Genel, Kira Hukuku
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası şartları, dava açma süresi, ihtar ve ihtarname koşulu, yeni malikin 6 aylık hakkı, yeniden kiralama yasağı ve emsal Yargıtay kararları.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası: Şartları, Dava Açma Süresi, İhtarname ve Yeni Malikin Hakları

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası (gereksinim sebebiyle tahliye), kiraya verenin kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunması hâlinde, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesini sağlayan davadır (TBK m.350). Uygulamada davaların büyük çoğunluğu esasa girilmeden süre ve ihtar koşulları nedeniyle reddedilmektedir. Bu rehber; ihtiyaç sebebiyle tahliyenin şartlarını, belirli ve belirsiz süreli sözleşmelerde dava açma süresini, ihtarname/fesih bildirim şartını, yeni malikin altı aylık yolunu ve yeniden kiralama yasağını, kaynağı belirtilmiş gerçek Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarıyla açıklamaktadır.

Öne Çıkanlar

  • Dayanak: TBK m.350 (ihtiyaç), m.351 (yeni malik), m.353 (süre uzatımı), m.355 (yeniden kiralama yasağı). Yalnızca konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanır.
  • Süre: Belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden itibaren bir ay; belirsiz süreli sözleşmede fesih dönemi ve bildirim sürelerine uyularak belirlenen tarihten itibaren bir ay. Bu süre kamu düzenindendir, mahkeme resen dikkate alır.
  • İhtar kural olarak şart değil — ancak sözleşmede fesih ihbar şartı varsa buna uyulması zorunludur; uyulmazsa sözleşme bir yıl uzar ve bir aylık sürede açılan dava dahi süresiz sayılır (Yargıtay 3. HD Esas No: 2024/2446 Karar No: 2025/1440 Karar Tarihi: 10.03.2025 – uyuşmazlığın giderilmesi kararı).
  • Yeni malik: Edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim + edinmeden 6 ay sonra dava; ya da sözleşme bitiminden itibaren 1 ay içinde dava (TBK m.351). Bir aylık bildirim kaçırılırsa sonradan telafi edilemez.
  • İhtiyaç: Gerçek, samimi ve zorunlu olmalı; dava tarihinde var olması yetmez, yargılama boyunca sürmelidir.
  • Tahliye sonrası: Kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aykırılıkta son kira yılının bir yıllık bedelinden az olmamak üzere tazminat doğar.

Hızlı cevap: İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut veya işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunduğunda açılır. Belirli süreli sözleşmelerde kira süresinin bitiminden itibaren bir ay, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Kural olarak ihtarname zorunlu değildir; ancak sözleşmede fesih bildirim şartı kararlaştırılmışsa bu şarta uyulmaması davanın reddine yol açar. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu ispatlanmalı ve bu ihtiyaç yargılama sırasında da devam etmelidir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye sürecinde ihtarname zamanlaması ve dava açma süresi konusunda değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Nedir?

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası (gereksinim sebebiyle tahliye davası), TBK m.350/1’de düzenlenen ve kiraya verene tanınan bir sona erdirme yoludur. Kanun, kiraya verenin kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebileceğini öngörmüştür.

Bu dava, kiracının kusuruna dayanmaz. Kira tespit davası bedelin belirlenmesini amaçlarken, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası doğrudan kira ilişkisinin sona ermesini hedefler. Kiracıdan kaynaklanan tahliye sebepleri (tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar gibi) TBK m.352’de ayrıca düzenlenmiştir; ihtiyaç ise kiraya verenden kaynaklanan bir sebeptir.

Uygulamadaki en kritik gerçek şudur: bu davalarda esasa (ihtiyacın gerçekliğine) hiç girilmeden, süre ve ihtar koşulları nedeniyle verilen ret kararları çoğunluktadır. Bu nedenle rehberin ağırlığı süre ve ihtar rejimine verilmiştir.

İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davasının Şartları

1. Konut veya Çatılı İşyeri Kirası Bulunmalı

İhtiyaç nedeniyle tahliye yalnızca konut ve çatılı işyeri kiralarında mümkündür. Kiralanan çatısız (gayrimüsakkaf) nitelikteyse — örneğin arsa, açık depolama alanı — TBK’nın genel hükümleri uygulanır ve bu yola başvurulamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2017/5585 E., 2017/15002 K.

Kiralanan yerin gayrimüsakkaf vasıfta olması hâlinde TBK’nın 299. maddesi ve devamındaki genel hükümler; müsakkaf vasıfta olması hâlinde ise 339. madde ve devamındaki konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin hükümler uygulanır. Dava konusu kiralanan arsa vasfında olup çatılı olmadığından genel hükümlere tabidir; genel hükümlere tabi arsa vasfındaki kiralanandan yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine dayanılarak dava açılması mümkün değildir.

2. İhtiyaç Kanunda Sayılan Kişilere Ait Olmalı

TBK m.350/1’de sayılan kişi çevresi sınırlıdır ve genişletilemez:

İhtiyaç sahibi olabilecek kişiler Olamayacak kişiler (örnek)
Kiraya verenin kendisi Kardeş (bakma yükümlülüğü ispatlanmadıkça)
Eşi Yeğen, kuzen, amca, dayı
Altsoyu (çocuk, torun) Ortağı olduğu şirket
Üstsoyu (anne, baba, büyükanne/baba) Şirketin ortağı veya müdürü (tüzel kişi davacıda)
Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler Nişanlı (tek başına yeterli değil)

3. İhtiyaç Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olmalı

İhtiyacın varlığı soyut bir beyanla ispatlanamaz. Yargıtay ve BAM uygulamasında ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması aranır; devamlılık göstermeyen geçici ihtiyaç, henüz doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun süreye bağlı ihtiyaç tahliye sebebi sayılmaz.

İstanbul BAM 35. Hukuk Dairesi — 2026/514 K.

Davacı, kızının evleneceğini ve eşiyle birlikte yaşayacakları bir konuta ihtiyaçları olduğunu ileri sürmüş; dava açıldıktan sonra evlilik gerçekleşmiş, ihtiyaçlı kızı ve eşi hâlen kiracı durumda bulunmuş ve eşinin de İstanbul’da işe başladığı anlaşılmıştır. Davacının ihtiyacın varlığı, sürekli, zorunlu ve gerçek olduğu iddiasını yargılama sürecinde gerçekleşen olaylarla usulüne uygun biçimde ispat ettiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.

4. İhtiyaç Yargılama Boyunca Devam Etmeli

Bu, uygulamada sıkça atlanan bir koşuldur: ihtiyacın dava tarihinde bulunması yeterli değildir, yargılama sırasında da sürmesi gerekir. Örneğin dava sürerken kiralananın üçüncü kişiye kiraya verilmesi, ihtiyacın samimi olmadığını gösterir.

Samsun BAM 6. Hukuk Dairesi — 2024/2849 Esas ve 2024/2591 K.

İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Somut olayda dava konusu işyerinin üçüncü bir kişiye kiraya verildiği anlaşılmakla ihtiyacın kanıtlanmadığı sonucuna varılmıştır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Dava Açma Süresi

Hızlı cevap: Belirli süreli kira sözleşmelerinde dava, kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise TBK m.328’deki fesih dönemi ve fesih bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır. Bu süre hak düşürücü nitelikte ve kamu düzenine ilişkindir; davalı ileri sürmese bile mahkeme resen gözetir.

Sözleşme türü / durum Dava açma zamanı Ek koşul
Belirli süreli sözleşme Sürenin bitiminden itibaren 1 ay Sözleşmede fesih ihbar şartı varsa ona da uyulmalı
Belirsiz süreli sözleşme Fesih dönemi + bildirim sürelerine göre belirlenen tarihten itibaren 1 ay TBK m.328 sürelerine uyum
Yazılı bildirim yapılmışsa (TBK m.353) İzleyen uzayan kira yılı sonuna kadar Bildirim, en geç dava açma süresi içinde yapılmış olmalı
Yeni malik — 1. yol (TBK m.351/1) Edinmeden 6 ay sonra, sözleşme sonuna kadar Edinmeden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim zorunlu
Yeni malik — 2. yol (TBK m.351/2) Sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay Eski sözleşmeye dayanılır

Belirli Süreli Kira Sözleşmesinde İhtiyaç Nedeniyle Tahliye

Belirli süreli sözleşmede dava, sözleşme süresinin (veya uzayan yılın) bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Süre bitmeden önce açılan dava, süresinde açılmış sayılmaz; kanun bu konuda emredicidir. Bir aylık süre geçirilirse dava reddedilir ve ihtiyaç ancak izleyen dönem için ileri sürülebilir.

Belirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde İhtiyaç Sebebiyle Tahliye

Belirsiz süreli sözleşmelerde önce TBK m.328’deki fesih dönemi ve fesih bildirim sürelerine göre bir tarih belirlenir; dava bu tarihten itibaren bir ay içinde açılır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu hesap, sözleşmenin başlangıç tarihi ve fesih dönemleri esas alınarak yapılır; bu nedenle sözleşmenin başlangıç tarihinin ve süresinin doğru tespiti belirleyicidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — 2014/9709 E., 2014/11464 K.

TBK m.350/1 hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde 328. maddede fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK m.353 uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Yazılı Bildirimle Dava Süresinin Uzatılması (TBK m.353)

Bir aylık süre dar olduğundan kanun bir emniyet supabı öngörmüştür: kiraya veren, en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse, dava bildirimi izleyen uzayan bir kira yılının sonuna kadar açılabilir. Bu, ihtiyacın belgelenmesi veya arabuluculuk sürecinin uzaması gibi durumlarda pratik bir nefes alanı sağlar. Bildirimin yazılı olması ve süresinde yapılması şarttır.

İhtar Şartı ve İhtarname: En Kritik Nokta

Hızlı cevap: Kanun, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası için kural olarak ihtarname şartı öngörmez; belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde doğrudan dava açılabilir. Ancak sözleşmede fesih ihbar (bildirim) şartı kararlaştırılmışsa bu şart kiracı lehine olduğundan geçerlidir ve kiraya vereni bağlar. Bu şarta uyulmazsa sözleşme bir yıl uzar ve kanuni bir aylık sürede açılan dava dahi süresinde sayılmaz.

Bu konu, Bölge Adliye Mahkemeleri arasında görüş ayrılığına yol açmış ve Yargıtay tarafından uyuşmazlığın giderilmesi yoluyla açıklığa kavuşturulmuştur:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 10.03.2025 tarihli, 2024/2446 E., 2025/1440 K. (Uyuşmazlığın Giderilmesi)

Kira sözleşmesiyle kiracı aleyhine şart kararlaştırılamazsa da, kiracı lehine kiraya veren aleyhine düzenleme yapılması mümkündür. Sözleşme ile kiraya verenin aleyhine olacak şekilde süre bitiminden belli bir süre öncesinde fesih ihbar şartı getirilmişse, kararlaştırılan bu şart kiracı lehine olmakla geçerlidir. Bu hâlde kiraya verenin sözleşmede kararlaştırılan fesih ihbar şartına uyması gerekir. Şarta uyulmaması hâlinde kira sözleşmesi, süre bitiminde kiraya verenin ihtiyaç nedeniyle kullanma zorunluluğu olsa bile sona ermemekte, TBK m.347 uyarınca bir yıl uzamaktadır. Bu durumda TBK’nın 350. maddesinde öngörülen bir aylık dava açma süresinde dava açılmış olsa bile, kiraya veren sözleşmede kararlaştırılan sürede fesih bildirimini yapmadığından açtığı dava reddedilir.

Bu ilke, sonraki kararlarda da uygulanmıştır (Yargıtay 3. HD 25.06.2025 tarihli ve 2025/2396 E., 2025/3576 K.). Bölge adliye mahkemeleri kararlarında da aynı sonuca varılmaktadır:

İstanbul BAM 54. Hukuk Dairesi — 2026/220 K.

Sözleşmenin özel şartlarında kiraya verenin iki ay önceden haber vermesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin uzamasına ilişkin ihtar şartı varsa bu şart geçerli olup tarafları bağlar; aksi hâlde sözleşme TBK m.347 uyarınca bir yıl uzar. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece resen gözetilir; TBK’nın 348. maddesi uyarınca bildirimin yazılı şekilde yapılması gerektiğinden telefon mesajı ihtar şartını karşılamaz. Ayrıca keşide edilen ihtarname sözleşmedeki ihtar şartı süresinde tebliğ edilmediğinden davanın reddi yerindedir.

Uygulamadaki en pahalı hata: İhtarnamenin gönderilmesi yetmez; sözleşmede öngörülen süre kadar önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Denizli BAM 6. HD 2026/197 K. kararında, bir ay önce yazılı bildirim şartı bulunan sözleşmede ihtarnamenin sözleşme yenilenme tarihinden sonra tebliğ edilmesi nedeniyle davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. İstanbul BAM 2025/1809 K. kararında da iki aylık bildirim şartına uyulmadığı için sözleşmenin bir yıl uzadığı ve davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. WhatsApp mesajı, SMS veya sözlü bildirim yazılı şekil şartını karşılamaz.

Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Hızlı cevap: Kiralananı sonradan edinen yeni malikin iki seçeneği vardır: (1) Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, edinme tarihinden altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmak (TBK m.351/1); (2) Eski malik ile kiracı arasındaki sözleşmeye dayanarak, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmak (TBK m.351/2). Yeni malik hangisi lehineyse onu seçebilir.

Taşınmazı satın alan kişi, mevcut kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir; kiracıyı doğrudan çıkaramaz. Ancak kanun, yeni malike ihtiyacı bulunması hâlinde iki ayrı yol tanımıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 2021/878 K.

Taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse mevzuatta öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2017/12812 K.

Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dâhil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.

Bir Aylık Bildirim Telafi Edilemez

Edinmeden itibaren bir ay içinde bildirim tebliğ edilmemişse, bu eksiklik sonradan yeni bir ihtarname ile giderilemez. Bu yol kapanır; yalnızca sözleşme sonunu bekleyen ikinci yol kalır.

Altı Ay Sonra “Hemen” Şartı Yok

Altı ay dolduğunda davanın derhâl açılması gerekmez; sözleşme dönemi sonuna kadar açılabilir (Yargıtay 6. HD 2016/3567 K.).

Erken Açılan Dava

Altı aylık süre dolmadan açılan dava reddedilse dahi, sürenin dolmasından sonra açılacak dava bakımından derdestlik oluşturmaz.

İhtiyaç Yine İspatlanmalı

Yeni malik olmak tek başına yetmez; süre koşulları sağlansa bile ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu ayrıca kanıtlanmalıdır.

İstanbul BAM — 2026/514 K.

Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi yapıldıktan sonra mülkiyetin el değiştirmesi hâlinde yeni malikin ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmak için iki seçeneği bulunmaktadır. Yeni malik, TBK m.351/1 gereğince edinme tarihinden itibaren bir ay içinde ihtarname tebliğ edilmesi şartıyla altı ay sonra dava açabileceği gibi, TBK m.351/2 gereğince kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde de tahliye davası açabilir.

Konut İhtiyacı Nedeniyle Tahliye: Yargıtay Ölçütleri

Konut ihtiyacının ispatında içtihat, bazı somut ölçütler geliştirmiştir. Aşağıdaki ilkeler, kaynağı belirtilen kararlara dayanmaktadır:

İhtiyaç Sahibinin Kirada Oturması Karine Oluşturur

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — 2014/10948 K.

Konut ihtiyacına dayalı davalarda ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığı açısından yeterlidir. Davacının kirada oturduğu iddiasının aksi davalı tarafından kanıtlanamadığına göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar vermek gerekir.

Reşit Kişi Anne veya Babasıyla Oturmaya Zorlanamaz

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — 2015/9532 K.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2015 tarihli, 2014/6-224 E., 2015/2354 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, reşit olan davacının ayrı meskende oturması yasal hakkı olup anne veya babası ile birlikte oturmaya zorlanamaz. Davacının annesiyle birlikte oturuyor olması başlı başına ihtiyacın varlığı için yeterlidir. Davalı, davacıya ait başka taşınmazların bulunduğunu beyan etmekte ise de bu taşınmazların boş olduğunu iddia ve ispat edememiştir.

Nişanlılık Tek Başına Yeterli Değildir

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — 1996/4784 K.

Mücerret nişanlı olmak başlı başına ihtiyacın varlığı için yeterli değildir.

Buna karşılık evliliğin gerçekleşmesi, ihtiyaçlının başka konutu bulunmaması ve kirada oturması gibi somut olgular birlikte değerlendirildiğinde ihtiyaç kabul edilebilmektedir (İstanbul BAM 35. HD 2026/514 K.). Görüldüğü üzere ölçüt, somut ve belgelenebilir olgulardır; beyan ve niyet açıklaması yeterli değildir.

İşyeri İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

İşyeri ihtiyacında da aynı kanun hükmü (TBK m.350/1) ve aynı süre rejimi uygulanır. Farklılık, ihtiyacın ispatındaki ölçütlerde ortaya çıkar: kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınının o işyerinde bizzat faaliyet gösterme zorunluluğu bulunmalı, mesleki yeterlilik ve faaliyetin niteliği ile kiralananın uygunluğu arasında bağlantı kurulabilmelidir.

İşyeri ihtiyacında en sık karşılaşılan ret sebebi, ihtiyacın yargılama sırasında ortadan kalkmasıdır; örneğin dava sürerken kiralananın üçüncü kişiye kiraya verilmesi hâlinde ihtiyacın samimi olmadığı sonucuna varılmaktadır (Samsun BAM 6. HD 2024/2591 K.). Ayrıca ihtiyacın bizzat kanunda sayılan kişiye ait olması gerekir; bu nokta özellikle şirket üzerinden yürütülen ticari faaliyetlerde sorun yaratır.

Şirketin ve Şirket Ortağının İhtiyacı

Hızlı cevap: Gerçek kişi kiraya veren, ortağı veya müdürü olduğu şirketin ihtiyacı için tahliye davası açamaz. Aynı şekilde tüzel kişi (şirket) de yalnızca kendi ihtiyacı için dava açabilir; ortağının veya yöneticisinin konut ya da işyeri ihtiyacı için açamaz. TBK m.350/1’deki kişi çevresi sınırlı sayıdadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2021/4476 K.

TBK’nun 350/1. maddesi, kiralananı iktisap eden kimsenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle tahliye isteyebileceği hükmünü içermektedir. Kanun hükmüne ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre gerçek kişi, şirketin ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunamaz. Davacının uzmanlık alanında şirket kurduğu ve kiralananda bu şirketi işletmek istediği anlaşıldığından, mahkemece bu hususun değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — 2015/9922 K.

Davacı tüzel kişilik, şirket ortağının konut ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesini istemiştir. TBK’nun 350/1. maddesinde kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için gereksinim sebebiyle tahliye isteyebileceği düzenlenmiştir. Tüzel kişiliğe sahip limited şirket de ancak kendi ihtiyacı için dava açabilecektir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Benzer biçimde, davacının kendi büro ihtiyacı için değil müdürü olduğu şirketin büro ihtiyacı için dava açtığının anlaşılması hâlinde de dava reddedilmektedir (Yargıtay 6. HD 2015/9921 K.). Bu ayrım, işyeri kira sözleşmelerinde kiraya verenin gerçek kişi mi tüzel kişi mi olduğunun baştan doğru kurgulanmasını önemli kılar.

Zorunlu Arabuluculuk ve İçtihat Ayrılığı

1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda — ihtiyaç nedeniyle tahliye davası dâhil — dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m.18/B). Anlaşmazlıkla sonuçlanan sürecin son tutanağı dava dilekçesine eklenmelidir; aksi hâlde dava usulden reddedilir. Yalnızca kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi bu zorunluluğun dışındadır.

Bu davaya özgü ve rakip kaynaklarda genellikle yer verilmeyen kritik bir tartışma vardır: dava açma hakkı doğmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusu geçerli midir? Bölge adliye mahkemeleri bu konuda ikiye ayrılmıştır.

Görüş Gerekçe Örnek kararlar
Erken başvuru dava şartını karşılamaz Dava açma süresi kamu düzenindendir; uyuşmazlık henüz doğmadan yapılan başvuru usulüne uygun arabuluculuk sayılmaz İstanbul BAM 55. HD 2025/4717 K.; Bursa BAM 4. HD 2024/3486 K.
Erken başvuruda yasal engel yoktur Kanunda arabuluculuğa başvuru süresine ilişkin düzenleme yoktur; kanunda olmayan sınırlama mahkemece getirilemez Antalya BAM 6. HD 2025/1948 K.; Ankara BAM 15. HD 2025/375 K.; İstanbul BAM 55. HD 2024/1096 K.

İstanbul BAM 55. Hukuk Dairesi — 2025/4717 K.

TBK’nın 350. maddesi uyarınca açılacak ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılabileceği; dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun da tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra yapılması gerektiği, davacının dava açma hakkı doğmadan arabuluculuğa başvurduğu anlaşılmakla mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ankara BAM 15. Hukuk Dairesi — 2025/375 K.

Yasada davacı tarafa arabuluculuğa başvuru süresine ilişkin bir düzenleme getirilmemiş olup, yasada düzenlenmemesine rağmen mahkeme tarafından sınırlama getirilmesi doğru değildir. Sözleşme bitiminin 01/01/2024 tarihi olduğundan TBK 350/son maddesine göre 19/01/2024 tarihinde, sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde açılan dava süresindedir. Dava açma süresinden önce arabulucuya başvurulmasında yasal engel bulunmadığı ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilmesi gerekir.

Pratik sonuç: İçtihat ayrılığı sürdüğü sürece, güvenli yol arabuluculuk başvurusunu dava açma hakkı doğduktan sonra yapmaktır. Arabuluculukta geçen süre, HUAK m.16/2 uyarınca hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz; bu nedenle hakkın doğumundan sonra yapılan başvuru, bir aylık dava süresi bakımından kayba yol açmaz. Yargı çevrenizin uygulamasının önceden kontrol edilmesi yerinde olur.

İspat, Tanık ve Deliller

İspat yükü davacı kiraya verendedir. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu somut delillerle ortaya konmalıdır. İçtihatta öne çıkan iki nokta özellikle önemlidir:

  • Taraf yakını tanıkların beyanı tek başına yeterli değildir. Davacının eşi, çocuğu gibi uyuşmazlıkta doğrudan menfaati bulunan kişilerin beyanları tek başına hükme esas alınamaz.
  • Çelişkili beyanlar samimiyeti zedeler. Önce satış iradesi bildirip kısa süre sonra ihtiyaç iddiasında bulunulması, aradaki değişikliğin açıklanamaması hâlinde ihtiyacın samimi olmadığı sonucunu doğurur.

İstanbul BAM 35. Hukuk Dairesi — 2026/722 K.

Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının davacının eşi ve ihtiyaçlı olan oğlu, davalı tanığının ise davalının eşi olup uyuşmazlık konusu hakkında doğrudan menfaatleri bulunduğundan beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Davacının ilk olarak 23.11.2021 tarihli ihtarla taşınmazı satmaya karar verdiğini beyan ettiği, ardından iki ay sonra 31.01.2022 tarihinde bu kez altsoyunun ihtiyacını ileri sürdüğü, aradan geçen süre içinde ne gibi bir değişiklik olduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır.

Delil önerileri: İhtiyaçlının hâlihazırda kirada olduğunu gösteren kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları; evlilik/nüfus kayıtları; işe başlama veya nakil belgeleri; sağlık raporları; tapu kayıtları (davacının başka boş taşınmazı bulunmadığının ortaya konması); işyeri ihtiyacında ruhsat, mesleki belge ve faaliyet kayıtları. Tanık deliline yalnızca yakın çevreden değil, tarafsız kişilerden başvurulması ispat gücünü artırır.

Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat (TBK m.355)

Hızlı cevap: Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Aykırı davranırsa eski kiracıya, son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.

Bu hüküm, ihtiyaç iddiasının kötüye kullanılmasını engeller. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmazlar da eski hâliyle üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz; eski kiracının, yeniden inşa edilen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada öncelik hakkı vardır ve bu hak, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır.

Kritik ayrım — kiracılar için: Tazminat hakkının doğması için tahliyenin dava veya icra yoluyla gerçekleşmiş olması aranmaktadır. İhtarname üzerine kiracının kendi rızasıyla çıkması hâlinde, sonradan taşınmaz üçüncü kişiye kiralansa bile TBK m.355 koşullarının oluşmadığı kabul edilmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 2019/1687 K.

Davalılar tarafından kızlarının konut ihtiyacı nedeniyle taşınmazın tahliyesi ihtarname ile talep edilmiş, bu ihtarname sonucunda davacı kiralananı tahliye etmiş ve taşınmaz daha sonra üçüncü kişiye kiralanmıştır. Ancak davalılar gereksinim, yeniden inşa ve imar amacıyla bir tahliye davası açmamış; davacı kiracı taşınmazı bir yargı kararı veya icra marifetiyle tahliye etmemiştir. Bu durumda TBK’nın 355. maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.

Aynı yönde bir başka kararda da, ihtarname üzerine rızaen tahliye eden kiracının açtığı tazminat davasında koşulların oluşmadığı belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD 2019/871 K.). Kiracı bakımından pratik sonuç şudur: ihtarname geldiğinde hemen çıkmak, sonradan tazminat talep etme imkânını ortadan kaldırabilir.

Görevli Mahkeme, Kesinleşme ve İcra

Konu Açıklama
Görevli mahkeme Sulh hukuk mahkemesi (dava değerine bakılmaksızın)
Yetkili mahkeme Taşınmazın bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesi
Dava şartı Zorunlu arabuluculuk (1 Eylül 2023’ten itibaren)
Dava açma süresi Hak düşürücü; kamu düzeninden, mahkemece resen dikkate alınır
Davacı Kiraya veren / malik (paylı mülkiyette pay ve paydaş çoğunluğu)
Kesinleşme Tahliye kararları kesinleşmeden icra edilemez
İcra Kesinleşen ilam icra dairesi aracılığıyla infaz edilir; kiracıya tahliye emri tebliğ edilir
Yeniden kiralama yasağı 3 yıl (TBK m.355)

Tahliyeye ilişkin ilamların icrası için kararın kesinleşmesi aranır; bu nedenle istinaf ve temyiz süreçleri tamamlanmadan fiilî tahliye gerçekleştirilemez. Bu husus, “ihtiyaç nedeniyle tahliye kesinleşme” sorusunun pratik cevabıdır ve süreç planlamasında dikkate alınmalıdır.

İhtarname ve Dava Dilekçesi Kontrol Listesi

Hazır ihtarname veya dilekçe metni kullanmak, bu davada özellikle risklidir: metnin içeriğinden çok tarih, tebliğ zamanı ve sözleşmedeki şarta uygunluk belirleyicidir. Aşağıda, hukuki denetimi kolaylaştıran içerik kontrol listeleri yer almaktadır.

A. İhtarname / Fesih Bildirimi — Kontrol Listesi

  1. Şekil: Yazılı olmalı (TBK m.348). SMS, WhatsApp veya sözlü bildirim geçersizdir; noter kanalı ispat kolaylığı sağlar.
  2. Zamanlama: Sözleşmede fesih ihbar şartı varsa, öngörülen süre kadar önce tebliğ edilmiş olmalı (gönderim tarihi değil, tebliğ tarihi esastır).
  3. Muhatap: Kiracının tamamı; birden fazla kiracı varsa hepsine tebliğ.
  4. İçerik: Sözleşmenin yenilenmeyeceği/feshedileceği ve ihtiyaç sebebi açıkça belirtilmeli; ihtiyaç sahibi kişi kimliğiyle gösterilmeli.
  5. Tutarlılık: Daha önce satış, tadilat gibi farklı bir sebep bildirilmişse, değişikliğin gerekçesi açıklanabilir olmalı.
  6. Yeni malikte: Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde tebliğ zorunludur; bu süre kaçırılırsa altı aylık yol kapanır.
  7. TBK m.353 bildirimi: Dava süresini bir kira yılı uzatmak isteniyorsa, dava açılacağı en geç dava açma süresi içinde yazılı bildirilmeli.

B. Dava Dilekçesi — İçerik Kontrol Listesi

  1. Arabuluculuk son tutanağı: Anlaşmazlıkla sonuçlandığını gösteren tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği eklenmeli.
  2. Sözleşme bilgileri: Başlangıç tarihi, süresi, uzama durumu ve varsa fesih ihbar şartı maddesi.
  3. Süre hesabı: Davanın hangi dönem sonuna göre ve hangi tarihte süresinde açıldığının açıkça gösterilmesi.
  4. İhtiyaç sahibinin sıfatı: Kanunda sayılan kişilerden hangisi olduğu (kendisi, eş, altsoy, üstsoy, bakmakla yükümlü olunan kişi).
  5. İhtiyacın somutlaştırılması: Gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu gösteren belgeler; ihtiyaçlının kirada oturduğuna dair kayıtlar.
  6. Süreklilik: İhtiyacın yargılama boyunca devam edeceğini destekleyen olgular.
  7. Tapu ve mülkiyet: Yeni malikte edinme tarihi ve bildirim tebliğ belgesi.
  8. Deliller: Tapu ve nüfus kayıtları, kira sözleşmeleri, tanık listesi (tarafsız tanıklara ağırlık), keşif talebi.

Bu listeler genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyada süre hesabı sözleşme metnine göre değiştiğinden, ihtarname gönderilmeden önce hukuki değerlendirme yapılması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süresi nedir?

Belirli süreli kira sözleşmelerinde dava, kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise TBK m.328’deki fesih dönemi ve fesih bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır. Bu süre kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece resen dikkate alınır.

İhtiyaç nedeniyle tahliyede ihtarname şart mı?

Kanun kural olarak ihtarname şartı öngörmez; belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde doğrudan dava açılabilir. Ancak sözleşmede fesih ihbar şartı kararlaştırılmışsa bu şart kiracı lehine olduğundan geçerlidir ve kiraya vereni bağlar. Bu şarta uyulmazsa sözleşme bir yıl uzar ve kanuni süre içinde açılan dava dahi süresinde sayılmaz.

İhtiyaç nedeniyle tahliye ihtar süresi ne kadardır?

Kanunda sabit bir ihtar süresi yoktur; süre sözleşmede kararlaştırılan fesih bildirim süresidir (uygulamada çoğunlukla bir veya iki ay). Belirleyici olan ihtarnamenin gönderilme tarihi değil, sözleşmede öngörülen süre kadar önce tebliğ edilmiş olmasıdır. Yeni malik bakımından ise edinme tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapılması zorunludur.

Yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye davasını ne zaman açabilir?

Yeni malikin iki seçeneği vardır. Birincisi, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden altı ay sonra dava açmaktır. İkincisi, eski malik ile kiracı arasındaki sözleşmeye dayanarak sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmaktır. Yeni malik hangisi lehine ise onu tercih edebilir.

Yeni malik bir aylık bildirim süresini kaçırırsa ne olur?

Edinmeyi izleyen bir ay içinde bildirimin tebliği zorunludur ve bu eksiklik sonradan giderilemez. Bu süre kaçırılırsa altı ay sonra dava açma yolu kapanır; yeni malike yalnızca sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açma seçeneği kalır.

Yeni malik altı ay dolunca hemen dava açmak zorunda mı?

Hayır. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart değildir; sözleşme dönemi sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içindeki yazılı bildirim koşulunun eksiksiz yerine getirilmiş olması gerekir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasının şartları nelerdir?

Kiralananın konut veya çatılı işyeri olması, ihtiyacın kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilere ait olması, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, davanın kanuni süre içinde ve varsa sözleşmedeki fesih ihbar şartına uyularak açılması ve dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması gerekir.

Kiraya veren şirketinin ihtiyacı için tahliye davası açabilir mi?

Hayır. Gerçek kişi, ortağı veya müdürü olduğu şirketin ihtiyacı için tahliye davası açamaz. Aynı şekilde tüzel kişi de yalnızca kendi ihtiyacı için dava açabilir; ortağının veya yöneticisinin konut ya da işyeri ihtiyacı için açamaz. TBK m.350/1’deki kişi çevresi sınırlıdır.

İhtiyacın yargılama sırasında sona ermesi davayı etkiler mi?

Evet. Davanın açıldığı tarihte ihtiyacın bulunması yeterli değildir; ihtiyacın yargılama boyunca da devam etmesi gerekir. Örneğin dava sürerken kiralananın üçüncü bir kişiye kiraya verilmesi hâlinde ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığı kabul edilerek dava reddedilir.

Ev sahibi tahliyeden sonra evi başkasına kiralayabilir mi?

Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Aykırı davranırsa eski kiracıya, son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.

İhtarname üzerine kendi rızamla çıktım, tazminat isteyebilir miyim?

Uygulamada tazminat koşullarının oluşması için tahliyenin dava veya icra yoluyla gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Kiraya veren tahliye davası açmamış ve kiracı ihtarname üzerine rızasıyla çıkmışsa, taşınmaz sonradan üçüncü kişiye kiralansa dahi TBK m.355 kapsamında tazminat koşullarının oluşmadığı kabul edilmektedir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında zorunlu arabuluculuk var mı?

Evet. 1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası dâhil, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Anlaşmazlıkla sonuçlanan sürecin son tutanağı dava dilekçesine eklenmelidir. Yalnızca ilamsız icra yoluyla tahliye bu kapsamın dışındadır.

Dava açma hakkı doğmadan arabulucuya başvurulabilir mi?

Bu konuda bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılığı vardır. Bir kısım daireler, dava açma hakkı doğmadan yapılan başvurunun dava şartını karşılamadığını kabul ederken; diğer kısmı kanunda başvuru süresine ilişkin düzenleme bulunmadığından erken başvuruda engel görmemektedir. Güvenli yol, arabuluculuk başvurusunu dava açma hakkı doğduktan sonra yapmaktır.

Nişanlı olmak ihtiyaç sebebi sayılır mı?

Yargıtay kararlarına göre yalnızca nişanlı olmak başlı başına ihtiyacın varlığı için yeterli değildir. Buna karşılık evliliğin gerçekleşmesi, ihtiyaçlının başka konutunun bulunmaması ve kirada oturması gibi somut olgular birlikte değerlendirildiğinde ihtiyaç kabul edilebilmektedir.

Tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Hayır. Tahliyeye ilişkin ilamların icrası için kararın kesinleşmesi gerekir. Bu nedenle istinaf ve temyiz süreçleri tamamlanmadan fiilî tahliye gerçekleştirilemez; süreç planlaması bu gerçeğe göre yapılmalıdır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Sürecinde Hukuki Destek

Sözleşmedeki fesih ihbar şartının yorumlanması, ihtarnamenin süresinde tebliği, bir aylık dava süresinin doğru hesaplanması, yeni malikin altı aylık yolunun kullanılması veya kiracı tarafında tahliye talebine karşı savunma geliştirilmesi gibi konularda İstanbul kira avukatı olarak somut durumunuza ilişkin değerlendirme için iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Hukuki denetim: Bu içerik İstanbul Kira Avukatı Av. Malik Enes Kaplan tarafından incelenmiştir. İçerik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun m.350 (gereksinim sebebiyle dava yoluyla sona erdirme ve dava açma süreleri), m.351 (yeni malikin gereksinimi; bir aylık bildirim ve altı aylık süre), m.353 (dava süresinin yazılı bildirimle uzatılması), m.354 (kiracı aleyhine değiştirme yasağı), m.355 (yeniden kiralama yasağı ve tazminat), m.347–348 (uzama ve bildirimin yazılı şekli), m.328 (fesih dönemi ve bildirim süreleri) ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B ve m.16/2 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Metinde anılan içtihatlar; Yargıtay HGK 2021/878 K., Yargıtay 3. HD 10.03.2025 tarihli 2024/2446 E. 2025/1440 K. (uyuşmazlığın giderilmesi), 3. HD 2025/3576 K., 3. HD 2021/4476 K., 3. HD 2019/1687 K., 3. HD 2019/871 K., 3. HD 2017/15002 K., 3. HD 2017/12812 K., 3. HD 2018/1166 E. 2018/2175 K., 6. HD 2016/3567 K., 6. HD 2015/9532 K., 6. HD 2015/9921 K., 6. HD 2015/9922 K., 6. HD 2014/10948 K., 6. HD 2014/9709 E. 2014/11464 K., 6. HD 1996/4784 K., HGK 2014/6-224 E. 2015/2354 K., İstanbul BAM 54. HD 2026/220 K., İstanbul BAM 35. HD 2026/514 K., İstanbul BAM 35. HD 2026/722 K., İstanbul BAM 2026/514 K., İstanbul BAM 2025/1809 K., İstanbul BAM 55. HD 2025/4717 K., İstanbul BAM 55. HD 2024/1096 K., Denizli BAM 6. HD 2026/197 K., Samsun BAM 6. HD 2024/2591 K., Bursa BAM 4. HD 2024/3486 K., Antalya BAM 6. HD 2025/1948 K. ve Ankara BAM 15. HD 2025/375 K. kararlarıdır. Kaynaklar: 6098 sayılı TBK · Yargıtay Karar Arama.

Hazırlayan: Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu. Güncelleme: Ağustos 2026.

Yasal uyarı: Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi oluşturmaz. İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında süre hesabı ve ihtar koşulları her sözleşmeye göre değiştiğinden, işlem yapılmadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir