Genel, Kira Hukuku
alt kira sözleşmesi örneği, alt kiracılık, alt kiralama sözleşmesi, istanbul kira avukatı, kira avukatı, şişli kira avukatı

Alt Kira Sözleşmesi ve Alt Kiracılık (TBK m.322): Şartları, Tarafların Sorumluluğu ve İzinsiz Alt Kiranın Sonuçları

Alt kira sözleşmesi, kiracının kiraladığı taşınmazı tamamen veya kısmen bir başkasına kiraya vermesidir. Özellikle işyeri kiralarında ve odalı/paylaşımlı konut kullanımında sık karşılaşılan bu ilişki, TBK m.322 ile düzenlenmiştir ve konut ile çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Rıza alınmadan yapılan alt kiralama, asıl kiracıyı akde aykırılık nedeniyle tahliye riskiyle karşı karşıya bırakır. Bu rehber; alt kiracılığı, sıkça karıştırıldığı kira sözleşmesinin devrinden ayırarak üç tarafın hak ve sorumluluklarını, konut–işyeri ayrımını ve izinsiz alt kiranın sonuçlarını yerleşik içtihatlar ışığında açıklar.

Öne Çıkanlar

  • Tanım: Alt kirada asıl kiracı sözleşmede kalır; kiralananı üçüncü kişiye (alt kiracıya) kiralar (TBK m.322).
  • Yazılı rıza: Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadan alt kiralama yapılamaz.
  • Devirden farkı: Devirde kiracı değişir ve borçtan kurtulur; alt kirada asıl kiracının sorumluluğu tam olarak sürer.
  • Asıl kiracının sorumluluğu: Alt kiracının sözleşmeye aykırı kullanımından kiraya verene karşı asıl kiracı sorumludur.
  • Kiraya verenin doğrudan hakkı: Kiraya veren, alt kiracıya doğrudan başvurabilir.
  • İzinsiz alt kira: Akde aykırılıktır; konut/çatılı işyerinde en az 30 günlük yazılı ihtar sonrası tahliye sebebidir (TBK m.316).

Hızlı cevap: Alt kira, kiracının kiraladığı yeri tamamen veya kısmen bir başkasına (alt kiracıya) kiralamasıdır. Asıl kiracı sözleşmede kalır ve kiraya verene karşı sorumluluğu tam olarak devam eder. Konut ve çatılı işyeri kiralarında alt kiralama, TBK m.322 uyarınca kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Alt kiracı, kiralananı asıl kiracının kullanabileceğinden başka biçimde kullanamaz; asıl kiracı, alt kiracının sözleşmeye aykırı kullanımından kiraya verene karşı sorumludur. Kiraya veren, alt kiracıya doğrudan başvurabilir. Rıza alınmadan yapılan alt kiralama akde aykırılık oluşturur ve tahliye sebebidir.

Alt kiralama veya izinsiz alt kira nedeniyle tahliye sürecine ilişkin değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.

Alt Kira Sözleşmesi ve Alt Kiracılık Nedir?

Alt kira sözleşmesi, kiracının kiraladığı taşınmazı tamamen veya kısmen bir üçüncü kişiye kiraya vermesiyle kurulan sözleşmedir. Bu ilişkide kiracı, kendi kiraya vereni ile arasındaki sözleşmede kalmaya devam eder; aynı zamanda alt kiracıya karşı “kiraya veren” konumuna geçer. Böylece iki ayrı kira ilişkisi doğar.

Alt kiracılıkta üç kişi ve iki sözleşme bulunur:

  • Asıl kiraya veren (malik): Taşınmazın sahibi; asıl kira sözleşmesinin tarafı.
  • Asıl kiracı (aynı zamanda alt kiraya veren): Malikten kiralayan, sonra alt kiracıya kiralayan kişi. Alt kiracılığın merkezindeki kişidir.
  • Alt kiracı: Asıl kiracıdan kiralayan üçüncü kişi.

TBK m.322, kiracının kiralananı başkasına kiralayabileceği gibi kullanım hakkını da devredebileceğini öngörmüştür. İki durum arasındaki fark, karşılıklılıktadır: alt kirada alt kiracı bir bedel ödeyerek kiracı sıfatı kazanır; kullanım hakkının devrinde ise kullanım, bir kira ilişkisi kurulmaksızın üçüncü kişiye bırakılır. Her iki hâlde de konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından kiraya verenin yazılı rızası aranır. Alt kira, esasen bir kira sözleşmesi olduğundan, asıl sözleşmede olması gereken unsurları (bedel, süre, kullanım amacı) da taşımalıdır.

Alt Kiralama ile Kira Sözleşmesinin Devri Arasındaki Fark

Alt kiralama ile kira sözleşmesinin devri, uygulamada en sık karıştırılan iki kurumdur; oysa sonuçları taban tabana zıttır. Temel ayrım şudur: alt kirada asıl kiracı sözleşmede kalır ve sorumluluğu sürer; devirde ise kiracı değişir ve devreden kural olarak borçtan kurtulur.

Alt kira (TBK m.322) Kira ilişkisinin devri (TBK m.323)
Asıl kiracının durumu Sözleşmede kalır; kiraya verene karşı sorumluluğu tam sürer Sözleşmeden çıkar; kural olarak borçtan kurtulur
Kaç sözleşme? İki (asıl kira + alt kira) Tek; taraf değişir
Kiraya verenin muhatabı Asıl kiracı (ayrıca alt kiracıya doğrudan başvurabilir) Devralan kiracı
Rıza Konut/çatılı işyerinde yazılı rıza Yazılı rıza (işyerinde haklı sebep yoksa kaçınılamaz)
İşyerinde eski kiracının sorumluluğu Süresince tam sorumlu En fazla 2 yıl müteselsil
Tipik amaç Yerin bir bölümünü/tamamını gelir için kiralama İşletmeyi/dükkânı tümüyle bırakma

Pratik ayrım şu soruyla yapılır: “Kiracı ilişkiden tamamen çıkıyor mu, yoksa aracı konuma mı geçiyor?” Çıkıyorsa devir, aracı oluyorsa alt kiradır. Yargıtay, tarafların adlandırmasına değil ilişkinin niteliğine bakar; bir sözleşmeyi “alt kira niteliğinde” olarak nitelendirebilir (Yargıtay 3. HD 2018/6854 K.).

Alt Kiralama Sözleşmesinde Yasal Koşullar

Konut ve çatılı işyeri kiralarında alt kiralamanın geçerli olabilmesi için TBK m.322’nin üç koşulu bir arada aranır:

Kiraya Verenin Yazılı Rızası

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralanan başkasına kiralanamaz. Bu, geçerlilik koşuludur; sözlü rıza yeterli değildir.

Kiraya Verene Zarar Vermeme

Kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla alt kira yapabilir. Taşınmazın niteliğini bozan, yükünü artıran kullanımlar bu sınırı aşar.

Kullanım Sınırının Korunması

Alt kiracı, kiralananı asıl kiracının kullanabileceğinden başka biçimde kullanamaz. Konut olarak kiralanan yer, alt kiracı eliyle işyerine dönüştürülemez.

Rıza, sözleşmenin başında genel bir kayıt olarak da verilebilir; ancak kiraya verenin denetim hakkını tümüyle ortadan kaldıran sınırsız ve peşin rıza kayıtlarının geçerliliği tartışmalıdır. Uygulamada güvenli yol, somut alt kiracıya ilişkin ayrı ve yazılı bir rıza alınmasıdır. Adi kiralarda (konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralarda) ise kanun yazılı rıza şartı aramaz; kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak kaydıyla alt kira yapabilir.

Alt Kiralamada Üç Tarafın Hak ve Sorumlulukları

Alt kira ilişkisinde her tarafın konumu farklıdır ve bu konumların net kavranması, uyuşmazlıkların çözümünde belirleyicidir.

Asıl Kiraya Verenin Konumu

Asıl kiraya veren, alt kira sözleşmesinin tarafı değildir; alt kiracı ile arasında doğrudan bir sözleşme yoktur. Buna rağmen TBK m.322, kiraya verene önemli bir imkân tanır: kiraya veren, asıl kira sözleşmesinden doğan haklarını alt kiracıya karşı doğrudan ileri sürebilir. Örneğin taşınmazın sözleşmeye uygun kullanılması istemini, alt kiracıya doğrudan yöneltebilir. Bu, kiraya vereni, arada asıl kiracı bulunmasına rağmen korur.

Asıl Kiracının Sorumluluğu

Alt kiralamanın en kritik sonucu buradadır. TBK m.322 uyarınca asıl kiracı, alt kiracının kiralananı kendisine tanınandan başka biçimde kullanmasından kiraya verene karşı sorumludur. Yani asıl kiracı, alt kiracının verdiği zarardan, aykırı kullanımından ve doğurduğu ihlallerden kiraya verene karşı sorumlu olmaya devam eder.

Asıl kiracılar için kritik uyarı: “Yeri alt kiracıya verdim, artık sorumluluk onda” düşüncesi yanlıştır. Alt kiracının kira ödememesi, taşınmaza zarar vermesi veya amaç dışı kullanması hâlinde kiraya verenin muhatabı yine asıl kiracıdır. Bu nedenle alt kira sözleşmesine; alt kiracının yükümlülüklerini asıl sözleşmeye paralel kuran, ihlal hâlinde rücu ve fesih imkânı tanıyan hükümler konulması zorunludur.

Alt Kiracının Konumu

Alt kiracı, asıl kiracı ile arasındaki alt kira sözleşmesinin tarafıdır ve kira bedelini asıl kiracıya öder. Ancak konumu, asıl kira ilişkisinin sınırlarıyla belirlenir: alt kiracı, kiralananı asıl kiracının kullanabileceğinden daha geniş biçimde kullanamaz. Asıl kiracının hakkı neyse, alt kiracının hakkı da onunla sınırlıdır; asıl kiracının sahip olmadığı bir yetkiyi alt kiracı da kullanamaz. Ayrıca alt kira, asıl kiraya bağlı fer’i bir ilişki olduğundan, asıl kira ilişkisi sona erdiğinde alt kiracının durumu da doğrudan etkilenir (aşağıda ayrıca ele alınmıştır).

Konut Kiralarında Alt Kiralama

Konut kiralarında alt kiralama yasak değildir, ancak kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Uygulamada “konut kiralarında alt kiralama yasağı” ifadesi yaygın olsa da bu, mutlak bir yasak değil, rıza koşuludur: kiraya veren yazılı rıza verdiğinde konutun tamamı veya bir bölümü (örneğin bir oda) alt kiraya verilebilir.

Konut kiralarında dikkat edilecek noktalar:

  • Kiraya veren rıza vermek zorunda değildir; konut kiralarında rıza serbest takdire tabidir (bu yönüyle, kiraya verenin haklı sebep olmadıkça kaçınamadığı işyeri devrinden ayrılır).
  • Konut olarak kiralanan yerin alt kiracı eliyle işyerine dönüştürülmesi, kullanım sınırının aşılması nedeniyle akde aykırılıktır. Bir konut kira sözleşmesi düzenlenirken alt kiraya ilişkin iznin baştan yazılı olarak kayıt altına alınması, sonraki uyuşmazlıkları önler.
  • Kısa süreli/günlük kiralama amacıyla yapılan alt kiralamalar (ör. platform üzerinden günlük konut kiralama) hem sözleşmeye hem de kat mülkiyeti ve idari mevzuata aykırılık oluşturabilir; bu tür kullanımlar ayrı bir rejimin konusudur.

İşyeri Kiralarında Alt Kiralama

Çatılı işyeri kiralarında alt kiralama, ticari hayatta yaygın bir ihtiyaçtır: bir işletmenin reyon/köşe kiralaması, ortak çalışma alanının bir bölümünün kiralanması ya da işletmenin bir kısmının başka bir işletmeciye bırakılması gibi. İşyeri kira sözleşmelerinde de TBK m.322’nin yazılı rıza koşulu geçerlidir.

İşyeri alt kiralamasında öne çıkan hususlar:

  • Faaliyet konusu: Alt kiracının yürüteceği faaliyet, asıl sözleşmedeki kullanım amacıyla ve yönetim planıyla uyumlu olmalıdır. Asıl kiracının “kafeterya” olarak kullanabildiği yeri, alt kiracı başka bir amaçla kullanamaz.
  • Stopaj ve fatura: Alt kira ilişkisinde vergisel yükümlülükler (stopaj, KDV, belge düzeni) ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Devirle karışması: İşyeri kiralarında “yeri devrettim” ile “alt kiraya verdim” sık karıştırılır. İşletmeyi tümüyle bırakan kiracı aslında devir yapmaktadır; yerin bir bölümünü gelir amacıyla kiralayan ise alt kira yapmaktadır. Doğru nitelendirme, tarafların sorumluluğunu belirler.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2018/6854 K.

Davacı şirket ile davalı şirketin hak ve yetkilerini devraldığı şirket arasında imzalanan sözleşmenin alt kira sözleşmesi niteliğinde olduğu açık olup, taraflar arasındaki ilişkinin Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca kira ilişkisi olduğu benimsenmiştir. Bu nedenle uyuşmazlıkta görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

Bu karar iki noktayı gösterir: (i) mahkeme, sözleşmenin adına değil içeriğine bakarak ilişkiyi “alt kira” olarak nitelendirir; (ii) alt kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.

İzinsiz Alt Kiralamanın Sonuçları

Kiraya verenin yazılı rızası alınmadan yapılan alt kiralama, konut ve çatılı işyeri kiralarında akde aykırılık oluşturur ve tahliye sebebidir. Ancak tahliyeye giden yol usule sıkı biçimde bağlıdır: kiraya veren doğrudan tahliye davası açamaz; önce TBK m.316 uyarınca ihtar çekmek zorundadır.

Antalya BAM 6. Hukuk Dairesi — 2019/1061 K.

Davacı, kiracının kiralananı diğer şahsa kullandırarak akde aykırı davrandığından bahisle tahliyesini istemiş; ancak kiralananın çatılı işyeri olması sebebiyle TBK m.316 uyarınca en az otuz gün süreli, akde aykırılığın giderilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği yönünde yazılı bir ihtarname göndermemiştir. Bu durumda akde aykırılık yönünden tahliye davası açılmasının koşulları oluşmamıştır. Davacının, asıl tahliye sebebinin alt kira ilişkisine dayandığını belirtmesi ve kaymakamlığa yapılan başvurunun yazılı bildirim yerine geçeceğini ileri sürmesi sonuca etkili değildir; bu başvuru kanunun aradığı anlamda bir ihtar değildir.

Bu karar, izinsiz alt kirada en sık yapılan hatayı ortaya koyar: usule uygun ihtar çekmeden açılan tahliye davası reddedilir. İhtarın; aykırılığı açıkça tanımlaması, giderilmesi için en az otuz günlük süre vermesi ve aksi hâlde fesih uyarısını içermesi zorunludur. Kaymakamlığa veya başka bir makama yapılan başvurular bu ihtarın yerine geçmez.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2022/2605 K.

TBK m.316 uyarınca kiracı, kiralananı tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır; kiralananın aynına veya kiraya verenin hukukuna zarar verme olgusu akde aykırılık sayılır. Konut ve çatılı işyeri kirasında akde aykırılıktan tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya, aykırı davranışına son vermesi hususunda süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan süre içinde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise kiraya veren, önceden ihtarda bulunmaksızın yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

İzinsiz alt kiranın diğer sonuçları:

  • Asıl kiracı sorumluluktan kurtulmaz; aksine izinsiz alt kira, başlı başına bir sözleşme ihlalidir.
  • Kiraya verenin rızasına aykırı her kullanım, taşınmaza zarar verip vermediğine bakılmaksızın akde aykırılık sayılır (Yargıtay 3. HD 2018/11200 K.). Yani “alt kiracı düzenli ödüyor, zarar vermiyor” savunması izinsiz alt kirayı hukuka uygun hâle getirmez.
  • İhtara rağmen aykırılık giderilmezse (alt kiracı çıkarılmazsa), kiraya veren sözleşmeyi feshedip tahliye davası açabilir.

Asıl Kira Sona Erince Alt Kira Ne Olur?

Alt kira, asıl kira ilişkisine bağlı fer’i (bağlı) bir sözleşmedir. Bu bağlılığın en önemli sonucu şudur: asıl kira sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin, alt kira da kural olarak sona erer. Asıl kiracının hakkı, alt kiracıya devredebileceği hakkın üst sınırını oluşturur; asıl kiracının hakkı bittiğinde alt kiracının dayandığı temel de ortadan kalkar.

Bunun pratik sonuçları:

  • Asıl kiracı tahliye edildiğinde, alt kiracı da taşınmazı boşaltmak zorunda kalır; alt kiracı, kiraya verene karşı asıl kiracınınkinden daha güçlü bir hak ileri süremez.
  • Alt kiracının, ödediği bedel ve uğradığı zarar bakımından muhatabı, kural olarak kendisiyle sözleşme yapan asıl kiracıdır. Alt kiracı, bu zararını asıl kiracıdan talep edebilir.
  • Bu nedenle alt kiracının, alt kira sözleşmesine girmeden önce asıl kira sözleşmesinin süresini, kiraya verenin rızasının bulunup bulunmadığını ve asıl kiracının durumunu araştırması büyük önem taşır.

Alt kiracı olacaklar için uyarı: Alt kira ilişkisine girmeden önce kiraya verenin yazılı rızasının varlığını teyit edin ve asıl kira sözleşmesinin bir örneğini isteyin. Rıza yoksa, alt kiralama izinsizdir ve hem siz hem asıl kiracı tahliye riski altındasınız; ayrıca asıl kira erken sona ererse bedelinizi ve yatırımınızı kaybedebilirsiniz.

Alt Kira Sözleşmesinde Bulunması Gereken Maddeler (2026)

Sağlıklı bir alt kira ilişkisi için, alt kira sözleşmesinin aşağıdaki unsurları içermesi önerilir. Aşağıdaki liste bir taslak metin değil, metnin içermesi gereken hukuki çekirdektir:

Alt Kira Sözleşmesi — İçerik Kontrol Listesi

  1. Taraflar: Asıl kiracı (alt kiraya veren) ve alt kiracının kimlik/unvan bilgileri.
  2. Kiraya verenin yazılı rızası: Somut alt kiracıya ilişkin, tarihli ve imzalı rıza belgesinin sözleşmeye eklenmesi.
  3. Asıl sözleşmeye atıf: Asıl kira sözleşmesinin tarihi, süresi ve alt kiranın bu süreyi aşamayacağının belirtilmesi.
  4. Kiralananın kapsamı: Tamamı mı, bir bölümü mü (oda, reyon, kat) — açık tanımı.
  5. Kullanım amacı: Asıl sözleşmedeki amaçla uyumlu, alt kiracının kullanım biçimi.
  6. Alt kira bedeli ve ödeme: Tutar, ödeme günü, banka bilgileri.
  7. Süre: Asıl kira süresini aşmayacak biçimde belirlenmesi.
  8. Fer’i bağlılık kaydı: Asıl kiranın sona ermesiyle alt kiranın da sona ereceğinin açıkça yazılması.
  9. Sorumluluk ve rücu: Asıl kiracının kiraya verene karşı sorumlu olduğunun ve alt kiracıya rücu edebileceğinin düzenlenmesi.
  10. Demirbaş ve teslim: Teslim tutanağı, sayaç endeksleri, demirbaş listesi.
  11. Depozito: Alt kiracıdan alınacak güvence ve iade koşulları.

Not: Alt kira sözleşmesi, asıl sözleşmeyle çelişmemeli ve onun sınırlarını aşmamalıdır. Somut durumda hangi maddelerin nasıl düzenleneceği, asıl sözleşmenin içeriğine ve tarafların ihtiyacına göre değişeceğinden, metnin bir hukukçu tarafından asıl sözleşmeyle birlikte değerlendirilmesi yerinde olur.

Alt Kiracılık Emsal Yargıtay Kararları

Aşağıdaki kararlar, alt kira ve akde aykırılık uygulamasının çerçevesini çizmektedir:

  • Yargıtay 3. HD 2018/6854 K.: Bir sözleşmenin adına değil içeriğine bakılarak “alt kira niteliğinde” olduğu belirlenebilir; alt kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir.
  • Antalya BAM 6. HD 2019/1061 K.: Alt kira ilişkisine (izinsiz kullandırmaya) dayalı tahliyede, çatılı işyeri kirasında TBK m.316 uyarınca en az otuz gün süreli yazılı ihtar zorunludur; kaymakamlığa yapılan başvuru bu ihtarın yerine geçmez.
  • Yargıtay 3. HD 2022/2605 K.: Konut ve çatılı işyeri kirasında akde aykırılıktan tahliye için süreli ihtar şarttır; diğer kira ilişkilerinde kiraya veren ihtarsız, yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
  • Yargıtay 3. HD 2018/11200 K.: Kiraya verenin rızasına aykırı her kullanım, kiralanana zarar verip vermediğine bakılmaksızın akde aykırılık teşkil eder.

Not: Yukarıdaki kararlar konunun genel çerçevesini gösterir; her uyuşmazlık kendi somut olgularına, sözleşme metnine ve delil durumuna göre değerlendirilir. Emsal kararların bire bir uygulanacağı varsayımıyla hareket edilmemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Alt kira sözleşmesi nedir?

Alt kira sözleşmesi, kiracının kiraladığı taşınmazı tamamen veya kısmen bir üçüncü kişiye (alt kiracıya) kiralamasıyla kurulan sözleşmedir. Asıl kiracı kendi sözleşmesinde kalır ve aynı zamanda alt kiracıya karşı kiraya veren konumuna geçer; böylece iki ayrı kira ilişkisi doğar. TBK m.322 ile düzenlenmiştir.

Alt kiralama için kiraya verenin izni gerekir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında evet; TBK m.322 uyarınca kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça alt kiralama yapılamaz. Bu bir geçerlilik koşuludur ve sözlü rıza yeterli değildir. Adi kiralarda (konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralarda) ise yazılı rıza şartı aranmaz; kiracı kiraya verene zarar vermemek koşuluyla alt kira yapabilir.

Alt kira ile kira sözleşmesinin devri arasındaki fark nedir?

Alt kirada asıl kiracı sözleşmede kalır ve kiraya verene karşı sorumluluğu tam olarak sürer; sadece kiralananı üçüncü kişiye kiralar. Devirde ise kiracı sözleşmeden çıkar, devralan onun yerine geçer ve devreden kural olarak borçlarından kurtulur. Kiraya verenin muhatabı alt kirada asıl kiracı, devirde ise devralan kiracıdır.

Alt kiracının verdiği zarardan kim sorumludur?

Asıl kiracı. TBK m.322 uyarınca asıl kiracı, alt kiracının kiralananı kendisine tanınandan başka biçimde kullanmasından kiraya verene karşı sorumludur. Bu nedenle alt kira sözleşmesine, alt kiracıya rücu ve ihlal hâlinde fesih imkânı tanıyan hükümler konulması önemlidir.

Kiraya veren alt kiracıya doğrudan başvurabilir mi?

Evet. TBK m.322, kiraya verene, asıl kira sözleşmesinden doğan haklarını alt kiracıya karşı doğrudan ileri sürebilme imkânı tanır. Örneğin taşınmazın sözleşmeye uygun kullanılması istemi, arada asıl kiracı bulunsa dahi doğrudan alt kiracıya yöneltilebilir.

Konutta alt kiralama yasak mı?

Mutlak bir yasak değildir; kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Kiraya veren yazılı rıza verdiğinde konutun tamamı ya da bir bölümü (örneğin bir oda) alt kiraya verilebilir. Ancak kiraya veren rıza vermek zorunda değildir; konut kiralarında rıza serbest takdire tabidir.

İzinsiz alt kiralamanın sonucu nedir?

İzinsiz alt kiralama akde aykırılık oluşturur. Kiraya veren doğrudan tahliye davası açamaz; önce TBK m.316 uyarınca en az otuz gün süreli, aykırılığın giderilmesini isteyen ve aksi hâlde fesih uyarısı içeren yazılı bir ihtar çekmelidir. Süre içinde aykırılık giderilmezse (alt kiracı çıkarılmazsa) sözleşme feshedilip tahliye davası açılabilir. Usulüne uygun ihtar çekilmeden açılan dava reddedilir.

Asıl kira sona erince alt kiracı çıkmak zorunda mı?

Kural olarak evet. Alt kira, asıl kiraya bağlı fer’i bir ilişkidir; asıl kira hangi sebeple sona ererse ersin alt kira da sona erer. Asıl kiracı tahliye edildiğinde alt kiracı da taşınmazı boşaltmak zorunda kalır. Alt kiracı, uğradığı zararı kendisiyle sözleşme yapan asıl kiracıdan talep edebilir.

Alt kira ilişkisinden doğan davalar hangi mahkemede görülür?

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Yargıtay, alt kira niteliğindeki bir sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta da görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu kabul etmiştir.

Alt kira bedeli asıl kiradan yüksek olabilir mi?

Alt kira bedeli, taraflar arasında serbestçe belirlenebilir ve asıl kira bedelinden farklı olabilir. Ancak alt kiralama, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamalı ve kullanım sınırını aşmamalıdır. Ayrıca alt kira bedeli üzerinden doğan vergisel yükümlülükler ayrıca değerlendirilmelidir.

Alt kiracı, kiralananı istediği amaçla kullanabilir mi?

Hayır. Alt kiracı, kiralananı asıl kiracının kullanabileceğinden başka biçimde kullanamaz. Asıl sözleşmede kullanım amacı belirlenmişse (örneğin konut ya da belirli bir işyeri faaliyeti), alt kiracı bu amacın dışına çıkamaz. Aksi kullanım akde aykırılık oluşturur ve tahliye sebebidir.

Alt Kira ve Alt Kiracılık Hakkında Bilgi

Alt kiralama için rıza sürecinin yürütülmesi, alt kira sözleşmesinin asıl sözleşmeyle uyumlu hazırlanması, izinsiz alt kira nedeniyle ihtar ve tahliye süreci ya da alt kiracı olarak haklarınızın korunması gibi konularda İstanbul kira avukatı olarak somut durumunuza ilişkin değerlendirme için iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Hukuki denetim: Bu içerik İstanbul Kira Avukatı Av. Malik Enes Kaplan tarafından incelenmiştir. İçerik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun m.322 (alt kira ve kullanım hakkının devri: konut ve çatılı işyeri kiralarında yazılı rıza şartı, kiraya verene zarar vermeme ve kullanım sınırı, asıl kiracının sorumluluğu, kiraya verenin alt kiracıya doğrudan başvuru hakkı), m.316 (özenle kullanma borcuna aykırılık ve konut/çatılı işyerinde otuz günlük yazılı ihtar; diğer kira ilişkilerinde ihtarsız yazılı fesih), m.323 (kira ilişkisinin devri — alt kiradan ayrımı için) ve m.340 (bağlantılı sözleşme yasağı) hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Metinde anılan içtihatlar; Yargıtay 3. HD 2018/6854 K., 3. HD 2022/2605 K., 3. HD 2018/11200 K. ve Antalya BAM 6. HD 2019/1061 K. kararlarıdır. Kaynaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · Yargıtay Karar Arama.

Hazırlayan: Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu. Güncelleme: Temmuz 2026.

Yasal uyarı: Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Her alt kira ilişkisi kendi koşullarına ve sözleşme metnine göre değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir