Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası (TCK 81-82 / TCK 35): Unsurlar, Kastın Tespiti ve Yargılama
Hızlı cevap
Kasten öldürmeye teşebbüs, failin öldürme kastıyla elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, ancak ölüm neticesinin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemesidir. TCK 35/2 uyarınca ceza, müebbet hapis yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar; ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar hapistir. Suç şikâyete tabi değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve ağır ceza mahkemesinde görülür.
İçindekiler
- Kasten öldürmeye teşebbüs nedir?
- Kasten öldürmeye teşebbüsün unsurları nelerdir?
- Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun cezası
- Nitelikli hâller: TCK 82 ve teşebbüs
- Silahla ve bıçakla işlenmesi
- Öldürme kastı nasıl belirlenir?
- Kasten yaralama ile ayrım
- Gönüllü vazgeçme (TCK 36)
- Haksız tahrik ve meşru savunma
- Cezanın belirlenme sırası (TCK 61)
- HAGB, erteleme ve adli para cezası
- Şikâyet, uzlaştırma, zamanaşımı ve görevli mahkeme
- Soruşturma ve kovuşturma süreci
- Tutuklama ve adli kontrol
- İnfaz: koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik
- Mağdurun hakları ve tazminat
- Sıkça sorulan sorular
- Ceza yargılamasında müdafi ile temsil
- Şişli-Nişantaşı konumu ve iletişim
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Nedir?
Kasten öldürmeye teşebbüs, bir kimsenin başkasını öldürmek kastıyla elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, fakat ölüm neticesinin failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemesidir. Bağımsız bir suç tipi değildir: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesindeki kasten öldürme suçu ile 35. maddesindeki teşebbüs hükmünün birlikte uygulanmasından doğan bir görünüm biçimidir.
Halk arasında bu fiil için “cinayete teşebbüs” ya da “adam öldürmeye teşebbüs” ifadeleri kullanılır. Kanunda “cinayet” diye bir suç adı bulunmaz; kullanılması gereken teknik kavram kasten öldürme suçudur. Suçun tamamlanmış hâli, unsurları ve nitelikli görünümleri için kasten adam öldürme suçu ve cezası başlığı ayrıca incelenebilir; bu sayfa yalnızca neticenin gerçekleşmediği teşebbüs hâlini konu alır.
Teşebbüs, ceza hukukunda “suç yolu” (iter criminis) adı verilen sürecin belirli bir aşamasını ifade eder. Failin aklından geçirdiği düşünce ve hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılmaz. Ceza sorumluluğu, hazırlık aşaması geçilip icra hareketlerine geçildiği anda başlar. Ölüm neticesi gerçekleşirse suç tamamlanmış olur; gerçekleşmezse kasten öldürmeye teşebbüs söz konusu olur.
(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu iki hükmün birleşmesi, kasten öldürmeye teşebbüs suçunda cezanın neden doğrudan müebbet hapis olmadığını açıklar. Kanun, teşebbüs hâli için müebbet hapsin yerine geçecek süreli hapis aralıkları öngörmüştür. Hâkim bu aralık içinde, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre bir ceza belirler.
Suç künyesi: bir bakışta kasten öldürmeye teşebbüs
| Başlık | Durum |
|---|---|
| Kanuni dayanak | 5237 sayılı TCK m. 81 (temel hâl) veya m. 82 (nitelikli hâller) ile m. 35 birlikte |
| Ceza (temel hâlden teşebbüs) | 9 yıldan 15 yıla kadar hapis (TCK 35/2) |
| Ceza (nitelikli hâlden teşebbüs) | 13 yıldan 20 yıla kadar hapis (TCK 35/2) |
| Şikâyete tabi mi? | Hayır; re’sen soruşturulur, şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez |
| Uzlaştırmaya tabi mi? | Hayır; CMK m. 253 kapsamında değildir |
| Görevli mahkeme | Ağır ceza mahkemesi (5235 sayılı Kanun m. 12, 14) |
| Zorunlu müdafi | Evet; alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suç (CMK m. 150/3) |
| Tutuklama bakımından | Kasten öldürme, CMK m. 100/3-a’da sayılan katalog suçlar arasındadır |
| HAGB / erteleme / paraya çevirme | Ceza sınırları nedeniyle kural olarak uygulanamaz |
| Gönüllü vazgeçme | Mümkündür; TCK m. 36 uygulanır |
| Dava zamanaşımı (tamamlanmış suç) | Temel hâlde 25 yıl (TCK m. 66/1-b), nitelikli hâllerde 30 yıl (TCK m. 66/1-a) |
| Yetkili mahkeme | Suçun işlendiği yer mahkemesi (CMK m. 12) |
Teyit uyarısı: Ceza alt-üst sınırları, katalog suç listeleri ve infaz oranları kanun değişiklikleriyle güncellenmektedir. Bu sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır; işlem tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.
Kasten Öldürmeye Teşebbüsün Unsurları Nelerdir?
TCK 35/1, teşebbüsün dört unsurunu birlikte arar. Bu unsurlardan biri eksikse kasten öldürmeye teşebbüs oluşmaz; fiil ya başka bir suç olarak nitelendirilir ya da hiç cezalandırılmaz. Aşağıdaki başlıklar her bir unsuru ayrı ayrı açıklar.
1. Öldürme kastının bulunması
Kasten öldürmeye teşebbüsün belirleyici unsuru manevi unsurdur. Failin, mağdurun ölümünü bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması gerekir. Taksirle, yani dikkatsizlik veya tedbirsizlikle gerçekleşen fiillerde teşebbüs söz konusu olamaz; çünkü taksirli suçlarda fail neticeyi istememektedir.
Kastın türü de önemlidir. Doğrudan kastla işlenen fiillerde fail neticeyi bizzat amaçlar. Olası kast hâlinde ise fail, neticenin gerçekleşmesini öngörmesine rağmen “olursa olsun” diyerek hareket eder. Olası kastla işlenen kasten öldürmeye teşebbüs mümkündür ve TCK 21/2 uyarınca ayrıca indirim uygulanır.
2. Hareketin elverişli olması
Kanun, icra hareketinin elverişli olmasını arar. Elverişlilik, kullanılan araç ve yöntemin somut olayda ölüm neticesini meydana getirmeye objektif olarak uygun olmasını ifade eder. Elverişlilik soyut bir ihtimale göre değil, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Elverişsiz hareketle gerçekleştirilen fiiller, doktrinde işlenemez suç olarak adlandırılır ve kural olarak cezalandırılmaz. Ölmüş bir kişiye ateş edilmesi ya da ölüm doğurmaya hiçbir şekilde uygun olmayan bir maddenin kullanılması bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık aracın elverişli olduğu, ancak somut engel nedeniyle sonucun doğmadığı hâllerde kasten öldürmeye teşebbüs oluşur.
3. Doğrudan doğruya icraya başlama
Hazırlık hareketleri ile icra hareketlerinin ayrımı, kasten öldürmeye teşebbüs tartışmalarının merkezinde yer alır. Silah temin edilmesi, mağdurun takip edilmesi veya olay yerine gidilmesi kural olarak hazırlık hareketi sayılır ve tek başına cezalandırılmaz. Silahın mağdura doğrultulup ateşlenmesi ise icra hareketidir.
Yerleşik uygulamada, hareketin suçun kanuni tanımındaki fiile “doğrudan doğruya” yönelip yönelmediğine bakılır. Failin davranışı, dış dünyada mağdurun yaşam hakkına yönelen somut bir tehlike yaratıyorsa icraya başlama gerçekleşmiş sayılır. Bu değerlendirme her dosyada ayrı yapılır ve mahkemenin takdirindedir.
4. Neticenin failin elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemesi
Son unsur, ölümün failin iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemiş olmasıdır. Mağdurun yerinden kaçması, üçüncü kişilerin araya girmesi, silahın tutukluk yapması, isabetin hayati bölgeye gelmemesi ya da zamanında yapılan tıbbi müdahale bu nedenlere örnek gösterilir.
Buna karşılık fail, dış bir engel olmaksızın kendi iradesiyle fiilden vazgeçmişse artık kasten öldürmeye teşebbüsten değil, TCK 36’daki gönüllü vazgeçme hükmünden söz edilir. İki kurum arasındaki fark, cezai sonuç bakımından belirleyicidir ve aşağıda ayrı başlık altında ele alınmıştır.
| Unsur | Dayanak | Eksikse sonuç |
|---|---|---|
| Öldürme kastı | TCK m. 21, 35/1 | Fiil kasten yaralama veya taksirli suç olarak nitelendirilebilir |
| Elverişli hareket | TCK m. 35/1 | İşlenemez suç; kural olarak cezalandırılmaz |
| Doğrudan doğruya icraya başlama | TCK m. 35/1 | Hazırlık hareketi sayılır; ayrı bir suç oluşturmadıkça cezalandırılmaz |
| Neticenin elde olmayan nedenle gerçekleşmemesi | TCK m. 35/1 | İrade ile vazgeçilmişse TCK m. 36 gönüllü vazgeçme uygulanır |
| Ölüm neticesinin gerçekleşmesi | TCK m. 81 | Gerçekleşirse suç tamamlanır; teşebbüs hükümleri uygulanmaz |
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası
Kasten öldürmeye teşebbüs cezası, tamamlanmış suça öngörülen cezanın türüne göre belirlenir. TCK 35/2, müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis için ayrı süreli hapis aralıkları öngörmüştür. Bu nedenle teşebbüs hâlinde hükmedilecek ceza müebbet hapis değil, süreli hapis cezasıdır.
Kanun yalnızca alt ve üst sınırı gösterir. Hâkim, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre bu aralık içinde temel cezayı belirler; ardından varsa artırım ve indirim nedenlerini sırasıyla uygular. Somut olayda hangi cezaya hükmedileceğinin takdiri mahkemeye aittir ve önceden kesin bir rakam söylenemez.
| Hâl | Tamamlanmış suçun cezası | Teşebbüs hâlinde ceza | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kasten öldürmenin temel hâli | Müebbet hapis | 9 yıldan 15 yıla kadar hapis | TCK m. 81/1, 35/2 |
| TCK 82’deki nitelikli hâllerden biri | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 13 yıldan 20 yıla kadar hapis | TCK m. 82, 35/2 |
| Olası kastla işlenmesi | — | Belirlenen ceza üzerinden üçte birden yarısına kadar indirim | TCK m. 21/2 |
| Haksız tahrik altında işlenmesi | — | Tahrikin derecesine göre TCK 29 uygulanır | TCK m. 29 |
| Meşru savunmada sınırın aşılması | — | Kusur durumuna göre ceza indirilir veya verilmez | TCK m. 27 |
| Takdiri indirim nedenlerinin bulunması | — | Ceza altıda birine kadar indirilir | TCK m. 62 |
| Fiil sırasında on beş-on sekiz yaş aralığında olma | — | Yaş grubuna göre kanunda öngörülen oranlarda indirim | TCK m. 31 |
Tabloda görülen iki aralığın hangisinin uygulanacağı, fiilin TCK 82’de sayılan nitelikli hâllerden birini taşıyıp taşımadığına bağlıdır. Nitelikli hâl bulunmayan olaylarda kasten öldürmeye teşebbüs cezası dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis, nitelikli hâl bulunan olaylarda on üç yıldan yirmi yıla kadar hapistir.
Rakip içeriklerde görülen hata: Bazı kaynaklar kasten öldürmeye teşebbüs suçunda tek bir ceza rakamı verir ya da cezayı “müebbet hapis” olarak gösterir. Bu yaklaşım hatalıdır: teşebbüs hâlinde müebbet hapse hükmedilmez, TCK 35/2’deki süreli hapis aralıkları uygulanır. Ayrıca alt sınırdan mı üst sınırdan mı hareket edileceği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre mahkemece takdir edilir.
Nitelikli Hâller: TCK 82 ve Teşebbüs
TCK 82, kasten öldürme suçunun daha ağır cezayı gerektiren hâllerini sayar. Bu hâllerden biri varsa tamamlanmış suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse yükselir; teşebbüs hâlinde ise ceza on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis olarak belirlenir. Nitelikli hâlin varlığı, kasten öldürmeye teşebbüs dosyalarında cezayı en çok etkileyen başlıklardan biridir.
| Bent | Nitelikli hâl | Kısa açıklama |
|---|---|---|
| 82/1-a | Tasarlayarak | Öldürme kararının önceden verilip bir süre sebatla korunması |
| 82/1-b | Canavarca hisle veya eziyet çektirerek | Acıma duygusundan yoksun biçimde ya da ıstırap verecek yöntemle hareket edilmesi |
| 82/1-c | Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle | Genel tehlike yaratan araçların kullanılması |
| 82/1-d | Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı | “Boşandığı eş” ibaresi 7331 sayılı Kanun ile eklenmiştir |
| 82/1-e | Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı | Mağdurun savunma imkânının zayıflığı |
| 82/1-f | Kadına karşı | Önceki “gebe olduğu bilinen kadına karşı” ibaresi 7406 sayılı Kanun ile bu şekilde değiştirilmiştir |
| 82/1-g | Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle | Fiil ile kamu görevi arasında bağ kurulması gerekir |
| 82/1-h | Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla | Amaç unsuru aranan hâl |
| 82/1-i | Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle | Suçu işleyememe kaynaklı kızgınlıkla hareket edilmesi |
| 82/1-j | Kan gütme saikiyle | Önceki bir ölümün intikamını almayı görev sayma |
| 82/1-k | Töre saikiyle | Töre baskısına dayalı saikle hareket edilmesi |
Tablodaki hâller özet biçiminde aktarılmıştır. Madde son yıllarda iki kez değiştirilmiştir: “boşandığı eş” ibaresi 7331 sayılı Kanunla eklenmiş, (f) bendi ise 7406 sayılı Kanunla “gebe olduğu bilinen kadına karşı” ifadesinden “kadına karşı” biçimine dönüştürülmüştür. Bentlerin tam metni başvuru öncesinde yürürlükteki metinden kontrol edilmelidir.
Nitelikli hâllerden bazıları, aynı zamanda ayrı bir suç tipiyle yakından ilgilidir. Örneğin mağdura ıstırap verecek biçimde hareket edilmesi, somut olayın gelişimine göre eziyet suçu bakımından da değerlendirme gerektirebilir. Aynı şekilde mağdurun hareket serbestisinin kısıtlanması hâlinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ayrıca gündeme gelebilir.
Tasarlama (taammüt), kasten öldürmeye teşebbüs dosyalarında en çok tartışılan nitelikli hâldir. Yerleşik uygulamada tasarlamadan söz edebilmek için failin öldürme kararını önceden vermesi, bu karar ile fiil arasında makul bir süre geçmesi ve failin bu süre boyunca kararında sebat ederek soğukkanlılığını koruması aranır. Ani gelişen ve öfkeyle gerçekleşen olaylarda tasarlama kabul edilmez.
Silahla ve Bıçakla İşlenmesi
Arama hacminin yüksek olduğu “silahla kasten öldürmeye teşebbüs” ve “bıçakla kasten öldürmeye teşebbüs” ifadeleri, kanunda ayrı birer suç tipine karşılık gelmez. TCK 82’de ateşli silah veya bıçak kullanılması, tek başına nitelikli hâl olarak sayılmamıştır. Bu yönüyle kasten öldürme suçu, silahla işlenmesi ayrı bir artırım nedeni sayılan kasten yaralama suçundan ayrılır.
Bunun anlamı, kullanılan aletin önemsiz olduğu değildir. Kullanılan araç iki noktada sonuç doğurur. Birincisi, aletin öldürmeye elverişli olup olmadığı ve hangi bölgeye yöneltildiği, öldürme kastının tespitinde başta gelen ölçütlerdendir. İkincisi, temel cezanın TCK 61’e göre alt sınırdan mı yoksa daha yukarıdan mı belirleneceği değerlendirilirken suçun işleniş biçimi dikkate alınır.
Ayrıca kullanılan alet, ayrı bir suç oluşturabilir. Ruhsatsız ateşli silah taşınması veya bulundurulması 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bağımsız bir suçtur ve kasten öldürmeye teşebbüs dosyasıyla birlikte değerlendirilir. Bu hâlde iki ayrı suçtan ceza verilmesi gündeme gelir.
Önemli ayrım: “Bıçakla kasten öldürmeye teşebbüs cezası şu kadardır” biçimindeki kesin ifadeler yanıltıcıdır. Ceza, kullanılan aletin türüne göre değil, fiilin TCK 81’e mi yoksa TCK 82’ye mi girdiğine ve TCK 35/2’deki aralıkta yapılacak takdire göre belirlenir.
Öldürme Kastı Nasıl Belirlenir?
Kasten öldürmeye teşebbüs yargılamalarının en kritik konusu, failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiğidir. Kast, failin iç dünyasına ait bir olgudur; doğrudan gözlemlenemez. Bu nedenle yerleşik uygulamada kast, olayın dış görünüşünden hareketle belirlenen ölçütler üzerinden saptanır.
Aşağıdaki ölçütler, ceza dairelerinin ve Ceza Genel Kurulu’nun kararlarında istikrarlı biçimde tekrarlanan değerlendirme başlıklarıdır. Hiçbiri tek başına belirleyici değildir; tamamı birlikte ve somut olayın bütünlüğü içinde tartılır.
| Ölçüt | Neye bakılır? |
|---|---|
| Kullanılan aracın niteliği | Aletin öldürmeye elverişli olup olmadığı, boyutu ve niteliği |
| Darbenin yöneltildiği bölge | Hayati önem taşıyan bölgelerin hedef alınıp alınmadığı |
| Darbe sayısı ve şiddeti | Tek bir hareket mi, süreklilik gösteren bir saldırı mı olduğu |
| Fail ile mağdur arasındaki mesafe | Yakın mesafeden mi yöneltildiği |
| Olay öncesi ilişki ve husumet | Taraflar arasında öldürmeyi açıklayacak bir geçmişin bulunup bulunmadığı |
| Failin fiile son verme biçimi | Engel nedeniyle mi, yoksa kendiliğinden mi durduğu |
| Olay sonrası davranış | Mağdurun durumuna ilişkin tutum ve sonraki hareketler |
| Meydana gelen yaranın niteliği | Adli tıp raporunda yaşamsal tehlike bulunup bulunmadığı |
Adli tıp raporu, bu değerlendirmede merkezi bir yer tutar. Raporda mağdurun yaralanmasının yaşamsal tehlike doğurup doğurmadığı, kemik kırığı bulunup bulunmadığı ve yaraların iyileşme süresi belirtilir. Ancak yaşamsal tehlikenin bulunması tek başına öldürme kastını kanıtlamaz; yaşamsal tehlike bulunmaması da tek başına kastı ortadan kaldırmaz. Rapor, yukarıdaki ölçütlerle birlikte değerlendirilir.
Failin fiiline engel bir neden olmaksızın kendiliğinden son vermesi, yerleşik uygulamada öldürme kastının bulunmadığına ya da gönüllü vazgeçmenin varlığına işaret eden güçlü bir ölçüt sayılır. Buna karşılık failin, üçüncü kişilerin araya girmesi veya mağdurun kaçması üzerine durması hâlinde kasten öldürmeye teşebbüs değerlendirmesi gündeme gelir.
Kasten Yaralama ile Ayrım
Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçu arasındaki sınır, uygulamada en çok itiraz konusu yapılan meselelerden biridir. Dış görünüş itibarıyla iki fiil benzer olabilir; ayrım tamamen kastın yönü üzerinden yapılır. Aynı bıçak darbesi, kastın yönüne göre iki farklı suç olarak nitelendirilebilir.
Üçüncü bir ihtimal daha vardır: fail yaralama kastıyla hareket etmiş, ancak fiil ölüm neticesini doğurmuşsa TCK 87/4 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır. Bu hâlde fail, öldürme kastıyla değil, gerçekleşen ağır netice nedeniyle sorumlu tutulur.
| Ölçüt | Kasten öldürmeye teşebbüs | Kasten yaralama | Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama |
|---|---|---|---|
| Failin kastı | Öldürme | Yaralama | Yaralama |
| Gerçekleşen netice | Ölüm gerçekleşmemiştir | Yaralanma | Ölüm veya ağır netice |
| Dayanak | TCK m. 81/82 ile m. 35 | TCK m. 86, 87 | TCK m. 87/4 |
| Şikâyet | Aranmaz | Basit hâlde aranır | Aranmaz |
| Görevli mahkeme | Ağır ceza mahkemesi | Kural olarak asliye ceza mahkemesi | Ağır ceza mahkemesi |
| Uzlaştırma | Kapsam dışı | Basit hâlde kapsamda | Kapsam dışı |
Nitelendirme farkının pratik sonucu büyüktür: görevli mahkeme, tutuklama değerlendirmesi, uzlaştırma imkânı, ceza aralığı ve infaz rejimi tamamen değişir. Bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs iddiasıyla yürütülen dosyalarda savunmanın ilk ekseni çoğu zaman kastın niteliğine ilişkin olur; mağdur tarafında ise fiilin öldürmeye yönelik olduğunu gösteren delillerin dosyaya kazandırılması önem taşır.
Gönüllü Vazgeçme (TCK 36)
TCK 36, teşebbüsün karşıtı sayılabilecek bir kurumu düzenler. Fail, icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer ya da kendi çabasıyla neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Bu hâlde kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri uygulanmaz.
Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.
Maddenin son cümlesi uygulamada belirleyicidir. Gönüllü vazgeçme, failin tüm sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. O ana kadar gerçekleşen hareketler ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan ceza verilir. Öldürme kastıyla yaralanan ancak failin kendi çabasıyla hastaneye ulaştırılarak kurtarılan bir mağdur bakımından, fail kasten yaralama suçundan sorumlu tutulabilir.
Vazgeçmenin gönüllü olması şarttır. Failin dış bir engelle, örneğin polisin gelmesi, silahın tutukluk yapması veya üçüncü kişilerin müdahalesi nedeniyle durması gönüllü vazgeçme değildir; bu hâlde kasten öldürmeye teşebbüs oluşur. Yerleşik uygulamada, failin serbest iradesiyle ve dış bir zorlama olmaksızın fiilden döndüğünün somut delillerle ortaya konması aranır.
Haksız Tahrik ve Meşru Savunma
Kasten öldürmeye teşebbüs dosyalarında cezayı en çok etkileyen iki kurum haksız tahrik ve meşru savunmadır. İkisi farklı hukuki kategorilerde yer alır: haksız tahrik cezayı indiren bir kusurluluğu azaltan nedendir; meşru savunma ise fiili baştan hukuka uygun hâle getirir.
Haksız tahrik indirimi (TCK 29)
TCK 29’a göre, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye indirilmiş ceza verilir. Kasten öldürmeye teşebbüs bakımından bu indirim, teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza üzerinden TCK 61/5’teki sıraya uygun olarak uygulanır.
Tahrik indiriminin uygulanabilmesi için haksız bir fiilin bulunması, failin bu fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket etmesi ve fiil ile tepki arasında nedensellik bağının kurulması gerekir. Tahrikin ağır mı yoksa hafif mi olduğu, indirim oranını doğrudan belirler; bu değerlendirme mahkemenin takdirindedir.
Meşru savunma ve sınırın aşılması
TCK 25/1’e göre, kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı o anki durum ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Meşru savunma koşulları oluşmuşsa kasten öldürmeye teşebbüs suçu oluşmaz; fiil hukuka uygun sayılır.
Koşulların bir kısmı gerçekleşmiş ancak sınır aşılmışsa TCK 27 devreye girer. Sınırın kastsız olarak aşılması hâlinde fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa taksirli suça ilişkin ceza indirilerek uygulanır. Sınırın, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi hâlinde ise faile ceza verilmez. Bu değerlendirme tamamen somut olayın koşullarına bağlıdır.
Cezanın Belirlenme Sırası (TCK 61)
Kasten öldürmeye teşebbüs dosyalarında sonuç cezanın nasıl oluştuğunu anlamak için TCK 61’deki sırayı bilmek gerekir. Mahkeme önce kanuni aralıkta temel cezayı belirler, sonra kanunda gösterilen sırayla indirim ve artırım nedenlerini uygular. Sıranın değişmesi sonuç cezayı da değiştirir.
| Sıra | Uygulanan hüküm | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Kanuni aralıkta temel cezanın belirlenmesi | TCK m. 61/1 |
| 2 | Teşebbüs | TCK m. 35 |
| 3 | İştirak | TCK m. 37-41 |
| 4 | Zincirleme suç | TCK m. 43 |
| 5 | Haksız tahrik | TCK m. 29 |
| 6 | Yaş küçüklüğü | TCK m. 31 |
| 7 | Akıl hastalığı | TCK m. 32 |
| 8 | Cezada indirim gerektiren şahsi sebepler | TCK m. 61/5 |
| 9 | Takdiri indirim nedenleri | TCK m. 62 |
Uygulamada “iyi hâl indirimi” diye anılan kurum, TCK 62’deki takdiri indirim nedenleridir. Mahkeme, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini gözeterek cezayı altıda birine kadar indirebilir. Bu indirim bir hak değildir; uygulanıp uygulanmayacağı gerekçeli kararda açıklanır.
Birden fazla kişiye yönelik tek bir fiilde ya da birden fazla failin birlikte hareket ettiği olaylarda iştirak ve içtima kuralları ayrıca değerlendirilir. Birden çok hareketin tek bir suç içinde eriyip erimediği sorunu, genel çerçevesiyle TCK 42 bileşik suç başlığında ele alınmıştır.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda en çok merak edilen konulardan biri, hükmedilen cezanın ertelenip ertelenemeyeceği ya da paraya çevrilip çevrilemeyeceğidir. Cevap, bu kurumların kanunda öngörülen ceza sınırlarında gizlidir.
| Kurum | Dayanak | Kanuni sınır | Bu suçta uygulanabilirliği |
|---|---|---|---|
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) | CMK m. 231 | 2 yıl veya daha az hapis | Kural olarak uygulanamaz; alt sınır 9 yıldır |
| Hapis cezasının ertelenmesi | TCK m. 51 | 2 yıl veya daha az hapis | Kural olarak uygulanamaz |
| Adli para cezasına çevirme | TCK m. 50 | Kısa süreli hapis (1 yıl veya daha az) | Kural olarak uygulanamaz |
| Seçenek yaptırımlar | TCK m. 50/1 | Kısa süreli hapis | Kural olarak uygulanamaz |
| Takdiri indirim | TCK m. 62 | Sınır yok | Uygulanabilir; altıda birine kadar indirim |
Tablodaki tek istisna, sonuç cezanın çok sayıda indirim uygulanması sonucu düşük bir düzeye inmesi ihtimalidir. Örneğin ağır tahrik, yaş küçüklüğü ve takdiri indirimin birlikte uygulandığı dosyalarda sonuç ceza belirgin biçimde azalabilir. Böyle bir durumda ilgili kurumların koşullarının oluşup oluşmadığı mahkemece ayrıca değerlendirilir. Kısa süreli hapis cezalarına özgü seçeneklerin genel çerçevesi için kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlığı incelenebilir.
Önemli uyarı: HAGB’ye ilişkin CMK 231 düzenlemesi, Anayasa Mahkemesi kararı ve sonraki kanun değişiklikleriyle önemli ölçüde değişmiştir. Bu kurumun somut dosyada uygulanıp uygulanmayacağı, karar tarihinde yürürlükte olan metne göre belirlenir ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.
Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet başsavcılığı, fiili öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması ya da sonradan şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez; bu beyanlar yalnızca delil değerlendirmesinde ve tahrik tartışmasında dikkate alınabilir.
Aynı nedenle suç uzlaştırma kapsamında değildir. CMK 253, uzlaştırmayı esas olarak şikâyete bağlı suçlar ile maddede tek tek sayılan suçlar bakımından öngörmüştür; kasten öldürme ve teşebbüsü bu kapsamda yer almaz. Tarafların anlaşması davayı düşürmez.
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi | Aranmaz; suç re’sen soruşturulur | TCK m. 73 karşıt anlam |
| Gözaltı süresi (toplu suç dışında) | Yakalama anından itibaren 24 saati geçemez; yol süresi hariç | CMK m. 91/1 |
| Gözaltı süresi (toplu işlenen suçlarda) | Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle günlük uzatmalarla dört günü geçemez | CMK m. 91/3 |
| Tutuklama kararına itiraz | Kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün | CMK m. 268 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün, sulh ceza hâkimliğine | CMK m. 173 |
| İstinaf başvurusu | Hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün | CMK m. 273 |
| Temyiz başvurusu | Bölge adliye mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 15 gün | CMK m. 291 |
| Dava zamanaşımı (temel hâl) | 25 yıl | TCK m. 66/1-b |
| Dava zamanaşımı (nitelikli hâller) | 30 yıl | TCK m. 66/1-a |
Görevli mahkeme ağır ceza mahkesidir. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları ağır ceza mahkemesinin görevine bırakmıştır. Aynı Kanunun 14. maddesine göre görev belirlenirken ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmez; bu nedenle fiil teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi kasten öldürmeye teşebbüs davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Zamanaşımı bakımından tabloda gösterilen süreler, suçun tamamlanmış hâline öngörülen cezalara göre belirlenmiştir. Teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin zamanaşımı hesabına etkisi somut dosyada mahkemece değerlendirilir; her hâlde süreler uzun olduğundan bu suç tipinde zamanaşımı uygulamada ender olarak gündeme gelir.
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Kasten öldürmeye teşebbüs dosyaları, ihbar veya kolluğun olaya el koymasıyla başlar. Aşağıdaki adımlar sürecin tipik seyrini gösterir; somut dosyada sıralama ve süreler değişebilir.
- Olaya el koyma ve delillerin toplanmasıKolluk olay yerine intikal eder, olay yeri incelemesi yapılır, kamera kayıtları ve tanık beyanları toplanır. Mağdur hastaneye sevk edilerek adli muayenesi yapılır ve yaralanmanın niteliğini gösteren rapor düzenlenir. Kullanılan alet muhafaza altına alınarak incelemeye gönderilir.
- Yakalama, gözaltı ve ifadeŞüpheli yakalanırsa CMK 90 ve devamı uyarınca işlem yapılır. Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Şüpheliye susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı ve yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı bildirilir; bu suçta müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
- Sorgu, tutuklama veya adli kontrolCumhuriyet savcısı gerekli görürse şüpheliyi sulh ceza hâkimliğine sevk eder. Hâkim sorgudan sonra tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakma kararı verir. Tutuklama kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir.
- İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıSoruşturma sonunda yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenerek ağır ceza mahkemesine sunulur. Şüphe yeterli değilse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; bu karara tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
- Yargılama, hüküm ve kanun yollarıMahkeme duruşmada delilleri tartışır, tanıkları dinler, adli tıp raporlarını değerlendirir ve sanığın savunmasını alır. Mağdur CMK 237 uyarınca davaya katılabilir. Hükme karşı yedi gün içinde istinaf, koşulları varsa istinaf kararına karşı on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Sürecin her aşamasında delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması denetlenir. CMK 217/2 uyarınca yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir; hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
Tutuklama ve adli kontrol
Kasten öldürme suçu, CMK 100/3’te sayılan ve “katalog suçlar” olarak anılan suçlar arasındadır. Bu listede yer alan suçlarda, kanun tutuklama nedeninin varlığının varsayılabileceğini düzenlemiştir. Ancak bu bir zorunluluk değildir: tutuklama her hâlde CMK 100/1’deki kuvvetli suç şüphesi koşuluna ve ölçülülük ilkesine bağlıdır.
Tutuklama yerine adli kontrol tedbirine hükmedilmesi de mümkündür. CMK 109 ve devamı, yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza atma, konutu terk etmeme ve elektronik kelepçe gibi yükümlülükler öngörür. Hangi tedbire karar verileceği, somut dosyadaki kaçma şüphesi ile delilleri karartma ihtimaline göre hâkim tarafından değerlendirilir.
Delillerin karartılmasına yönelik davranışlar yalnızca tutuklama nedeni sayılmakla kalmaz; koşulları varsa ayrı bir suç da oluşturabilir. Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile suçluyu kayırma fiilleri TCK’da bağımsız suçlar olarak düzenlenmiştir ve ilgili dosyayla birlikte soruşturulur.
İnfaz: Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hapis cezasının nasıl infaz edileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre belirlenir. Bu suç, infaz rejimi bakımından istisna kapsamında düzenlenen suçlar arasında yer alır.
5275 sayılı Kanunun 107. maddesi, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme için kural olarak cezanın belirli bir bölümünün infaz kurumunda çekilmesini arar. Aynı maddede kasten öldürme suçları (TCK m. 81, 82 ve 83) bakımından daha yüksek bir infaz oranı öngörülmüştür. Hüküm TCK 81 veya 82 ile TCK 35’in birlikte uygulanmasıyla kurulduğundan, uygulamada infaz hesabı bu suç grubuna ilişkin orana göre yapılmaktadır.
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı bakımından da bu suç grubu için özel sınırlamalar bulunmaktadır. İnfaz oranları ve denetimli serbestlik süreleri son yıllarda birden çok kez değiştirilmiştir; bu nedenle somut bir hesaplama yapılmadan önce 5275 sayılı Kanunun güncel metni ve varsa geçici maddeleri kontrol edilmelidir.
Teyit uyarısı: Koşullu salıverilme oranları, denetimli serbestlik süreleri ve açık kuruma ayrılma koşulları kanun değişiklikleri ve geçici maddelerle sık güncellenmektedir. Bu nedenle bu sayfada oran ve süre rakamı verilmemiştir; infaz hesabı, hükmün kesinleştiği tarihte yürürlükte olan metne göre ve dosya üzerinden yapılmalıdır.
Af konusunda da sık soru gelmektedir. Türk hukukunda genel af ve özel af ancak kanunla çıkarılabilir; Anayasa’nın 87. maddesi bu yetkiyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tanımıştır. Yürürlükte kasten öldürme suçlarını kapsayan bir genel af bulunmamaktadır. İnfaz rejiminde yapılan değişiklikler af niteliğinde olmayıp, cezanın çekilme biçimine ilişkindir.
Mağdurun Hakları ve Tazminat
Kasten öldürmeye teşebbüs dosyalarında mağdur, yalnızca olayın tanığı değil, usul hukuku bakımından hak sahibi bir süjedir. CMK, mağdura soruşturma ve kovuşturma evresinde bir dizi hak tanımıştır.
| Hak | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| Delillerin toplanmasını isteme | Soruşturma evresinde talepte bulunma | CMK m. 234/1-a |
| Vekil yardımından yararlanma | Vekili yoksa talep hâlinde barodan vekil görevlendirilmesi | CMK m. 234 |
| Davaya katılma (müdahillik) | Kovuşturma evresinde katılan sıfatını kazanma | CMK m. 237 |
| Kanun yollarına başvurma | Katılan sıfatıyla istinaf ve temyiz | CMK m. 260 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün | CMK m. 173 |
| Dosya içeriğini inceleme | Vekili aracılığıyla inceleme ve örnek alma | CMK m. 234/1-a |
Maddi ve manevi zararın karşılanması bakımından ceza davası yeterli değildir. Yürürlükteki sistemde şahsi hak talebi ceza mahkemesinde ileri sürülemez; mağdur, hukuk mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açmalıdır. Sorumluluğun dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil hükmüdür.
Tedavi giderleri, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve kazanç kaybı maddi tazminat kapsamında; kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle uğranılan elem ve üzüntü ise TBK 56 ve 58 çerçevesinde manevi tazminat kapsamında değerlendirilir. TBK 72 uyarınca zamanaşımı, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır; fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa bu uzun süre uygulanır.
Mağdurlar, yargı süreci boyunca adliyelerdeki mağdur hakları servislerinden bilgilendirme ve yönlendirme talep edebilir. Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen mağdur hakları hizmetleri, başvuru yolları ve süreç hakkında resmî bilgi kaynağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten öldürmeye teşebbüs cezası ne kadar?
TCK 35/2 uyarınca müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. Hangi aralığın uygulanacağı, fiilin TCK 82’deki nitelikli hâllerden birini taşıyıp taşımadığına bağlıdır. Somut olayda takdir mahkemeye aittir.
Kasten öldürmeye teşebbüs şikâyete tabi mi?
Hayır. Kasten öldürme ve teşebbüsü şikâyete bağlı suçlardan değildir; Cumhuriyet başsavcılığı fiili öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez. Bu beyanlar yalnızca delil değerlendirmesinde dikkate alınabilir; uzlaştırma da bu nedenle mümkün değildir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi müebbet ve on yıldan fazla hapsi gerektiren suçları bu mahkemeye bırakmıştır. Aynı Kanunun 14. maddesine göre görev belirlenirken hafifletici nedenler gözetilmez; bu nedenle fiil teşebbüs aşamasında kalsa da ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Bıçakla kasten öldürmeye teşebbüs cezası kaç yıl?
Kanunda bıçakla işlenmeye özgü ayrı bir ceza öngörülmemiştir. Ceza yine TCK 35/2’deki aralıklara göre belirlenir: dokuz yıldan on beş yıla veya on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis. Kullanılan aletin niteliği, ceza miktarını doğrudan değil, öldürme kastının tespiti yoluyla etkiler.
Silahla kasten öldürmeye teşebbüs suçunda ceza artar mı?
TCK 82’de ateşli silah kullanılması başlı başına nitelikli hâl olarak sayılmamıştır; bu yönüyle kasten yaralama suçundan ayrılır. Silah kullanımı, öldürme kastının belirlenmesinde ve temel cezanın takdirinde dikkate alınır. Ayrıca ruhsatsız silah bakımından 6136 sayılı Kanun uyarınca ayrı bir suç oluşabilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki fark nedir?
Fark, failin kastının yönündedir. Fail ölüm neticesini istemişse kasten öldürmeye teşebbüs, yalnızca yaralamayı istemişse kasten yaralama suçu oluşur. Ayrım; kullanılan alet, darbenin yöneltildiği bölge, darbe sayısı ve failin fiile son verme biçimi gibi ölçütler birlikte değerlendirilerek yapılır. Nitelendirme, görevli mahkemeyi ve ceza aralığını doğrudan değiştirir.
Öldürme kastı nasıl belirlenir?
Kast doğrudan gözlemlenemediğinden olayın dış görünüşünden hareket edilir. Yerleşik uygulamada kullanılan aracın niteliği, hedef alınan bölge, darbe sayısı ve şiddeti, taraflar arasındaki husumet, failin fiile son verme biçimi ve adli tıp raporu birlikte değerlendirilir. Hiçbir ölçüt tek başına belirleyici değildir.
Kasten öldürmeye teşebbüs cezası paraya çevrilir mi?
Kural olarak çevrilemez. TCK 50 yalnızca kısa süreli hapis cezaları, yani bir yıl veya daha az süreli cezalar için seçenek yaptırım öngörür. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda kanuni alt sınır dokuz yıl olduğundan bu kurum uygulanmaz. TCK 62’deki takdiri indirim ise koşulları varsa uygulanabilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda HAGB verilir mi?
Kural olarak verilmez. CMK 231, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını iki yıl veya daha az hapis cezaları için öngörmüştür. Bu suçtaki ceza aralıkları bu sınırın çok üzerindedir. Aynı gerekçeyle TCK 51’deki erteleme kurumu da kural olarak uygulanamaz. Güncel koşullar CMK 231’in yürürlükteki metninden teyit edilmelidir.
Gönüllü vazgeçme kasten öldürmeye teşebbüste nasıl uygulanır?
TCK 36 uyarınca fail icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer ya da kendi çabasıyla ölüm neticesini önlerse teşebbüsten cezalandırılmaz. Ancak o ana kadar gerçekleşen kısım ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan ceza verilir. Vazgeçmenin dış bir engelden değil, serbest iradeden kaynaklanması şarttır.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda haksız tahrik indirimi uygulanır mı?
Koşulları varsa uygulanır. TCK 29, haksız bir fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye indirilmiş ceza verilmesini öngörür. Tahrikin ağır veya hafif olması indirim oranını belirler. İndirim, TCK 61/5’teki sıraya göre teşebbüs indiriminden sonra uygulanır. Tahrikin varlığı ve derecesi somut olayda mahkemece takdir edilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda tutuklama kararı verilir mi?
Kasten öldürme, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasındadır ve bu suçlarda tutuklama nedeninin varlığı varsayılabilir. Ancak tutuklama zorunlu değildir; kuvvetli suç şüphesi ve ölçülülük koşulları aranır. Koşullara göre tutuklama yerine adli kontrol tedbirine de hükmedilebilir. Tutuklama kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Tamamlanmış kasten öldürme suçunda dava zamanaşımı temel hâlde TCK 66/1-b uyarınca yirmi beş yıl, TCK 82’deki nitelikli hâllerde TCK 66/1-a uyarınca otuz yıldır. Teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin hesaba etkisi somut dosyada değerlendirilir; süreler uzun olduğundan zamanaşımı bu suçta ender gündeme gelir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda uzlaştırma yapılır mı?
Hayır. CMK 253, uzlaştırmayı esas olarak şikâyete bağlı suçlar ile maddede tek tek sayılan suçlar için öngörmüştür; kasten öldürme ve teşebbüsü bu kapsamda değildir. Tarafların anlaşması davayı düşürmez. Anlaşma, yalnızca tazminat boyutunda ve takdiri indirim değerlendirmesinde sonuç doğurabilir. Tazminat talebi ise hukuk mahkemesinde ayrıca ileri sürülür.
Kasten öldürmeye teşebbüs af kapsamında mı?
Yürürlükte kasten öldürme suçlarını kapsayan bir genel af bulunmamaktadır. Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca af ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkaracağı kanunla mümkündür. İnfaz rejiminde yapılan değişiklikler af niteliğinde olmayıp cezanın çekilme biçimine ilişkindir ve bu suç grubu çoğu düzenlemede istisna tutulmuştur.
Kasten öldürmeye teşebbüs davasında mağdur davaya katılabilir mi?
Evet. Mağdur, CMK 237 uyarınca kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunabilir. Katılan sıfatını kazanan mağdur, delil ileri sürebilir ve CMK 260 uyarınca kanun yollarına başvurabilir. Vekili yoksa talep hâlinde barodan vekil görevlendirilmesi istenebilir. Tazminat talebi ise hukuk mahkemesinde ayrı dava ile ileri sürülür.
Ceza Yargılamasında Müdafi ile Temsil
Savunma hakkı Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınmıştır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi hâli bulunur: alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın müdafii yoksa barodan bir müdafi görevlendirilir. Bu görevlendirme, kişinin talebine bağlı değildir.
Zorunlu müdafi kuralının pratik sonucu, ifade ve sorgunun müdafi hazır bulunmaksızın alınamamasıdır. Ayrıca CMK 150/2 uyarınca şüpheli veya sanığın on sekiz yaşını doldurmamış olması, sağır veya dilsiz olması ya da kendisini savunamayacak derecede malul olması hâllerinde de müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Çocuklar bakımından ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uygulanır.
Bu suç tipinde hukuki değerlendirme birkaç eksende yürür: fiilin öldürme kastıyla mı yaralama kastıyla mı işlendiği, hareketin elverişli olup olmadığı, icraya başlama eşiğinin geçilip geçilmediği, gönüllü vazgeçmenin koşullarının bulunup bulunmadığı, TCK 82’deki nitelikli hâllerin gerçekleşip gerçekleşmediği, haksız tahrik ve meşru savunma iddialarının delillerle ortaya konup konmadığı ve TCK 61/5’teki uygulama sırasına uyulup uyulmadığı. Her biri ayrı delil ve usul incelemesi gerektirir.
Mağdur tarafında ise delillerin gecikmeden talep edilmesi, adli tıp sürecinin eksiksiz yürütülmesi, davaya katılma talebinin süresinde yapılması ve tazminat boyutunun zamanaşımı gözetilerek planlanması önem taşır. Vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenir. Ceza yargılamasının genel çerçevesi ve diğer suç tipleri için ceza hukuku alanındaki içerikler incelenebilir.
Şişli-Nişantaşı Konumu ve İletişim
Büro, İstanbul’un Şişli ilçesinde, Nişantaşı bölgesinde yer almaktadır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan) ve Şişli Adliyesi’ne yakındır.
Av. Malik Enes Kaplan — Hukuk Bürosu
Halaskargazi Mahallesi, Halaskargazi Caddesi No:38-66 E/215, Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr
İlgili Konular
Hukuki Denetim ve Kaynaklar
Dayanılan kanun maddeleri
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21, 25, 27, 29, 31, 32, 35, 36, 37-41, 43, 50, 51, 61, 62, 66, 73, 81, 82, 86, 87
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 90, 91, 100, 109, 150, 173, 217, 234, 237, 253, 260, 268, 273, 291
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A, 107
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 12, 14
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 56, 58, 72
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36, 87
Resmî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5275 sayılı İnfaz Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama
- Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı
- UYAP Vatandaş Portal
Değişebilecek verilere ilişkin teyit uyarısı
Ceza alt-üst sınırları, TCK 82’deki nitelikli hâllerin kapsamı, katalog suç listeleri, dava zamanaşımı süreleri, HAGB ve erteleme koşulları ile 5275 sayılı Kanundaki koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik süreleri kanun değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla güncellenebilmektedir. Sayfadaki sayısal veriler yayın tarihindeki mevzuata dayanır ve işlem tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir. “Uygulamada” ve “yerleşik uygulama” ibaresiyle aktarılan hususlar kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelir; karar numarası verilmeksizin genel düzeyde aktarılmıştır ve zaman içinde değişebilir.
Hazırlayan
Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026
Yasal uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir ve okunması yahut paylaşılması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Devam eden somut dosyalara ilişkin değerlendirme içermez. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada hizmet tanıtımı, sonuç vaadi veya dava sonucu bilgisi yer almaz.
