Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 157–158): Nitelikli Hâller, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Etkin Pişmanlık

Dolandırıcılık suçu, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da başkasına bir yarar sağlamaktır. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde temel hâliyle, 158. maddesinde nitelikli hâlleriyle düzenlenmiştir. Bu rehber; dolandırıcılık suçunun unsurlarını, kanuni ceza sınırlarını, 2025 ve 2026 yıllarında yapılan kanun değişikliklerini ve mağdur ile şüpheli bakımından usul kurallarını tek sayfada toplar.

Hızlı cevap

Dolandırıcılık suçunun cezası TCK 157’de temel hâl için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK 158’deki nitelikli hâllerde ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; bilişim sistemi, banka, sigorta ve kamu görevlisi gibi tanıtma bentlerinde alt sınır dört yıldır. Suç şikâyete bağlı değildir; yalnızca TCK 157 uzlaştırma kapsamındadır.

İçindekiler
  1. Dolandırıcılık suçu nedir? (TCK 157)
  2. Dolandırıcılık suçunun unsurları
  3. Her yalan dolandırıcılık mıdır? Hukuki uyuşmazlık ayrımı
  4. Dolandırıcılık suçu cezası: ceza tablosu
  5. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ve bentleri
  6. TCK 158/4: hesap veya kart verenlerde yarı oranında indirim
  7. TCK 159: alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık
  8. Uygulamada sık görülen dolandırıcılık türleri
  9. Benzer suçlarla karşılaştırma
  10. Şikâyet, uzlaştırma, zamanaşımı ve görevli mahkeme
  11. Etkin pişmanlık ve akrabalar arasında dolandırıcılık
  12. Teşebbüs, iştirak, zincirleme suç ve içtima
  13. Soruşturma ve kovuşturma süreci
  14. HAGB, erteleme, adli para cezası ve memuriyete etkisi
  15. Mağdur yönünden izlenecek yol
  16. Şüpheli ve sanık hakları
  17. Sıkça sorulan sorular
  18. Ceza yargılamasında müdafi ile temsil
  19. Şişli-Nişantaşı konumu ve iletişim

Dolandırıcılık Suçu Nedir? (TCK 157)

Dolandırıcılık, failin gerçeğe aykırı bir görünüm yaratarak mağdurun iradesini sakatlaması ve mağdurun bu sakat iradeyle yaptığı malvarlığı tasarrufu sonucunda yarar elde etmesidir. Dolandırıcılık suçunun hırsızlık ve yağmadan farkı, malın mağdurun kendi eliyle verilmesidir. Mağdur zorla ya da gizlice değil, aldatıldığı için tasarrufta bulunur. Kanun bu nedenle suçun merkezine “hileli davranış” kavramını koymuştur.

Dolandırıcılık suçu, TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Korunan hukuki değer öncelikle malvarlığıdır; bunun yanında kişinin iradesini serbestçe oluşturma hakkı da korunur. Suçun konusu para olabileceği gibi taşınır, taşınmaz, alacak hakkı, kripto varlık veya ekonomik değeri olan herhangi bir menfaat de olabilir.

Dolandırıcılık suçu serbest hareketli bir suçtur. Hileli davranış sözle, yazıyla, bir belgeyle, bir internet ilanıyla, telefon görüşmesiyle ya da belirli koşullarda susma yoluyla gerçekleşebilir. Önemli olan davranışın mağduru aldatmaya elverişli olması ve mağdurun bu aldatma sonucunda tasarrufta bulunmasıdır. Hangi yöntemin kullanıldığı ise temel hâl ile nitelikli hâl arasındaki ayrımı belirler.

TCK Madde 157 — Dolandırıcılık (yürürlükteki metin)

(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Suç künyesi: bir bakışta dolandırıcılık

Tablo 1: Dolandırıcılık suçunun künyesi (TCK 157, 158)
BaşlıkBasit dolandırıcılık (TCK 157)Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)
Kanuni ceza1–5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası3–10 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası; (e), (f), (j), (k), (l) bentlerinde alt sınır 4 yıl
Şikâyete bağlı mı?Hayır, re’sen soruşturulur (TCK 167/2 hâlleri hariç)Hayır, re’sen soruşturulur (TCK 167/2 hâlleri hariç)
Uzlaştırmaya tabi mi?Evet (CMK m. 253/1-b)Hayır
Etkin pişmanlıkUygulanır (TCK m. 168)Uygulanır (TCK m. 168)
Dava zamanaşımı8 yıl (TCK m. 66/1-e)15 yıl (TCK m. 66/1-d); örgüt artırımında süre ayrıca değerlendirilir
Görevli mahkemeAsliye ceza mahkemesiAsliye ceza mahkemesi (7571 sayılı Kanun sonrası; geçiş hükmü saklı)
TeşebbüsMümkün (TCK m. 35)Mümkün (TCK m. 35)
Zorunlu müdafiKural olarak yokKural olarak yok (CMK m. 150/3 alt sınırı beş yılı aşan suçlar için)

Teyit uyarısı: Ceza sınırları, uzlaştırma kapsamı ve görevli mahkeme kuralları son iki yılda iki ayrı kanunla değişmiştir. Bu sayfadaki veriler Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metne dayanır; işlem tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.

Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

Dolandırıcılık suçunun oluşması için dört unsurun zincirleme biçimde gerçekleşmesi gerekir: hileli davranış, bu davranışla mağdurun aldatılması, aldatılan kişinin malvarlığı tasarrufu ve bunun sonucunda bir tarafta zarar, diğer tarafta yarar. Bu halkalardan biri kopuksa suç oluşmaz. Aşağıdaki başlıklar her halkayı ayrı ayrı açıklar.

Hileli davranış ve hilenin yoğunluğu

Hile, gerçeğe aykırı bir durumu gerçekmiş gibi gösteren ya da var olan bir gerçeği gizleyen davranıştır. Yerleşik uygulamada hilenin belirli bir yoğunlukta olması aranır: mağdurun makul bir dikkatle fark edebileceği sıradan bir yalan her zaman yeterli görülmez. Buna karşılık sahte belge sunulması, kurgulanmış bir senaryo, üçüncü kişilerin de katıldığı bir oyun ya da mağdurun denetim imkânını ortadan kaldıran bir düzen hile olarak kabul edilir.

Hilenin yoğunluğu değerlendirilirken mağdurun kişisel durumu da gözetilir. Yaşı, eğitimi, deneyimi ve içinde bulunduğu koşullar, aynı davranışın bir kişi için aldatıcı, bir başkası için ise sıradan sayılmasına yol açabilir. Kanun, algılama yeteneği zayıf kişilerin veya zor durumdaki kişilerin istismarını ayrıca nitelikli hâl olarak düzenlemiştir.

Susma da belirli koşullarda hile oluşturabilir. Failin hukuken bir açıklama yükümlülüğü varsa ve bu yükümlülüğe aykırı olarak gerçeği gizliyorsa, ihmali davranışla dolandırıcılık tartışılabilir. Sözleşme görüşmelerinde karşı tarafın bilmesi gereken esaslı bir hususun bilerek saklanması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Aldatma ve malvarlığı tasarrufu

Hileli davranışın mağdurda yanılgı yaratması gerekir. Mağdur gerçeği bildiği hâlde tasarrufta bulunmuşsa aldatma yoktur; bu durumda dolandırıcılığa teşebbüs gündeme gelebilir. Aldatılan kişi ile zarar gören kişinin aynı olması şart değildir: bir şirket çalışanı aldatılıp şirketin hesabından ödeme yapması sağlanabilir. Bu tür üçgen ilişkiler özellikle kurumsal dolandırıcılık dosyalarında sık görülür.

Aldatılan kişinin, yanılgı sonucu bir malvarlığı tasarrufu yapması gerekir. Para gönderme, mal teslim etme, bir belgeyi imzalama, bir hakkı kullanmaktan vazgeçme ya da bir borç altına girme tasarruf niteliğindedir. Tasarrufun mağdurun kendi iradesine dayanması, suçu hırsızlıktan ayıran temel ölçüttür.

Zarar ve yarar

Kanun hem mağdurun veya başkasının zararını hem de failin veya başkasının yararını arar. Zarar, malvarlığındaki ekonomik azalmadır. Yarar ise failin ya da üçüncü kişinin malvarlığında oluşan her türlü artış veya azalmanın önlenmesidir. Suç, yararın elde edilmesiyle tamamlanır; yarar elde edilmeden süreç kesilirse teşebbüs hükümleri uygulanır.

Zarar ile yarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Mağdurun zararı, hileli davranışın doğrudan sonucu olmalıdır. Mağdurun kendi tercihiyle ortaya çıkan ve failin hilesiyle bağlantısı kurulamayan kayıplar dolandırıcılığa dayandırılamaz. Bu nedenle soruşturmada para akışının ve yazışmaların sıralaması titizlikle incelenir.

Manevi unsur: kast

Dolandırıcılık suçu yalnızca kastla işlenebilir; taksirli hâli yoktur. Fail, hileli davranışla karşı tarafı aldattığını ve bu yolla yarar sağladığını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Belirleyici soru, failin tasarrufun yapıldığı anda aldatma kastı taşıyıp taşımadığıdır. Sonradan ortaya çıkan ödeme güçlüğü, başlangıçta var olmayan bir kastı geriye dönük olarak doğurmaz.

Her Yalan Dolandırıcılık mıdır? Hukuki Uyuşmazlık Ayrımı

Dolandırıcılık suçu şikâyetlerinin önemli bir kısmı, aslında borcun ödenmemesinden doğan özel hukuk uyuşmazlığıdır. Ceza hukuku, sözleşmeden doğan her ihlali yaptırıma bağlamaz. Bir satıcının malı geç teslim etmesi, bir borçlunun borcunu zamanında ödeyememesi ya da bir yüklenicinin işi eksik bırakması tek başına dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

Yerleşik uygulamada ayrım şu soruyla yapılır: fail, sözleşmeyi kurduğu anda edimi yerine getirmeme kastıyla ve bunu gizleyen hileli davranışlarla mı hareket etti? Sözleşme gerçek bir iradeyle kurulmuş, ancak sonradan ekonomik nedenlerle ifa edilememişse hukuki uyuşmazlık söz konusudur ve başvurulacak yol icra takibi veya alacak davasıdır. Buna karşılık sahte kimlik, var olmayan bir mal ya da başkasına ait bir taşınmazın satışa çıkarılması gibi baştan kurgulanmış bir düzen varsa ceza hukuku devreye girer.

Tablo 2: Dolandırıcılık ile hukuki uyuşmazlık arasındaki farklar
ÖlçütDolandırıcılıkHukuki uyuşmazlık
İfa etmeme iradesinin zamanıTasarruftan önce veya tasarruf anında vardırSözleşmeden sonra ortaya çıkar
Hileli davranışSahte belge, kurgu, gerçeğe aykırı kimlik veya durum göstermeHile yoktur; yalnızca borca aykırılık vardır
Başvuru yoluCumhuriyet başsavcılığına şikâyet veya ihbarİcra takibi, alacak veya tazminat davası
Kısmi ifaGüven kazanmak için yapılan küçük ödemeler kastı tek başına ortadan kaldırmazKısmi ifa, iyi niyetin göstergesi olarak değerlendirilebilir
Uygulamadaki sonuçKamu davası açılabilirKural olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir

Uygulamada karşılaşılan bir görünüm, failin mağdurun güvenini kazanmak için ilk işlemlerde edimini eksiksiz yerine getirmesi, ardından büyük bir tutarı alıp iletişimi kesmesidir. Bu durumda önceki düzgün işlemler kastın yokluğuna kesin delil sayılmaz; aksine güven oluşturmaya yönelik planın parçası olarak değerlendirilebilir. Her dosyada bu ayrımı belirleyen şey, yazışmalar, para akışı ve failin sonraki davranışlarıdır.

Dolandırıcılık Suçu Cezası: Ceza Tablosu

Dolandırıcılık suçu cezası, fiilin hangi maddeye girdiğine göre belirgin biçimde değişir. Kanun her hâl için bir alt ve bir üst sınır öngörür. Somut olayda hükmedilecek cezanın takdiri mahkemeye aittir; hâkim temel cezayı TCK 61’deki ölçütlere (işleniş biçimi, zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu, failin güttüğü amaç) göre bu aralıkta belirler, ardından artırım ve indirim nedenlerini sırasıyla uygular.

Sık yapılan bir hataya dikkat çekmek gerekir: TCK 157’de yaptırım seçimlik değildir. Kanun “hapis ve adlî para cezası” demektedir; iki yaptırım birlikte hükmolunur. Aynı durum TCK 158/1 için de geçerlidir. Yalnızca TCK 159’da “hapis veya adlî para cezası” ifadesi kullanılmıştır.

Tablo 3: Dolandırıcılık suçunda kanuni ceza sınırları ve artırım-indirim nedenleri
HâlDayanakKanuni ceza veya etki
Basit dolandırıcılıkTCK 1571–5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası
Nitelikli dolandırıcılık (a, b, c, d, g, h, i bentleri)TCK 158/13–10 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası
Nitelikli dolandırıcılık (e, f, j, k, l bentleri)TCK 158/1 son cümle4–10 yıl hapis; adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz
Kamu görevlileriyle ilişki iddiasıyla menfaat teminiTCK 158/2TCK 158/1 hükmüne göre cezalandırılır
Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesiTCK 158/3Ceza yarı oranında artırılır
Suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesiTCK 158/3Ceza bir kat artırılır
İştirakin hesap, kart veya erişim bilgisi vermekle sınırlı olmasıTCK 158/4Ceza yarı oranında indirilir
Alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılıkTCK 1596 ay–1 yıl hapis veya adli para cezası (şikâyete bağlı)
Zincirleme suçTCK 43/1Ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır
TeşebbüsTCK 35/2Ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir
Etkin pişmanlıkTCK 168Aşamaya göre üçte ikisine veya yarısına kadar indirim
Takdiri indirimTCK 62Ceza altıda birine kadar indirilebilir

Adli para cezası TCK 52’ye göre gün esasıyla belirlenir: önce gün sayısı, sonra failin ekonomik ve şahsi hâline göre bir gün karşılığı tutar saptanır. TCK 158/1’in (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde ayrıca bir alt sınır vardır: adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bu nedenle yüksek tutarlı dosyalarda adli para cezası, hapis cezası kadar belirleyici hâle gelebilir.

Rakip içeriklerde görülen hata: Bazı kaynaklarda nitelikli dolandırıcılığın tüm hâllerinde alt sınırın dört yıl olduğu, bazılarında ise “6–20 yıl” gibi kanunda bulunmayan aralıklar yazılmaktadır. Dört yıllık alt sınır yalnızca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için geçerlidir; diğer bentlerde alt sınır üç yıldır. Kanunda “6–20 yıl” şeklinde bir aralık yoktur; daha yüksek rakamlar ancak TCK 158/3 artırımı uygulandığında ortaya çıkabilir.

Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) ve Bentleri

Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık suçunun kanunda sayılan özel araçlar, yöntemler veya koşullar altında işlenmesidir. Kanun koyucu bu hâllerde toplumsal güvenin daha ağır biçimde sarsıldığını kabul ederek cezayı artırmıştır. Nitelikli hâl ayrı bir suç değil, aynı suçun daha ağır cezayı gerektiren görünümüdür; bu nedenle unsurlar TCK 157 ile aynıdır.

TCK Madde 158 — Nitelikli dolandırıcılık (yürürlükteki metnin yapısı)

(1) Dolandırıcılık suçunun; a) dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) kamu kurum ve kuruluşları zararına olarak, f) bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güven kötüye kullanılmak suretiyle, j) banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla, k) sigorta bedelini almak amacıyla, l) kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi hâlinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belirli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır.

(4) (Ek: 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun m. 13) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

TCK 158/1 bentleri ne anlama gelir?

Bentlerin her biri farklı bir ağırlaştırıcı gerekçeye dayanır. Bir kısmı mağdurun zayıf konumunu (b, c), bir kısmı kullanılan aracın güvenilirliğini (d, f, g), bir kısmı failin sıfatını (h, i, l), bir kısmı ise suçun amacını veya zararın kimde doğduğunu (e, j, k) esas alır. Aynı fiilde birden fazla bent gerçekleşse bile tek bir nitelikli dolandırıcılık suçu oluşur; birden fazla bentin varlığı ise temel cezanın belirlenmesinde TCK 61 kapsamında gözetilebilir.

Tablo 4: TCK 158/1 bentleri, alt sınırlar ve uygulama örnekleri
BentNitelikli hâlAlt sınırUygulamada görülen örnek
(a)Dini inanç ve duyguların istismarı3 yılBağış, adak veya manevi vaatlerle para toplanması
(b)Tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanma3 yılAfet, hastalık veya yakınının zor durumda olduğu iddiasıyla para istenmesi
(c)Algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanma3 yılYaşlılık veya hastalık nedeniyle durumu kavrayamayan kişinin aldatılması
(d)Kamu kurumu, meslek kuruluşu, parti, vakıf veya derneğin araç olarak kullanılması3 yılBir derneğin tüzel kişiliği üzerinden gerçeğe aykırı yardım kampanyası
(e)Kamu kurum ve kuruluşları zararına4 yılGerçeğe aykırı belgeyle kamudan yersiz ödeme alınması
(f)Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması4 yılSahte ilan, sahte ödeme sayfası, mobil bankacılık üzerinden aldatma
(g)Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylık3 yılYaygın yayın kanalında gerçeğe aykırı yatırım veya ürün vaadi
(h)Tacir, şirket veya kooperatif yöneticisinin ticari faaliyeti sırasında3 yılKooperatif yöneticisinin gerçeğe aykırı beyanla aidat toplaması
(i)Serbest meslek sahibinin mesleki güveni kötüye kullanması3 yılMesleki sıfata duyulan güvenle masraf adı altında para alınması
(j)Tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlama amacı4 yılGerçeğe aykırı gelir belgesiyle kredi kullanılması
(k)Sigorta bedelini alma amacı4 yılGerçekleşmemiş bir hasarın sigortaya bildirilmesi
(l)Kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma4 yılKendini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan telefon aramaları

Dini inanç ve duyguların istismarı bendinin kapsamı ve sınırları, dini inançların istismarı suretiyle dolandırıcılık başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması bakımından ise yerleşik uygulama, bilişim sisteminin hilenin icrasında araç olmasını aramaktadır; yalnızca iletişimin internet üzerinden yürütülmesi her olayda (f) bendini doğurmaz. Bu ayrım, alt sınırın üç yıl mı dört yıl mı olacağını belirlediği için dosyada özenle tartışılır.

TCK 158/2: kamu görevlileriyle ilişki iddiası

İkinci fıkra, failin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belirli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak menfaat temin etmesini düzenler. Bir ruhsatın, bir atamanın ya da bir dosya sonucunun “tanıdıklar aracılığıyla” sağlanacağı vaadiyle para alınması bu kapsamdadır. Fail bu hâlde birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Fiilin gerçekten var olan bir nüfuzun kullanılmasına yönelmesi hâlinde ise nüfuz ticaretine ilişkin TCK 255 ayrıca değerlendirilir.

TCK 158/3: üç veya daha fazla kişi ve suç örgütü

Üçüncü fıkra, hem TCK 157 hem de TCK 158 bakımından uygulanır. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Yerleşik uygulamada bunun için kişilerin suçun icrasına birlikte katılması aranmakta; yalnızca yardım eden konumundaki kişilerin bu sayıya dahil edilip edilmeyeceği somut olayda tartışılmaktadır.

Suçun bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır. Örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma fiilleri ayrıca TCK 220 kapsamında ayrı bir suç oluşturur ve gerçek içtima kurallarına göre cezalandırılır. Organize dolandırıcılık dosyalarında bu nedenle hem TCK 158/3 artırımı hem de TCK 220 birlikte gündeme gelir.

TCK 158/4: Hesap veya Kart Verenlerde Yarı Oranında İndirim

16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK 158’e dördüncü fıkra eklenmiştir. Kanun 31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Fıkra; dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakin, haksız menfaat sağlama amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirileceğini düzenlemektedir.

Düzenlemenin arka planında, kamuoyunda “IBAN kiralama” ya da “hesap kiralama” olarak bilinen uygulama vardır. Yerleşik uygulamada, hesabını veya kartını menfaat karşılığında başkasına veren kişiler çoğu dosyada suçun asli faili kabul edilmiş ve nitelikli dolandırıcılığın cezasıyla karşılaşmıştır. Yeni fıkra bu kişiler bakımından cezasızlık getirmez; kusurla orantılı bir indirim nedeni öngörür.

Tablo 5: TCK 158/4 indiriminin uygulama koşulları
KoşulAçıklama
Kapsamdaki suçlarTCK 157 (basit) ve TCK 158 (nitelikli) dolandırıcılık
Fiilin sınırıİştirak, yalnızca ödeme aracı veya hesap erişim bilgisi ya da aracının başkasına verilmesiyle sınırlı kalmalıdır
Kapsamdaki hesaplarBanka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar
AmaçKendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı aranır
SonuçVerilecek ceza yarı oranında indirilir; kişi cezasız kalmaz
Kapsam dışıMağdurla temas kuran, parayı çeken veya yönlendiren kişinin katkısı “vermekle sınırlı” sayılmaz
Zaman bakımındanLehe kanun ilkesi (TCK m. 7/2) gereği derdest ve kesinleşmiş dosyalarda da gündeme gelir; 7589 sayılı Kanunun geçiş hükümleri ayrıca uygulanır

Hesabını kullandıran kişinin ayrıca başka bir hükümden sorumlu tutulup tutulamayacağı, kullandırmanın niteliğine ve menfaat karşılığı olup olmadığına göre değişir. Bu konudaki genel çerçeve IBAN kiralama suçu ve cezası başlığında açıklanmıştır. 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kanun yolu aşamasındaki ve kesinleşmiş dosyalar için geçiş kuralları öngörmektedir; bu kuralların somut dosyaya nasıl uygulanacağı, işlem tarihinde Resmî Gazete’deki metin üzerinden teyit edilmelidir.

TCK 159: Alacağı Tahsil Amacıyla Dolandırıcılık

TCK 159, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla dolandırıcılık yapılmasını daha az cezayı gerektiren hâl olarak düzenler. Fail gerçekten var olan bir alacağını elde etmek için hileye başvurmuşsa, kanun bunu klasik dolandırıcılıktan farklı değerlendirir. Ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve soruşturma şikâyete bağlıdır.

Bu hükmün uygulanabilmesi için alacağın hukuken geçerli bir ilişkiye dayanması ve failin yalnızca bu alacak tutarını elde etmeyi amaçlaması gerekir. Alacaktan fazlasının elde edilmesi hâlinde fazla kısım bakımından TCK 157 veya 158 tartışılır. Şikâyete bağlı olduğundan TCK 73 uyarınca altı aylık şikâyet süresi ve CMK 253/1-a uyarınca uzlaştırma bu hâl bakımından da geçerlidir.

Uygulamada Sık Görülen Dolandırıcılık Türleri

Dolandırıcılık suçu yöntemleri teknolojiyle birlikte sürekli değişir; ancak hukuki nitelendirme her zaman aynı sorulara dayanır: hile neydi, hangi araçla yapıldı ve kim zarar gördü? Aşağıdaki türler, mağdurların en sık karşılaştığı görünümleri ve bunların genellikle hangi hükümle değerlendirildiğini gösterir. Nitelendirme her dosyanın kendi delillerine göre yapılır; tablo yalnızca eğilimi gösterir.

Tablo 6: Dolandırıcılık türleri ve olası hukuki nitelendirme
TürKısacaSık gündeme gelen hüküm
Telefon dolandırıcılığıKendini polis, savcı, asker veya banka görevlisi olarak tanıtan kişilerce yapılan aramalarTCK 158/1-l; banka kullanıldıysa ayrıca (f)
Banka dolandırıcılığıMobil bankacılık, havale veya kredi işlemlerinin araç olarak kullanılmasıTCK 158/1-f veya (j)
İnternet ve e-ticaret dolandırıcılığıVar olmayan ürün için sahte ilan, sahte ödeme sayfasıTCK 158/1-f; bilişim sistemi araç değilse TCK 157
Kripto ve yatırım dolandırıcılığıYüksek getiri vaadiyle gerçeğe aykırı platformlara yatırım yaptırılmasıTCK 158/1-f; izinsiz sermaye piyasası faaliyeti ayrıca değerlendirilir
Evlenme vaadiyle dolandırıcılıkDuygusal ilişki kurgusuyla para veya mal alınmasıÇoğunlukla TCK 157; yöntemine göre TCK 158
Sigorta dolandırıcılığıGerçekleşmemiş veya abartılmış hasarın bildirilmesiTCK 158/1-k
Kira ve konut ilanı dolandırıcılığıBaşkasına ait taşınmazın kiralık veya satılık gösterilip kapora alınmasıTCK 157; internet araç olduysa (f) tartışılır
Gerçeğe aykırı hayır ve bağış kampanyalarıDini günlerde veya afet sonrasında bağış adı altında para toplanmasıTCK 158/1-a veya (b)

Telefon dolandırıcılığı cezası

Telefonla işlenen dolandırıcılık suçu tek başına nitelikli hâl oluşturmaz; belirleyici olan telefonda kullanılan kimliktir. Arayan kişi kendini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtıyorsa TCK 158/1-l uygulanır ve alt sınır dört yıldır. Mağdurun bankaya yönlendirilerek para transferi yaptırılması hâlinde (f) bendi de tartışılır. Arayan kişi yalnızca bir tanıdık veya akraba gibi davranmışsa, diğer koşullar yoksa temel hâl gündeme gelebilir.

Mağdurlar bakımından bilinmesi gereken temel husus şudur: kolluk, savcılık veya mahkemeler telefonla para, altın ya da banka bilgisi istemez; soruşturma işlemleri telefonda yürütülmez. Böyle bir aramayla karşılaşan kişinin görüşmeyi sonlandırıp ilgili kurumu resmî numarasından araması ve durumu en yakın kolluk birimine bildirmesi uygun olur.

Bilişim ve banka yoluyla dolandırıcılık

Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık, TCK 243–245’teki bilişim suçlarıyla karıştırılmamalıdır. Dolandırıcılık suçunda bir insan aldatılır ve o kişi tasarrufta bulunur. Başkasına ait banka veya kredi kartının rızası dışında kullanılması ise TCK 245 kapsamında ayrı bir suçtur; bir bilişim sistemine hukuka aykırı girilmesi de TCK 243’te düzenlenmiştir. Bu suçların genel çerçevesi için siber suçlara ilişkin sayfa incelenebilir.

Benzer Suçlarla Karşılaştırma

Nitelendirme hatası, ceza miktarını, uzlaştırmayı ve zamanaşımını doğrudan değiştirir. Dolandırıcılık suçunu benzer suçlardan ayıran ölçüt, çoğunlukla mağdurun iradesinin nasıl devre dışı bırakıldığı ve hilenin ne zaman kullanıldığıdır.

Tablo 7: Dolandırıcılık ile benzer suçların karşılaştırması
SuçAyırt edici ölçütDayanak
Dolandırıcılık suçuMağdur hileyle aldatılır ve kendi iradesiyle tasarruf ederTCK m. 157–158
HırsızlıkMal, zilyedin rızası olmaksızın alınırTCK m. 141
Güveni kötüye kullanmaMal rızayla ve belirli amaçla teslim edilir; suç iradesi teslimden sonra doğarTCK m. 155
Banka veya kredi kartının kötüye kullanılmasıKişi aldatılmaz; başkasının kartı rızası dışında kullanılırTCK m. 245
Bilişim sistemine girmeSisteme hukuka aykırı erişim esastır; aldatma unsuru aranmazTCK m. 243
Resmî veya özel belgede sahtecilikBelgenin sahte düzenlenmesi ayrı bir suçtur; dolandırıcılıkla birlikte işlenebilirTCK m. 204, 207
ŞantajMağdur aldatılmaz, bir kötülük tehdidiyle baskı altına alınırTCK m. 107
YağmaCebir veya tehditle malın verilmesi sağlanırTCK m. 148

Sahtecilikle ilişki uygulamada en sık karşılaşılan içtima sorunudur. Sahte bir belge dolandırıcılığın aracı olarak kullanılmışsa, yerleşik uygulamada belgede sahtecilik ile dolandırıcılık suçu ayrı suçlar olarak kabul edilmekte ve her biri için ayrı ceza verilmektedir. Bu durumun uzlaştırmaya da etkisi vardır: CMK 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

Dolandırıcılık şikâyete tabi mi? Şikâyet süresi

Basit ve nitelikli dolandırıcılık şikâyete bağlı suçlar değildir. Cumhuriyet başsavcılığı suçu öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı düşürmez. Bu nedenle TCK 73’teki altı aylık şikâyet süresi TCK 157 ve 158 bakımından işlemez; suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman bildirilebilir.

İki istisna vardır. Birincisi TCK 159’daki alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılıktır; bu hâl şikâyete bağlıdır. İkincisi TCK 167/2’de sayılan akrabalar arasında işlenen dolandırıcılıktır; bu hâlde soruşturma ve kovuşturma şikâyet üzerine yapılır. Bu iki durumda fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmalıdır.

Şikâyete bağlı olmasa da mağdurun başvuruyu geciktirmemesi pratik açıdan önemlidir. Banka kayıtları, kamera görüntüleri ve iletişim kayıtları zamanla silinir veya elde edilmesi güçleşir. Başvuru, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yapılabilir; e-Devlet üzerinden de ihbar ve şikâyet imkânı bulunmaktadır.

Nitelikli dolandırıcılık uzlaşmaya tabi mi?

Basit dolandırıcılık, 6763 sayılı Kanunla CMK 253/1-b’ye eklenmiş olup şikâyete bağlı olmamasına rağmen uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma evresinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; taraflar anlaşır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma evresinde ise davanın düşmesine karar verilir.

Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) uzlaştırma kapsamında değildir. Mağdurla anlaşma sağlanması nitelikli hâlde davayı düşürmez; ancak zararın giderilmesi etkin pişmanlık ve takdiri indirim bakımından önem taşır. TCK 159 ise şikâyete bağlı olduğu için CMK 253/1-a uyarınca uzlaştırmaya tabidir. Uzlaştırmaya tabi dolandırıcılık, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse CMK 253/3 gereği uzlaştırma uygulanmaz; 7571 sayılı Kanunla bu kurala önödeme kapsamındaki suçlar yönünden bir istisna eklenmiştir.

Dolandırıcılıkta zamanaşımı

Tablo 8: Dolandırıcılık dosyalarında zamanaşımı ve usul süreleri
KonuSüreDayanak
Dava zamanaşımı (TCK 157 ve 159)8 yılTCK m. 66/1-e
Dava zamanaşımı (TCK 158/1)15 yılTCK m. 66/1-d
Nitelikli hâllerin zamanaşımına etkisiDosyadaki deliller itibarıyla daha ağır nitelikli hâller hesaba katılırTCK m. 66/3
Şikâyet süresi (yalnızca TCK 159 ve TCK 167/2)Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ayTCK m. 73/1
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazTebliğden itibaren 15 gün, sulh ceza hâkimliğineCMK m. 173
Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazÖğrenmeden itibaren 7 günCMK m. 268
İstinaf başvurusuHükmün tefhim veya tebliğinden itibaren 7 günCMK m. 273
Temyiz başvurusu (kanun yolu açıksa)Bölge adliye mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 15 günCMK m. 291
Tazminat davası zamanaşımı2 yıl ve 10 yıl; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanırTBK m. 72

Dolandırıcılık suçunda zamanaşımı, suçun işlendiği tarihte işlemeye başlar; zincirleme suçta son fiilin işlendiği tarih esas alınır. Şüphelinin ifadesinin alınması, iddianamenin kabulü ve mahkûmiyet kararı gibi işlemler TCK 67 uyarınca zamanaşımını keser. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği ve TCK 158/3’teki bir kat artırımın uygulandığı dosyalarda, TCK 66/3 gereği sürenin nasıl hesaplanacağı somut dosyada ayrıca değerlendirilir.

Görevli mahkeme: 7571 sayılı Kanunla gelen değişiklik

Basit dolandırıcılıkta görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Nitelikli dolandırıcılık ise uzun süre 5235 sayılı Kanunun 12. maddesinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında ismen sayılıyordu. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla bu ibare 12. maddeden çıkarılmıştır. TCK 158/1’in üst sınırı on yıl olduğundan ve ağır ceza mahkemesinin genel ölçütü “on yıldan fazla hapis” olduğundan, yeni dosyalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir.

5235 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, suçun kanundaki cezasının üst sınırı esas alınır. Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan davalar ise geçiş hükmü uyarınca o mahkemede görülmeye devam eder. Bu nedenle “nitelikli dolandırıcılığa her durumda ağır ceza bakar” ya da “her durumda asliye ceza bakar” şeklindeki mutlak ifadeler doğru değildir; dosyanın değişiklik tarihindeki aşaması kontrol edilmelidir.

Rakip içeriklerde görülen hata: 2026 tarihli bazı yayınlarda nitelikli dolandırıcılık davalarına ağır ceza mahkemesinin baktığı hâlâ genel kural olarak yazılmaktadır. Bu bilgi 7571 sayılı Kanundan önceki duruma aittir. Güncel durum, geçiş hükmü saklı kalmak üzere asliye ceza mahkemesinin görevli olmasıdır; görev kuralı işlem tarihinde 5235 sayılı Kanunun güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.

Dolandırıcılık suçunda yetkili savcılık

CMK 12 uyarınca yetkili mahkeme ve savcılık, kural olarak suçun işlendiği yerdir. Dolandırıcılık suçu neticeli bir suç olduğundan, hileli davranışın yapıldığı yer ile mağdurun zarara uğradığı veya failin yarar sağladığı yer farklı olabilir. Özellikle bilişim ve banka yoluyla işlenen dosyalarda hangi yerin esas alınacağı uygulamada tartışılmakta ve somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir.

Mağdur açısından pratik sonuç şudur: şikâyet, mağdurun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir. Savcılık kendini yetkili görmezse dosyayı yetkisizlik kararıyla yetkili savcılığa gönderir. Yetki tartışması şikâyetin reddi anlamına gelmez; yalnızca dosyanın hangi yerde yürütüleceğini belirler.

Etkin Pişmanlık ve Akrabalar Arasında Dolandırıcılık

Dolandırıcılık suçu, TCK 168’de sayılan suçlardan biri olduğu için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanır. Fail, pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse cezası indirilir. İndirim oranı, zararın hangi aşamada giderildiğine bağlıdır. Hüküm hem basit hem de nitelikli dolandırıcılık için geçerlidir; bu nedenle “nitelikli dolandırıcılıkta zararın karşılanması” sorusunun cevabı etkin pişmanlıktır.

Tablo 9: Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık ve akrabalık ilişkisinin etkisi
DurumSonuçDayanak
Zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesiCezanın üçte ikisine kadarı indirilirTCK m. 168/1
Zararın kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önce tamamen giderilmesiCezanın yarısına kadarı indirilirTCK m. 168/2
Zararın kısmen giderilmesiİndirim için mağdurun rızası aranırTCK m. 168/4
Ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık, aynı konutta yaşayan kardeş zararınaCezaya hükmolunmazTCK m. 167/1
Ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı yaşayan kardeş, aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısmı zararınaŞikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranında indirilirTCK m. 167/2

Etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için zararın tamamen ve failin kendi iradesiyle giderilmesi esastır. Zararın miktarı tartışmalıysa uygulamada bilirkişi incelemesine başvurulmakta, mağdurun ödemeyi kabul etmediği hâllerde ise bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi yoluna gidildiği görülmektedir. Bu yöntemler kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelir ve takdir mahkemeye aittir.

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi, belirli koşullarla hükümlülere de zararı giderme yoluyla TCK 168’den yararlanma imkânı tanıyan geçiş hükümleri içermektedir. Hangi dosyaların kapsamda olduğu ve sürenin nasıl işleyeceği, işlem tarihinde Resmî Gazete’deki metin üzerinden ayrıca teyit edilmelidir.

Şahsi cezasızlık (TCK 167/1) suçun oluşmasını değil cezalandırılabilirliği ortadan kaldırır. Fiil hukuka aykırı olmaya devam ettiğinden, suça katılan ve bu akrabalık ilişkisi içinde bulunmayan kişiler cezalandırılır. Mağdurun tazminat hakkı da saklıdır.

Teşebbüs, İştirak, Zincirleme Suç ve İçtima

Dolandırıcılığa teşebbüs, failin hileli davranışlara başlayıp elinde olmayan nedenlerle yarar sağlayamamasıdır. Mağdur son anda durumu fark edip ödeme yapmaz ya da banka işlemi durdurursa suç teşebbüs aşamasında kalır. TCK 35 uyarınca bu durumda ceza, zararın veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Hileli davranışa henüz başlanmamışsa, yalnızca hazırlık hareketi söz konusudur ve kural olarak cezalandırılmaz.

İştirak bakımından genel hükümler uygulanır. Suçu birlikte işleyenler müşterek fail (TCK 37), suç işleme kararını doğuranlar azmettiren (TCK 38), yardım edenler ise TCK 39 kapsamında sorumlu tutulur. Yardım edenin cezası kanunda indirimli olarak düzenlenmiştir. TCK 158/4 ile, iştirakin hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığı hâllere özgü ayrı bir indirim nedeni getirilmiştir.

Zincirleme suç, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla dolandırıcılık yapılmasıdır. TCK 43/1 uyarınca tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Buna karşılık farklı mağdurlara karşı işlenen dolandırıcılıklarda kural olarak her mağdur bakımından ayrı suç oluşur.

Birden fazla hareketin tek suç içinde birleşip birleşmediğine ilişkin genel kurallar TCK 42 ve 44’te yer alır. Sahtecilik, bilişim sistemine girme veya örgüt suçlarıyla birlikte işlenen dolandırıcılıkta her fiilin ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa bir suçun diğerinin unsuru mu sayıldığı dosyadaki olgulara göre belirlenir. Bu ayrımın genel çerçevesi için bileşik suç kuralı (TCK 42) başlığı incelenebilir.

Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

Dolandırıcılık suçu soruşturması şikâyet, ihbar ya da kolluğun doğrudan tespitiyle başlar. Aşağıdaki beş adım, bir dosyanın genellikle izlediği yolu özetler. Her dosyada tüm adımlar aynı sırayla ve aynı sürede gerçekleşmez.

  1. Şikâyet veya ihbarMağdur, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurur. Başvuruda olayın tarihi, kullanılan telefon numaraları, ilan bağlantıları, dekontlar, hesap bilgileri ve yazışmalar belirtilir. Delillerin ekran görüntüsü yanında asıllarının da korunması önemlidir.
  2. Delil toplama ve hesap takibiSavcılık banka ve ödeme kuruluşlarından hesap hareketlerini, operatörlerden iletişim kayıtlarını, internet sitelerinden kullanıcı bilgilerini ister. Gerektiğinde elkoyma ve bilirkişi incelemesi yapılır. Paranın hangi hesaplara aktarıldığı bu aşamada ortaya çıkar.
  3. İfade ve koruma tedbirleriŞüpheliye yöneltilen suçlama ve hakları bildirilir, ifadesi alınır. Kanuni koşullar varsa tutuklama ya da adli kontrol talep edilebilir. Basit dolandırıcılıkta dosya bu aşamada uzlaştırma bürosuna gönderilir.
  4. İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıYeterli şüphe varsa iddianame düzenlenerek görevli mahkemeye sunulur. Yeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; bu karara tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
  5. Yargılama, hüküm ve kanun yollarıMahkeme tanıkları dinler, bilirkişi raporlarını ve banka kayıtlarını tartışır, sanığın savunmasını alır. Mağdur CMK 237 uyarınca davaya katılabilir. Hükme karşı yedi gün içinde istinafa, kanun yolu açıksa istinaf kararına karşı temyize başvurulabilir.

Tutuklama ve adli kontrol bakımından dolandırıcılık suçu, CMK 100/3’te kuvvetli suç şüphesi hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasında sayılmamıştır. Bu nedenle tutuklama için somut olguların kaçma veya delil karartma şüphesini göstermesi ve tedbirin ölçülü olması gerekir. Tutuklama yerine yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri (CMK 109) uygulanabilir. Delil karartma girişimleri ise yalnızca tutuklama nedeni sayılmakla kalmaz, ayrıca suç oluşturabilir.

Soruşturmada hesaplara uygulanan tedbirler ayrı bir önem taşır. Suçtan elde edildiği şüphesi bulunan paraya CMK 128 uyarınca elkonulabilir. 7571 sayılı Kanunla CMK’ya eklenen 128/A maddesi ise belirli dolandırıcılık dosyalarında hesaplardaki işlemlerin kısa süreli askıya alınmasına imkân tanımaktadır; kapsam ve süreler için güncel metin teyit edilmelidir. Hesaplara uygulanan tedbir türlerinin farkı banka hesabı ve MASAK blokesi başlığında açıklanmıştır.

HAGB, Erteleme, Adli Para Cezası ve Memuriyete Etkisi

Dolandırıcılık suçu dosyalarında hükmedilen cezanın nasıl infaz edileceği, ceza miktarı kadar önem taşır. Basit dolandırıcılıkta alt sınır bir yıl olduğundan HAGB ve erteleme sık gündeme gelir. Nitelikli dolandırıcılıkta ise alt sınır üç veya dört yıl olduğundan, bu kurumlar ancak etkin pişmanlık, teşebbüs veya TCK 158/4 gibi indirimlerle ceza iki yılın altına indiğinde tartışılabilir.

Tablo 10: HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımların karşılaştırması
KurumDayanakTemel eşikSonuç
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıCMK m. 231İki yıl veya daha az hapis; zararın giderilmesi dâhil koşullarHüküm açıklanmaz; denetim süresi iyi hâlle geçerse dava düşer
Hapis cezasının ertelenmesiTCK m. 51İki yıl veya daha az hapisDenetim süresi belirlenir; iyi hâlde ceza infaz edilmiş sayılır
Adli para cezasına veya seçenek yaptırıma çevirmeTCK m. 50Bir yıl veya daha az hapis (kısa süreli)Hapis yerine seçenek yaptırım uygulanır
Birlikte hükmolunan adli para cezasıTCK m. 52Hapisle birlikte ayrıca hükmolunurHapis cezası ertelense de adli para cezasının akıbeti ayrıca değerlendirilir

Kısa süreli hapis cezasının hangi seçenek yaptırımlara çevrilebileceği kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlığında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. HAGB kararında mağdurun zararının giderilmesi koşulu özellikle dolandırıcılık dosyalarında belirleyicidir. CMK 231 düzenlemesi Anayasa Mahkemesi kararları ve kanun değişiklikleriyle değiştiğinden, uygulanabilirlik karar tarihindeki metne göre belirlenir ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni üzerinden teyit edilmelidir.

Memuriyete ve adli sicile etkisi

Dolandırıcılık suçu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde sayılan suçlar arasındadır. Bu suçtan mahkûmiyet, memurluğa atanma şartının kaybı sonucunu doğurur. Ayrıca TCK 53 uyarınca kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksunluk gündeme gelir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise mahkûmiyet hükmü doğurmaz; kamu görevine başvuru öncesinde ilgili kurum mevzuatının ayrıca incelenmesi gerekir.

Mağdur Yönünden İzlenecek Yol

Dolandırıcılık suçu mağduru olan kişinin ilk saatlerde attığı adımlar, paranın izinin sürülmesi bakımından belirleyici olabilir. Aşağıdaki liste genel bir çerçeve sunar; her olayın koşulları farklıdır.

  1. Bankayı veya ödeme kuruluşunu derhâl arayın. Kart veya hesap işlemlerine itiraz edin, şifreleri değiştirin ve yapılan işlemleri yazılı olarak kayıt altına aldırın.
  2. Delilleri koruyun. Mesajları, arama kayıtlarını, ilan bağlantılarını, dekontları ve karşı tarafın hesap bilgilerini silmeyin; ekran görüntülerini tarih ve saatle saklayın.
  3. Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurun. Şikâyet sözlü veya yazılı yapılabilir; e-Devlet üzerinden de başvuru imkânı bulunmaktadır. Başvuruda paranın gönderildiği hesap bilgilerini belirtin.
  4. Hesaplara tedbir uygulanmasını talep edin. Paranın aktarıldığı hesaplara elkoyma veya askıya alma tedbiri uygulanması için savcılığa talepte bulunulabilir.
  5. Soruşturmayı takip edin. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse on beş günlük itiraz süresini kaçırmayın; dava açılırsa katılan sıfatıyla davaya katılma hakkınızı kullanın.
  6. Tazminat yolunu değerlendirin. Ceza davası, zararın tahsilini kendiliğinden sağlamaz; uğranılan zarar için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açılması gerekebilir.

Mağdur hakları ve başvuru yolları hakkında Adalet Bakanlığı’nın Mağdur Hakları Daire Başkanlığı sayfasında genel bilgi bulunmaktadır. Tazminat talebinin zamanaşımı ve kapsamı bakımından tazminat davalarına ilişkin sayfa incelenebilir. Ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsız yürür; ancak ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin tespitleri hukuk mahkemesinde önem taşır.

Şüpheli ve Sanık Hakları

Dolandırıcılık suçu isnadıyla karşılaşan kişinin, soruşturmanın ilk anından itibaren kanunun tanıdığı haklarını bilmesi gerekir. Nitelikli dolandırıcılıkla suçlanan kişilerin en sık yaşadığı sorun, ilk ifadenin hakları bilinmeden verilmesidir. Aşağıdaki tablo temel hakları özetler.

Tablo 11: Dolandırıcılık soruşturmasında şüpheli ve sanık hakları
HakİçeriğiDayanak
Suçlamayı öğrenmeYüklenen suçun ve dayanak olguların bildirilmesiCMK m. 147
Susma hakkıSuçlama hakkında açıklama yapmama; susma aleyhe delil sayılamazCMK m. 147; Anayasa m. 38
Müdafi yardımıSoruşturmanın her aşamasında müdafi ile görüşme ve temsilCMK m. 149
Delil toplanmasını istemeLehe delillerin toplanmasının talep edilmesiCMK m. 147, 160
Yasak ifade alma usulleriBaskı, aldatma veya kanuna aykırı vaatle alınan ifade delil olarak kullanılamazCMK m. 148
Yakınlara haber vermeYakalama veya gözaltı hâlinde yakınlara bilgi verilmesiCMK m. 95
Kararlara itirazTutuklama, adli kontrol ve elkoyma kararlarına itirazCMK m. 267, 268

Soruşturma evresinde şüphelinin dosyadaki delillere ne ölçüde erişebileceği, dosyada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığına bağlıdır. Hesabı başkası tarafından kullanılan ya da kimliği kötüye kullanılan kişilerin, hesap açılış tarihleri, kullanım kayıtları ve iletişim bilgileriyle bu durumu belgelemesi önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçunun cezası ne kadar?

TCK 157’ye göre basit dolandırıcılığın cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; iki yaptırım birlikte hükmolunur. TCK 158’deki nitelikli hâllerde ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir. Somut olayda hangi cezaya hükmedileceğinin takdiri mahkemeye aittir.

Nitelikli dolandırıcılığın cezası ne kadar?

TCK 158/1 uyarınca nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

TCK 157 ile TCK 158 arasındaki fark nedir?

TCK 157 dolandırıcılığın temel hâlini, TCK 158 ise dini duyguların istismarı, bilişim sistemi veya banka kullanılması, kendini kamu görevlisi olarak tanıtma gibi nitelikli hâllerini düzenler. Unsurlar aynıdır; fark kullanılan araç ve koşullardadır. Temel hâl uzlaştırmaya tabidir, nitelikli hâl değildir.

Dolandırıcılık şikâyete tabi mi?

Hayır. Basit ve nitelikli dolandırıcılık şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. İstisna olarak TCK 159’daki alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık ile TCK 167/2’de sayılan akrabalar arasındaki dolandırıcılık şikâyete bağlıdır.

Dolandırıcılık şikâyet süresi ne kadar?

TCK 157 ve 158 bakımından şikâyet süresi yoktur; suç dava zamanaşımı dolana kadar bildirilebilir. Şikâyete bağlı olan TCK 159 ve TCK 167/2 hâllerinde ise fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmalıdır. Delillerin kaybolmaması için başvurunun geciktirilmemesi önemlidir.

Dolandırıcılıkta zamanaşımı kaç yıldır?

Basit dolandırıcılıkta dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıl olduğundan süre TCK 66/1-d uyarınca on beş yıldır. TCK 66/3 gereği dosyadaki deliller itibarıyla daha ağır nitelikli hâller zamanaşımı hesabında dikkate alınır.

Nitelikli dolandırıcılık uzlaşmaya tabi mi?

Hayır. CMK 253/1-b yalnızca TCK 157’deki basit dolandırıcılığı uzlaştırma kapsamına almıştır; TCK 158 kapsam dışındadır. Nitelikli dolandırıcılıkta mağdurla anlaşma davayı düşürmez; ancak zararın tamamen giderilmesi TCK 168 uyarınca etkin pişmanlık indirimine yol açabilir.

Nitelikli dolandırıcılıkta zararın karşılanması cezayı düşürür mü?

Zararın tamamen giderilmesi davayı düşürmez, ancak TCK 168 uyarınca cezada indirim sağlar. Kovuşturma başlamadan önce giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirilir. Kısmi ödemede indirim için mağdurun rızası aranır.

Nitelikli dolandırıcılığa hangi mahkeme bakar?

7571 sayılı Kanunla nitelikli dolandırıcılık, ağır ceza mahkemesinin ismen sayılan görevleri arasından çıkarılmıştır. Üst sınır on yıl olduğundan yeni dosyalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Değişiklik tarihinde ağır cezada görülmekte olan davalar ise geçiş hükmü uyarınca orada devam eder.

Telefon dolandırıcılığının cezası ne kadar?

Arayan kişi kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmışsa TCK 158/1-l uygulanır; ceza dört yıldan on yıla kadar hapistir. Banka üzerinden para aktarıldıysa (f) bendi de tartışılır. Üç veya daha fazla kişiyle işlenmişse ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Hesabını veya kartını başkasına veren kişi ne ceza alır?

7589 sayılı Kanunla eklenen TCK 158/4 uyarınca, dolandırıcılığa iştiraki hesap, kart veya erişim bilgisini başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir. Bu bir cezasızlık hâli değildir. Katkısı bu sınırı aşan kişi indirimden yararlanamaz ve genel iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulur.

Dolandırıcılığa teşebbüs cezalandırılır mı?

Evet. Fail hileli davranışlara başlayıp elinde olmayan nedenlerle yarar sağlayamazsa suç teşebbüs aşamasında kalır. TCK 35 uyarınca ceza, zararın veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Hileli davranışa başlanmadan kalan hazırlık hareketleri ise kural olarak cezalandırılmaz.

Dolandırıcılık suçunda yetkili savcılık neresidir?

Kural olarak suçun işlendiği yer savcılığı yetkilidir (CMK 12). Bilişim ve banka yoluyla işlenen dosyalarda hileli davranışın yapıldığı yer ile zararın doğduğu yer farklı olabildiğinden yetki somut olaya göre belirlenir. Mağdur kendi bulunduğu yer savcılığına başvurabilir; yetkisizlik hâlinde dosya gönderilir.

Basit dolandırıcılık suçunda HAGB verilebilir mi?

Hükmedilen hapis cezası iki yıl veya daha az ise ve CMK 231’deki diğer koşullar, özellikle mağdurun zararının giderilmesi koşulu bulunuyorsa HAGB kararı verilebilir. Basit dolandırıcılıkta alt sınır bir yıl olduğundan bu ihtimal sık gündeme gelir. Koşullar karar tarihindeki kanun metnine göre değerlendirilir.

Borcunu ödemeyen kişi dolandırıcılık suçu işlemiş sayılır mı?

Kural olarak hayır. Borcun ödenmemesi tek başına hukuki bir uyuşmazlıktır ve icra takibi veya alacak davasıyla çözülür. Dolandırıcılık için borçlunun, sözleşme anında ödememe kastıyla ve sahte belge, gerçeğe aykırı kimlik gibi hileli davranışlarla hareket ettiğinin ortaya konması gerekir.

Ceza Yargılamasında Müdafi ile Temsil

Savunma hakkı Anayasa’nın 36. maddesiyle ve CMK hükümleriyle güvence altındadır. Dolandırıcılık suçu dosyalarında CMK 150/3 anlamında zorunlu müdafi hâli kural olarak bulunmaz; çünkü bu hüküm alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar için öngörülmüştür. Buna karşılık şüpheli veya sanık, her aşamada müdafi yardımından yararlanabilir ve talep hâlinde barodan müdafi görevlendirilmesini isteyebilir. Şüphelinin çocuk olması gibi CMK 150/2 kapsamındaki hâllerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur.

Dolandırıcılık suçunda hukuki değerlendirme birkaç eksende yürür: hileli davranışın yoğunluğu, uyuşmazlığın ceza hukukuna mı özel hukuka mı ait olduğu, fiilin hangi bende girdiği, bilişim sisteminin gerçekten araç olup olmadığı, iştirakin TCK 158/4 kapsamında kalıp kalmadığı, 7571 ve 7589 sayılı Kanunların geçiş hükümlerinin dosyaya etkisi ve etkin pişmanlık imkânının süresinde değerlendirilip değerlendirilmediği. Her biri ayrı delil ve usul incelemesi gerektirir.

Mağdur tarafında ise hesaplara tedbir talebinin gecikmeden yapılması, katılma hakkının kullanılması ve tazminat talebinin zamanaşımı gözetilerek planlanması önem taşır. Vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenir. Dolandırıcılık dosyalarının usul boyutuna ilişkin genel bilgi için dolandırıcılık dosyalarında hukuki süreç sayfası, diğer suç tipleri için ise ceza hukuku alanındaki içerikler incelenebilir.

Şişli-Nişantaşı Konumu ve İletişim

Büro, İstanbul’un Şişli ilçesinde, Nişantaşı bölgesinde yer almaktadır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan) ve Şişli Adliyesi’ne yakındır.

Av. Malik Enes Kaplan — Hukuk Bürosu
Halaskargazi Mahallesi, Halaskargazi Caddesi No:38-66 E/215, Lotus Nişantaşı, Şişli/İstanbul
Telefon: 0212 401 58 63 — 0553 774 3080
E-posta: bilgi@eneskaplan.av.tr

İletişim Bilgileri

Hukuki Denetim ve Kaynaklar

Dayanılan kanun maddeleri

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 35, 37, 38, 39, 42, 43, 44, 50, 51, 52, 53, 61, 62, 66, 67, 73, 107, 141, 148, 155, 157, 158, 159, 167, 168, 204, 207, 220, 243, 245, 255
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12, 95, 100, 109, 128, 128/A, 147, 148, 149, 150, 160, 173, 231, 237, 253, 267, 268, 273, 291
  • 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 11, 12, 14 ve geçiş hükmü
  • 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun (5235 m. 12’deki değişiklik; CMK 253/3 ek cümle; CMK 128/A)
  • 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun m. 13 (TCK 158/4) ve geçici m. 1 — RG 31/7/2026, sayı 33326
  • 6763 sayılı Kanun m. 34 (TCK 157’nin uzlaştırma kapsamına alınması)
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72; Anayasa m. 36, 38

Resmî kaynaklar

Değişebilecek verilere ilişkin teyit uyarısı

Dolandırıcılık suçuna ilişkin düzenlemeler kısa aralıklarla değişmektedir: 7571 sayılı Kanunla görevli mahkeme ve uzlaştırma kuralları, 7589 sayılı Kanunla TCK 158/4 ve geçiş hükümleri yenilenmiştir. Ceza alt-üst sınırları, zamanaşımı süreleri, uzlaştırma kapsamı ile HAGB ve erteleme koşulları bu sayfanın yayın tarihindeki mevzuata dayanır ve güncel metin mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir. “Uygulamada” ve “yerleşik uygulama” ibaresiyle aktarılan hususlar kanun metninden değil yargısal uygulamadan gelir; karar numarası verilmeksizin genel düzeyde aktarılmıştır ve işlem tarihinde teyit edilmelidir.

Hazırlayan

Av. Malik Enes Kaplan — İstanbul Barosu
Güncelleme: Eylül 2026

Yasal uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir ve okunması yahut paylaşılması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Devam eden somut dosyalara ilişkin değerlendirme içermez. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada hizmet tanıtımı, sonuç vaadi veya dava sonucu bilgisi yer almaz.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir