Yeniden Kiralama Yasağı

Kira Hukuku · TBK m.355

Yeniden Kiralama Yasağı (TBK 355): Şartlar, Üç Yıllık Süre ve Tazminat

Yeniden kiralama yasağı, kiraya verenin, konut veya çatılı işyerini ihtiyaç ya da yeniden inşa ve imar sebebiyle boşalttırdıktan sonra, haklı bir sebep olmadıkça taşınmazı üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamaması kuralıdır. Kural, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 355. maddesinde düzenlenir. Amaç, tahliye hakkının gerçek bir ihtiyaç olmadan, yalnızca daha yüksek kira almak için kullanılmasını önlemektir. Bu rehber; hem tahliye ettirmiş kiraya verenler hem de çıkarılmış kiracılar için yasağın şartlarını, süresini, öncelik hakkını ve tazminat davasını dengeli biçimde anlatır.

İçindekiler [Göster][Gizle]
  1. Yeniden kiralama yasağı nedir?
  2. Amacı ve hukuki niteliği
  3. Hangi tahliye sebeplerinde uygulanır?
  4. Yeniden kiralama yasağının şartları
  5. Üç yıllık süre nasıl hesaplanır?
  6. Haklı sebep nedir?
  7. Eski kiracının öncelik hakkı
  8. Yasağa aykırılığın sonucu: tazminat
  9. Yeniden kiralama yasağı tazminat davası
  10. Kiraya veren açısından dikkat edilecekler
  11. Kiracı açısından dikkat edilecekler
  12. Yargıtay uygulamasından ilkeler
  13. Neden kira avukatıyla çalışılır?
  14. Sık sorulan sorular
  15. Büro konumu
  16. Hukuki denetim

Yeniden Kiralama Yasağı Nedir?

Yeniden kiralama yasağı, kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle boşaltılan bir konut veya çatılı işyerinin, belirli bir süre boyunca eski kiracı dışında bir üçüncü kişiye kiralanmasını yasaklayan kanuni bir sınırlamadır. Türk hukukunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı istediği zaman çıkaramaz. Kanun ona yalnızca belirli sebeplerle, örneğin kendisinin veya yakınlarının konut ihtiyacı ya da binanın yeniden inşası gibi durumlarda dava yoluyla tahliye imkânı tanır.

Bu imkânın kötüye kullanılmasını önlemek için kanun koyucu bir denge kurmuştur. Kiraya veren “ihtiyacım var” diyerek kiracıyı çıkarırsa, bu ihtiyacın gerçek olduğunu davranışıyla da göstermelidir. Eğer kısa süre sonra taşınmazı yeni bir kiracıya, çoğu zaman daha yüksek bir bedelle kiralarsa, kanun bunu ihtiyacın samimi olmadığının işareti sayar ve eski kiracı lehine tazminat öngörür. Yeniden kiralama yasağı tam olarak bu dengeyi kurar.

Yasak bir “kullanım zorunluluğu” değildir. Kiraya verenden taşınmazı mutlaka kullanması beklenmez; yasaklanan şey, üç yıl dolmadan başkasına kiralamaktır. Bu ayrım, aşağıda boş bırakma ve satış başlığında göreceğimiz gibi uygulamada önemli sonuçlar doğurur.

TBK m.355 kanun metni ve fıkraların anlamı

Madde üç fıkradan oluşur. İlk fıkra ihtiyaç sebebiyle tahliyeyi, ikinci fıkra yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliyeyi ve öncelik hakkını, üçüncü fıkra ise yaptırımı düzenler. Aşağıdaki tablo her fıkranın özünü ve uygulamadaki karşılığını gösterir.

Tablo 1 — TBK m.355’in fıkra fıkra özeti
FıkraDüzenlenen durumKural
m.355/1Gereksinim (ihtiyaç) amacıyla boşaltmaHaklı sebep yoksa taşınmaz üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz.
m.355/2 (1. cümle)Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltmaTaşınmaz eski hâli ile, haklı sebep yoksa üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz.
m.355/2 (2-3. cümle)İnşa veya imarı tamamlanan taşınmazEski kiracının yeni durum ve yeni bedelle kiralamada öncelik hakkı vardır; hak, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılır.
m.355/3YaptırımAykırılık hâlinde kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.

Kanunun güncel ve resmî metnine Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu sayfasından ulaşılabilir. Madde metni yayın tarihi itibarıyla değişikliğe uğramamıştır; yine de işlem tarihinde resmî kaynaktan teyit edilmesi yerinde olur.

Yeniden Kiralama Yasağının Amacı ve Hukuki Niteliği

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun, kiracıyı sosyal açıdan daha zayıf taraf kabul eder ve kiraya verenin sözleşmeyi sona erdirme imkânlarını sınırlar. Belirli süreli sözleşmelerde kiracı süre sonunda bildirimde bulunmazsa sözleşme kendiliğinden bir yıl uzar (TBK m.347). Kiraya veren ise ancak kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak dava açabilir. Bu sebeplerin en sık kullanılanı ihtiyaçtır.

İhtiyaç sebebiyle tahliye, kiraya verenin iç dünyasına ilişkin bir iddiaya dayanır ve dava sırasında ispatlanması gerekse de sonradan “gerçekten kullanıldı mı” sorusu açık kalır. Yeniden kiralama yasağı bu boşluğu kapatan bir güvencedir. Kanun koyucu, tahliyeden sonraki davranışı ölçüt alarak kiraya verenin samimiyetini denetlemeyi tercih etmiştir.

Benzer bir düzenleme, mülga 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un 15. maddesinde de bulunuyordu. TBK, kuralı korumakla birlikte yaptırım boyutunu değiştirmiş ve tazminat için asgari bir tutar belirlemiştir. Öğretide bu tazminatın, kiracının zararını ispat etmesine gerek olmaksızın asgari tutarda doğması nedeniyle bir tür “medeni hukuk cezası” niteliği taşıdığı ileri sürülür. Bu nitelendirme, uygulamada kiracının en azından bir yıllık kira tutarını zarar ispatı olmadan talep edebilmesinin temelini oluşturur.

Hükmün emredici niteliği de önemlidir. Kiracıyı koruma amacı taşıyan bu kuralın kira sözleşmesine konulacak bir maddeyle kiracı aleyhine kaldırılması veya daraltılması mümkün görülmez. Örneğin “kiracı, tahliyeden sonra taşınmazın başkasına kiralanması hâlinde tazminat istemeyeceğini kabul eder” şeklindeki bir kayıt, tahliye öncesinde kiracıdan peşinen alınan bir feragat olduğundan geçerliliği ciddi biçimde tartışmalıdır.

Yeniden Kiralama Yasağı Hangi Tahliye Sebeplerinde Uygulanır?

Yasak, her tahliyede değil, yalnızca kiraya verenin kendi ihtiyacına veya taşınmaza ilişkin projesine dayanan tahliyelerde gündeme gelir. Kiracının kusurundan kaynaklanan tahliyelerde böyle bir sınırlama yoktur; çünkü bu durumlarda kiraya verenin tahliye hakkı, samimiyeti sorgulanacak bir iddiaya değil, kiracının davranışına dayanır.

İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m.350/1)

Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, sözleşmenin süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir. Yeniden kiralama yasağının en tipik uygulama alanı budur. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması dava aşamasında incelenir; tahliyeden sonra ise yasak devreye girer. Davanın şartları ve süreleri ihtiyaç nedeniyle tahliye davası rehberinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Yeni malikin ihtiyacı (TBK m.351)

Kiralananı sonradan edinen yeni malik de ihtiyaç sebebiyle tahliye isteyebilir. Kanun metni “gereksinim amacıyla” ifadesini kullandığı için, yeni malikin ihtiyacına dayanan tahliyelerde de yeniden kiralama yasağının uygulanacağı uygulamada ve öğretide kabul edilmektedir. Dolayısıyla taşınmazı satın alıp “kendim oturacağım” diyerek kiracıyı çıkaran yeni malik, üç yıl dolmadan başkasına kiralarsa aynı tazminat riskiyle karşılaşır.

Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye (TBK m.350/2)

Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme gerekiyorsa ve bu işler süresince kiralananın kullanımı imkânsızsa, kiraya veren dava yoluyla tahliye isteyebilir. Bu durumda yasak iki katmanlıdır: Taşınmaz eski hâli ile üç yıl başkasına kiralanamaz; inşa veya imar gerçekleştirilirse de eski kiracının öncelik hakkı gözetilmelidir. Tahliyenin şartları için inşaat veya tadilat nedeniyle kiracının tahliyesi sayfasına bakılabilir.

Yasağın uygulanmadığı tahliye sebepleri

Kiracının kira bedelini ödememesi, iki haklı ihtara sebebiyet vermesi, yazılı tahliye taahhüdünü yerine getirmemesi veya aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde kendisinin veya eşinin oturmaya elverişli bir konutunun bulunması gibi sebeplerle yapılan tahliyeler kiracının kendi davranışına veya durumuna dayanır. Bu tahliyelerden sonra kiraya veren taşınmazı dilediği kişiye hemen kiralayabilir. Aynı durum, on yıllık uzama süresinin dolması üzerine yapılan sebepsiz fesihte (TBK m.347/1) de geçerlidir.

Tablo 2 — Tahliye sebebine göre yeniden kiralama yasağının uygulanıp uygulanmadığı
Tahliye sebebiDayanakYasak uygulanır mı?
Kiraya verenin veya yakınlarının ihtiyacıTBK m.350/1Evet (m.355/1)
Yeni malikin ihtiyacıTBK m.351Evet (uygulamada kabul edilir)
Yeniden inşa ve imarTBK m.350/2Evet, ayrıca öncelik hakkı (m.355/2)
Yazılı tahliye taahhüdüTBK m.352/1Hayır
İki haklı ihtarTBK m.352/2Hayır
Kiracının veya eşinin aynı yerde konutuTBK m.352/3Hayır
Kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt)TBK m.315; İİK m.269 vd.Hayır
On yıllık uzama süresinin dolmasıTBK m.347/1Hayır
Kiracının kendi feshi veya kendi isteğiyle ayrılmasıTBK m.347, m.325Hayır

Rakip içeriklerde sıkça rastlanan bir yanlışa dikkat çekmek gerekir: Konut ve çatılı işyeri kiralarında “belirli süreli sözleşmenin sona ermesi” tek başına kiraya verene tahliye hakkı vermez. Kiracı bildirimde bulunmadıkça sözleşme bir yıl uzar; kiraya veren ancak kanuni bir sebebe dayanabilir. Bu nedenle süre bitimini ayrı bir “tahliye sebebi” gibi sunmak yanıltıcıdır. Kiracının yazılı taahhüdüne dayanan tahliyeler hakkında ayrıntı için tahliye taahhütnamesi yazısına bakılabilir.

Yeniden Kiralama Yasağının Şartları

Yeniden kiralama yasağına dayanılarak tazminat istenebilmesi için birkaç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Şartlardan biri eksikse tazminat talebi reddedilir. Aşağıda her şart ayrı ayrı ele alınmıştır.

Kiralanan konut veya çatılı işyeri olmalıdır

TBK m.355, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler arasında yer alır (TBK m.339 vd.). Arsa, açık otopark veya bahçe gibi çatısız taşınmazların kiralanması genel hükümlere tabidir ve bu taşınmazlar bakımından ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılamadığı gibi yeniden kiralama yasağı da uygulanmaz. Ayrıca niteliği gereği geçici kullanım için kısa süreli kiralanan konut ve işyerleri de özel hükümlerin dışında kalır (TBK m.339/2).

Tahliye ihtiyaç veya inşa-imar sebebiyle sağlanmış olmalıdır

Kanun “boşaltılmasını sağladığında” ifadesini kullanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında bu ifade, kiracının ihtiyaç veya yeniden inşa-imar sebebiyle açılan bir dava sonucunda verilen tahliye kararı ve bu kararın icra yoluyla infazı şeklinde yorumlanmaktadır. Başka bir anlatımla tazminat için, tahliyenin mahkeme kararına dayanması ve cebri icra yoluyla gerçekleşmesi aranmaktadır.

Öğretide ise bu yorumun dar olduğu, kiraya verenin ihtar veya baskı yoluyla da boşaltmayı “sağlayabileceği” ve bu hâlde de kiracının korunması gerektiği savunulur. Yargı uygulaması ile öğretideki görüş arasında bu noktada belirgin bir ayrılık bulunduğu bilinmelidir. Somut olayda hangi yaklaşımın benimseneceği dava tarihindeki içtihada göre değişebileceğinden, bu konu işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Kiracı kendi rızasıyla çıktıysa tazminat istenebilir mi?

Uygulamada en çok tartışılan durum budur. Kiraya veren ihtarname gönderir, “oğlum evlenecek, ev lazım” der ve kiracı dava açılmasını beklemeden taşınır. Birkaç ay sonra ev başka birine kiralanır. Yerleşik içtihada göre bu durumda tahliye mahkeme kararı ve icra yoluyla gerçekleşmediği için TBK m.355’e dayanan tazminat talebi kabul görmemektedir. Benzer şekilde dava devam ederken kesinleşmeden çıkılması veya karar kesinleşse de ilamlı icra takibi beklenmeden boşaltılması hâlinde de aynı sonucun doğabileceği bilinmelidir.

Bu noktada kiracılar açısından pratik bir sonuç ortaya çıkar: Yalnızca ihtarname üzerine taşınmak, ileride yeniden kiralama yasağına dayanma imkânını uygulamada ortadan kaldırabilir. Kiraya veren açısından ise rızai tahliye sağlanmış olması, yasağın kapsamı dışında kalma ihtimalini artırır; ancak bu, genel hükümlere dayanan başka taleplerin hiçbir zaman ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Hile veya aldatma iddiaları gibi genel hükümlere dayanan taleplerin şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Taşınmaz üç yıl dolmadan üçüncü kişiye kiralanmış olmalıdır

Yasağın ihlali için taşınmazın eski kiracı dışında bir kişiye kiralanması gerekir. Kiralama sözlü de olabilir; kira sözleşmesinin yazılı olması şart değildir. Önemli olan, kullanım karşılığında bedel alınan bir kira ilişkisinin kurulmasıdır. Kısa süreli veya günlük kiralamaların da kira niteliği taşıdığı göz önünde tutulmalıdır.

Kiraya verenin, ihtiyaç sahibi olarak gösterdiği yakınına taşınmazı kullandırması yasağın ihlali değildir; çünkü bu, ihtiyacın karşılanmasıdır. Ancak ihtiyaç sahibi gösterilen kişinin taşınmaza hiç taşınmadan veya kısa süre kalıp ayrılarak taşınmazı başkasına kiralaması ya da kiralamanın görünüşte başka biri adına yapılması gibi durumlarda yasağın dolanılıp dolanılmadığı somut olaya göre incelenir.

Haklı bir sebep bulunmamalıdır

Kanun, yeniden kiralamanın haklı bir sebebe dayanması hâlinde tazminat öngörmez. Haklı sebebi ispat yükü, bu sebebe dayanan kiraya verendedir. Hangi durumların haklı sebep sayılabileceği aşağıda ayrı bir başlıkta incelenmiştir.

Yeniden Kiralama Yasağında Üç Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?

Yeniden kiralama yasağı süresi üç yıldır ve bu süre kanunla belirlenmiştir; sözleşmeyle kısaltılamaz. Sürenin başlangıcı, kiralananın fiilen boşaltılarak kiraya verenin hâkimiyetine geçtiği tarih olarak kabul edilir. Uygulamada bu tarih genellikle icra müdürlüğünce düzenlenen tahliye tutanağı veya anahtar teslimine ilişkin belgeyle tespit edilir.

Üç yıl, tahliye tarihinden itibaren takvim üzerinden hesaplanır. Örneğin 15 Mart 2026’da icra yoluyla tahliye edilen bir konut, haklı sebep yoksa 15 Mart 2029’a kadar eski kiracı dışında birine kiralanamaz. Bu tarihten sonra yapılan kiralama yasağın kapsamı dışındadır. Süre içinde yapılan kiralamada ise kiralamanın kaçıncı ayda yapıldığı ihlali ortadan kaldırmaz; ancak tazminatın asgari tutarın üzerine çıkıp çıkmayacağının değerlendirilmesinde etkili olabilir.

Tablo 3 — Yeniden kiralama yasağı ile bağlantılı süreler
SüreNe için?Dayanak
3 yılİhtiyaç veya inşa-imar sebebiyle tahliyeden sonra eski kiracıdan başkasına kiralama yasağıTBK m.355/1-2
1 ayEski kiracının, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen sürede öncelik hakkını kullanmasıTBK m.355/2
1 ayKiraya verenin ihtiyaç veya inşa-imar sebebiyle, sözleşme süresinin bitiminden itibaren dava açmasıTBK m.350
1 ay / 6 ayYeni malikin edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapması ve sözleşmeyi altı ay sonra açacağı davayla sona erdirebilmesiTBK m.351
3 hafta (+1 hafta)Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin tamamlanması6325 s.K. m.18/B (işlem tarihinde teyit edilmelidir)
Kanunda özel süre yokTazminat davası için zamanaşımı; genel hükümler uygulanırTBK m.146 (tartışmalı, aşağıda açıklanmıştır)

Yeni malik bakımından TBK m.351’deki süreler, yeniden kiralama yasağının değil tahliye davasının süreleridir. Tabloda bağlam vermek amacıyla yer verilmiştir; tahliye davasının usulüne ilişkin ayrıntılar ilgili sayfalarda anlatılmıştır.

Yeniden Kiralama Yasağında Haklı Sebep Nedir?

Haklı sebep, tahliyeden sonra ortaya çıkan ve kiraya verenin taşınmazı ihtiyaç amacıyla kullanmasını veya inşa-imar projesini gerçekleştirmesini makul olarak beklenemez hâle getiren durumdur. Kanun haklı sebebi tanımlamamış, değerlendirmeyi hâkimin takdirine bırakmıştır (TMK m.4). Uygulamada üç ölçüt öne çıkar: Sebebin tahliyeden sonra ortaya çıkması, tahliye sırasında öngörülemez olması ve kiraya verenin iradesi dışında gerçekleşmesi.

Tahliye anında zaten bilinen veya kiraya verenin kendi tercihine dayanan bir değişiklik genellikle haklı sebep sayılmaz. Örneğin tahliye davası açıldığında ihtiyaç sahibinin başka bir şehirde iş kabul ettiği belliyse, bu durum sonradan haklı sebep olarak ileri sürülemez. Aynı şekilde “daha iyi bir kiracı buldum” veya “kira gelirine ihtiyacım oldu” gibi gerekçeler tek başına yeterli görülmez.

Tablo 4 — Haklı sebep değerlendirmesine örnekler (somut olaya göre değişir)
DurumGenel değerlendirme
İhtiyaç sahibinin tahliyeden sonra ölümüHaklı sebep olarak kabul edilmeye elverişli
İhtiyaç sahibinin tahliyeden sonra beklenmedik zorunlu tayini veya görev yeri değişikliğiÖngörülemezlik ispatlanırsa haklı sebep olabilir
Tahliyeden sonra ortaya çıkan ağır sağlık sorunu nedeniyle taşınmazın kullanılamamasıBelgeyle ispat hâlinde haklı sebep olabilir
Afet, yangın veya yıkım kararı gibi taşınmaza ilişkin dış olaylarSomut etkisine göre değerlendirilir
Tahliye anında bilinen taşınma, iş değişikliği veya evlilik planı değişikliğiGenellikle haklı sebep sayılmaz
Daha yüksek kira teklifi alınmasıHaklı sebep sayılmaz
Uzun süren yargılama nedeniyle projenin vazgeçilmesiTek başına haklı sebep sayılması güçtür; somut olaya göre değerlendirilir

Tablodaki örnekler bağlayıcı bir liste değildir; her dosyada olayların zamanlaması ve belgeler belirleyicidir. Kiraya verenin haklı sebebi, ortaya çıktığı anda belgelemesi (ölüm kaydı, tayin yazısı, sağlık raporu gibi) ileride açılabilecek bir davada büyük önem taşır.

Eski Kiracının Öncelik Hakkı (TBK m.355/2)

Öncelik hakkı, yeniden inşa veya imarı gerçekleştirilen taşınmazı, eski kiracının yeni durumu ve yeni kira bedeliyle herkesten önce kiralayabilme hakkıdır. Bu hak yalnızca yeniden inşa ve imar sebebiyle yapılan tahliyelerde tanınmıştır. İhtiyaç sebebiyle yapılan tahliyelerde kanunda ayrıca düzenlenmiş bir öncelik hakkı yoktur; orada kanun yalnızca eski kiracıdan başkasına kiralamayı yasaklar.

Bu ayrım, bazı içeriklerde karıştırılmaktadır. TBK m.355/1’deki “eski kiracısından başkasına” ifadesi, kiraya verenin taşınmazı eski kiracıya yeniden kiralamasının yasak kapsamında olmadığını gösterir; ancak bu, eski kiracıya kiraya vereni sözleşme yapmaya zorlayabileceği bir öncelik hakkı vermez. Öncelik hakkı ve ona bağlı yazılı bildirim ile bir aylık süre mekanizması yalnızca m.355/2 için geçerlidir.

Öncelik hakkı nasıl işler?

  1. Kiraya veren, inşa veya imar tamamlandığında taşınmazı kiralamak isterse eski kiracıya yazılı bildirimde bulunur. Bildirimde yeni durum ve önerilen kira bedeli açıkça yer almalıdır.
  2. Eski kiracı, bildirimin kendisine ulaşmasını izleyen bir ay içinde hakkını kullanıp kullanmayacağını kiraya verene bildirir.
  3. Eski kiracı süresinde kabul ederse taraflar arasında yeni koşullarla kira ilişkisi kurulur.
  4. Eski kiracı bir ay içinde hakkını kullanmazsa veya açıkça reddederse öncelik hakkı sona erer ve kiraya veren taşınmazı yeni hâliyle başkasına kiralayabilir.
  5. Kiraya veren bildirim yapmadan veya bir aylık süreyi beklemeden, üç yıl dolmadan başkasına kiralarsa m.355/3’teki tazminat yükümlülüğü doğar.

Bildirimin yapıldığını ispat yükü kiraya verendedir. Bu nedenle bildirimin noter kanalıyla veya tebliğ belgesi alınabilecek bir yöntemle yapılması uygulamada tercih edilir. Öncelik hakkı, kiracıya yeni kira bedelini mahkemeye belirletme yetkisi vermez; kiraya verenin önerdiği bedel ve koşullar esas alınır. Ancak bedelin, eski kiracının hakkını kullanmasını engellemek amacıyla piyasa koşullarından açıkça kopuk belirlenmesi hâlinde dürüstlük kuralı (TMK m.2) çerçevesinde değerlendirme yapılabilir.

Yeniden Kiralama Yasağına Aykırılığın Sonucu: Tazminat

Yeniden kiralama yasağına aykırı davranan kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür (TBK m.355/3). Yaptırım, üçüncü kişiyle yapılan yeni kira sözleşmesini geçersiz kılmaz; yeni kiracının hakları korunur. Eski kiracı taşınmaza geri dönmeyi değil, yalnızca tazminat talep edebilir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

Asgari tazminat, tahliyeden önceki son kira yılında fiilen ödenmiş toplam kira tutarıdır. Kanun “ödenmiş” ifadesini kullandığı için sözleşmede yazan bedel değil, son kira yılında kiracının ödediği kira toplamı esas alınır. Son kira yılı içinde bir kira artışı veya kira tespit kararıyla belirlenmiş yeni bir bedel varsa, ödenen aylık tutarlar toplanarak sonuca ulaşılır. Kira bedelinin mahkeme kararıyla nasıl belirlendiğini merak edenler kira tespit davası rehberine göz atabilir.

Tablo 5 — Asgari tazminat hesap örnekleri (temsilî rakamlar)
ÖrnekSon kira yılında ödenenAsgari tazminat
Sabit kira12 ay × 20.000 TL240.000 TL
Yıl içinde artış4 ay × 18.000 TL + 8 ay × 24.000 TL264.000 TL
Kısmen ödenmemiş kira10 ay × 15.000 TL ödenmiş, 2 ay ödenmemiş150.000 TL (ödenmiş tutar esas alınır; uygulamada tartışılabilir)

Tablodaki rakamlar yalnızca hesap yöntemini göstermek içindir ve bir dosya için öngörü niteliği taşımaz. Ödenmeyen aylar bakımından hangi tutarın esas alınacağı, karşılıklı alacakların takası gibi konularla birlikte somut dosyada değerlendirilmelidir.

Asgari tutarın üzerinde tazminat istenebilir mi?

Evet. Kanun asgari tutarı belirlemiş, üst sınır koymamıştır. Eski kiracı, uğradığı zararın bir yıllık kira bedelini aştığını ispat ederse daha yüksek tazminat talep edebilir. Uygulamada ileri sürülen zarar kalemleri arasında taşınma masrafları, yeni konut veya işyeri için ödenmek zorunda kalınan kira farkı, emlak komisyonu ve işyerlerinde yer değişikliği nedeniyle müşteri kaybı gibi kalemler bulunur. Asgari tutar ispat gerektirmezken, bu tutarın üzerindeki her kalemin somut belgelerle ispatı gerekir. Tazminat hukukunun genel ilkeleri hakkında tazminat davalarına ilişkin sayfa genel bir çerçeve sunar.

Taşınmaz boş bırakılır veya satılırsa tazminat doğar mı?

Yeniden kiralama yasağı, kanun metni gereği yalnızca başkasına kiralamayı yasaklar. Tahliye edilen taşınmazın boş bırakılması hâli için TBK m.355’te özel bir yaptırım yoktur ve uygulamada boş bırakma tek başına bu madde kapsamında tazminat sebebi sayılmamaktadır. Taşınmazın satılması da kiralama değildir; satış, maddenin lafzı kapsamında ihlal oluşturmaz.

Ancak bu noktada iki husus göz ardı edilmemelidir. Birincisi, taşınmazın intifa veya oturma hakkı tesisi gibi yollarla bedel karşılığında başkasına kullandırılması, öğretide yasağın dolanılması açısından tartışılmaktadır. İkincisi, satıştan sonra yeni malikin taşınmazı kiralaması hâlinde eski malik yönünden bir ihlal bulunup bulunmadığı, satışın gerçek olup olmadığı da dahil olmak üzere olayın bütünlüğü içinde değerlendirilir. Muvazaalı (görünüşte) işlemler her zaman inceleme konusu yapılabilir.

Yeniden Kiralama Yasağı Tazminat Davası

Yeniden kiralama yasağına aykırılık nedeniyle açılacak tazminat davası, kira ilişkisinden doğan bir uyuşmazlıktır. Bu niteliği, hem dava şartı arabuluculuğu hem de görevli mahkemeyi doğrudan belirler.

Zorunlu arabuluculuk

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 7445 sayılı Kanun ile eklenen m.18/B uyarınca, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Kural 1 Eylül 2023’ten itibaren uygulanmaktadır. Yeniden kiralama yasağına aykırılıktan doğan tazminat talebi de temelini kira ilişkisinden aldığından, dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması gerekir.

Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yapılır. Görüşmelerde anlaşma sağlanırsa düzenlenen anlaşma belgesi, kanundaki şartlarla icra edilebilirlik niteliği kazanabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Arabuluculuk süreci hakkında genel bilgiye Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı sitesinden ulaşılabilir. Arabuluculuk kapsamı ve süreleri mevzuat değişikliklerine açık olduğundan işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Görevli ve yetkili mahkeme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-a uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan davalarda, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yeniden kiralama yasağı tazminat davası da bu kapsamdadır. Yetkili mahkeme ise genel kural gereği davalı kiraya verenin yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir (HMK m.10). Uygulamada ifa yeri çoğu zaman taşınmazın bulunduğu yerdir.

Tablo 6 — Yeniden kiralama yasağı uyuşmazlıklarında usul özeti
KonuKuralDayanak
Dava öncesi aşamaArabulucuya başvuru dava şartıdır6325 s.K. m.18/B
Görevli mahkemeSulh hukuk mahkemesi (dava değerinden bağımsız)HMK m.4/1-a
Yetkili mahkemeDavalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeriHMK m.6, m.10
DavacıTahliye edilen eski kiracıTBK m.355/3
DavalıTahliyeyi sağlayan kiraya veren veya yeni malikTBK m.355/3
İspat yüküTahliye ve yeniden kiralama: kiracı; haklı sebep ve öncelik bildirimi: kiraya verenTMK m.6
ZamanaşımıÖzel süre yok; genel hükümler (tartışmalı)TBK m.146
Kanun yoluParasal sınırlara göre istinaf ve temyizHMK m.341, m.362 (sınırlar her yıl güncellenir)

Tazminat davasında zamanaşımı

TBK m.355’te tazminat talebi için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Bu nedenle genel hükümlere başvurulur. Uygulamada ve öğretide ağırlıklı görüş, talebin kira ilişkisine bağlı kanuni bir yükümlülükten doğduğunu kabul ederek TBK m.146’daki on yıllık genel süreyi esas alır; sürenin başlangıcı olarak da kural olarak üçüncü kişiyle kira ilişkisinin kurulduğu tarih gösterilir. Bununla birlikte talebin farklı nitelendirilmesi hâlinde daha kısa sürelerin tartışılabileceği de bilinmelidir. Bu belirsizlik karşısında güvenli yol, yeniden kiralamanın öğrenilmesinden sonra gecikmeden arabuluculuk sürecini başlatmaktır.

İspat ve deliller

Davacı kiracı, ihtiyaç veya inşa-imar sebebiyle verilmiş tahliye kararını ve bu kararın icra yoluyla infaz edildiğini, ayrıca taşınmazın üç yıl dolmadan başkasına kiralandığını ispat etmelidir. Kiraya veren ise haklı sebebi veya öncelik hakkı bildiriminin usulüne uygun yapıldığını ispatla yükümlüdür. Uygulamada sıkça başvurulan deliller şunlardır:

  • Tahliye davası dosyası, kesinleşme şerhi ve icra müdürlüğünün tahliye tutanağı
  • Yeni kiracıyla yapılan kira sözleşmesi (mahkeme aracılığıyla celbi istenebilir)
  • Adres kayıt sistemi kayıtları, muhtarlık yazıları ve elektrik, su, doğalgaz abonelik kayıtları
  • Emlak ilan siteleri ve sosyal medya ilanlarının tarihli ekran görüntüleri
  • Kira gelirine ilişkin vergi kayıtları ve banka hareketleri
  • Komşu, site yönetimi veya kapıcı gibi tanıkların beyanları
  • Gerekirse dava açılmadan önce delil tespiti (HMK m.400 vd.)

Abonelik ve adres kayıtları gibi resmî belgeler mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan istenebilir. Kişisel verilerin elde edilmesinde hukuka uygun yöntemlerin kullanılması önemlidir; hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller yargılamada değerlendirme dışı kalabilir.

Tazminat sürecinin adımları

Kiracı açısından süreç, genel hatlarıyla beş aşamada ilerler. Aşağıdaki şema bu aşamaları özetler.

  1. 1Tahliye kaydını doğrulamaTahliye kararının ihtiyaç veya inşa-imar sebebine dayandığını ve icra yoluyla infaz edildiğini belgeleyin.
  2. 2Yeniden kiralamayı belgelemeİlan, abonelik, adres kaydı ve tanık bilgilerini tarihleriyle toplayın.
  3. 3Arabuluculuk başvurusuAdliye arabuluculuk bürosuna başvurun; anlaşma olmazsa son tutanağı alın.
  4. 4Sulh hukuk mahkemesinde davaAsgari tutarı ve varsa ispatlanabilir ek zararı talep edin.
  5. 5Karar ve icraKararın ardından ilamlı icra yoluyla tahsil aşamasına geçilir.

Dava süresi mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesine ve tanık sayısına göre değişir; kesin bir süre vermek mümkün değildir. Yargılama giderleri ve harçlar her yıl güncellenen tarifelere tabidir ve işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Kiraya Veren Açısından Dikkat Edilecekler

Kiraya veren için yeniden kiralama yasağı, tahliye davasıyla başlayan bir sürecin doğal devamıdır. İhtiyaç iddiasıyla dava açan bir malik, davayı kazandıktan sonraki üç yıllık dönemi de planlamalıdır. Özellikle yurt dışında yaşayan ve taşınmazını vekil aracılığıyla yöneten malikler için bu planlama daha da önemlidir; çünkü taşınmazın kullanımı uzaktan izlendiğinde yanlış anlaşılmaya açık durumlar ortaya çıkabilir.

  • İhtiyaç sahibinin taşınmaza fiilen yerleşmesi ve bunun adres kaydı ile abonelik kayıtlarıyla belgelenmesi, ileride doğabilecek tartışmaları azaltır.
  • Tahliyeden sonra planlar değişirse, değişikliğin sebebi ortaya çıktığı anda belgelenmelidir. Ölüm, tayin veya sağlık durumu gibi belgeler saklanmalıdır.
  • Üç yıl dolmadan kiralama zorunluluğu doğarsa önce eski kiracıya teklif yapılması, yasağın kapsamı dışında kalan bir seçenektir; çünkü yasak yalnızca “eski kiracısından başkasına” kiralamayı kapsar.
  • Yeniden inşa ve imar tahliyelerinde, işler tamamlandığında eski kiracıya yeni durum ve bedeli içeren yazılı bildirim yapılmalı ve bir aylık süre beklenmelidir.
  • Taşınmazı boş tutmak veya satmak yasağın lafzı kapsamında değildir; ancak bu yollarla yasağın dolanıldığı izlenimi veren işlemlerden kaçınılmalıdır.

Kira sözleşmesi hazırlanırken tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça yazmak, sonraki uyuşmazlıkları azaltır. Bu amaçla konut kira sözleşmesi örneği ve işyeri kira sözleşmesi örneği sayfalarındaki maddeler incelenebilir. Ancak hiçbir sözleşme maddesi TBK m.355’in kiracıyı koruyan emredici niteliğini ortadan kaldıramaz.

Kiracı Açısından Dikkat Edilecekler

Kiracı için yeniden kiralama yasağı, ihtiyaç iddiasının samimi olup olmadığını tahliyeden sonra da denetleme imkânı verir. Ancak bu imkân, yerleşik içtihat nedeniyle büyük ölçüde tahliyenin nasıl gerçekleştiğine bağlıdır.

  • Yalnızca ihtarname veya sözlü talep üzerine taşınmak, yerleşik uygulamada TBK m.355’e dayanma imkânını ortadan kaldırabilir. Bu karar verilmeden önce olası sonuçları değerlendirilmelidir.
  • Tahliye davasında ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı yönündeki savunmalar ve deliller zamanında sunulmalıdır; yeniden kiralama yasağı bu savunmanın yerini tutmaz, onu tamamlar.
  • Tahliyeden sonra taşınmazın kullanımına ilişkin bilgiler (ilanlar, yeni sakinler, abonelik değişiklikleri) tarihli olarak kaydedilmelidir.
  • Yeniden inşa ve imar tahliyesinde kiraya verene güncel iletişim adresi yazılı olarak bildirilmelidir; aksi hâlde öncelik hakkı bildiriminin size ulaşması zorlaşır.
  • Son kira yılında ödenen kiraların banka dekontları saklanmalıdır; asgari tazminatın hesabı bu belgelere dayanır.

Tahliye ile birlikte güvence bedelinin akıbeti de gündeme gelir. Bu konuda depozito iadesi rehberinde güvence bedelinin hangi şartlarla geri istenebileceği anlatılmıştır.

Yargıtay Uygulamasından İlkeler

Yeniden kiralama yasağına ilişkin yargı kararlarından, belirli bir esas ve karar numarasına bağlı kalmaksızın, yerleşik içtihat düzeyinde şu ilkeler çıkarılabilir:

  1. “Boşaltılmasını sağladığında” ifadesi, ihtiyaç veya inşa-imar sebebiyle verilen tahliye kararının icra yoluyla infazı olarak yorumlanmaktadır.
  2. Kiracının ihtar üzerine kendi isteğiyle taşınması hâlinde TBK m.355’e dayanan tazminat talebi kabul görmemektedir.
  3. Tahliye edilen taşınmazın boş bırakılması, bu madde kapsamında tazminat sebebi sayılmamaktadır.
  4. Yeni malikin ihtiyacına dayanan tahliyelerde de yasak uygulanmaktadır.
  5. Uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
  6. Asgari tazminat için kiracının ayrıca zarar ispatlaması gerekmez; asgari tutarın üzerindeki talepler ispata bağlıdır.

Bu ilkeler genel eğilimi yansıtır; içtihat zaman içinde değişebilir ve bölge adliye mahkemeleri arasında farklı yaklaşımlar görülebilir. Somut bir dosyada güncel kararların araştırılması gerekir. Mahkeme kararlarının resmî kaynağı olarak Yargıtay Karar Arama sistemi kullanılabilir.

Yeniden Kiralama Yasağı Uyuşmazlıklarında Neden Kira Avukatıyla Çalışılır?

Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır. Sulh hukuk mahkemesinde açılan davalarda avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar davalarını bizzat takip edebilir. Bununla birlikte yeniden kiralama yasağı uyuşmazlıkları birkaç nedenle teknik ayrıntı barındırır: Tazminatın doğup doğmadığı, tahliyenin nasıl gerçekleştiğine ilişkin yerleşik içtihada; asgari tutarın hesabı ödeme belgelerine; ek zarar talepleri ise ispat kurallarına bağlıdır.

Ayrıca dava öncesinde zorunlu arabuluculuk aşaması bulunduğundan, talebin arabuluculuk başvurusunda doğru ve eksiksiz ifade edilmesi sonraki dava aşamasını da etkiler. Kiraya veren tarafında ise haklı sebebin zamanında belgelenmesi ve öncelik hakkı bildiriminin usulüne uygun yapılması, uyuşmazlığın kapsamını belirler. Yurt dışında yaşayan malikler veya kiracılar bakımından süreç vekâletname ile uzaktan da takip edilebilir. Avukatlık ücretleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde belirlenir. İstanbul’daki kira uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgiye İstanbul kira hukuku sayfasından ulaşılabilir.

Yeniden Kiralama Yasağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yeniden kiralama yasağı nedir?

Yeniden kiralama yasağı, ihtiyaç veya yeniden inşa ve imar sebebiyle kiracısını tahliye ettiren kiraya verenin, haklı sebep olmadıkça taşınmazı üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralayamamasıdır. Kural TBK m.355’te düzenlenir ve konut ile çatılı işyeri kiralarında uygulanır. Amaç, tahliye hakkının gerçek ihtiyaç olmadan kullanılmasını önlemektir.

Ev sahibi kiracıyı çıkardıktan sonra kaç yıl kiraya veremez?

Ev sahibi, ihtiyaç veya yeniden inşa ve imar sebebiyle kiracıyı tahliye ettirdiyse taşınmazı üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralayamaz. Süre, taşınmazın fiilen boşaltıldığı tarihten başlar. Kiracının kira ödememesi veya tahliye taahhüdü gibi kendi davranışına dayanan tahliyelerde böyle bir bekleme süresi yoktur.

Yeniden kiralama yasağı tazminatı ne kadar?

Tazminat, eski kiracının son kira yılında ödediği toplam kira bedelinden az olamaz. Örneğin son yıl ayda 20.000 TL ödenmişse asgari tazminat 240.000 TL olur. Kiracı daha fazla zarara uğradığını belgelerle ispat ederse, taşınma masrafı veya kira farkı gibi kalemlerle daha yüksek tutar talep edebilir.

Kiracı kendi rızasıyla çıkarsa tazminat alabilir mi?

Yerleşik içtihada göre genellikle alamaz. Yargıtay uygulamasında TBK m.355 tazminatı için tahliyenin ihtiyaç veya inşa-imar davasında verilen kararla ve icra yoluyla gerçekleşmesi aranmaktadır. Yalnızca ihtarname üzerine taşınan kiracının talebi bu nedenle reddedilebilmektedir. Öğretide aksi görüş savunulduğundan konu işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Ev sahibi tahliye ettirdiği evi boş bırakırsa tazminat ödenir mi?

Hayır, kural olarak ödenmez. TBK m.355 yalnızca taşınmazın üç yıl içinde eski kiracıdan başkasına kiralanmasını yasaklar. Evin boş bırakılması için maddede özel bir yaptırım bulunmaz ve uygulamada boş bırakma tek başına tazminat sebebi sayılmaz. Ancak boş bırakmanın bir dolanma işleminin parçası olup olmadığı ayrıca incelenebilir.

Tahliye edilen ev satılırsa yeniden kiralama yasağı ihlal edilmiş olur mu?

Satış, kanun metni bakımından kiralama olmadığından tek başına yasağın ihlali sayılmaz. Bununla birlikte satışın gerçek olup olmadığı ve satış sonrasında kiralamanın eski malik adına görünüşte başka birine yaptırılıp yaptırılmadığı somut olayda incelenebilir. Muvazaalı işlemler her zaman tartışma konusu yapılabilir.

Yeniden kiralama yasağı yeni malik için de geçerli mi?

Evet, uygulamada geçerli kabul edilir. TBK m.351’e göre ihtiyaç sebebiyle kiracıyı tahliye ettiren yeni malik de “gereksinim amacıyla” boşaltma sağlamış sayılır. Bu nedenle üç yıl dolmadan taşınmazı eski kiracıdan başkasına kiralarsa, haklı sebebi yoksa bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminatla karşılaşabilir.

Yeniden kiralama yasağında haklı sebep nelerdir?

Haklı sebep, tahliyeden sonra ortaya çıkan, öngörülemeyen ve kiraya verenin iradesi dışındaki durumdur. İhtiyaç sahibinin ölümü, beklenmedik zorunlu tayini veya ağır sağlık sorunu bu niteliğe örnek gösterilebilir. Daha yüksek kira teklifi veya tahliye anında bilinen plan değişiklikleri genellikle haklı sebep sayılmaz.

Eski kiracının öncelik hakkı nedir?

Öncelik hakkı, yeniden inşa veya imarı tamamlanan taşınmazı eski kiracının yeni durum ve yeni bedelle herkesten önce kiralayabilmesidir. Kiraya veren yazılı bildirim yapar, eski kiracı bir ay içinde hakkını kullanır. Bu hak yalnızca inşa-imar tahliyesinde vardır; ihtiyaç tahliyesinde ayrıca düzenlenmiş bir öncelik hakkı yoktur.

Yeniden kiralama yasağı tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Dava, HMK m.4/1-a uyarınca dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalı kiraya verenin yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de dava açılabilir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekir.

Yeniden kiralama yasağı davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilamsız icra yoluyla tahliye hariç, dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Tazminat talebi kira ilişkisine dayandığından bu kapsamdadır. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir.

Yeniden kiralama yasağı tazminatı için zamanaşımı ne kadar?

TBK m.355’te özel bir zamanaşımı süresi yoktur. Uygulamada ve öğretide ağırlıklı görüş, TBK m.146’daki on yıllık genel süreyi esas alır ve başlangıcı üçüncü kişiyle kira ilişkisinin kurulduğu tarih olarak kabul eder. Konu tartışmalı olduğundan talebin gecikmeden ileri sürülmesi yerinde olur.

Yeniden kiralama nasıl ispatlanır?

Yeniden kiralama; yeni kira sözleşmesi, adres kayıt sistemi kayıtları, elektrik, su ve doğalgaz abonelik bilgileri, tarihli emlak ilanları, vergi kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir. Resmî kayıtlar mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan istenebilir. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi önemlidir.

Ev sahibi evi eski kiracıya tekrar kiralayabilir mi?

Evet. TBK m.355 yalnızca “eski kiracısından başkasına” kiralamayı yasaklar. Bu nedenle kiraya veren, üç yıl dolmadan taşınmazı eski kiracıya yeniden kiralayabilir ve bu durum yasağın ihlali sayılmaz. Eski kiracının ise ihtiyaç tahliyesinde kiraya vereni sözleşme yapmaya zorlama hakkı bulunmaz.

Büro Konumu: Nişantaşı, Şişli

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu, Şişli ilçesinde, Nişantaşı’nda Lotus Nişantaşı binasında yer alır. Şişli ve çevre ilçelerdeki kira uyuşmazlıklarında görevli sulh hukuk mahkemeleri, taşınmazın bulunduğu yere göre farklı adliyelerde yer alabilir. Şişli’ye özgü kira uyuşmazlıklarına ilişkin genel bilgi Şişli kira hukuku sayfasında bulunmaktadır.

Enes Kaplan Avukatlık Bürosu
Halaskargazi Mah. Halaskargazi Cad. No:38-66 E/215 Lotus Nişantaşı, Şişli / İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080

Hukuki Denetim

Dayanılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146, m.315, m.325, m.339, m.347, m.350, m.351, m.352, m.355; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2, m.4, m.6; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-a, m.6, m.10, m.341, m.362, m.400; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B (7445 sayılı Kanun ile eklenen); 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.269 vd.; mülga 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun m.15 (tarihsel karşılaştırma).

Resmî kaynaklar: 6098 sayılı TBK · 6100 sayılı HMK · 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu · Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı

Teyit uyarısı: Arabuluculuk kapsamı ve süreleri, harç ve yargılama gideri tutarları, kanun yolu parasal sınırları ve içtihat eğilimleri değişebilir. Rızai tahliye ve zamanaşımı konularında yargı uygulaması ile öğretide farklı görüşler bulunmaktadır. Bu bilgiler işlem tarihinde resmî kaynaklardan teyit edilmelidir. Tablolardaki rakamlar yalnızca hesap yöntemini gösteren temsilî örneklerdir.

Hazırlayan: Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Ekim 2026

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir