Kira Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Kira Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süreler ve Başvuru Rehberi

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk, kira ilişkisinden doğan bir uyuşmazlık için mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı hâline getiren usul kuralıdır. Dayanağı, 7445 sayılı Kanun’la 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/B maddesidir ve 1 Eylül 2023’ten beri yürürlüktedir. Kira tespit, tahliye, uyarlama, kira alacağı ve depozito gibi taleplerde önce arabuluculuk bürosuna başvurulur; anlaşma sağlanamazsa son tutanakla sulh hukuk mahkemesinde dava açılır. Bu rehber, kiraya veren ve kiracı açısından kapsamı, istisnaları, süreleri, ücretleri ve anlaşmanın icrasını kanun metnine dayanarak açıklar.

Hızlı cevap

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı şart koşar. İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliye bu kuralın dışındadır. Arabulucu başvuruyu üç haftada sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzar. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.

İçindekiler [Göster][Gizle]
  1. Kira davalarında zorunlu arabuluculuk nedir?
    1. Dava şartı olması ne anlama gelir?
    2. Zorunlu ve gönüllü arabuluculuk farkı
  2. Hangi kira davaları arabuluculuğa tabidir?
    1. Kira tespit davası ve arabuluculuk
    2. Tahliye davası ve arabuluculuk
    3. Uyarlama, kira alacağı, depozito ve tazminat
  3. Zorunlu arabuluculuğun uygulanmadığı hâller
  4. Arabuluculuk başvurusu nasıl yapılır?
    1. Arabulucu seçilebilir mi?
    2. Büronun yetkisine itiraz
  5. Başvuru zamanı ve erken başvuru sorunu
  6. Arabuluculuk süreci nasıl işler?
    1. Gizlilik ve tarafsızlık
    2. Son tutanak ve imza tarihi
  7. Arabuluculuğun kanuni sürelere etkisi
  8. İlk toplantıya katılmamanın sonuçları
  9. Arabuluculuk ücreti ve masrafları
  10. Anlaşma hâlinde belge ve icra edilebilirlik
  11. Anlaşma olmazsa dava süreci
  12. Kiraya veren ve kiracı açısından dikkat edilecekler
  13. Arabuluculuk sürecinde avukatla temsil
  14. Sık yapılan hatalar
  15. Sıkça sorulan sorular
  16. Nişantaşı / Şişli ofis bilgisi
  17. Hukuki denetim ve kaynaklar

Kira Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin, yani arabulucunun, tarafları bir araya getirerek kendi çözümlerini üretmelerine yardım ettiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir (6325 sayılı Kanun m.2). Arabulucu hâkim değildir; karar vermez, yalnızca iletişimi kurar ve taraflar çözüm üretemezse bir çözüm önerisinde bulunabilir (m.15/7). Taraflar önerileri kabul etmek zorunda değildir.

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk ise bu yöntemi kira uyuşmazlıklarında isteğe bağlı olmaktan çıkarır. 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun, 6325 sayılı Kanun’a 18/B maddesini ekledi. Bu maddeye göre kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler dışında kalan tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı madde; ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını da kapsamaktadır.

Düzenleme 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girdi. 6325 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi, bu tarihte ilk derece mahkemelerinde, bölge adliye mahkemelerinde ve Yargıtay’da görülmekte olan davalara 18/B’nin uygulanmayacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla kira davalarında zorunlu arabuluculuk, yalnızca bu tarihten sonra açılan davalar için bir ön koşuldur.

Dava Şartı Olması Ne Anlama Gelir?

Dava şartı, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için bulunması gereken usul koşuludur. Kira davalarında zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılırsa mahkeme, kira bedelinin haklı olup olmadığına veya tahliyenin gerekip gerekmediğine bakmaz. 6325 sayılı Kanun m.18/A-2’ye göre arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, dava herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Arabulucuya başvurulmuş ama son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse durum farklıdır. Bu hâlde mahkeme davacıya, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini bir haftalık kesin süre içinde sunmasını, aksi hâlde davanın usulden reddedileceğini bildiren bir davetiye gönderir. İzmir BAM 23. HD’nin 2023/2126 K. sayılı kararında, tutanağın dilekçeye eklenmemesinin tek başına başvurunun yapılmadığı anlamına gelmediği ve önce bu kesin sürenin verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Zorunlu ve Gönüllü Arabuluculuk Arasındaki Fark

Gönüllü (ihtiyari) arabuluculukta taraflar dava açmadan önce veya dava sürerken arabulucuya gitmeyi kendi iradeleriyle kararlaştırır (m.13). Zorunlu arabuluculukta ise başvuru kanunun emridir. Dava devam ederken gönüllü arabuluculuk yine mümkündür; taraflar birlikte başvururlarsa yargılama üç ayı geçmemek üzere ertelenir ve bu süre ortak başvuruyla üç aya kadar uzatılabilir (m.15/5).

Tablo 1 — Kira uyuşmazlıklarında zorunlu ve gönüllü arabuluculuk karşılaştırması
ÖlçütZorunlu (dava şartı) arabuluculukGönüllü arabuluculuk
Dayanak6325 s. K. m.18/A ve 18/B6325 s. K. m.13-18
Başvuru zamanıDava açılmadan önceDavadan önce veya dava sırasında
Arabulucunun belirlenmesiArabuluculuk bürosu listeden belirler; taraflar listedeki bir isimde anlaşabilirKural olarak taraflarca seçilir (m.14)
Sonuçlandırma süresiGörevlendirmeden itibaren 3 hafta, zorunlu hâlde en fazla +1 haftaKanunda sabit süre yok; dava sırasında erteleme en çok 3+3 ay
Başvurmamanın sonucuDava usulden reddedilirHerhangi bir usul yaptırımı yok
ÜcretAnlaşamama ve kısa görüşmede 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesindenAksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir

Hangi Kira Davaları Zorunlu Arabuluculuğa Tabidir?

Kanun “kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar” ifadesini kullandığı için kapsam geniştir. Kira sözleşmesinin kurulması, bedeli, kullanımı, sona ermesi ve iadesiyle ilgili hemen her talep bu çerçeveye girer. Kiraya verenin açacağı davalar ile kiracının açacağı davalar arasında ayrım yapılmamıştır; her iki taraf için de kira davalarında arabuluculuk aynı şekilde dava şartıdır.

Tablo 2 — Kira davalarında zorunlu arabuluculuk kapsamı
Talep / dava türüArabuluculukTemel dayanak
Kira bedelinin tespiti (kira tespit davası)ZorunluTBK m.344-345; 6325 s. K. m.18/B-1-a
Kira bedelinin uyarlanmasıZorunluTBK m.138, m.344
İhtiyaç, yeniden inşa veya imar nedeniyle tahliyeZorunluTBK m.350
Yeni malikin ihtiyacı nedeniyle tahliyeZorunluTBK m.351
Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye (dava yoluyla)ZorunluTBK m.352/1
İki haklı ihtar nedeniyle tahliyeZorunluTBK m.352/2
Kiracının temerrüdü nedeniyle fesih ve tahliye davasıZorunluTBK m.315
Birikmiş kira alacağı, yan gider ve aidat alacağıZorunluTBK m.313-314
Depozito (güvence bedeli) iadesiZorunluTBK m.342
Kiralananın ayıbı, masraf ve tazminat talepleriZorunluTBK m.304-312, m.334
İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyeKapsam dışı6325 s. K. m.18/B-1-a istisnası; İİK m.269 vd., 272 vd.

Kira Tespit Davası ve Arabuluculuk

Kira tespit davası, yeni kira döneminde uygulanacak kira bedelinin mahkemece belirlenmesi talebidir ve kira tespit davası arabuluculuk şartına açıkça tabidir. Kiraya veren de kiracı da bu davayı açabilir. Hâkimin bedeli belirlerken hangi ölçütlere bakacağı TBK m.344’te düzenlenmiştir; ayrıntılı ölçütler ve hesaplama yöntemi için kira tespit davası rehberine bakılabilir.

Kira tespiti arabuluculuk sürecinde en kritik nokta TBK m.345’teki zamanlamadır. Bu madde, davanın yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılması ya da kiraya verenin bu süre içinde kiracıya kira bedelinin artırılacağını yazılı olarak bildirmesi hâlinde, yeni dönem sonuna kadar açılacak davada belirlenen bedelin yeni dönemin başından itibaren bağlayıcı olacağını öngörür. Sözleşmede artış hükmü varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan dava da aynı sonucu doğurur (m.345/3).

Arabuluculuk başvurusunun m.345’teki otuz günlük süre bakımından dava açma yerine geçip geçmeyeceği tartışmalıdır. Bu belirsizlikten etkilenmemenin en güvenli yolu, yeni dönemden en az otuz gün önce kiracıya yazılı bildirim (genellikle noter ihtarnamesi) göndermektir. Böylece arabuluculuk süreci uzasa bile kararın yeni dönemden itibaren uygulanması güvence altına alınır; bu bildirim, kira davalarında zorunlu arabuluculuk sürecinden bağımsız bir koruma sağlar.

Tahliye Davası ve Arabuluculuk

Mahkeme yoluyla açılan tüm tahliye davaları, tahliye davası arabuluculuk şartına tabidir. Buna kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimine dayanan ihtiyaç nedeniyle tahliye davaları da dahildir. Esaslı onarım, genişletme veya değiştirme sırasında kullanımın imkânsız olduğu durumlar için açılan ve inşaat veya tadilat nedeniyle tahliye olarak bilinen davalar da aynı kurala bağlıdır.

Tahliye taahhütnamesinde durum ikiye ayrılır. TBK m.352/1 kiraya verene, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde “icraya başvurarak veya dava açarak” sözleşmeyi sona erdirme imkânı verir. İcra yolu (İİK m.272 vd.) ilamsız icra yoluyla tahliye niteliğinde olduğu için arabuluculuk kapsamı dışındadır; dava yolu tercih edilirse ise kira tahliye davası arabuluculuk kuralı uygulanır. Taahhütnamenin geçerlilik şartları için tahliye taahhütnamesi nedir başlıklı yazıya bakılabilir.

Kira bedelinin ödenmemesinde de iki yol vardır. Kiraya veren TBK m.315 uyarınca ihtarla süre verip sözleşmeyi feshedebilir ve genel mahkemede tahliye davası açabilir; bu dava arabuluculuğa tabidir. Alternatif olarak İİK m.269 vd. uyarınca ilamsız tahliye takibi başlatabilir; bu yol kapsam dışıdır. Hangi yolun seçileceği, kira davalarında zorunlu arabuluculuk gereğini doğrudan belirler.

Uyarlama, Kira Alacağı, Depozito ve Tazminat Talepleri

Sözleşmenin kurulduğu andaki koşulların öngörülemeyen biçimde değişmesi hâlinde başvurulan kira uyarlama davası da arabuluculuğa tabidir. Aynı şekilde kiracının güvence olarak verdiği paranın geri alınmasına yönelik depozito iadesi talepleri, kiralananın ayıplı olmasından doğan bedel indirimi veya masraf talepleri ve tahliye sonrası hasar tazminatı talepleri de kira ilişkisinden kaynaklandığı için arabuluculuk kapsamındadır.

Kira alacağı için başlatılan genel haciz yoluyla takibe kiracı itiraz ederse, kiraya verenin genel mahkemede açacağı itirazın iptali davası kira alacağına ilişkindir. Bu davanın da dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu görüşü uygulamada ağırlık taşımaktadır; icra hukuk mahkemesinde istenen itirazın kaldırılması ise ilamsız icra prosedürünün parçası olarak değerlendirilir. Somut dosyada hangi yolun izleneceği, işlem tarihinde güncel yargı uygulamasıyla birlikte teyit edilmelidir.

Zorunlu Arabuluculuğun Uygulanmadığı Hâller

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk kuralının istisnaları sınırlıdır ve dar yorumlanır. En önemli istisna kanun metninde yazılıdır: kiralanan taşınmazların İİK uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler. Bunun dışında 6325 sayılı Kanun’un genel hükümlerinden ve geçiş maddesinden doğan hâller de vardır.

Tablo 3 — Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk şartının aranmadığı başlıca hâller
HâlAçıklamaDayanak
Kira alacağı nedeniyle ilamsız tahliye takibiÖdeme emriyle başlayan icra yolu; itiraz hâlinde icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliyeİİK m.269-269/d; 6325 s. K. m.18/B-1-a
Tahliye taahhüdüne dayalı icra yoluyla tahliyeTaahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra dairesine başvuruİİK m.272 vd.; TBK m.352/1
1 Eylül 2023 itibarıyla görülmekte olan davalarO tarihte derdest davalara 18/B uygulanmaz6325 s. K. geçici m.3
Tahkim sözleşmesi veya özel çözüm yolu bulunan hâllerDava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz6325 s. K. m.18/A-18
Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklarArabuluculuğa elverişli değildir6325 s. K. m.1/2

İlamsız icra yolu hızlı olmakla birlikte kendine özgü şartlara bağlıdır. Takibin tüm kiraya verenlerce birlikte yapılması, ödeme emrinin eksiksiz düzenlenmesi ve sürelere uyulması gerekir. İcra yoluyla tahliye prosedürünün genel çerçevesi için icra ve iflas hukuku sayfasına bakılabilir.

Dikkat: İhtiyati tedbir kararı alınmışsa HMK m.397/1’deki iki haftalık dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlemez (6325 s. K. m.18/A-16). Tedbir, arabuluculuk şartını ortadan kaldırmaz; yalnızca süreyi korur.

Kira Uyuşmazlığında Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır; büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur (m.18/A-4). Kira davalarında yetki kural olarak davalının yerleşim yeri (HMK m.6) ve sözleşmenin ifa yeri (HMK m.10) üzerinden belirlenir; uygulamada kiralananın bulunduğu yer çoğunlukla ifa yeri olarak kabul edilir. Başvuru adliyedeki büroya bizzat yapılabileceği gibi, uygulamada UYAP Vatandaş ve Avukat portalları üzerinden elektronik başvuru da kabul edilmektedir; kullanılabilir kanallar işlem tarihinde teyit edilmelidir.

  1. Uyuşmazlığı ve talepleri netleştirin. Tespit, tahliye, alacak veya birden fazla talep varsa hepsini başvuru formunda belirtin.
  2. Tarafları eksiksiz gösterin. Birden fazla kiraya veren veya kiracı varsa tamamı başvuruda yer almalıdır.
  3. İletişim bilgilerini verin. Başvuran, kendisine ve elindeyse karşı tarafa ait tüm iletişim bilgilerini büroya bildirir (m.18/A-6).
  4. Belgeleri hazırlayın. Kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, ihtarnameler ve tapu kaydı gibi belgeleri yanınızda bulundurun.
  5. Görevlendirme bildirimini bekleyin. Büro arabulucuyu belirler; arabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder.

Taraf teşkili özellikle önemlidir. Sakarya BAM 14. HD’nin 2025/364 K. sayılı kararında, elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan yalnızca birinin kendi adına arabuluculuğa başvurması yeterli görülmemiş; tüm zorunlu dava arkadaşlarını kapsamayan başvuru nedeniyle dava şartı yokluğundan verilen ret kararı yerinde bulunmuştur. Aynı mantık, birden fazla kiraya verenin bulunduğu tahliye uyuşmazlıklarında da dikkate alınmalıdır.

Tablo 4 — Kira arabuluculuğu başvurusunda hazırlanması önerilen belgeler
BelgeKimin için önemliAmaç
Kimlik bilgileri ve adreslerHer iki tarafTarafların doğru tespiti ve davet
Yazılı kira sözleşmesi (varsa)Her iki tarafSüre, bedel, artış ve özel şartların gösterilmesi
Banka dekontları, ödeme kayıtlarıKiracı ağırlıklıÖdenen kira ve depozitonun ispatı
İhtarname ve tebliğ şerhleriKiraya veren ağırlıklıArtış bildirimi, temerrüt veya haklı ihtarın ispatı
Tapu kaydı / edinme belgesiKiraya veren, yeni malikMalikliğin ve edinme tarihinin gösterilmesi
Tahliye taahhütnamesi (varsa)Kiraya verenTaahhüt tarihi ve içeriğinin gösterilmesi
VekâletnameVekille katılacak tarafAvukat veya temsilcinin yetkisinin gösterilmesi

Arabulucu Seçilebilir mi?

Kural olarak arabulucuyu arabuluculuk bürosu, adalet komisyonuna bildirilen listeden belirler (m.18/A-5). Ancak taraflar listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa, büro o arabulucuyu görevlendirir. Yani kira davalarında zorunlu arabuluculuk sisteminde seçim imkânı tamamen kapalı değildir; yalnızca seçim, listedeki isimlerle ve iki tarafın ortak iradesiyle sınırlıdır.

Arabuluculuk Bürosunun Yetkisine İtiraz

Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden inceleyemez. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir (m.18/A-8). Bu durumda dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilir; mahkeme harç almadan, dosya üzerinden ve en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak belirler.

İtiraz kabul edilirse, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir ve bu durumda ilk başvuru tarihi yetkili büroya başvuru tarihi sayılır. İtiraz reddedilirse aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve süreler bu yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazı, süreyi birkaç hafta uzatabileceği için başvuru yerini baştan doğru belirlemek önemlidir.

Başvuru Zamanı: Erken Başvuru Sorunu

Kanun, arabuluculuğa ne zaman başvurulacağına dair açık bir süre koymamıştır. Bu boşluk, özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliyede önemli bir içtihat ayrılığına yol açmıştır. TBK m.350’ye göre tahliye davası, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan başlayarak bir ay içinde açılır. Soru şudur: kiraya veren, sözleşme süresi dolmadan arabulucuya başvurup son tutanağı önceden alabilir mi?

Bir görüşe göre hayır. Yargıtay 3. HD’nin 2025/3048 K. sayılı kararında, henüz uyuşmazlık doğmamışken yapılan başvurunun formalite niteliği taşıdığı ve dava açma hakkı doğmadan düzenlenen son tutanağın geçerli bir dava şartı arabuluculuğu sayılamayacağı belirtilmiştir. İstanbul BAM 55. HD’nin 2025/4717 K. ve Bursa BAM 4. HD’nin 2024/3486 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.

Karşı görüşteki kararlar ise kanunda başvuru zamanına ilişkin bir sınırlama bulunmadığını, mahkemenin yasada olmayan bir koşul getiremeyeceğini kabul etmiştir. Ankara BAM 15. HD 2025/375 K., İstanbul BAM 55. HD 2024/1096 K. ve Antalya BAM 6. HD 2025/1948 K. sayılı kararlar bu yöndedir. Yargıtay kararının daha yeni ve üst derece olması dikkate alındığında, en güvenli yol başvuruyu dava açma hakkı doğduktan sonra yapmaktır.

Uygulama önerisi: İhtiyaç nedeniyle tahliyede başvuru, sözleşme süresinin bittiği günden sonra ve bir aylık dava süresi içinde yapılmalıdır. Arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreye eklenmediği için bu tercih kiraya verene süre kaybettirmez (m.18/A-15).

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk süreci kanunla belirlenmiş kısa sürelere bağlıdır. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (m.18/A-9). Yani süreç kural olarak en fazla dört haftada tamamlanır.

  1. BaşvuruYetkili yer arabuluculuk bürosuna taraf ve talepler bildirilir.
  2. GörevlendirmeBüro listeden arabulucuyu belirler, iletişim bilgilerini iletir.
  3. DavetArabulucu tarafları ve avukatı olsa bile asıl tarafı ilk toplantıya çağırır.
  4. MüzakereOrtak veya ayrı görüşmeler yapılır; gerekirse çözüm önerisi sunulur.
  5. Son tutanakAnlaşma, anlaşamama veya ulaşılamama tutanakla belgelenir.

Arabulucu, büronun verdiği iletişim bilgilerini esas alır, gerektiğinde kendisi de araştırma yapar ve her türlü iletişim aracını kullanarak tarafları ilk toplantıya davet eder (m.18/A-7). Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir (m.15/6). Görüşmeler, aksi kararlaştırılmadıkça arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanında yürütülür (m.18/A-17).

Görüşmelerde taraflar; yeni kira bedeli, artış yöntemi, tahliye tarihi, birikmiş borcun taksitlendirilmesi, depozitonun mahsubu veya hasar bedeli gibi konuları müzakere eder. Uygulamada arabulucuların görüntülü görüşme ile toplantı yapabildiği görülmektedir; bu imkânın somut dosyada kullanılıp kullanılamayacağı arabulucuyla birlikte teyit edilmelidir.

Gizlilik ve Tarafsızlık İlkeleri

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, süreçte edindiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür; taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de bu gizliliğe uymak zorundadır (m.4). Gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranarak bir kişinin hukuken korunan menfaatine zarar veren kişi, şikâyet üzerine altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir (m.33).

Arabuluculuk sırasında yapılan teklifler, bir vakıanın kabulü veya yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler, sonradan açılan davada delil olarak kullanılamaz (m.5). Bu kural, tarafların “davada aleyhime kullanılır” endişesi taşımadan açık konuşabilmesini sağlar. Arabulucu görevini tarafsız ve şahsen yürütür, taraflar arasında eşitliği gözetir ve aynı uyuşmazlıkla ilgili davada sonradan taraflardan birinin avukatı olamaz (m.9).

Son Tutanak ve İmza Tarihi

Arabuluculuk; tarafların anlaşması, anlaşamaması, taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması hâllerinde sona erer ve arabulucu son tutanağı düzenler (m.18/A-10). Tutanak arabulucu, taraflar, kanuni temsilciler veya avukatlarca imzalanır; taraflar imzalamazsa sebebi belirtilerek yalnızca arabulucu imzalar (m.17/2).

Son tutanağın tarihi, dava açma sürelerinin yeniden işlemeye başladığı an olduğu için önemlidir. Yargıtay 9. HD’nin 2025/5080 K. sayılı kararında, elektronik imzayla imzalanan tutanaklarda sürecin tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihte sona erdiği kabul edilmiştir. Karar iş hukuku uyuşmazlığına ilişkin olsa da ilke, kira davalarında zorunlu arabuluculuk tutanakları bakımından da yol gösterici niteliktedir.

Arabuluculuğun Kanuni Sürelere Etkisi

Kira hukukunda birçok hak, kısa ve kaçırılması hâlinde telafisi olmayan sürelere bağlıdır. 6325 sayılı Kanun m.18/A-15 bu sorunu çözer: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Böylece arabuluculukta geçen günler, dava açma süresinden düşülmez.

Örneğin belirli süreli bir konut kirasında sözleşme 1 Ekim’de sona eriyorsa, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası için bir aylık süre başlar. Kiraya veren 10 Ekim’de arabuluculuğa başvurur ve son tutanak 30 Ekim’de düzenlenirse, aradaki yirmi gün süreye eklenmez; kalan süre son tutanak tarihinden itibaren işlemeye devam eder. Kalan günlerin hesabı somut tarihlere göre dikkatle yapılmalıdır.

Tablo 5 — Kira davalarında zorunlu arabuluculuk ile bağlantılı başlıca süreler
İşlemSüreDayanak
Kira tespitinde yeni dönemden önce dava veya yazılı bildirimYeni dönemden en geç 30 gün önceTBK m.345/2
İhtiyaç, yeniden inşa veya imar nedeniyle tahliye davasıSüre sonundan başlayarak 1 ayTBK m.350
Yeni malikin kiracıya bildirimi / davaEdinmeden itibaren 1 ay içinde bildirim; 6 ay sonra davaTBK m.351
Tahliye taahhüdüne dayalı dava veya icraTaahhüt edilen tarihten itibaren 1 ayTBK m.352/1
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasıİlgili kira yılının bitiminden itibaren 1 ayTBK m.352/2
Arabulucunun süreci sonuçlandırmasıGörevlendirmeden itibaren 3 hafta, en fazla +1 hafta6325 s. K. m.18/A-9
Son tutanağın mahkemeye sunulması (eklenmemişse)1 haftalık kesin süre6325 s. K. m.18/A-2
Yetki itirazının mahkemece karara bağlanmasıEn geç 1 hafta6325 s. K. m.18/A-8
Arabuluculukta geçen süreZamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez6325 s. K. m.18/A-15

On yıllık uzama süresinin sonunda kiraya verenin sebep göstermeksizin fesih hakkı da TBK m.347/1’de düzenlenmiştir. Bu hakta kiraya veren, uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmalıdır. Fesihten sonra kiracı taşınmazı boşaltmazsa açılacak tahliye davası da arabuluculuğa tabidir.

İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları

Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmak zorunlu değildir; ancak ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmamanın ciddi mali sonuçları vardır. 7531 sayılı Kanun’la 7 Kasım 2024’te değiştirilen m.18/A-11’e göre, mazeretsiz katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, sonrasında açılan davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Önceki metin, katılmayan tarafı yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutuyor ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini engelliyordu. Anayasa Mahkemesi 14/3/2024 tarihli, E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararıyla bu hükmü iptal etmiş; iptal yürürlüğe girmeden kanun koyucu fıkrayı bugünkü hâliyle yeniden düzenlemiştir.

Bu nedenle eski metne dayanan “toplantıya gitmeyen tüm masrafı öder” bilgisi artık güncel değildir. İlk toplantıya katılmak, anlaşma zorunluluğu doğurmaz; yalnızca bu mali yaptırımın önüne geçer. Katılım bizzat, kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla sağlanabilir.

Arabuluculuk Ücreti ve Masrafları

Kira arabuluculuğu kural olarak ücretlidir; ancak ücretin kim tarafından ve ne ölçüde ödeneceği sürecin sonucuna göre değişir. Ücret tutarı, her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Tarife yıllık güncellendiği için bu rehberde rakam verilmemiştir; güncel tutar işlem tarihinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı kaynaklarından teyit edilmelidir.

Tablo 6 — Kira davalarında zorunlu arabuluculuk ücretini kim öder?
SonuçÜcretin karşılanmasıDayanak
Taraflar anlaştıAksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir; tarifenin birinci kısmındaki iki saatlik ücretten az olamaz6325 s. K. m.18/A-12
Taraflara ulaşılamadı veya katılım olmadıİki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir6325 s. K. m.18/A-13
İki saatten kısa görüşmede anlaşılamadıİki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir6325 s. K. m.18/A-13
İki saatten uzun görüşmede anlaşılamadıİlk iki saat bütçeden; aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir6325 s. K. m.18/A-13
Büronun zaruri giderleriBütçeden karşılanır; anlaşmada taraflarca, anlaşamamada haksız çıkan taraftan tahsil edilir6325 s. K. m.18/A-14
Mali gücü yetersiz tarafSulh hukuk mahkemesi kararıyla adli yardımdan yararlanılabilir6325 s. K. m.13/3; HMK m.334-340

Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Dolayısıyla anlaşma olmaz ve dava açılırsa, bu ücret davanın sonunda haksız çıkan tarafa yükletilebilir. Avukatlık ücreti ise ayrı bir kalemdir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) çerçevesinde belirlenir.

Anlaşma Olursa: Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik

Taraflar anlaşırsa anlaşmanın kapsamını kendileri belirler; anlaşma belgesi taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır (m.18/1). Anlaşılan hususlar hakkında taraflar sonradan dava açamaz (m.18/5). Kira uyuşmazlıklarında bu belge; yeni kira bedelini, tahliye tarihini, borcun ödeme takvimini veya depozitonun iade şeklini içerebilir.

Burada rakip kaynaklarda sık karşılaşılan bir hatayı düzeltmek gerekir. 6325 sayılı Kanun m.18/4, taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde sayar. Ancak aynı fıkra, “kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller” için bu kolaylığı dışarıda bırakır. Kira uyuşmazlıkları, 18/B-3 uyarınca tam olarak bu istisnaya girer.

6325 sayılı Kanun m.18/B-3’e göre bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Şerh, taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgelerinde ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Kira anlaşmasının hangi gruba girdiği, belgenin içeriğine göre değerlendirilir; tereddüt hâlinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Şerh incelemesi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden yapılır. Mahkeme, anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını ve taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalara uyulup uyulmadığını denetler (m.18/3, 18/B-3). Şerh verilen anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır; kiracı kararlaştırılan tarihte tahliye etmezse veya borç ödenmezse ilamlı icra yoluna gidilebilir.

Anlaşma Olmazsa: Kira Davası Nasıl Açılır?

Anlaşma sağlanamazsa davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine ekleyerek dava açar (m.18/A-2). Kira ilişkisinden doğan davalarda görevli mahkeme, HMK m.4/1-a uyarınca kural olarak sulh hukuk mahkemesidir; bu görev, dava değerine bakılmaksızın uygulanır. İlamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin istemler ise icra hukuk mahkemesinin görev alanındadır.

Tablo 7 — Kira dava türü, görevli mahkeme ve arabuluculuk ilişkisi
Dava / istemGörevli mahkemeArabuluculukDava süresi
Kira tespit davasıSulh hukukZorunluHer zaman; geçmişe etki için TBK m.345
Kira uyarlama davasıSulh hukukZorunluKanunda sabit süre yok
İhtiyaç / yeniden inşa tahliyesiSulh hukukZorunluSüre sonundan itibaren 1 ay
İki haklı ihtar tahliyesiSulh hukukZorunluKira yılı bitiminden itibaren 1 ay
Kira alacağı / depozito iadesiSulh hukukZorunluGenel zamanaşımı hükümleri
İlamsız tahliyede itirazın kaldırılması ve tahliyeİcra hukukAranmazİİK’daki süreler

Davadaki taleplerin, arabuluculukta ileri sürülen uyuşmazlıkla örtüşmesi gerekir. Kanun, arabuluculukta dile getirilen miktarın davada bağlayıcı olduğunu söylemez; ancak arabuluculuğa hiç götürülmemiş ayrı bir talep için dava şartının gerçekleşmediği ileri sürülebilir. Bu nedenle tespit ile tahliye veya alacak ile depozito gibi birden fazla talep varsa, hepsinin başvuruda ve son tutanakta açıkça yer alması güvenli yoldur.

Son tutanağın içeriği de denetlenebilir. İstanbul BAM 35. HD 2025/359 K. ve Antalya BAM 15. HD 2025/1283 K. sayılı kararlarda, sürecin usulüne uygun işletilmediği ve taraflara ulaşılmadan sonlandırıldığı durumlarda dava şartının yerine gelmediği kabul edilmiştir. Buna karşılık Yargıtay 9. HD 2022/5294 K. sayılı kararında, başvuranın kusuru bulunmayan davet eksikliğinin aleyhine yorumlanamayacağı belirtilmiştir. Kararlar farklı uyuşmazlık türlerine ilişkindir; kira dosyasında sonuç, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Kiraya Veren ve Kiracı Açısından Dikkat Edilecekler

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk, iki tarafa da aynı usul kurallarını uygular; ancak her tarafın öncelikleri farklıdır. Kiraya veren için belirleyici olan genellikle süreler ve anlaşmanın icra edilebilirliğidir. Kiracı açısından ise ödemelerin ispatı, bedelin makullüğü ve tahliye için tanınan sürenin gerçekçi olması öne çıkar.

Kiraya veren açısından: Tahliye talebinde başvuru zamanı, dava açma hakkı doğduktan sonraya ayarlanmalıdır. Kira tespitinde otuz gün önceden yazılı bildirim gönderilmesi, kararın yeni dönemden itibaren uygulanmasını korur. Birden fazla malik varsa başvuru tümü adına yapılmalıdır. Anlaşma hâlinde tahliye tarihi, kesin bir gün olarak ve şerhe elverişli biçimde yazılmalıdır.

Kiracı açısından: Ödemelerin banka kayıtlarıyla belgelendirilmesi, müzakerede en güçlü dayanaktır. Kiracı ilk toplantıya katılarak m.18/A-11’deki mali yaptırımdan korunur ve teklif sunarak sürece etki edebilir. Kabul edilemeyecek bir teklifi imzalama zorunluluğu yoktur; anlaşma belgesi imzalandıktan sonra aynı konuda dava açılamayacağı unutulmamalıdır.

Yurt dışında yaşayan malikler: Türkiye dışında bulunan kiraya verenler, arabuluculuk görüşmelerine kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla katılabilir (m.15/6). Bunun için Türk konsolosluğundan veya apostil şerhli yabancı noterden alınmış, arabuluculuk ve dava yetkilerini içeren vekâletname kullanılır. Bu sayede başvuru, görüşme, son tutanak ve sonraki dava aşamaları malikin Türkiye’ye gelmesine gerek kalmadan vekil aracılığıyla takip edilebilir.

Arabuluculuk Sürecinde Avukatla Temsil

Arabuluculuk görüşmelerine avukatla katılmak zorunlu değildir; taraflar görüşmelere bizzat da katılabilir. Kanun, taraflara bizzat, kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla katılma seçeneği tanır. Temsil tercihi tamamen tarafların kendi değerlendirmesine bağlıdır.

Bununla birlikte bazı durumlarda hukuki değerlendirme önem kazanır. Başvurunun doğru büroya ve doğru zamanda yapılması, tüm tarafların gösterilmesi, kira davalarında zorunlu arabuluculuk sonrası dava sürelerinin hesaplanması ve anlaşma metninin şerhe elverişli yazılması bunların başında gelir. Ayrıca m.18/4’teki şerhsiz ilam kolaylığı kira uyuşmazlıklarında uygulanmadığından, anlaşma sonrasında şerh başvurusunun yapılması gerekir. Avukatlık ücreti, AAÜT ve taraflar arasındaki ücret sözleşmesi çerçevesinde belirlenir.

Kira Arabuluculuğunda Sık Yapılan Hatalar

  • Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak; bu durumda dava usulden reddedilir.
  • İhtiyaç tahliyesinde sözleşme süresi dolmadan erken başvuru yapmak.
  • Birden fazla kiraya veren veya kiracıdan yalnızca birini başvuruya dahil etmek.
  • Tespit, alacak ve tahliye taleplerinden birini başvuruda belirtmeyi unutmak.
  • Son tutanak yerine fotokopisini dilekçeye eklemek; aslı veya arabulucu onaylı örnek sunulmalıdır.
  • İlk toplantıya mazeretsiz katılmayarak m.18/A-11 yaptırımıyla karşılaşmak.
  • Anlaşma belgesinin kira uyuşmazlığında şerhsiz ilam sayılacağını düşünmek.
  • İlamsız icra yolunu seçmişken gereksiz yere arabuluculuk sürecini beklemek.

Bu hataların çoğu, sürecin başında talebin türü ve izlenecek yol doğru belirlenerek önlenebilir. İstanbul genelinde kira uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgiler için İstanbul kira hukuku sayfası incelenebilir.

Kira Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk hangi davaları kapsar?

Kira davalarında zorunlu arabuluculuk, kira ilişkisinden doğan hemen tüm davaları kapsar. Kira tespit, uyarlama, tahliye, kira alacağı, depozito iadesi, ayıp ve tazminat talepleri bu kapsamdadır. Tek önemli istisna, İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyedir. Dayanak 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesidir.

Kira tespit davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet, kira tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Belirlenecek bedelin yeni dönemden itibaren uygulanması için TBK m.345 gereği yeni dönemden en az otuz gün önce kiracıya yazılı bildirim göndermek, arabuluculuk sürecinden bağımsız ve güvenli bir önlemdir.

Tahliye davasında arabuluculuk şart mı?

Evet, mahkemede açılan tahliye davalarında arabuluculuk şarttır. İhtiyaç, yeniden inşa, yeni malik, iki haklı ihtar ve dava yoluyla ileri sürülen tahliye taahhüdü bu kapsamdadır. Buna karşılık kira borcu veya tahliye taahhüdüne dayanan ilamsız icra yoluyla tahliye takiplerinde arabulucuya başvurmak gerekmez.

İlamsız tahliye takibi için arabuluculuk gerekir mi?

Hayır, ilamsız tahliye takibi için arabuluculuk gerekmez. 6325 sayılı Kanun m.18/B, İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyeyi açıkça kapsam dışında bırakır. Kira alacağı nedeniyle İİK m.269 vd. ve tahliye taahhüdüne dayalı İİK m.272 vd. takipler, itiraz üzerine icra hukuk mahkemesindeki aşamalar dahil arabuluculuk olmadan yürütülür.

Kira arabuluculuğu ne kadar sürer?

Kira arabuluculuğu, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırılır. Zorunlu hâllerde arabulucu bu süreyi en fazla bir hafta uzatabilir; böylece süreç kural olarak en çok dört hafta sürer. Büronun yetkisine itiraz edilirse mahkemenin inceleme süresi nedeniyle toplam süre uzayabilir.

Kira arabuluculuğu başvurusu nereye yapılır?

Başvuru, uyuşmazlık için yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro bulunmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur. Kira davalarında yetki genellikle davalının yerleşim yeri veya kiralananın bulunduğu ifa yeri üzerinden belirlenir; elektronik başvuru kanalları işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Kira arabuluculuğunda arabulucuyu taraflar seçebilir mi?

Taraflar arabulucuyu yalnızca birlikte ve listeden seçebilir. Kural olarak arabulucuyu arabuluculuk bürosu, adalet komisyonuna bildirilen listeden belirler. Ancak taraflar bu listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa büro o kişiyi görevlendirir. Tek tarafın tercih ettiği arabulucuyu atatması mümkün değildir.

Arabuluculuk toplantısına gitmezsem ne olur?

İlk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödeyeceği yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur ve lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yarıya iner. Bu kural 7531 sayılı Kanun’la değişen 6325 sayılı Kanun m.18/A-11’de düzenlenmiştir.

Kira arabuluculuğu ücretli mi, ücreti kim öder?

Kira arabuluculuğu ücretlidir, ancak ödeyen taraf sonuca göre değişir. Anlaşma olursa ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Anlaşılamazsa veya taraflara ulaşılamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve sonradan yargılama gideri sayılır. Tutarlar yıllık Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir.

Kira arabuluculuğunda anlaşmak zorunlu mu?

Hayır, arabuluculukta anlaşmak zorunlu değildir; zorunlu olan başvurmak ve sürece katılmaktır. Taraflar teklifleri kabul etmeyebilir, arabulucunun çözüm önerisi de bağlayıcı değildir. Anlaşma olmazsa son tutanak düzenlenir ve taraflar dava açabilir. İlk toplantıya katılmak ise mali yaptırımlardan korunmak için önemlidir.

Kira arabuluculuğu anlaşma belgesi doğrudan icraya konabilir mi?

Hayır, kira uyuşmazlığında anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. 6325 sayılı Kanun m.18/B-3, avukatların da imzasıyla şerhsiz ilam sayılma kolaylığını bu uyuşmazlıklarda devre dışı bırakır. Şerh sulh hukuk mahkemesinden alınır; şerh verilen belge ilam niteliğinde olur ve icraya konulabilir.

Arabuluculuk süreci tahliye davası süresini etkiler mi?

Evet, arabuluculuk süreci tahliye davası süresini korur. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu nedenle TBK m.350 veya m.352’deki bir aylık dava süresinden arabuluculukta geçen günler düşülmez; kalan süre son tutanaktan itibaren işler.

Tahliye için arabulucuya ne zaman başvurulmalı?

Tahliye için başvuru, dava açma hakkı doğduktan sonra yapılmalıdır. Yargıtay 3. HD 2025/3048 K. sayılı kararında, sözleşme süresi dolmadan yapılan erken başvurunun dava şartını karşılamadığı kabul edilmiştir. Aksi yönde bölge adliye mahkemesi kararları bulunsa da güvenli yol, süre sonunda ve dava süresi içinde başvurmaktır.

Kira arabuluculuğuna avukatla katılmak zorunlu mu?

Hayır, kira arabuluculuğuna avukatla katılmak zorunlu değildir. Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. Yurt dışında yaşayan malikler, arabuluculuk yetkisi içeren vekâletname ile temsil edilebilir. Avukatlık ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve ücret sözleşmesi çerçevesinde belirlenir.

Nişantaşı / Şişli Ofis Bilgisi

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu, Şişli ilçesinde Nişantaşı’na yakın Halaskargazi Caddesi üzerindeki Lotus Nişantaşı binasında yer almaktadır. Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvuruları, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili adliyenin arabuluculuk bürosuna yapıldığından başvuru yeri ofis konumundan bağımsız olarak belirlenir. Görüşme günü ve saatine ilişkin bilgiler için iletişim sayfasına bakılabilir.

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu
Halaskargazi Mah. Halaskargazi Cad. No:38-66 E/215 Lotus Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr

Kira uyuşmazlığınızda arabuluculuk başvurusu, süreler veya anlaşma belgesi hakkında bilgi almak için ofis iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

İletişim Bilgileri

Hukuki Denetim ve Kaynaklar

Dayanılan mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.1, 2, 4, 5, 9, 13, 14, 15, 17, 18, 18/A (özellikle fıkra 2, 4-18), 18/B, 33 ve geçici m.3; 7445 sayılı Kanun (RG 5/4/2023, 18/B yürürlüğü 1/9/2023); 7531 sayılı Kanun (7/11/2024, m.18/A-11 değişikliği); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138, 304-315, 334, 342, 344, 345, 347, 350, 351, 352; 6100 sayılı HMK m.4/1-a, 6, 10, 334-340, 397; 2004 sayılı İİK m.269-269/d, 272 vd.; AYM 14/3/2024 tarihli E.2023/160, K.2024/77 sayılı karar.

Resmî kaynaklar: 6325 sayılı Kanun (mevzuat.gov.tr) · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · 6100 sayılı HMK · 2004 sayılı İİK · Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı

Anılan yargı kararları: Yargıtay 3. HD 2025/3048 K.; Yargıtay 9. HD 2025/5080 K.; Yargıtay 9. HD 2022/5294 K.; İstanbul BAM 55. HD 2025/4717 K. ve 2024/1096 K.; İstanbul BAM 35. HD 2025/359 K.; Bursa BAM 4. HD 2024/3486 K.; Ankara BAM 15. HD 2025/375 K.; Antalya BAM 6. HD 2025/1948 K.; Antalya BAM 15. HD 2025/1283 K.; İzmir BAM 23. HD 2023/2126 K.; Sakarya BAM 14. HD 2025/364 K.

Teyit uyarısı: Arabuluculuk ücret tarifesi yıllık güncellenir; elektronik başvuru kanalları, arabuluculuk kapsamı ve erken başvuru konusundaki içtihat değişebilir. Bu bilgiler işlem tarihinde resmî kaynaklardan teyit edilmelidir.

Hazırlayan: Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026

Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki mütalaa niteliği taşımaz ve okuyucu ile avukat arasında vekâlet ilişkisi kurmaz. Somut uyuşmazlıklarda değerlendirme, dosyanın tüm belgeleri üzerinden yapılmalıdır.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir