Israrlı Takip Suçu (TCK 123)
Israrlı Takip Suçu (TCK 123/A): Cezası, Şartları ve Şikâyet Yolu
Hızlı cevap
Israrlı takip, bir kimseyi ısrarlı biçimde fiziken takip etmek ya da haberleşme araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle o kişide ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratmaktır. TCK 123/A uyarınca temel cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis, nitelikli hâllerde 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. Suç şikâyete bağlıdır, şikâyet süresi 6 aydır, uzlaştırma kapsamında değildir ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
İçindekiler
- Israrlı takip suçu nedir? (TCK 123/A)
- Israrlı takip suçu nasıl oluşur? Seçimlik hareketler
- “Israr” ne demek? Tek bir hareket suç oluşturur mu?
- Israrlı takip suçu cezası
- Nitelikli hâller (TCK 123/A-2)
- Kast, rıza ve hukuka uygunluk hâlleri
- Karıştırılan suçlar: TCK 123, tehdit, cinsel taciz, özel hayat
- Teşebbüs, iştirak ve içtima
- Şikâyet, zamanaşımı, uzlaştırma ve görevli mahkeme
- Soruşturma ve kovuşturma süreci: 5 adım
- Israrlı takip suçunda deliller
- HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme
- Mağdurun hakları ve 6284 sayılı Kanun tedbirleri
- Şüpheli ve sanığın hakları
- Yargıtay uygulamasında ısrarlı takip
- Sıkça sorulan sorular
- Ceza yargılamasında müdafi ile temsil
- Şişli-Nişantaşı konumu ve iletişim
Israrlı Takip Suçu Nedir? (TCK 123/A)
Israrlı takip suçu, bir kimsenin rızası dışında, tekrarlanan davranışlarla izlenmesi, aranması veya kendisiyle temas kurulmaya çalışılması sonucunda o kişide ciddi bir huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratılmasıdır. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde TCK madde 123/A altında düzenlenmiştir.
Madde, 7406 sayılı Kanun ile eklenmiş ve 27 Mayıs 2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce aynı eylemler, koşulları varsa kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK 123), tehdit veya cinsel taciz kapsamında değerlendiriliyordu.
Uluslararası literatürde stalking olarak anılan davranış biçimi Türkçeye “ısrarlı takip” ve “tek taraflı ısrarlı takip” olarak çevrilmiştir. Kanun koyucu, 6284 sayılı Kanun’un uygulama yönetmeliğinde tanımlanan bu kavramı bağımsız bir suç tipine dönüştürmüştür.
(2) Suçun;
a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,
hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Teyit uyarısı: Kanun metni değişebildiğinden, maddenin güncel hâli işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden teyit edilmelidir.
Korunan hukuki değer
Maddenin hürriyete karşı suçlar arasında yer alması, öncelikle kişi hürriyetinin korunduğunu gösterir. Öğretide korunan değerin tek katmanlı olmadığı kabul edilir: rahatsız edilmeme hakkı, psikolojik bütünlük, mahremiyet ve özel yaşamı baskı altında kalmadan sürdürme özgürlüğü de koruma altındadır.
Fail ve mağdur kimdir?
Kanun fail ve mağdur bakımından sınırlama getirmemiştir: herkes fail olabileceği gibi herkes mağdur da olabilir. Uygulamada taraflar çoğunlukla birbirini tanır (eski eş, eski nişanlı, iş arkadaşı, komşu); ancak hiç tanışmamış olmaları da suçun oluşmasına engel değildir.
Buna karşılık mağdurun belirli bir kişi olması zorunludur; kimseyi hedef almayan genel rahatsız edici davranışlar bu suçu oluşturmaz. Mağdurun, kendisine yönelen davranışları algılayabilecek durumda olması da gerekir.
Failin kimliğinin bilinmemesi suçun oluşmasına engel değildir; gizli hesaplardan yapılan takip veya kimliğini saklayan kişinin sürekli aramaları da madde kapsamındadır.
Israrlı Takip Suçu Nasıl Oluşur? Seçimlik Hareketler
Madde suçu seçimlik hareketli düzenlemiştir: üç hareket biçiminden herhangi birinin ısrarlı biçimde gerçekleştirilmesi yeterlidir, hepsinin bir arada bulunması aranmaz.
Fiziken takip etmek
İlk seçimlik hareket, mağdurun fiziksel olarak izlenmesidir: evinin veya iş yerinin önünde beklemek, güzergâhında sürekli karşısına çıkmak, aracıyla ardından gitmek, gittiği mekânlarda bulunmak. Yargıtay uygulamasında araçla izleme bu fiillerin en belirgin örneğidir.
Takibin mağdur tarafından fark edilmiş ve rahatsızlık olarak algılanmış olması gerekir; tamamen gizli kalan bir izleme suçun neticesini doğurmaya elverişli değildir. Takip önce gizli yürütülmüş, sonradan fark edilmiş ve fail davranışını sürdürmüşse, fark edilme anından itibaren suç oluşabilir.
Haberleşme araçları ve bilişim sistemleriyle temas kurmaya çalışmak
İkinci seçimlik hareket, mağdurla temas kurma çabasıdır: sürekli aramak, mesaj ve e-posta göndermek, mektup yollamak. Bilişim sistemleri kavramı dijital ortamdaki tüm iletişim yollarını kapsar.
Sosyal medyada ısrarlı takip bugün en sık karşılaşılan biçimdir. Engellenen hesabın ardından yeni hesap açılarak mesaj gönderilmesi, mağdurun paylaşımlarının altına sürekli yorum yazılması, sahte profillerle iletişim kurulmaya çalışılması bu maddenin uygulama alanına girebilir. Çevrim içi ortamda kişilerin korunmasına ilişkin genel tartışmalar için 15 yaş altına sosyal medya yasağı başlığındaki değerlendirmeler de yol gösterici olabilir.
Üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak
Üçüncü seçimlik hareket, failin bir başkası aracılığıyla mağdura ulaşmaya çalışmasıdır: failin isteğiyle arkadaşının mağduru araması, akraba ya da iş arkadaşları üzerinden haber gönderilmesi. Öğretide failin talebiyle sürekli hediye veya çiçek gönderilmesi de bu kapsamda sayılır.
Aracı üçüncü kişinin failin amacını bilip bilmemesi, failin sorumluluğunu etkilemez; aracı ısrar kastından haberdar değilse dolaylı faillik hükümleri gündeme gelebilir.
| Seçimlik hareket | Somut görünüm | Değerlendirmede aranan |
|---|---|---|
| Fiziken takip | Konut veya iş yeri önünde bekleme, güzergâhta karşısına çıkma, araçla izleme | Tekrar ve mağdur tarafından fark edilme |
| Haberleşme araçlarıyla temas | Sürekli arama, mesaj, e-posta, mektup | Rıza dışılık ve süreklilik |
| Bilişim sistemleriyle temas | Sosyal medya mesajı, yorum, engellenen hesabın yerine yeni hesap açma | Temas kurma iradesinin devamlılığı |
| Üçüncü kişi aracılığıyla temas | Arkadaş, akraba veya iş arkadaşı üzerinden mesaj iletme | Aracının failin isteğiyle hareket etmesi |
| Sembolik temas | Sürekli hediye, çiçek veya not bırakma | Mağdurda huzursuzluk yaratmaya elverişlilik |
| Karma biçim | Hem fiziken izleme hem dijital mesaj | Tek bir ısrarlı takip suçu olarak değerlendirilir |
“Israr” Ne Demek? Tek Bir Hareket Suç Oluşturur mu?
Maddenin tüm yapısı ısrar kavramı üzerine kuruludur. Israr, davranışın yinelenmesini ve bu yinelenmenin mağdur üzerinde belirli bir ağırlığa ulaşmasını anlatır; bu nedenle ısrarlı takip, tek hareketle işlenemeyen mütemadi (kesintisiz devam eden) bir suç tipidir.
Kanun asgari veya azami hareket sayısı belirlememiştir; ölçüt sayısal değil niteliksel bir ölçüttür: davranışlar mağdur üzerinde psikolojik baskı oluşturacak ağırlığa ulaşmış mıdır? Evin önünden bir kez geçilmesi ya da tek bir mesaj, kural olarak bu ağırlığa ulaşmaz.
| Somut durum | Değerlendirme | Gerekçe |
|---|---|---|
| Tek bir mesaj gönderilmesi | Kural olarak suç oluşmaz | Israr unsuru gerçekleşmez |
| Tek bir arama ve tek bir mesaj | Kural olarak suç oluşmaz | Yerleşik uygulamada süreklilik aranır |
| Haftalarca süren günlük aramalar | Suç oluşabilir | Israr ve huzursuzluk neticesi birlikte gerçekleşir |
| Engellendikten sonra yeni hesapla mesaj | Suç oluşabilir | Rızanın kalktığı açıkça bilinmektedir |
| Rıza ile başlayan, mağdurun isteğiyle biten görüşmeler | Rıza sürdüğü sürece suç oluşmaz | Rıza hukuka uygunluk sebebidir |
| Rıza kalktıktan sonra süren temas çabası | Suç oluşabilir | Rızanın kalktığı andan itibaren değerlendirme yapılır |
| Gizli yürütülen, mağdurun hiç fark etmediği izleme | Kural olarak suç oluşmaz | Huzursuzluk neticesi doğmaz |
Netice: ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi
Madde, hareketin yanında bir de netice arar: mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmalı ya da mağdur kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymalıdır. Bu yönüyle düzenleme tehlike suçu değil zarar suçu olarak kaleme alınmıştır.
Bu tercih öğretide eleştirilmekte; karşılaştırmalı hukukta birçok ülkenin aynı fiili tehlike suçu olarak düzenlediği belirtilmektedir. Netice şartı ispatı güçleştirdiğinden, dosyalarda mağdurun yaşam düzenindeki değişikliklerin ortaya konulması önem taşır.
Israrlı Takip Suçu Cezası
Israrlı takip suçu cezası, temel hâlde 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Nitelikli hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapse yükselir. Kanun bu suç için seçimlik ceza öngörmemiş, yaptırım olarak yalnızca hapis cezasını benimsemiştir.
Cezanın alt sınırdan mı üst sınıra yakın mı belirleneceği TCK 61’deki ölçütler çerçevesinde mahkemenin takdirindedir; fiilin süresi, tekrar sayısı, mağdur üzerindeki etkisi ve kastın yoğunluğu rol oynar. Kesin bir ceza miktarı önceden hesaplanamaz.
| Hâl | Dayanak | Hapis cezası |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK 123/A-1 | 6 aydan 2 yıla kadar |
| Çocuğa karşı işlenmesi | TCK 123/A-2-a | 1 yıldan 3 yıla kadar |
| Ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi | TCK 123/A-2-a | 1 yıldan 3 yıla kadar |
| Mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine neden olması | TCK 123/A-2-b | 1 yıldan 3 yıla kadar |
| Mağdurun okulunu veya işini bırakmasına neden olması | TCK 123/A-2-b | 1 yıldan 3 yıla kadar |
| Hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenmesi | TCK 123/A-2-c | 1 yıldan 3 yıla kadar |
| Neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâl | Özel olarak düzenlenmemiştir | Genel hükümlere göre değerlendirilir |
Düzeltme: Bazı kaynaklarda bu suç için “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanacağı belirtilir. TCK 123/A’da bu suça özgü etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır; pişmanlık ancak TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedenidir.
Nitelikli Hâller (TCK 123/A-2)
İkinci fıkra cezayı ağırlaştıran üç durumu tahdidî biçimde saymıştır; listede yer almayan bir durum, ne kadar ağır görünürse görünsün nitelikli hâl sayılamaz.
Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi
Mağdurun çocuk olması hâlinde ceza ağırlaşır; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuk, on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Aynı ağırlaştırıcı neden, hakkında ayrılık kararı verilen veya boşanılan eş için de geçerlidir.
Bentteki sınır önemlidir: hüküm yalnızca ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşi kapsar; evlilik birliği devam eden eş, eski nişanlı ya da eski birliktelik yaşanan kişi bakımından nitelikli hâl uygulanmaz. Öğretide bu kapsam dar bulunmaktadır. İlgili süreçler için aile hukuku alanındaki içerikler incelenebilir.
Mağdurun okulunu, işini veya konutunu değiştirmesi
İkinci bent, fiilin mağdur üzerindeki somut sonucunu esas alır. Mağdur bu nedenle okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmişse ya da okulunu veya işini bırakmışsa ceza ağırlaştırılır; aranan, değişiklik ile failin eylemleri arasındaki nedensellik bağıdır.
Uygulamada bu bent; iş yeri çıkış bildirimi, okul nakil belgesi, yeni kira sözleşmesi veya adres değişikliği kaydı gibi belgelerle ispatlanır. Bu, kanundan değil uygulamadan gelen bir ispat pratiğidir.
Uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbirine rağmen işlenmesi
Üçüncü bent, hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenen fiilleri ağırlaştırır. Bu tedbirler çoğunlukla 6284 sayılı Kanun kapsamında verilir.
Bent, lafzı gereği yaklaşmama ve uzaklaştırma tedbirlerine bağlanmıştır. Öğretide, failin fiziken yaklaşmadan yalnızca bilişim sistemleri üzerinden takibi sürdürdüğü hâllerde bendin uygulanmasının tartışmalı olduğu belirtilir. Tedbire aykırılık ayrıca zorlama hapsi rejimine tabidir.
Kast, Rıza ve Hukuka Uygunluk Hâlleri
Israrlı takip suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Kanun özel bir amaç aramamıştır: genel kast yeterlidir. Failin duygusal ya da cinsel bir saikle, arkadaşlık kurma, ekonomik menfaat veya sırf baskı oluşturma amacıyla hareket etmesi arasında fark yoktur.
Bu nokta, suçu kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayırır: TCK 123 bakımından “sırf huzur ve sükûnu bozma” özel kastı aranırken burada böyle bir sınırlama yoktur.
Rızanın etkisi
Mağdurun rızası, fiili hukuka uygun hâle getiren en önemli unsurdur; rızaya dayalı iletişim sürdüğü sürece suç oluşmaz. Belirleyici olan an, rızanın kalktığı andır: mağdur görüşmek istemediğini bildirdikten sonra sürdürülen temas çabaları değerlendirmeye alınır.
Mağdurun iradesi tehdit veya baskı altında oluşturulmuşsa görünürdeki rızaya değer verilemez; şikâyet hakkının kullanılmasının engellenmesi hâlinde de aynı sonuç geçerlidir.
Kanun hükmünü icra ve diğer hukuka uygunluk hâlleri
TCK 24/1’deki kanunun hükmünü yerine getirme bu suç bakımından da uygulanır: CMK 135 kapsamında iletişimin denetlenmesi veya CMK 139 kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirilmesi hâlinde görevlilerin cezai sorumluluğu doğmaz.
Alacaklının borçluyu makul sıklıkta araması hukuka uygun kabul edilir; aramalar süreklilik kazanıp muhatap bakımından çekilmez bir hâl aldığında suç gündeme gelebilir. Basın mensuplarının haber alma amaçlı izleme faaliyetleri de kural olarak suç oluşturmaz; özel hayatın gizliliğine yönelen ve ciddi huzursuzluk yaratan boyuta ulaştığında cezai sorumluluk doğabilir.
Karıştırılan Suçlar: TCK 123, Tehdit, Cinsel Taciz, Özel Hayat
Israrlı takip suçu, kendisine benzeyen birkaç suç tipiyle karıştırılır. Doğru nitelendirme; şikâyet süresini, uzlaştırma kapsamını ve görevli mahkemeyi doğrudan etkiler.
TCK 123 — kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile farkı
İki suç aynı hukuki değerleri koruduğundan sınırları yakındır. Temel farklar üç noktadadır: TCK 123 serbest hareketli iken TCK 123/A üç seçimlik hareketle sınırlıdır; TCK 123 yalnızca “sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla” özel kastla işlenebilirken burada genel kast yeterlidir; son olarak TCK 123/A’da hareketler mağdurun yaşam biçiminde daha ağır bir etki bırakır.
Tehdit suçu (TCK 106) ile farkı
Tehditte fail, gelecekte gerçekleşebilecek bir kötülüğü mağdura bildirerek onu baskı altına alır ve bu olgunun mağdura ulaşması gerekir. Israrlı takipte ise korku, bildirilen somut bir kötülükten değil davranışların sayısı ve devamlılığından doğar; kötülük olgusunun bildirilmesi şart değildir, endişe varsayımdan kaynaklanabilir.
Cinsel taciz suçu (TCK 105) ile farkı
Cinsel taciz, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen cinsel davranışlarla işlenir. Israrlı takip suçunda ise cinsel amaç aranmaz; fail hangi saikle hareket ederse etsin suç oluşabilir. Eylemler cinsel içerik taşıyorsa koşulları varsa cinsel taciz suçundan sorumluluk gündeme gelir. Bu ayrım Yargıtay uygulamasında da vurgulanmıştır.
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) ile farkı
Takip sırasında failin mağdurun özel yaşam alanına girmesi, görüntü veya ses kaydı alması hâlinde ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşabilir. Yargıtay uygulamasında konutun yatak odası penceresinden bakma eylemi, huzur ve sükunu bozma değil özel hayatın gizliliğini ihlal suçu sayılmıştır.
| Suç | Madde | Ayırt edici özellik | Kast |
|---|---|---|---|
| Israrlı takip | TCK 123/A | Üç seçimlik hareket, ısrar unsuru, ciddi huzursuzluk neticesi | Genel kast |
| Kişilerin huzur ve sükununu bozma | TCK 123 | Serbest hareketli; ısrarlı arama, gürültü, rahatsız etme | Özel kast (sırf huzuru bozma) |
| Tehdit | TCK 106 | Somut kötülük olgusunun bildirilmesi | Genel kast |
| Cinsel taciz | TCK 105 | Vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen cinsel davranış | Cinsel amaç |
| Özel hayatın gizliliğini ihlal | TCK 134 | Özel yaşam alanına girme, görüntü veya ses kaydı | Genel kast |
| Hakaret | TCK 125 | Onur, şeref ve saygınlığa yönelik isnat veya değer yargısı | Genel kast |
| Konut dokunulmazlığının ihlali | TCK 116 | Rıza dışı konuta girme veya çıkmama | Genel kast |
Teşebbüs, İştirak ve İçtima
Teşebbüs
Suç, hareketten ayrılabilen bir netice içerdiğinden teoride teşebbüse elverişlidir. Fail hareketlere başlamış ancak mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi doğmamışsa suç teşebbüs aşamasında kalabilir. Israr unsuru oluşmamışsa teşebbüsten söz edilemez; tek hareket icra hareketi sayılmaz ve cezaların son çare olması ilkesi devreye girer.
İştirak
Suça iştirak mümkündür. Birden fazla kişinin mağduru birlikte takip etmesi veya sırayla karşısına çıkması hâlinde müşterek faillik söz konusu olur; bunun için her failin ısrar unsuru üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunmalıdır. Eylemlerin sürekliliğini bilmeyen kişi yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulamaz.
İçtima ve zincirleme suç
Israrlı takip suçu, birden çok hareketin bir araya gelmesiyle oluşan tek bir suçtur. Farklı zamanlardaki aramalar, mesajlar ve takip eylemleri için ayrı ayrı ceza verilmez; zincirleme suç hükümleri (TCK 43/1) uygulanmaz. Yargıtay TCK 123 bakımından da aynı yöndedir.
Buna karşılık fail, tek bir hareketle birden fazla kişiyi rahatsız etme kastıyla hareket etmişse TCK 43/2 kapsamında değerlendirme yapılabilir. Farklı suçların bir arada işlendiği hâllerde ise gerçek içtima kuralı geçerlidir: ısrarlı takip sırasında ayrıca tehdit, hakaret veya cinsel taciz suçu işlenmişse, her suçtan ayrı ceza verilir. Suç sayısının belirlenmesine ilişkin genel ölçütler için TCK 42 bileşik suç başlığı incelenebilir.
Şikâyet, Zamanaşımı, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme
TCK 123/A-3 uyarınca suçun hem temel hem nitelikli hâlleri şikâyete bağlıdır; şikâyet olmadan soruşturma başlatılamaz, vazgeçme hâlinde dosya düşer. Öğretide, korunan değerlerin ağırlığı karşısında hiç değilse nitelikli hâllerin re’sen soruşturulması gerektiği eleştirisi yapılır.
Şikâyet süresi
Şikâyet hakkı, TCK 73/1 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. Burada suçun mütemadi niteliği belirleyicidir: eylemler sürdüğü sürece süre işlemez, altı aylık süre temadinin sona erdiği tarihten hesaplanır. Bu nedenle aylardır süren bir takipte ilk mesajın tarihine bakılarak sürenin geçtiği sonucuna varılamaz.
| Konu | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Ceza (temel hâl) | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | TCK 123/A-1 |
| Ceza (nitelikli hâl) | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis | TCK 123/A-2 |
| Şikâyete tabi mi? | Evet, temel ve nitelikli hâllerin tamamı | TCK 123/A-3 |
| Şikâyet süresi | 6 ay (temadinin bittiği tarihten itibaren) | TCK 73/1 |
| Uzlaştırmaya tabi mi? | Hayır, kapsam dışıdır | CMK 253/3 |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | TCK 66/1-e |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | 5235 sayılı Kanun m. 11 |
| Yetkili mahkeme | Temadinin sona erdiği yer mahkemesi | CMK 12/2 |
| Tutuklama (temel hâl) | Kural olarak verilemez | CMK 100/4 |
| Seri muhakeme usulü | Kapsam dışıdır | CMK 250 katalogu |
Uzlaştırma kapsamında mıdır?
Suç şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamı dışındadır. CMK 253/3, şikâyete bağlı olsa dahi bazı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler ve ısrarlı takip suçu bu istisnalar arasındadır. Dosyada uzlaştırma bürosuna gönderme işlemi yapılmaz.
Dava zamanaşımı
Üst sınır beş yıldan az hapis olduğundan TCK 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı 8 yıldır; nitelikli hâllerde de üst sınır 3 yıl olduğundan aynı süre geçerlidir. Süre, temadinin sona erdiği tarihten işlemeye başlar.
Görevli ve yetkili mahkeme
Cezanın üst sınırı on yılın altında kaldığından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki bakımından CMK 12/2 uyarınca temadinin sona erdiği yer mahkemesi yetkilidir; uygulamada bu çoğunlukla mağdurun bulunduğu yer olduğundan başvuru orada yapılabilir.
Teyit uyarısı: Şikâyet süreleri, zamanaşımı süreleri ve ceza miktarları kanun değişiklikleriyle güncellenebilmektedir. Tablodaki verilerin güncel karşılıkları, işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci: 5 Adım
Israrlı takip dosyaları şikâyetle başlar ve delil toplama aşaması belirleyicidir. Aşağıdaki şema sürecin genel işleyişini gösterir.
- Şikâyet ve ihbarBaşvuru, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır (CMK m. 158). Dilekçede eylemlerin başlangıç tarihi, tekrar sıklığı ve kullanılan iletişim kanalları belirtilir.
- Delillerin toplanmasıSavcılık; telefon dökümlerinin (HTS) getirtilmesi, sosyal medya ve mesaj kayıtlarının incelenmesi, kamera görüntülerinin temini ve tanıkların dinlenmesi yoluyla delilleri toplar. Görüntü kayıtlarının süresi dolmadan talep edilmesi önem taşır.
- İfade, koruma tedbirleri ve savunmaŞüpheli, müdafi hazır bulunabilecek şekilde ifadeye çağrılır. Temel hâlde üst sınır iki yıl olduğundan CMK 100/4 uyarınca tutuklama kararı verilemez; nitelikli hâlde tutuklama hukuken mümkündür. Adli kontrol tedbirlerine ise her iki hâlde de karar verilebilir.
- Soruşturma sonucu kararYeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) verilir; bu karara tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173). Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir.
- Kovuşturma ve kanun yoluTemel hâlde üst sınır iki yıl olduğundan basit yargılama usulü uygulanabilir (CMK m. 251); nitelikli hâlde genel hükümlere göre duruşmalı yargılama yapılır. Hükme karşı 7 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu ceza aralığında istinaf mercii son derecedir.
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyetten vazgeçme | Hüküm kesinleşinceye kadar | TCK 73/4 |
| Gözaltı süresi (toplu suç dışında) | Yakalama anından itibaren en çok 24 saat | CMK 91/1 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün | CMK 173/1 |
| Basit yargılama usulünde itiraz | Hükmün tebliğinden itibaren 7 gün | CMK 252/1 |
| İstinaf başvurusu | Tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün | CMK 273/1 |
| Temyiz | 5 yıl veya daha az hapis cezalarında kapalıdır | CMK 286/2 |
Israrlı Takip Suçunda Deliller
Israrlı takip dosyalarında ispatın ağırlığı iki noktadadır: eylemlerin tekrarlandığının ve mağdurda ciddi huzursuzluk doğduğunun ortaya konulması. Tek bir ekran görüntüsü yeterli olmaz; süreklilik gösteren bir kayıt zinciri aranır.
| Delil türü | Ne gösterir? | Nasıl temin edilir? |
|---|---|---|
| HTS kayıtları ve arama dökümleri | Arama ve mesaj sıklığını | Savcılık veya mahkeme kararıyla operatörden |
| Mesaj ve sosyal medya kayıtları | Temas kurma çabasının devamlılığını | Ekran görüntüsü, tarih-saat ve hesap bilgisiyle |
| Güvenlik kamerası görüntüleri | Fiziken takip eylemlerini | Kayıt süresi dolmadan talep edilerek |
| Tanık beyanları | Takibin çevrece bilinen boyutunu | Dilekçeyle tanık listesi sunularak |
| İş, okul veya adres değişikliği belgeleri | Nitelikli hâlin gerçekleştiğini | İlgili kurumdan alınan yazıyla |
| 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararı | Failin tedbire rağmen hareket ettiğini | Aile mahkemesi veya mülki amir kararıyla |
| Önceki şikâyet ve tutanaklar | Eylemlerin geçmişe uzandığını | Soruşturma dosyası incelemesiyle |
Uygulama notu: Dijital içerikler hızla silinebildiğinden kayıtların URL, tarih-saat ve hesap bilgisiyle muhafaza edilmesi; kamera görüntülerinin ise kayıt süresi dolmadan talep edilmesi önerilir. Bu hususlar kanundan değil uygulamadan gelir.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme
Mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edilip edilmeyeceği birbirinden bağımsız üç kurumun koşullarına bağlıdır. Israrlı takip suçunda ceza aralıkları söz konusu kurumların uygulanmasına elverişlidir; takdir mahkemeye aittir.
| Kurum | Dayanak | Ceza sınırı | Temel koşullar |
|---|---|---|---|
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | CMK 231 | 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası | Daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi, 5 yıllık denetim süresi |
| Hapis cezasının ertelenmesi | TCK 51 | 2 yıl veya daha az hapis | Daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapse mahkûm olmama, 1-3 yıl denetim süresi |
| Adli para cezasına çevirme | TCK 50 | Kısa süreli hapis (1 yıl veya daha az) | Cezanın kısa süreli olması; mahkemenin takdiri |
| Seçenek yaptırımlar | TCK 50 | Kısa süreli hapis | Kamuya yararlı işte çalıştırma, belirli yerlere gitmekten yasaklanma vb. |
| Denetimli serbestlik | 5275 sayılı Kanun m. 105/A | İnfaz aşamasında | Koşulların infaz hâkimliğince değerlendirilmesi |
Nitelikli hâlde ceza iki yılın üzerine çıkabileceğinden HAGB ve erteleme her dosyada gündeme gelmeyebilir. Ayrıntı için kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlığı incelenebilir.
Mevzuat uyarısı: CMK 231, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve yeni rejim 1 Haziran 2024‘te yürürlüğe girmiştir: sanığın kabulü şartı kaldırılmış, kanun yolu itirazdan istinafa dönüşmüştür. Koşullar işlem tarihinde güncel kanun metninden teyit edilmelidir.
Mağdurun Hakları ve 6284 Sayılı Kanun Tedbirleri
Israrlı takip mağduru bakımından ceza soruşturması tek yol değildir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, ceza yargılamasından bağımsız ve daha hızlı işleyen bir koruma mekanizması öngörür; tek taraflı ısrarlı takibe uğrayanlar bu Kanun’un uygulama yönetmeliğinde şiddet mağduru sayılmıştır.
Tedbir talebi için ceza şikâyetinde bulunulmuş olması şart değildir; iki süreç bağımsız yürür. Başvuru kolluğa, savcılığa, mülki amire veya aile mahkemesine yapılabilir; delil sunulması gerekmez, beyan esas alınarak gecikmeksizin karar verilebilir.
| Tedbir | Kararı veren makam | Dayanak |
|---|---|---|
| Şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması | Hâkim | 6284 m. 5/1-a |
| Mağdura, yakınlarına, okuluna veya iş yerine yaklaşmama | Hâkim | 6284 m. 5/1-b |
| İletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme | Hâkim | 6284 m. 5/1-d |
| Belirli yerlere yaklaşmama ve eşyalara zarar vermeme | Hâkim | 6284 m. 5/1-c, e |
| Geçici koruma altına alınma | Mülki amir veya kolluk (gecikmesinde sakınca varsa) | 6284 m. 3/1-d |
| Geçici barınma yeri sağlanması | Mülki amir | 6284 m. 3/1-a |
| Kimlik ve ilgili bilgi ve belgelerin değiştirilmesi | Hâkim | 6284 m. 4/1-ç |
| Tedbir kararına aykırılıkta zorlama hapsi | Hâkim | 6284 m. 13 |
Tedbir kararına aykırılıkta 6284 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zorlama hapsi uygulanabilir; bu bir ceza değil, tedbirin etkinliğini sağlayan bir araçtır ve ceza soruşturmasından ayrı işler. Ayrıca uzaklaştırma tedbiri bulunan failin takibi sürdürmesi TCK 123/A-2-c uyarınca nitelikli hâl oluşturur.
Mağdurun usul hakları
- Vekil yardımından yararlanma: CMK m. 234 uyarınca mağdur, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında vekilin hukuki yardımından yararlanabilir; vekil görevlendirmesi barodan istenebilir.
- Davaya katılma (müdahillik): Suçtan zarar gören, kovuşturma evresinde her aşamada hüküm verilinceye kadar davaya katılabilir (CMK m. 237).
- Beyanının uygun ortamda alınması: Adli görüşme odaları ve mağdur hakları servisleri, ifade süreçlerinin ikincil örselenmeye yol açmadan yürütülmesini hedefler.
- Bilgilendirilme ve dosya inceleme: Mağdur, soruşturmanın gidişatı ve verilen kararlar hakkında bilgilendirilir; vekili aracılığıyla dosyayı inceleyebilir.
- Destek hatları: Sosyal Destek Hattı ALO 183 ve kolluğun KADES uygulaması, acil durumlarda başvuru kanalı olarak kullanılabilir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) barınma, psikososyal destek ve yönlendirme hizmeti sunar.
Mağdur hakları ve başvuru yolları hakkında ayrıntılı bilgi, Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı sayfasından edinilebilir.
Şüpheli ve Sanığın Hakları
Israrlı takip suçundan soruşturma başlatılan kişi de şüpheli sıfatıyla CMK’nın tanıdığı haklara sahiptir; bu haklar ifade alınmadan önce bildirilir.
- Müdafi yardımından yararlanma hakkı (CMK m. 149): Her aşamada müdafiin yardımından yararlanılabilir; müdafi seçecek durumda olunmadığı bildirildiğinde barodan görevlendirme istenir.
- Susma hakkı (CMK m. 147): Açıklamada bulunmama hakkı vardır ve susma aleyhe yorumlanamaz.
- Lehe delillerin toplanmasını isteme hakkı: Rızaya dayalı iletişimi ya da temasın niteliğini gösteren kayıtların getirtilmesi talep edilebilir.
- Koruma tedbirlerine itiraz hakkı: Adli kontrol ve tutuklama kararlarına kanunda öngörülen sürelerde itiraz edilebilir.
Savunmanın odağı iki noktadadır: eylemlerin ısrar niteliğine ulaşıp ulaşmadığı ve kanunun aradığı ciddi huzursuzluk neticesinin doğup doğmadığı. Rızanın hangi tarihe kadar sürdüğü de belirleyici olabilir.
Önemli hatırlatma: Delillerin karartılması, kayıtların silinmesi veya tanıkların etkilenmesi ayrı suçlar oluşturabildiği gibi CMK m. 100 uyarınca tutuklama nedeni sayılan delil karartma şüphesini de doğurur.
Yargıtay Uygulamasında Israrlı Takip
TCK 123/A yeni olduğundan bu maddeye ilişkin yerleşik içtihat henüz oluşum aşamasındadır. Aşağıdaki kararlar, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından ısrar, süreklilik ve suç ayrımı konularında bugün de yol gösterici ölçütler ortaya koyar.
Suçun bağlı hareketli niteliği ve ısrar ölçütü
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından “suç doğuran eylemler açısından hiçbir sınırlama getirilmemesinden serbest; ısrarlı bir şekilde işlenmesi gerekliliğinden ötürü de bağlı hareketli suç doğuracağı” değerlendirmesinde bulunmuştur (Yargıtay CGK, T. 13.02.2018, E. 2014/4-821, K. 2018/45).
Korunan hukuki yararın tanımı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, korunan hukuki yararı “kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamının sağlığı bir şekilde sürdürmesi” olarak tanımlamıştır (Yargıtay 4. CD, T. 04.11.2021, E. 2019/3545, K. 2021/26383). Bu tanım, ısrarlı takip suçunda aranan huzursuzluk neticesinin değerlendirilmesinde de ölçüt oluşturur.
Mağdurun belirli olması zorunluluğu
Sanıkların belli bir kişiyi hedef almadan sokakta bağırdıkları olayda Yargıtay, suçun mağdurunun “sadece belli kişi veya kişiler olabileceği, suçun sadece sükûn ve huzuru bozmak amacıyla yani özel bir kasıt ile işlenebileceği” gerekçesiyle verilen beraat kararında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 12. CD, T. 09.11.2021, E. 2021/2474, K. 2021/7814).
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması
Farklı zamanlarda birden fazla kez arama, mesaj iletme ve konutun önüne not bırakma biçiminde gerçekleşen fiillerde Yargıtay, TCK 123’te düzenlenen suçun “ısrar” unsurunun oluşmasının karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığını gözetmeksizin TCK 43/1’in uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesini bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 4. CD, E. 2018/7076, K. 2021/18701). Aynı değerlendirme ısrarlı takip suçu bakımından da geçerlidir.
Araç marifetiyle ısrarlı takip
Müştekinin çocuğunu okula götürdüğü sırada aracın kendisini takip ettiği, konutunun önünde beklendiği ve takibe devam edildiği olayda Yargıtay, eylemin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğuna ilişkin nitelendirmeyi doğru bulmuştur (Yargıtay 14. CD, T. 28.01.2014, E. 2012/8472, K. 2014/1008). Karar, fiziken takibin en tipik görünümünü ortaya koyar.
Cinsel içerikli mesaj ve arama: hangi suç oluşur?
Müştekinin telefonuna cinsel içerik taşıyan mesajlar iletme ve sık sık arama biçimindeki fiillerin “bir bütün hâlinde zincirleme olarak cinsel taciz suçunu oluşturduğu” gözetilerek, ayrıca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir (Yargıtay 14. CD, E. 2014/6837, K. 2017/3304). Karar, eylemin cinsel içerik taşıması hâlinde nitelendirmenin değişebileceğini göstermektedir.
Konuta bakma eylemi: özel hayatın gizliliği
Sanığın, müşteki ve katılanın evlerinin yatak odası penceresinden bakma eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu değil, TCK 134/1-1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu belirtilerek beraat kararı bozulmuştur (Yargıtay 12. CD, T. 14.10.2015, E. 2015/2312, K. 2015/15366).
Alacak nedeniyle arama: devamlılık ve çekilmezlik ölçütü
Borcun tahsili amacıyla borçlunun aranmasına ilişkin bir kararda Yargıtay, uyarı yazısı, mesaj, ihtar ya da aramanın “devamlılık arz etmemesi ve muhatapları bakımından çekilmez bir duruma gelmemesi” gerektiğini; arama sıklığının saptanması için telefon dökümlerine ulaşılmasını aramıştır (Yargıtay Ceza Dairesi, E. 2019/3198, K. 2019/11771). Ölçüt, alacak ilişkilerinde sınırın nerede çizileceğini gösterir.
Karar teyidi: Yukarıdaki karar künyeleri, tarafınızca sağlanan hakemli makale (Av. Ayşenur Cihan, “Türk Ceza Hukuku Bağlamında Israrlı Takip Suçu (TCK md. 123/A)”, HKÜHFD 2023, 13(26): 339-370) içindeki atıflardan alınmıştır. Kararların tam metni ve güncel içtihat durumu Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden teyit edilmelidir. Bu kararların büyük bölümü TCK 123/A’nın yürürlüğe girmesinden öncesine ait olup TCK 123 uygulamasına ilişkindir; içtihat zaman içinde değişebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Israrlı takip suçunun cezası ne kadar?
Israrlı takip suçunun cezası TCK 123/A-1 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Çocuğa ya da boşanılan eşe karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapse yükselir; takdir mahkemeye aittir.
Israrlı takip suçu şikâyete tabi mi?
Evet. TCK 123/A-3 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; kural hem temel hâl hem nitelikli hâller için geçerlidir. Şikâyet olmadan soruşturma başlatılamaz, vazgeçme hâlinde dosya düşer.
Israrlı takip suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyet süresi TCK 73/1 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Suç mütemadi nitelikte olduğundan süre, eylemlerin sona erdiği tarihten işlemeye başlar; takip sürüyorsa ilk mesajın tarihine bakılamaz.
Israrlı takip suçu uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. Suç şikâyete bağlı olmasına rağmen CMK m. 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır; dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Şikâyetten vazgeçme ise ayrı bir kurumdur ve davayı düşürür.
Sosyal medyada ısrarlı takip suç mu?
Evet, olabilir. Kanun bilişim sistemlerini kullanarak temas kurmaya çalışmayı açıkça saymıştır. Engellenen hesabın ardından yeni hesap açarak mesaj göndermek bu kapsamdadır. Aranan şart, davranışın ısrarlı olması ve ciddi huzursuzluk doğurmasıdır.
Bir kişiyi bir kez takip etmek suç oluşturur mu?
Kural olarak hayır. Suçun temel unsuru ısrardır; tek bir hareket icra hareketi sayılmaz. Bir kez mesaj göndermek veya evin önünden bir kez geçmek kural olarak suç oluşturmaz. Değerlendirme her somut olayda ayrıca yapılır.
Tek taraflı ısrarlı takip ne demek?
Tek taraflı ısrarlı takip, mağdurun rızası bulunmaksızın sürdürülen izleme ve temas kurma çabalarını anlatır. Kavram 6284 sayılı Kanun’un uygulama yönetmeliğinde tanımlanmış, bu duruma maruz kalanlar şiddet mağduru sayılmıştır. TCK 123/A ile aynı davranış bağımsız suç hâline gelmiştir.
Israrlı takip suçunda zamanaşımı ne kadar?
Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Üst sınır beş yıldan az hapis olduğundan TCK 66/1-e uygulanır; süre nitelikli hâller için de geçerlidir ve eylemlerin sona erdiği tarihten işlemeye başlar.
Israrlı takip suçunda tutuklama olur mu?
Temel hâlde kural olarak hayır. CMK m. 100/4 uyarınca üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez; temel hâlde üst sınır iki yıldır. Nitelikli hâlde üst sınır üç yıl olduğundan tutuklama mümkündür. Adli kontrol her iki hâlde uygulanabilir.
Israrlı takip suçunda HAGB verilir mi?
Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ise ve CMK 231’deki koşullar gerçekleşirse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Nitelikli hâlde ceza bu sınırı aşabilir. HAGB rejimi 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir.
Israrlı takip cezası para cezasına çevrilir mi?
Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az hapis ise kısa süreli sayılır ve TCK 50 uyarınca adli para cezasına ya da seçenek yaptırımlara çevrilebilir; takdir mahkemeye aittir. Koşulları varsa TCK 51 kapsamında erteleme de mümkündür.
Israrlı takip suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; temel ve nitelikli hâller bu mahkemede görülür. Yetkili mahkeme CMK m. 12/2 uyarınca temadinin sona erdiği yer mahkemesidir. Temel hâlde basit yargılama usulü uygulanabilir.
Israrlı takip mağduru nereye başvurabilir?
Başvuru Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa, mülki amire veya aile mahkemesine yapılabilir. Ceza şikâyeti ile 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir talebi bağımsızdır. Acil durumlarda ALO 183 ve KADES kullanılabilir; ŞÖNİM barınma ve yönlendirme hizmeti sunar.
6284 sayılı Kanun ısrarlı takipte uygulanır mı?
Evet. 6284 sayılı Kanun’un uygulama yönetmeliğinde tek taraflı ısrarlı takip tanımlanmıştır. Uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbirleri talep edilebilir; tedbir için ceza şikâyetinde bulunulmuş olması gerekmez.
Israrlı takip suçunda hangi deliller kullanılır?
HTS kayıtları ve arama dökümleri, mesaj ve sosyal medya kayıtları, kamera görüntüleri, tanık beyanları ile iş, okul veya adres değişikliğini gösteren belgeler kullanılır. Tekrarı gösteren bir kayıt zinciri aranır; tek bir ekran görüntüsü yeterli olmaz.
Israrlı takip ile huzur ve sükunu bozma suçu arasındaki fark nedir?
TCK 123 serbest hareketli ve yalnızca sırf huzuru bozma özel kastıyla işlenebilir. Israrlı takip suçu ise üç seçimlik hareketle sınırlıdır, genel kastla işlenebilir ve mağdurun yaşam düzeninde daha ağır etki aranır. Cezaları da farklıdır.
Ceza Yargılamasında Müdafi ile Temsil
Israrlı takip dosyaları hem ceza hem koruma tedbiri boyutunu aynı anda ilgilendirir: bir yandan şikâyet süresi ve delillerin zamanında toplanması, diğer yandan 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir talepleri gündeme gelir.
Ceza yargılamasında avukatla temsil kural olarak zorunlu değildir; kişi savunmasını kendisi de yapabilir. CMK’nın zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde ve şüphelinin müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirdiği hâllerde barodan görevlendirme yapılır; mağdur bakımından da CMK m. 234 uyarınca vekil istenebilir. Diğer suç tipleri için kasten yaralama suçu ve cezası ile müstehcenlik suçu ve cezası, genel işleyiş için ceza hukuku alanındaki içerikler incelenebilir.
Şişli-Nişantaşı Konumu ve İletişim
Büro, İstanbul’un Şişli ilçesinde, Nişantaşı bölgesinde yer almaktadır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan) ve Şişli Adliyesi’ne yakındır.
Av. Malik Enes Kaplan — Hukuk Bürosu
Halaskargazi Mahallesi, Halaskargazi Caddesi No:38-66 E/215, Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr
İlgili Konular
Hukuki Denetim ve Kaynaklar
Dayanılan kanun maddeleri
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 24, 43, 44, 50, 51, 61, 62, 66, 73, 105, 106, 116, 123, 123/A, 125, 134
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 91, 100, 135, 139, 147, 149, 158, 173, 231, 234, 237, 250, 251, 252, 253, 273, 286
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3, 4, 5, 13
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A
- 5235 sayılı Kanun m. 11 (görevli mahkeme)
- 7406 sayılı Kanun (TCK 123/A’yı ekleyen kanun) ve 7499 sayılı Kanun (HAGB düzenlemesi)
Resmî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Kanun — mevzuat.gov.tr
- 7406 sayılı Kanun — 27.05.2022 tarihli Resmî Gazete
- Yargıtay Karar Arama
- Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı
- UYAP Vatandaş Portal
Değişebilecek verilere ilişkin teyit uyarısı
Ceza miktarları, şikâyet ve zamanaşımı süreleri ile HAGB, erteleme ve seçenek yaptırım koşulları kanun değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla güncellenebilir. Sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır ve işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir. “Uygulamada” ibaresiyle belirtilen hususlar yerleşik uygulamadan gelir; atıf yapılan Yargıtay kararları TCK 123/A öncesi döneme ilişkindir.
Hazırlayan
Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026
Yasal uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir ve okunması yahut paylaşılması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada hizmet tanıtımı, sonuç vaadi veya dava sonucu bilgisi yer almaz.