarınca görev belirlenirken kanundaki üst sınır esas alınır. Yetkili mahkeme ise CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda HAGB verilir mi?
Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ise ve CMK 231’deki koşullar gerçekleşirse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu suçta ceza aralıkları görece düşük olduğundan kurumun uygulama alanı geniştir. HAGB rejimi 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve yeni hâli 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçuna teşebbüs mümkün mü?
Girmek suretiyle işlenen hâlde hareket parçalara bölünebildiğinden teşebbüs mümkündür; bahçe duvarına tırmanıp içeri girememek buna örnektir. Çıkmamak suretiyle işlenen hâlde ise sürenin kanunda gösterilmemesi nedeniyle teşebbüsün mümkün olmadığı yönünde baskın görüş bulunmaktadır. Suç ayrıca kesintisiz niteliktedir.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda etkin pişmanlık var mı?
Hayır. TCK 116’da bu suça özgü bir etkin pişmanlık hükmü düzenlenmemiştir. İcra hareketlerinin tamamlanmasından önce failin kendi iradesiyle vazgeçmesi hâlinde TCK 36’daki gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilebilir. Ayrıca uzlaşma ve TCK 62 kapsamındaki takdiri indirim nedenleri gündeme gelebilir.
Ceza Yargılamasında Müdafi ile Temsil
Konut dokunulmazlığını ihlal dosyalarında nitelendirme farkı doğrudan sonuç doğurur: fiilin TCK 116/1 kapsamında mı, 116/2 kapsamında mı yoksa 116/4 kapsamında mı değerlendirileceği hem ceza aralığını hem şikâyet usulünü hem de zamanaşımını değiştirir. TCK 119’daki bir nitelikli hâlin uygulanıp uygulanmayacağı da aynı ölçüde belirleyicidir.
Ceza yargılamasında avukatla temsil kural olarak zorunlu değildir; kişi savunmasını kendisi de yapabilir. CMK’nın zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde ve şüphelinin müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirdiği hâllerde barodan görevlendirme yapılır. Mağdur bakımından da CMK m. 234 uyarınca vekil istenebilir. Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde belirlenir. Ceza hukukunun genel işleyişi için ceza hukuku alanındaki içerikler, cezalandırmanın işlevine ilişkin tartışma için ceza hukukunun amacı nedir? başlığı incelenebilir.
Şişli-Nişantaşı Konumu ve İletişim
Büro, İstanbul’un Şişli ilçesinde, Nişantaşı bölgesinde yer almaktadır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan) ve Şişli Adliyesi’ne yakındır.
Av. Malik Enes Kaplan — Hukuk Bürosu
Halaskargazi Mahallesi, Halaskargazi Caddesi No:38-66 E/215, Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr
İlgili Konular
Hukuki Denetim ve Kaynaklar
Dayanılan kanun maddeleri
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 20, 21
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 6, 7, 24, 25, 26, 30, 35, 36, 37, 38, 39, 43, 50, 51, 52, 61, 62, 66, 67, 73, 86, 106, 116, 119, 120, 123, 151
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 91, 95, 100, 116, 117, 118, 119, 147, 149, 150, 153, 158, 173, 223, 231, 234, 237, 253, 254, 267-271, 273, 286
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 11, 14
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (tahliye ve icra işlemleri bakımından)
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
- 6545 sayılı Kanun (sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması) ve 7499 sayılı Kanun (HAGB düzenlemesi)
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 12
Resmî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5275 sayılı İnfaz Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama
- Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı
- UYAP Vatandaş Portal
- T.C. Adalet Bakanlığı
Değişebilecek verilere ilişkin teyit uyarısı
Ceza miktarları, şikâyet ve zamanaşımı süreleri, uzlaştırma kapsamı ile HAGB, erteleme, seçenek yaptırım ve infaz koşulları kanun değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla güncellenebilir. Sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır ve işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir. “Uygulamada” ve “yerleşik uygulamada” ibareleriyle belirtilen hususlar kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelir; kanun kuralı ile yargısal uygulama aynı kesinlikte değerlendirilmemelidir. Öğretiye ilişkin aktarımlarda Suphan Olcay’ın “Konut Dokunulmazlığı Hakkı ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu” başlıklı hakemli çalışması (İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, S. 1, 2019, s. 225-263) esas alınmıştır.
Hazırlayan
Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026
Yasal uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir ve okunması yahut paylaşılması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada hizmet tanıtımı, sonuç vaadi veya dava sonucu bilgisi yer almaz.